logo
28 EYLÜL 2026

Namazda Fatiha Suresi’ni okumayanın namazı olmaz

Namaza girişte "subhaneke" okunur.  Mânâsı: "Allah'ım, Sen eksik sıfatlardan pâk ve uzaksın; Seni daima böyle anar ve överim. Senin adın mübarektir. Azamet ve Celâlin yüksektir. Seni övmek yücedir ve Senden başka ilâh yoktur."

03.11.2024 18:56:00
Haber Merkezi
 
Namazda Fatiha Suresi’ni okumayanın namazı olmaz
Namazda Fatiha Suresi’ni okumayanın namazı olmaz
Namaza girişte "subhaneke" okunur.  Mânâsı: "Allah'ım, Sen eksik sıfatlardan pâk ve uzaksın; Seni daima böyle anar ve överim. Senin adın mübarektir. Azamet ve Celâlin yüksektir. Seni övmek yücedir ve Senden başka ilâh yoktur."

Dikkat edilirse, bu cümleler Allah'ı tesbih dua ve zikirdir. Ardından Fatiha Sûresi okunur. Fatiha Sûresi Kur'ân-ı Kerim'in özü özeti olarak bilinir. Her namazda Fatiha Sûresi'ni okumak vaciptir. Namazda Fatiha Suresi'ni okumayanın namazı olmaz.

Ebû Hureyre'den, "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: 'Kim namaz kılıp da Fatiha'yı okumazsa o namaz güdüktür, tamam değildir- üç kere söyledi-.'

Ebû Hureyre'ye denildi ki: 'Ya imamın arkasında olursak?'

'O zaman onu içinden oku! Çünkü Allah Resûlü'nden (sallallahu aleyhi ve âlihi) duydum, buyurdu ki: 'Allah (Azze ve Celle) şöyle buyurmuştur:

Namazı kulumla aramda ikiye taksim ettim. Kulum ne isterse ona veririm. (Kul) 'el-hamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn' dediği zaman, Allah, 'Kulum Bana hamd etti' der.

Kul, 'er-Rahmâni'r-Rahîm' dediği zaman, Allah, 'Kulum Beni övdü" der.

Kul: "Mâliki yevmi'ddîn" dediği zaman, Allah: "Kulum beni yüceltti' der.

Kul, 'İyyâke na'budu ve iyyâke nesta'în' dediğinde, Allah, 'İşte bu, kulumla Benim aramdadır. Kulum ne isterse ona veririm' der.

Kul, 'İhdine'ssırâta'l-müstakîm. Sırâtallezîne en'amte aleyhim. Ğayri'l-mağdûbi aleyhim ve le'd-dâllîn' dediği zaman, Allah, 'İşte bu da kulumla Benim aramdadır. Kuluma dilediğini veririm' buyurur." 

Bu hadis-i şerifte de görüldüğü gibi Fatiha Sûresi en güzel dua, en güzel zikirdir.

Abdulkadir Geylani Hazretleri, "Geylani Tefsiri" adlı eserinde, Fatiha Sûresi'nin tefsirinde, sûrenini hatimesi bölümünde der ki:

"Ey Kâbe-i hakikiye, kıble-i aslîye yönelerek namaz kılan kimse! Bu hakikate yakınlaştıran farz namazlara özenle devam etmen ve bu namazları eda etmekle elde edilen hikmet ve sırlara yapışman gerekir, buna dikkat et!

Eğer Hakk'ın canibine dönmek ve O'nun kapısına yönelmek istiyorsan, öncelikle abdest almalı, zâhirî ve bâtınî bütün pisliklerin hepsinden temizlenmeli ve haramlardan kaçınmak sana kolay gelinceye ve saptırıcı hevâ ve heves Şeytanlarının vesveselerinden kurtuluncaya kadar nefsinden ve onun şehvetlerinden, arzularından sıyrılmalısın.

Allah-u Teâlâ'nın büyüklüğünü bilip, bütün dünyalık zevkleri nefsine yasaklayarak 'Allahuekber/Allah en büyüktür' dediğin zaman, bunun mânâsını da düşünmen gerekir. Zira O başkasına nispetle değil, bizatihi kendi Zâtında en yüce ve en büyüktür.

Çünkü O'nunla birlikte başkası yoktur. Bunu, tafdil/yüceltme için değil de sıfat için kullan! Bunu gözünün önüne, talebinin ve maksadının gözünün önüne dik, oradan hiç ayırma!

Hayır ve bereket umarak 'bismillah' dediğin zaman, rağbetini ve muhabbetini O'na doğru göndermiş olursun. 'er-Rahmân/merhametlidir' dediğin zaman, nefes-i Rahmânî'den senin O'nun katına doğru yükselmeni sağlayacak bir korku alırsın.

'er-Rahîm/rahmet sahibidir' dediğin zaman, onun lutuf rüzgârlarından ve rahmet esintilerinden birisini içine çeker ve O'nun senin üzerindeki nimetlerini sayarak, O'nunla ünsiyet etme makamına erişirsin.

Hakka hamd ü senâ edip, nimetlerine karşı şükrederek 'el-hamdülillah/Allah'a hamd olsun' dediğin zaman, nimetlerine şükretmeyi O'nunla aranda vesile kılmış olursun.

'Rabbi'l-âlemin/Âlemlerin Rabb'idir' dediğin zaman, tevhid makamının hakikatine ulaşır ve onun ihâtasını, şümûlünü ve bütün mevcûdat üzerindeki Rabb'liğini keşfedersin.

'er-Rahmân' dediğin zaman, O'nun geniş nihâyetsiz rahmetini umumî şefkatini ve merhametini dilemiş olursun.

'er-Rahîm' dediğin zaman, Hakk'ın gayrısına iltifat etmek anlamına gelen elim azaptan kurtulmuş ve ayrıldıktan sonra tekrar Hakk'a kavuşmuş, vâsıl olmuş olursun.

'Maliki yevmi'd-din/O, din gününün sahibidir' dediğin zaman, bütün sebepleri, vasıtaları ortadan kaldırarak, keşf ve şuhûd makamının hakikatine ermiş olursun.

O zaman senin için zuhûr edecek ve görünecek ne varsa zuhûr eder. İşte tam bu hâlde iken cem lisânı ile 'iyyake na'büdü/yalnızca Sana kulluk ederiz ve 'iyyake nestaîn/yalnızca Senden yardım dileriz' demek düşer.

'İhdina's-sırata'l-müstakîm/bizi doğru yola ilet' dediğin zaman, kulluk makamını sağlamlaştırmış olursun.

'Sırâta'l-lezîne en'amte aleyhim/kendilerine nimet verdiklerinin yoluna' dediğin zaman, cem makamına iyice yerleşmiş olursun. 'Gayri'l mağdûbi aleyhim/gazaba uğramışların yoluna değil' dediğin zaman, O'nun Celâl sıfatlarının darbelerinden uzaklaşmış olursun.

'Velâ'd-dâllîn/sapmışların yoluna değil' dediğin zaman, vuslata ermişken geriye dönmekten korkmuş olursun.

'Âmîn' dediğin zaman, kovulmuş Şeytan'dan emin olursun.

İşte namazı yukarıda anlatıldığı şekilde kılmalısın. Öyle ki, her namazın Zât-ı Ehâdiyyetin zirvesine götüren bir mi'rac, ebediyyet göğüne yükselten bir vâsıta ve ezel ve ebed hazinelerini açan bir anahtar olsun." 

Fatiha Sûresi'nin ardından bir miktar Kur'ân-ı Kerim okunur ki, Kur'ân-ı Kerim'in kendisi zikirdir.

Rükû'da, "Sübhane Rabbiye'l-azîm"; secdelerde ise, "Sübhane Rabbiye'l-a'lâ" denilir. Rükû ve secdelerde Allah'ı tesbih etmek Allah'ın emridir. Bu tesbih cümlelerini söylememizi ise Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi) bildirmiştir:

Ukbe b. Âmir'den, "Fe-sebbih bismi-Rabbike'l-Azîm/Azametli olan Rabb'inin ismini tesbih et,  âyeti inince, Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlihi), 'Bunu rükûunuzda okuyun!' dedi.

'Sebbihisme RabbikelA'lâ/Yüce Rabb'inin ismini tesbih et!'  inince, 'Bunu da secdenizde okuyun!' buyurdu. Bu nedenle Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlihi), rükûa vardığı zaman üç kere, 'Sübhâne Rabbiye'l-Azîm ve bihamdihi' derdi. Secdeye vardığı zaman da üç kere, 'Sübhâne Rabbiyel-A'lâ ve bihamdihi' derdi." 

Rükûdan doğrulurken, "Semiallahü limen hamideh" ve doğrulduktan sonra "Rabbena lekel hamd" denilir ki, bunlar da dua ve zikir cümleleridir.  Ve yine bunlar da Peygamber Efendimizin sözleridir:

"Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlihi) rükûdan başını kaldırdığında şöyle derdi:  Semiallahü limen hamideh. Allahümme Rabbenâ lekel-hamd." 

Tahiyyatta okunan "et-Tehiyyatü, Allahümme salli ve Allahümme barik" duaları namazda Peygamber Efendimize ve Ehl-i Beyt'ine salât okuyarak, onları vesile edinerek, onların şefaatini dilemektir. Salât ve selâm okumak, insanı Cennet'e götüren amellerden, zikir cümlelerinden biridir. 

Namazı bitirince, yine zikir cümlelerinden olarak, "Allahümme entesselâmu ve-minkes-selâm. Tebârekte yâ Zel-Celâli vel-ikrâm/ Allah'ım Sen Selâm'sın. Selâmet de Sendendir. Ey Celâl ve ikrâm sahibi Sen münezzehsin, yücesin" denilir ki, bu zikir cümleleri de Peygamber Efendimize aittir.

Sevbân'dan, "Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlihi) namazda selâm verdikten sonra üç kere istiğfar eder ve şöyle derdi: Allahümme entesselâmu ve-minkes-selâm. Tebârekte yâ Zel-celâli vel-ikrâm/Allah'ım Sen Selâm'sın. Selâmet de Sendendir. Ey Celâl ve ikrâm sahibi Sen münezzehsin, yücesin."

Evzâî'ye denildi ki: "İstiğfarı nasıl idi?"

"Estağfirullah, estağfirullah şeklinde idi" dedi.

Namazların ardından da müstakil bir ibâdet olarak, Allah'ı zikretmek Cenâb-ı Hakk'ın bir emr-i İlâhîsidir: "Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O'nu tesbih et" buyurulur âyet-i kerimede.
 
İbn Abbâs'dan, "Secdelerin ardından da O'nu tesbih et!"   âyetini şöyle açıkladı: "Yani O'na bütün namazların ardından tesbih etmesini emretti."  
 
Peygamber Efendimiz bu emr-i İlâhîye hem Kendisi uymuş hemde inananlara tavsiye etmiş ve zikir yollarını göstermiştir:
 
İbnü'z-Zübeyr'den, "O, her namazın ardından selâm verdiği zaman şöyle derdi:
 
'Allah'tan başka ilâh yoktur. Yalnız O vardır, ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd da O'na mahsustur. O, her şeye gücü yetendir. Güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur. Allah'tan başka ilâh yoktur, biz ancak O'na ibâdet ederiz, nimet O'nun, fazîlet O'nun ve güzel övgü de O'nundur. Kâfirler hoşlanmasalar da dinde samimi olarak Allah'tan başka ilâh yoktur.'
 
 (İbnü'z-Zübeyr), "Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlihi), her namazın ardından bunlarla tehlil yapardı' dedi." 
 
Kâ'b b. Ucre'den, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
 
Namazın ardından okunan bazı tesbihler vardır ki, söyleyenleri ya da yapanları asla hüsrana uğratmazlar. Onlar; her namazın ardından (söylenen) otuz üç 'Sübhanallah', otuz üç 'elhamdülillah' ve otuz dört 'Allahuekber'dir."   Namaz günde beş vakittir.
 
Ebû Rezîn'den, "Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'la tartışarak, 'Allah'ın Kitâbı'nda beş vakit (namazı) görebiliyor musun?' dedi.
 
İbn Abbas, 'Evet' deyip şu âyeti okudu: 'Akşamlarken, sabahlarken, öğlen ve ikindi vaktinde -ki, göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın!'  
 
'Akşamlarken buyruğundan' akşam namazı, 'sabahlarken' buyruğundan sabah namazı, 'öğlen vakti' derken öğle namazı, 'ikindi vaktinden' de ikindi namazı anlaşılmaktadır. Diğer bir yerdeki 'Ve min ba'di salâti'l-işâi'den'  ise yatsı namazı anlaşılmaktadır." 
 
Davası Allah'a kavuşmak olan kula günde beş vakit namaz kılarak Allah ile beraber olmak yetmez. O ister ki, dâim Rabb'imle beraber olayım. Bunun için nafilelere yönelir. Namaz kılmaya takat yetiremediği durumlarda da dilinden Allah'ın zikrini eksik etmez. Gerçek Hakk dostlarının hâli budur." (Prof. Dr. Haydar Baş Dua ve Zikir eserinden)

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.