logo
25 HAZİRAN 2026

Mısırla diplomatik ilişki başladı, ABD yaptırımından korkmuyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Mısır ilişkilerinin yeniden tesis edilmesinin ilişkilerde 2013'ten bu yana süren kopukluk nedeniyle zaman aldığını ve her iki tarafın da normalleşme için herhangi bir ön koşul öne sürmediğini belirterek, "Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde temaslarımız başladı." dedi

12.03.2021 11:32:00
Mısırla diplomatik ilişki başladı, ABD yaptırımından korkmuyoruz
Mısırla diplomatik ilişki başladı, ABD yaptırımından korkmuyoruz

Çavuşoğlu, dış politikaya dair güncel gelişmeleri Anadolu Ajansı (AA) ve TRT muhabirlerine değerlendirdi.

Katar'ın başkenti Doha'da dün düzenlenen Türkiye-Rusya-Katar Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Suriye konusunda yeni bir üçlü istişare süreci başlatılmasının, Suriye meselesine nasıl katkı sunacağına ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, Katar'ın, son dönemde özellikle sahadaki insani durum karşısında daha somut adım atmak istediğine dikkati çekti.

Çavuşoğlu, "Katar'ın inisiyatifiyle önce kıdemli memurlar düzeyinde toplantılar yaptık. Daha sonra bunu bakanlar düzeyinde gerçekleştirme kararı aldık ve bugün ilk toplantısını yaptık." diye konuştu.

Böylelikle insani yardımların ulaştırılması ve eğitim konularında adım atılacağına işaret eden Çavuşoğlu, amaçlarının tüm Suriye'ye istikrarın, barışın ve siyasi çözümün gelmesi olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, "Bu çalışma, Cenevre sürecine ya da İran'ın da içinde olduğu Astana sürecine ya da başka süreçlere, başka formattaki toplantılara alternatif değil, tamamlayıcı. Üç ülke olarak birlikte yapabileceğimiz şeyler var sahada, onun için bir araya geldik." ifadesini kullandı.

Bu yeni üçlü formatı devam ettirme kararı aldıklarını ve kıdemli memurlar düzeyinde de bu iş birliğinin devam edeceğini söyleyen Çavuşoğlu, bir sonraki toplantının Türkiye'de olacağını bildirdi.

- "Afganistan barış süreci toplantısını nisan ayında (İstanbul'da) yapmayı planlıyoruz"

Çavuşoğlu, ABD'nin, Afganistan barış anlaşmasının sonuçlandırılması için Türkiye'nin bir toplantıya ev sahipliği yapması yönündeki önerisi göz önünde bulundurulduğunda, süreçte Türkiye'nin devreye girip girmediği şeklindeki soruya, "Türkiye zaten başından beri devrede. Bu imza törenine çağırılan az sayıda ülkeden bir tanesiydik ve Afganistan'da en önemli aktörlerden biriyiz." yanıtını verdi.

Türkiye'nin, bu müzakerenin her iki tarafının da güvendiği bir ülke olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Hem Taliban, hem müzakere heyeti, yani hükümet tarafı da böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmamızı daha önce bizden istemişlerdi." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve Afganistan Milli Uzlaşı Yüksek Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah'ı kabul ettiğini hatırlatan Çavuşoğlu, kendisinin de Doha'da (geçen yıl ABD-Taliban anlaşması imza töreninin hemen ardından Taliban liderliğinin siyasi işlerden sorumlu yardımcısı ve Katar'daki Müzakere Heyetinin Başkanı) Molla Abdul Gani Baradar'la görüştüğünü belirtti.

"Sürece katkı sağlasın diye bir Afganistan özel temsilcisi de atayacağız" bilgisini veren Çavuşoğlu, Türkiye'de düzenlenmesi öngörülen toplantıya ilişkin şunları kaydetti:

"Tabii, bu toplantıyı tek başımıza yapmayacağız. Burada da Katar sürecine alternatif bir toplantı değil, orayı destekleyici bir toplantı. Kardeş Katar'la da koordinasyon içinde bunu yapacağız, Türkiye'de yapacağız ama bu toplantı sadece bir otel ver, oda ver olmayacak. Amacımız ne' Taliban'la hükümet arasında başlayan müzakerenin sonuç odaklı olarak devam etmesi. Belki bir toplantıda her konuda anlaşma sağlanamayabilir ya da bir çözüm çıkmayabilir ama bu devam eden bir süreç. Ben inanıyorum ki, gerek Türkiye olarak yaptığımız görüşmelerle gerekse tüm uluslararası toplumla gerçekleştireceğimi bu Afganlar arası toplantıda Türkiye olarak önemli katkı sağlayacağız."

Çavuşoğlu, toplantının ne zaman düzenleneceğine dair, "Nisan ayında yapmayı planlıyoruz. Tarihini, içeriğini konuşuyoruz. Böyle bir anlaşmada tabii, herkesin kolayca gelebilmesi için nerede olduğu normal şartlarda önemli değil ama, lojistik bakımdan sanki İstanbul daha kolay olacak gibi." bilgisini paylaştı.

Taliban'la görüşmelere ilişkin Çavuşoğlu, "Temsilcisiyle, müzakerecilerle görüştük, görüşüyoruz da. Mesajlarımızı da gönderiyoruz. Örneğin 'Bu saldırılara son verin. Saldırılar varken gerçek anlamda müzakere olmaz.' diyoruz. Herkes temas ediyor, Amerikalılar biliyorsunuz anlaşma imzaladı Taliban'la." değerlendirmesinde bulundu.

- "Mısır'la diplomatik düzeyde temaslarımız başladı"

Türkiye- Mısır ilişkilerinin normalleştirilmesinde iki ülkenin de herhangi bir ön koşul öne sürüp sürmediğinin sorulması üzerine Çavuşoğlu, şunları dile getirdi:

"Herhangi bir ön koşul Mısırlılardan gelmedi. Bizden de herhangi bir ön koşul şu anda gitmedi. Ama yıllarca bağlar kopuk olunca bir günde hiç bir şey olmamış gibi hareket etmek de o kadar kolay olmuyor. Yavaş yavaş görüşerek, bir yol haritası belirleyerek ve o konularda adım atarak oluşuyor. Yıllardır ister istemez bu kadar kopukluk olunca bir güven eksikliği de oluyor. Bu normal, iki tarafta da olabilir. O nedenle belli bir strateji, yol haritası çerçevesinde görüşmeler oluyor, devam ediyor. Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde temaslarımız başladı."

Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri ile daha önce uluslararası toplantılarda denk geldikçe görüştüklerini, iki yıl önce de New York'ta bir araya geldiklerini, 2013'ten bu yana ilişkilerde kopukluk olduğu için ön şarttan ziyade, temasların aşama aşama gerçekleştiğini anlattı.

- "Somali'ye bir ziyaret planlıyoruz"

İç sorunlar yaşayan Somali'ye ilişkin soru üzerine, Türkiye'nin kardeş ülke gördüğü Somali'ye önem verdiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Somali'de seçim konusunda tüm tarafların bir an önce anlaşmaya varması önemli. Hepsi bizim kardeşimiz Somali'de. Ayrım yapmaksızın herkesi, halkı kucaklıyoruz." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Somali'nin güçlenmesi için Türkiye'nin destek verdiğine işaret ederek, "Ama seçim konusunda kendi aralarında anlaşıp bir an önce uzlaşıyla adım atmalarında fayda var. Önümüzdeki günlerde bu çerçevede, sürece olan desteğimizi vurgulamak için Somali'ye bir ziyaret planlıyoruz. Onlar da gelmemizi arzu ediyor." dedi.

- "(S-400 krizinin aşılmasına ilişkin Girit modeli önerisi) ABD ile herhangi bir model üzerinde hiç konuşmadık"

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye ile ABD arasında S400 gibi meselelerin ele alınması için liderler düzeyindeki görüşmenin mi beklendiği, bunun için öngörülen bir tarih olup olmadığı yönündeki soruya, "Liderler düzeyinde bir görüşme tabii, liderlere bağlı. Onlar adına şu tarihte, bu tarihte olacak diye bir şey söylemem doğru olmaz ama uygun bir zamanda bu görüşmenin gerçekleşeceğini görüyoruz." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan'la, kendisinin de mevkidaşı Antony Blinken'la görüştüğünü hatırlatan Çavuşoğlu, Blinken'la uzun ve samimi bir görüşme yaptıklarını aktardı.

Çavuşoğlu, "En nihayetinde tüm bu farklı düşündüğümüz konuları oturup samimice masa etrafında sonuç odaklı, çözüm odaklı görüşme konusunda mutabık kaldık." değerlendirmesini yaptı.

"S-400 krizinin aşılmasına ilişkin 'Girit modeli' önerisini ABD tarafının nasıl karşıladığına ilişkin bir yansıma var mı'" şeklindeki soruya Çavuşoğlu, "Biz herhangi bir modeli Amerikalılarla hiç konuşmadık. Model üzerinde hiç konuşmadık. Sadece S-400, YPG/PKK meselesi, tüm meseleler. Öbür konular... Oturup hepsini konuşalım bir çözüm konusunda neler yapabileceğimizi değerlendirelim dedik. Telefonda bu tür meseleleri (konuşmak) doğru olmaz." yanıtını verdi.

- Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi Türkiye'ye gelecek

Çavuşoğlu, bir soru üzerine, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin bölge turu kapsamında Türkiye'ye geleceği bilgisini vererek, "25'inde (Mart) Türkiye'ye gelmek istediklerini söylediler. Ziyaretin gündeminde ikili ilişkiler var, bölgesel meseleler var, Asya'yı, Avrasya'yı ilgilendiren konular var. Kovid-19'la mücadele, gündemde olan tüm konular ele alınacak." diye konuştu.

- "AB'ye yol haritası taslağımızı gönderdik, yanıt bekliyoruz"

Bakan Çavuşoğlu, "Fransa ve Almanya ile liderler düzeyindeki sıcak temasların bazı eylem planları gibi somut sonuçları olacak mı'" şeklindeki soruya, liderler düzeyindeki görüşmelerin, pozitif ortamın devam etmesinde çok faydalı olduğu şeklinde cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın düzenli olarak Almanya Başbakanı Angela Merkel'le görüştüğünü anımsatan Çavuşoğlu, Erdoğan'ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'la yaptığı son görüşmeye ilişkin de "Bugüne kadar Macron'la yaptıkları en pozitif görüşme diyebilirim. Sonuçta istişareleri başlattık. Mesela anlaşamadığımız Suriye konusu var, şimdi Libya var. Diğer taraftan danışmanlar düzeyinde görüşmeler oldu, oluyor." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AB liderleriyle doğrudan görüşmesinin bazı konularda somut adım atılması için faydalı olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ile Türkiye-AB ilişkileri konusunda bir yol haritası üzerine çalışma kararı alındığını hatırlatan Çavuşoğlu, "Biz onlara teklifimizi gönderdik, yol haritası taslağımızı. Onlardan şimdi cevap bekliyoruz." dedi.

Türkiye'nin gönderdiği yol haritasının, aslında bilinen konuların bugünün gerçeklerine uygun şekilde güncellenmesini içerdiğini belirten Çavuşoğlu, Türkiye- AB ilişkilerinde pozitif atmosferin önemli olduğunu ancak Türkiye'nin AB'den Gümrük Birliğinin güncellenmesi, vize serbestisi, göç mutabakatının güncellenmesi, terörle mücadele gibi somut beklentilerinin olduğunun altını çizdi.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian'in talebi üzerine gelecek hafta telefonda görüşeceklerini dile getiren Çavuşoğlu, "AB ülkeleriyle, liderleriyle, dışişleri bakanlarıyla (görüşmeleri) baya yoğunlaştırdık. Gelecek hafta NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'le bir telefon görüşmemiz olacak. Sonra zaten NATO zirvesi olacak. Diplomasi pandemiye rağmen yoğunlaştı, çok hızlandı." diye konuştu.

- "Suudi Arabistan ve BAE olumlu adım atarsa biz de olumlu adım atarız"

Çavuşoğlu, "Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar'la yeni bir sürece girdiler. Bunun Türkiye'yle de olması, negatif havanın dağıtılması anlamında önümüzdeki günlerde somut gelişmeler olabilir mi, temaslar oluyor mu'" şeklindeki soruya, "Faydası olabilir. Son zamanlarda Abu Dabi'den daha olumlu mesajlar görüyoruz. Türkiye'ye yönelik olumsuz kampanyaların azaldığını görüyoruz. Bizim zaten onlarla hiçbir derdimiz yok ama onların bize yönelik olumsuz tutumları vardı ama daha ılımlı görüyoruz şu anda." cevabını verdi.

Türkiye'nin Suudi Arabistan'la da ikili hiçbir problemi olmadığını, ilişkilerin gayet iyi olduğunu ama gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra onların bu konuyu ikili mesele haline getirdiğini ifade eden Çavuşoğlu, "Halbuki bu ikili mesele değildi. Bu ölen bir kişi için adalet arayışıydı ve 'cinayeti işleyenler yargı önünde hesap versin, adalet yerini bulsun' dedik. Dinimiz de böyle söylüyor. Sonuçta onlar tarafından bir ikili mesele haline geldi bu konu. Biz hiçbir zaman Suudi Arabistan yönetimini de suçlamadık." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan'la Kasım 2020'de Nijer'de samimi ve faydalı bir görüşme yaptıklarını belirterek, "O diyaloğu devam ettirme konusunda mutabık kaldık. Arada yazışıyoruz. Suudi Arabistan'la da ilişkilerimizin düzelmemesi için hiçbir sebep yok bize göre. Onlar olumlu adım atarsa biz de olumlu adım atarız. Aynı şey BAE için de geçerli. Bizim derdimiz kimseyle kavga etmek değil." şeklinde konuştu.

- "(Kıbrıs) Müzakere başlarsa AB yine gözlemci olacak"

Çavuşoğlu, AB'nin Kıbrıs görüşmelerine katılmak istemesine ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

"Bir sorunun çözülmesi konusunda herkes katkı sağlayabilir, herkes görüşünü de söyleyebilir. Ama müzakerelerde AB bir taraf değil, olmamalı da. Neden' Çünkü Rum kesimi AB üyesi. Haksız bir şekilde anlaşmalara ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde üye oldu. AB de bugüne kadar tamamen Rum tarafını tuttu ve Türk tarafının haklarını, Türk tarafını yok saydı. Yani sembolik görüşmeler oldu ama, yok saydı."

AB'nin müzakerelerin bir parçası olmasının söz konusu olmadığını belirten Çavuşoğlu, görüşmelerin zaten BM çatısı altında yürütüldüğünü, AB'nin daha önceki toplantılara gözlemci olarak katıldığını anlattı.

Çavuşoğlu, 3 garantör ülke ve BM'nin katılımıyla yapılacak 5+1 toplantılarına işaret ederek, şöyle devam etti:

"Şimdi önümüzde 5+1 toplantısı olacak. Bunun amacı, bizim teklifimizdi, müzakere için bir zemin var mı yok mu taraflar arasında bunu göreceğiz. AB bir taraf olmadığı için ve o güven bunalımından dolayı, özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) AB'yi buraya almak istemiyor. Bundan AB alınganlık göstermesin, çünkü bir taraf değil. Yani benim görüşlerimi gözlemleyecek diye bir şey yok. Ama müzakere zemini olursa ve müzakere başlarsa AB yine gözlemci olacak. Burada AB'yi dışlamıyoruz."

Kıbrıs'ta çözüm arayışında 53 sene müzakere edildiğini ancak sonuç alınamadığını hatırlatan Çavuşoğlu, "53 sene daha neyi müzakere edeceğiz. Olmayacak şeyi neden müzakere edelim' Niye enerjimizi tüketelim' İki devlet olduğu zaman dünyanın sonu mu olacak, yer yerinden mi oynayacak' Bunun izahını bize yapsınlar." dedi.

Çavuşoğlu, süreçte gerçekçi çözümlerin ortaya atılması gerektiğini vurguladı.

- "Yaptırımdan korkan bir ülke değiliz"

Çavuşoğlu, Türkiye ve Yunanistan arasındaki istişari görüşmelerin, AB'nin Türkiye'ye yönelik yaptırım tehdidini ortadan kaldırıp kaldırmayacağına ilişkin görüşünün sorulması üzerine, "Önce prensip olarak şunu söyleyeyim. Ekim ayındaki zirvede yaptırım dilini kullandılar, sahada cevabını verdik. Aralık zirvesinde pozitif bir dil kullandılar, olumlu cevap verdik. Biz yaptırımdan korkan bir ülke değiliz. Yaptırımı hiç konuşmuyoruz bile." dedi.

Türkiye'nin, "yaptırım olmadı diye sevinecek bir ülke olmadığını" vurgulayan Çavuşoğlu, "Yaptırım kararı alırlarsa ne cevap alacaklarını çok iyi biliyorlar. Ama biz onu konuşmuyoruz bile, görüşmelerde, 'ilişkilerde pozitif bir atmosfer var, yaptırımı da değerlendirmezsiniz değil mi'' diye imasını bile yapmıyoruz. O aşamaları biz çoktan geçtik Türkiye olarak. Biz iş birliğimizi somut adımlarla nasıl geliştireceğiz, onu konuşuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.