logo
06 KASIM 2026

Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı

Son dönemlerde ülkemizde kaygı verici bir hızla tırmanan şiddet sarmalı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültürel ve hukuki dinamiklerin kesişiminden doğan yapısal bir krizdir

06.11.2026 14:15:00
Hasan Gündoğdu
 
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Sokakta, okulda, trafikte ve dijital mecralarda karşımıza çıkan bu kontrolsüz öfke, esasen toplumsal bağların ve kurumsal güvenin zayıfladığının en somut göstergesidir.

Toplumda derinleşen şiddet eğiliminin temel nedenleri ve bu kördüğümü çözecek bütüncül stratejiler şu şekildedir:






Şiddet eğiliminin temel nedenleri

Ekonomik Bunalım ve Gelecek Kaygısı: Enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelir adaletsizliği bireyler üzerindeki kronik stres yükünü artırmaktadır. Ekonomik daralma, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarda çaresizlik hissi yaratmakta, bu his ise tolerans eşiğini düşürerek en ufak bir kıvılcımda öfke patlamalarına yol açmaktadır.

Hukuki Cezasızlık Algısı ve Adalet Duygusunun Aşınması: Toplumda suç işleyenin hak ettiği cezayı almayacağına dair oluşan "cezasızlık algısı" en büyük tetikleyicilerden biridir. İnfaz yasalarındaki boşluklar, denetimli serbestlik uygulamalarının suistimali ve yargı süreçlerine duyulan güvenin zayıflaması, potansiyel suçluları cesaretlendirirken mağdurları savunmasız bırakmaktadır.

Dijital Deformasyon ve Şiddetin Normalleşmesi: Sosyal medya algoritmalarının linç kültürünü, nefreti ve agresif söylemleri öne çıkarması toplumsal empatiyi köreltmektedir. Özellikle kontrolsüz dijital oyunlar, mafya ve suç temalı popüler diziler, şiddeti bir "güç ve saygınlık kazanma aracı" olarak sunarak genç zihinlerde normalleştirmektedir.






Toplumsal Kutuplaşma ve Empati Kaybı: Siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik eksenlerde yaşanan keskin kutuplaşma, "biz ve onlar" ayrımını derinleştirmektedir. Kendisinden olmayanı düşmanlaştıran bu dil, diyalog zeminini yok etmekte ve farklılıklara karşı tahammülsüzlüğü körüklemektedir.

Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimsizlik: Yaşanan kolektif travmalar, stres ve gelecek kaygısı toplumsal ruh sağlığını bozmuştur. Buna karşın, nitelikli psikolojik destek ve psikiyatri hizmetlerine erişimin kısıtlı veya maliyetli olması, bireylerin öfke ve dürtü kontrol sorunlarıyla tek başlarına kalmalarına neden olmaktadır.






Yapısal ve bütüncül çözüm önerileri

Şiddeti azaltmak dönemsel operasyonlarla değil, devletin tüm kurumlarının ve sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçirilecek köklü reformlarla mümkündür.

Hukuki ve Cezai Reformlar (Caydırıcılık)

İnfaz Sisteminin Yeniden Yapılandırılması: Kamu düzenini bozan, kadına, çocuğa ve canlılara yönelik şiddet suçlarında "yatarı olmayan" cezalar tamamen kaldırılmalıdır. Suçluların denetimli serbestlik veya af benzeri düzenlemelerle kısa sürede sokağa dönmesi engellenmelidir.

Bireysel Silahlanmaya Sıkı Denetim: İnternet üzerinden ruhsatsız silah, pompalı tüfek ve kesici alet satışına yönelik cezai yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Bireysel silah edinme şartları ağırlaştırılmalıdır.






Eğitim ve Dijital Alanın Regülasyonu (Önleyicilik)

Okullarda Öfke Kontrolü ve Medya Okuryazarlığı: Müfredata erken yaşlardan itibaren empati, akran zorbalığı ile mücadele, öfke yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri entegre edilmelidir.

Medya İçeriklerinin Sıkı Denetimi: Geleneksel televizyon dizilerinde ve dijital platformlarda suç örgütlerini, mafyatik ilişkileri ve kadına yönelik şiddeti estetize eden yapımlara yönelik yaptırımlar ekonomik cezaların ötesine geçmeli, lisans iptallerine kadar uzanmalıdır.






Sosyal Destek ve Sağlık Politikaları (Rehabilitasyon)

Ücretsiz Ruh Sağlığı Merkezleri: Her mahallede veya aile sağlığı merkezlerinde halkın ücretsiz yararlanabileceği Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) yaygınlaştırılmalıdır. Psikolojik destek almak bir lüks olmaktan çıkarılmalıdır.

Suçluların Rehabilitasyonu: Cezaevleri sadece tecrit alanları değil, mahkumların öfke kontrolü ve psikolojik rehabilitasyondan geçerek topluma kazandırıldığı merkezler haline getirilmelidir. Rehabilitasyon sürecini tamamlamayanların tahliyesi zorlaştırılmalıdır.

Her şeyden önemlisi, ülkemizde doğru ekonomi politikalarıyla gelir adaletsizliği çözüme kavuşmalı, insanların ekonomik, siyasi, hukuki, toplumsal her sahada yeniden güven duygusunu kazanabilmesi sağlanmalıdır.

Meteoroloji uyardı: Diyarbakır'da sağanak etkili oldu

Diyarbakır'da sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Caddelerde su birikintisi oluşurken, trafikte aksamalar yaşandı

06.11.2026 15:01:00
İHA
 
Meteoroloji uyardı: Diyarbakır'da sağanak etkili oldu
Meteoroloji uyardı: Diyarbakır'da sağanak etkili oldu
Meteorolojinin uyarısını yaptığı sağanak yağış Diyarbakır'da etkisini göstermeye başladı. Öğlen saatlerinden itibaren etkili olan sağanak hayatı olumsuz etkiledi. A






niden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar kapalı alanlara yönelmeye başladı. Caddelerde su birikintisine neden olan yağış nedeni ile trafikte aksamalar yaşandı.








Yetkililer ulaşımda aksamalar, sel, su baskını ve yıldırım düşmesine karşı vatandaşları uyardı.






İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan Saint Kitts ve Nevis bayraklı BYB OTHELLO isimli genel kargo gemisindeki 13 personelin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri tarafından emniyetli şekilde tahliye edildiğini açıkladı

06.11.2026 11:56:00
İHA
 
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
Bakan Uraloğlu, Kocaeli'den Ukrayna'nın İzmail Limanı'na seyir halindeyken makine arızası yaşayan 97 metre uzunluğundaki gemiden ilk ihbarın saat 02.41'de alındığını belirtti. Uraloğlu, "İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan BYB OTHELLO isimli gemide bulunan 13 gemi personelini Kıyı Emniyeti ekiplerimizin müdahalesiyle emniyetli şekilde tahliye ettik" dedi.






Olumsuz hava şartlarına rağmen tahliye tamamlandı

İhbarın ardından KURTARMA-6 ve KURTARMA-11 römorkörleri ile BAYRAK-1 botunun bölgeye sevk edildiğini bildiren Uraloğlu, olumsuz hava şartlarının denizden müdahaleyi güçleştirdiğini ifade etti. Geminin saat 03.56'da karaya oturduğunu belirten Uraloğlu, gemi kaptanının tahliye talebi üzerine kara tahlisiye ekiplerinin çalışma başlattığını kaydetti. Uraloğlu, "Olumsuz hava şartlarına rağmen kara tahlisiye ekiplerimizin kurduğu geleneksel varagele sistemiyle gemideki tüm personelin tahliyesini tamamladık" ifadelerini kullandı.
Varagele sisteminin saat 06.12'de kurulduğunu ve ilk personelin saat 06.28'de tahliye edildiğini belirten Uraloğlu, 13 personelin tamamının saat 06.55 itibarıyla emniyetli şekilde kurtarıldığını kaydetti.








Personelin sağlık durumunda olumsuzluk yok

Tahliye edilen personelin sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Tahliye edilen 13 personelin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. İlk gözlemlerde denizde gözle görülür bir kirliliğe rastlanmadı" açıklamasında bulundu.






Apartman dairesi alev alev yandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 4 katlı apartmanın son katında çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevlerin sardığı daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen anne ve 2 çocuğu hastaneye kaldırıldı

06.11.2026 11:54:00
İHA
 
Apartman dairesi alev alev yandı
Apartman dairesi alev alev yandı
Yangın, saat 09.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kurtuluş Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 4'üncü katındaki dairede meydana geldi.






Edinilen bilgilere göre, dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri ve dumanları gören vatandaşlar durumu İnegöl İtfaiyesine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen ekipler, alevlere müdahale ederek yangını yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu kontrol altına alıp söndürdü. Yangın sonucunda daire kullanılamaz hale geldi.

Yangın sırasında dumandan etkilenen anne İsra A. (28) ile çocukları Muhammed E. (5) ve Reyyan E. (4), olay yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.








Polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.

Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili

Hava durumu tahminlerinde ve haber bültenlerinde sıkça karşımıza çıkan yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı renkler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün "MeteoUyarı" sistemi kapsamında kullandığı, yaklaşan ekstrem hava olaylarının şiddetini ve yaratabileceği risk derecesini gösteren evrensel erken uyarı kodlarıdır

05.11.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Avrupa Meteoroloji Servisleri Ağı (EUMETNET MeteoAlarm) standartlarına uyumlu olarak geliştirilen bu sistem, teknik meteoroloji verilerini halkın ve acil durum ekiplerinin saniyeler içinde anlayabileceği bir "eylem rehberine" dönüştürür. Her renk, potansiyel tehlikenin boyutunu ve alınması gereken önlemleri simgeler.






Meteorolojik uyarı renklerinin detaylı anlamları, risk seviyeleri ve bu renkler görüldüğünde yapılması gerekenler şu şekildedir:

Sarı Kod: Potansiyel Tehlike (Dikkatli Olun)

Sarı kod, yaklaşmakta olan hava olayının olağan dışı olmadığını ancak potansiyel bir risk barındırdığını ifade eder. Türkiye'de en sık ilan edilen uyarı seviyesidir.

Anlamı: Hava durumu günlük yaşamı veya açık alan faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek niteliktedir. Şiddetli rüzgarlar, yoğun sis veya standart üzeri sağanak yağışlar bu kapsama girer.

Yaratabileceği Riskler: Görüş mesafesinde azalma, ulaşımda küçük aksamalar, hafif su baskınları veya çatılardan parça düşme riskleri oluşabilir.

Ne Yapılmalı? Günlük planlarınızı tamamen iptal etmeniz gerekmez ancak tedbirli olmalısınız. Dışarı çıkarken hava şartlarına uygun giyinmeli, trafikte takip mesafesini artırmalı ve güncel tahminleri takip etmelisiniz.






Turuncu Kod: Tehlike Durumu (Çok Tedbirli Olun)

Turuncu kod, havanın gerçek anlamda tehlikeli bir boyuta ulaştığını ve söz konusu meteorolojik olayın o bölgede sıklıkla görülmeyen bir şiddette olduğunu gösterir.

Anlamı: Hasar ve kayıpların oluşma ihtimali oldukça yüksektir. Çok kuvvetli fırtınalar, aşırı kar yağışları, yoğun sağanaklar veya dondurucu zirai don hadiselerinde bu koda geçilir.

Yaratabileceği Riskler: Sel ve ani su baskınları, ağaç devrilmeleri, çatı uçmaları, şehirler arası yolların kapanması ve altyapı (elektrik, su, internet) kesintileri muhtemeldir.

Ne Yapılmalı? Son derece dikkatli ve hazırlıklı olunmalıdır. Zorunlu olmayan seyahatler ve dış mekan aktiviteleri ertelenmelidir. Afet yönetim merkezlerinin (örneğin AFAD) ve yerel yönetimlerin anlık duyuruları yakından izlenmelidir.






Kırmızı Kod: Çok Tehlikeli Durum (Hayati Risk)

Kırmızı kod, sistemin en yüksek alarm seviyesidir ve hava durumunun "aşırı tehlikeli" veya "afet" boyutunda olduğunu ilan eder.

Anlamı: Son derece nadir görülen, çok kuvvetli ve yıkıcı bir meteorolojik hadise kapıdadır. Geniş alanları etkileyen tropikal fırtınalar, metrekareye ekstrem miktarda düşen yağışlar veya devasa kar fırtınaları kırmızı kodla duyurulur.

Yaratabileceği Riskler: Büyük çaplı can ve mal kayıpları riski mevcuttur. Hayatı doğrudan tehdit eden azgın seller, toprak kaymaları ve altyapının tamamen çökmesi gibi durumlar yaşanabilir.

Ne Yapılmalı? Tam bir alarm durumudur. Vatandaşların can güvenliğini korumak adına acil durum planlarını uygulaması gerekir. Mümkünse güvenli kapalı alanlarda kalınmalı, kesinlikle dışarı çıkılmamalı ve tahliye uyarıları varsa harfiyen uyulmalıdır.






Yeşil Kod Nedir?

Haritada hiçbir riskin bulunmadığı, havanın normal seyrinde ilerlediği bölgeler Yeşil Kod ile gösterilir. Bu renk, "Uyarı yapılmasını gerektiren herhangi bir meteorolojik hadise beklenmiyor" anlamına gelir ve güvenli koşulları simgeler.






Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı

Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde işçilerin konakladığı 64 yataklı konteynerde çıkan yangında yaralanan 12 kişiden 3'ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi

04.11.2026 13:59:00
İHA
 
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Adapazarı ilçesi Korucuk Mahallesi'ndeki inşaat alanında dün akşam saat 19.27 sıralarında meydana gelen olayda, işçilerin konakladığı konteynerlerde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıkmış, Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerinin 9 araç ve 21 personelle müdahale ettiği alevler kısa sürede söndürülmüştü.






64 yataklı konteynerin küle döndüğü yangının ardından yaralı sayısı da netleşti. Edinilen bilgilere göre, çıkan yangında 9'u hafif, 3'ü ağır olmak üzere toplam 12 kişi yaralandı. Olay yerinde sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla 






kaldırıldıkları hastanelerde tedavi altına alındı. Yaralıların tedavilerinin devam ediyor. Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?

Şehir merkezlerindeki yoğun kentsel dönüşüm, bitişik nizam yapılaşma ve derin temel kazıları, son yıllarda istinat duvarı çökmelerini ve buna bağlı olarak komşu binalarda meydana gelen hasarları ve tahliyeleri endişe verici boyutta artırmıştır. Bu sorunun kalıcı olarak çözülebilmesi; mühendislik disiplininin, sahadaki uygulama disiplininin ve idari denetim mekanizmalarının eksiksiz bir şekilde entegre edilmesine bağlıdır

04.11.2026 12:55:00
Hasan Gündoğdu
 
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
İstinat duvarı çökmelerini ve komşu yapılarda oluşabilecek hasarları önlemek amacıyla alınması gereken teknik, idari ve operasyonel önlemler:






Zemin Etüdü ve Jeoteknik Mühendislik Safhasının Tavizsiz Uygulanması

Çoğu çökme vakasının temelinde, binanın veya kazının yapılacağı sahanın zemin mekaniğinin yeterince analiz edilmemesi yatar.

Kapsamlı Sondaj ve Laboratuvar Testleri: Sadece standart sondajlar değil; yeraltı su seviyesi, zemin kayma direnci, kohezyon ve içsel sürtünme açısı gibi parametreler laboratuvar ortamında hassasiyetle belirlenmelidir.

Hidrojeolojik Analiz: Özellikle yağışlı dönemlerde zemin arkasında birikebilecek hidrostatik basıncın (su basıncının) hesaba katılması, istinat duvarlarının tasarımında en kritik güvenlik faktörüdür.






Doğru Destekleme Sistemlerinin Seçimi ve Uygulanması

Derin kazılarda klasik istinat duvarları her zaman yeterli olmaz. Zemin yapısına uygun iksa (destekleme) sistemlerinin projelendirilmesi şarttır:

Fore Kazık ve Diyafram Duvarlar: Komşu binalara yakın ve kayma riski yüksek zeminlerde, kazı öncesi çevrenin fore kazık veya diyafram duvarlarla çevrelenmesi, toprak hareketlerini minimuma indirir.






Ankraj ve Germe Sistemleri: Derin kazılarda duvarın dışa doğru devrilmesini engellemek için zemine saplanan ve gerdirilen çelik halatlı ankraj sistemleri uygulanmalı, komşu parsellerin mülkiyet hakları gözetilerek hukuki ve teknik altyapı sağlanmalıdır.

Jeoteknik Tasarımda Emniyet Katsayıları: Projeler, standart sınır değerlere göre değil, olası deprem ve aşırı yağış senaryoları (ekstra yükler) düşünülerek yüksek emniyet katsayılarıyla tasarlanmalıdır.






Gerçek Zamanlı İzleme ve Erken Uyarı Sistemleri

İnşaat süresince sahada ve komşu binalarda yaşanabilecek milimetrik hareketlerin anlık olarak takip edilmesi hayati önem taşır.

İnklinometre ve Deplasman Sensörleri: Hem istinat yapısına hem de komşu binaların cephelerine yerleştirilecek optik ölçüm cihazları ve inklinometreler sayesinde toprak kayması veya yapı oturması milimetrik olarak izlenmelidir.

Otomatik Alarm Sistemleri: Kritik eşik değerlerin aşılması durumunda sahadaki mühendisleri ve yetkilileri derhal uyaracak otomatik alarm sistemleri kurulmalı, gerekirse çalışmalar anında durdurulabilmelidir.






Kademeli Kazı ve İnşaat Yönetimi

Toprağın bir anda boşaltılması, dengeyi ani olarak bozarak göçüklere zemin hazırlar.

Kontrollü ve Kademeli Kazı: Kazı işlemleri tek bir hamlede yapılmamalı; kademeli olarak kazılarak her kademede gerekli ankraj veya destekleme imalatı tamamlanmalı, ardından bir sonraki aşamaya geçilmelidir.

Zamanlama Disiplini: İksa ve destek sistemleri tamamlanmadan ve mukavemet kazanmadan (örneğin betonun priz alması beklenmeden) alt kotlara inilmemelidir.






Sıkı Denetim, Yasal Sorumluluk ve İdari Müeyyideler

Teknik tedbirler kadar, bu tedbirlerin sahada uygulanıp uygulanmadığını denetleyen mekanizmalar da esastır.

Uzman Jeoteknik Denetim: Yapı denetim firmalarının bünyesinde veya projelerde jeoteknik mühendislerinin aktif olarak şantiyede bulunması zorunlu hale getirilmelidir.

Belediye ve İmar Kontrolleri: Ruhsat aşamasından hafriyatın bitimine kadar belediye mühendislik birimleri tarafından sıkı denetimler yapılmalı, projesine aykırı veya eksik iksa imalatıyla çalışmaya başlayan şantiyelerin ruhsatı derhal askıya alınmalıdır.

Cezai Yaptırımlar: İhmal sonucu komşu binaların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan projeler ve müteahhitler için caydırıcı, ağır hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

Bu önlemlerin bir bütün olarak hayata geçirilmesi, yalnızca mülkiyet kayıplarının ve ekonomik mağduriyetlerin önüne geçmekle kalmayacak, aynı zamanda şehir içi inşaat faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir bir temelde yürütülmesini sağlayacaktır.

Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu

Antalya'da balık tutan vatandaşların fark etmesi üzerine denizde 30'lu yaşlarda bir erkeğe ait cansız beden bulundu

03.11.2026 13:16:00
İHA
 
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Olay, sabah 09.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi Lara Caddesi'nde bulunan Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede balık tutan vatandaşlar deniz yüzeyinde üzerinde kıyafetleri bulunan bir şahsın hareketsiz şekilde durduğunu fark etti.






Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne bağlı bot sevk edildi. İhbar üzerine bölgeye ulaşan deniz polisi suda hareketsiz şekilde yatan şahsın bota alarak Kaleiçi Yatlimanı'na getirdi.








Üzerinden kimlik çıkmadı

Burada sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde kimliği belirsiz şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Üzerinden kimlik çıkmayan 30'lu yaşlarındaki şahsın kimliğinin tespit edilmesi için Olay Yeri İnceleme ekipleri parmak izi aldı. 






Falezlerden düşerek hayatını kaybettiği değerlendirilen şahsın cenazesi Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.






Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.

Bolu'da ekim ayında bin 52 şüpheli gözaltına alındı: 82 tutuklama

Bolu'da ekim ayında gerçekleştirilen denetim ve operasyonlarda bin 52 şüpheli gözaltına alındı, 82'si tutuklandı

02.11.2026 13:03:00
İHA
 
Bolu'da ekim ayında bin 52 şüpheli gözaltına alındı: 82 tutuklama
Bolu'da ekim ayında bin 52 şüpheli gözaltına alındı: 82 tutuklama
Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 1-31 Ekim tarihlerinde narkotik, asayiş, kaçakçılık ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında kent genelinde denetim ve operasyonlar gerçekleştirdi. Çalışmalarda çok sayıda şüpheli yakalanırken, çeşitli suç unsurları ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi.

Narkotik operasyonlarında 66 şüpheli yakalandı

Narkotik suçlar kapsamında belirlenen 34 adrese operasyon düzenlendi, 66 şüpheli yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Adreslerde yapılan aramalarda 944 gram eroin, 299 kök kenevir bitkisi ve 4 gram kenevir tohumu, 50 gram metamfetamin, 64 gram esrar, 6 gram skunk, 32 gram kokain, 172 gram bonzai, 13 adet bonzai emdirilmiş materyal, 5 mililitre bonzai ham maddesi, 82 captagon, 56 sentetik ecza ve 4 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.






Asayiş çalışmalarında 797 şüpheli yakalandı

İl genelinde yürütülen asayiş çalışmalarında bin 324 olaya müdahale edildi. Olaylarla bağlantılı 797 şüpheli yakalandı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 6'sı tutuklandı. Öte yandan, çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı bulunan 149 kişi de düzenlenen uygulamalarda yakalanarak gözaltına alındı. Bu kişilerden 67'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Kaçakçılığa 40 gözaltı

Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 37 ayrı adrese operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 40 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan aramalarda 15 adet silah ve kesici alet, 523 adet mühimmat ve şarjör, 93 dolu makaron, 304 emtia, 2 bin 206 kaçak sigara, 21 kilogram nargile tütünü, bin 140 litre etil alkol, 42 kaçak termos, 2 cep telefonu, 45 sikke ve 2 sahte kimlik belgesi ele geçirildi.








22 düzensiz göçmen yakalandı

Göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretinin önlenmesine yönelik gerçekleştirilen denetimlerde ise yurda yasa dışı yollarla girdiği belirlenen 22 düzensiz göçmen yakalandı. Kaçak göçmenlerin sınır dışı edilmesi için işlem başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.