logo
25 HAZİRAN 2026

Mustafa Kemal Trabzon’da Kuran ve tefsir dersi veriyor

Dinsiz iftirasına uğrayan Atatürk'ün anılarında Kur'an-ı Kerim'den sûreler okuttuğu ve tefsirini bilmeyenlere kendi açıkladığı pek çok örnek vardır

21.04.2026 00:20:00
Haber Merkezi
Mustafa Kemal Trabzon’da Kuran ve tefsir dersi veriyor
Mustafa Kemal Trabzon’da Kuran ve tefsir dersi veriyor
Dinsiz iftirasına uğrayan Atatürk'ün anılarında Kur'an-ı Kerim'den sûreler okuttuğu ve tefsirini bilmeyenlere kendi açıkladığı pek çok örnek vardır.

Eylül 1924'te Trabzon'a ilk ziyaretlerinde, din öğretmenlerinin yetersizliği hakkında tespitlerde bulunduktan sonra, Türkçe meal konusuna ağırlık vermiştir:

"İlk olarak öğretmenler odasına giden Mustafa Kemal, orada bulunan bütün öğretmenlerle birer birer tanışıp bir süre sohbet ettikten sonra sorular sormaya başlıyordu.

Sıra din dersi öğretmeni Ahmet Hamdi Efendi'ye gelmişti. Ondan da, 'Ve't-tini ve'z-zeytun' ayetinin açıklamasını yapmasını istemiş, öğretmenin soruyu cevaplamak için yarım saat süre istemesi üzerine, 'Kaç yıldan beri öğretmenlik yapıyorsunuz?' diye sormuştu.







Öğretmenin, 'On beş yıldan beri' diye cevap vermesi üzerine, 'On beş yıldan beri bu ayetin açıklamasını okumadınız mı?' diye soran Mustafa Kemal'e öğretmen, 'Kendisine haksızlık yapıldığını ve öğretim yönteminden dolayı Rize iline atandığını anlatarak' mazeret beyan ediyordu." 

Atatürk Trabzon Lisesi'nde din dersi öğretmenine sorduğu ayet açıklamasına gerekli yanıtı alamadığını, bu durumun genç kuşakların eğitimi açısından önemli bir olumsuzluk olduğunu, bu eksikliğin süratle giderilerek anlaşılabilir bir Türkçe ile eğitim yapılması gerektiğini Trabzon gezisi dönüşü uğradığı Samsun'da İstiklal Ticaret Lisesi'nde yaptığı konuşmada açıklamıştır."

"Trabzon'un Kavak Meydanı Ortaokulu'nda birinci sınıfta öğrenciydim. Atatürk bize gelmişti, sınıfımızın kapısı birden açıldı. Kurtuluş Savaşı'mızı zaferle kazandıran eşsiz kahraman karşımızda duruyordu. Hep birlikte ayağa kalktık ve hazır ol durumuna geçtik.







Atatürk'ün sağında Trabzon'un yetiştirdiği din bilgini Tevfik Hoca, arkasında da kendisine eşlik eden kişiler vardı.

Atatürk 'buyurunuz' dedi, Tevfik Hoca'ya yol gösterdi. Tevfik Hoca, 'önce siz buyurunuz Paşam' diye saygıyla eğildi. Atatürk içtenlikli ricasını tekrarladı, önce Tevfik Hoca sonra Atatürk, sonra diğer konuklar sınıfımıza girdiler.

Dersi Vasıf Hoca veriyordu. Atatürk dersin konusunu sordu. Vasıf Hoca, siret-i Nebi ve Kur'an okuttuğunu açıkladı. Atatürk, bir öğrencinin Kur'an okumasını istedi. Bu ağır görev benim üzerime düştü. Hemen besmele çektim ve okumaya başladım. Okurken alnımda boncuk boncuk ter toplandı. Yüreğim göğüs kafesime durmadan yumruk attı. Kulaklarım boşa dönen bir değirmen gibi uğuldadı.







İyice bunaldığımı gören Atatürk sevecen bir sesle okumamı kesti. Bana, 'Okuduğun sûrede Semiun Basir kelimesi geçti. Bu kelime tecvidde ne olur' diye sordu.

Bu soruyu cevaplarken ses tonumu ayarlayamadım. Bütün gücümle, 'Tersine çevrilir' diye haykırdım.

Atatürk,'Niçin?' diye gülümsedi.

Yeniden,'Tenvin b'ye uğradığında tersine çevrilir' diye bağırdım.

Büyük Önder, 'Doğru' diye başını salladı, eliyle başımı okşadı.

Atatürk benden sonra öğretmenimize döndü ondan İnşirah sûresini okumasını ve yorumlamasını istedi.







Vasıf Hoca yeninden heyecana kapıldı, yüzü sarardı.

'Yanımda tefsir kitabı yok. Bu yüzden sizi memnun edecek bir cevap veremem' diye cevap verdi.

Atatürk, 'Birkaç satırlık bir sûreyi yorumlamak için, yorum kitabına ne gerek var' diye kaşlarını çattı.

Söz konusu sûreyi tecvid kurallarına uyarak kendisi okudu. Sûreyi hepimizin anlayacağı Türkçe kelimelerle yorumladı.

Tevfik Hoca'ya, sûreyi okurken ve yorumlarken bir yanlışlık yapıp yapmadığını sordu. Tevfik Hoca önce aksakalını sıvazladı. Atatürk'ün yüzüne, gözlerinin içi gülerek baktı.







Atatürk'ün sorusuna şöyle yanıt verdi: Paşam, kutsal dinimiz yalan söylemeyi ve iki yüzlülük yapmayı bağışlanmayacak suçlardan sayar. Bu gerçeği göz önünde tutarak konuşuyorum. İnşirah sûresini tecvid kurallarına uyarak ve her kelimenin hakkını vererek okudunuz. Yorumunu da halkımızın konuştuğu arı ve duru Türkçe ile yaptınız. Siz Allah'ın milletimize armağan ettiği eşsiz bir lidersiniz." 

Laiklik anlayışını da dinsizlik olarak değil; devlet idaresinde dinî hükümlerin "din adına" uygulanmaması olarak anlamakla sınırlı tutmak gerekir. Yoksa dinsiz olmak değildir.

Dinsiz olduğu iddia edilen Atatürk'ün, yakınlarına Kur'an-ı Kerim'ler hediye ettiği bilinen bir hakikattir.







Yine Enver Behnan Şapolyo, Atatürk'ün Kur'an-ı Kerim'e gösterdiği saygı konusunda bakınız nasıl bir örnek anlatır:

"…Ankara uleması, şimdiki Dil Tarih Fakültesi'nin bulunduğu yerde toplanmıştı. Mustafa Kemal yanlarına gelerek hepsinin elini sıktı. Kendisini Ankara'ya davet eden Müftü Rıfat Efendi'ye iltifat etti.







O da arkadaşları adına hoş geldiniz diyerek,   kendisiyle birlikte çalışmaya dair azim ve kararlılığını bildirdi.

Seymen alayının idarecilerinden Güvençli İbrahim, bir elinde bayrak, diğer elinde altın işlemeli bir pala olduğu halde alayın önünde duruyordu.

Göğsünde bir hamaylı şeklinde Kur'an-ı Kerim asılı idi. Mustafa Kemal kendisine yaklaşarak, Kur'an-ı Kerim ile bayrağın ucunu öpüp başına koydu."  (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.