logo
15 ŞUBAT 2026


Oğlu gözü önünde öldürülen babadan mahkeme heyetine: Sanıklar gerekli cezayı almazsa sanık kürsüsünde karşınızda ben olurum

Kocaeli'de yakın arkadaşlarını silahla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan 2 kişinin yargılanmasına başlandı. 

31.01.2024 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
Oğlu gözü önünde öldürülen babadan mahkeme heyetine: Sanıklar gerekli cezayı almazsa sanık kürsüsünde karşınızda ben olurum
Oğlu gözü önünde öldürülen babadan mahkeme heyetine: Sanıklar gerekli cezayı almazsa sanık kürsüsünde karşınızda ben olurum
Sanıklar olay günü alkollü olduklarını söylerken maktulün babası ise "Oğlumu hastaneye yetiştiremedim, kollarımda öldü. Sanıkların en ağır cezayı almasını istiyorum. Sanıklar gerekli cezayı almazsa, sanık kürsüsünde karşınızda ben olurum. Mehmet daha önce yanımda çalışıyordu, okul harçlığını ben veriyordum, onu da seviyordum. Ama olay günü diğer sanıkla bize ateş etti. Kendimi yere atmasam beni de öldüreceklerdi" dedi.

Olay, 6 Kasım 2023 tarihinde İzmit ilçesi Bekirdere Mahallesi Turan Güneş Caddesi üzerinde meydana geldi. Olay gecesi Ufuk Koca, arkadaşları Mehmet K. ve Tunahan Ş. tarafından silahla vuruldu. Şüpheliler olay yerinden kaçarken 3 çocuk babası 28 yaşındaki Ufuk Koca ise hayatını kaybetti. Polis ekipleri yaptığı çalışma neticesinde kaçan 2 şüpheliyi yakaladı. İfadeleri alınan şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İlk duruşma görüldü

Sanıklar hakkında Ufuk Koca'yı kasten öldürmek, maktulün yeğeni Y. Koca'yı öldürmeye teşebbüs etmek ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından dava açıldı. Olayla ilgili duruşma Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başladı. Duruşmaya Tutuklu sanık Tunahan Ş., Mehmet K., müşteki Y. Koca, maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı.

"Arkadaşımı korumak amacıyla hedef gözetmeksizin, nişan almadan 2-3 el ateş ettim"

Olay gününü anlatan Tunahan Ş., "Olay akşamı nişanlımı ailemle tanıştırmaya götürdüm. Beraber yemek yedikten sonra nişanlımı evine götürmek için yola çıktık. Yolda arkadaşım Mehmet ile karşılaştık. Nişanlımı eve bıraktıktan sonra Mehmet'in yanına döndüm. Mehmet çok fazla alkollüydü, beraber alkol içtik. Bir süre sonra Ufuk gelerek Mehmet'i ensesinden tutup küfür etti, ara sokağa götürdü. Ben uzakta olduğum için ne konuştuklarını duymadım. Ufuk, Mehmet'e saldırmaya, kafa atmaya başladı. Elindeki bıçakla Mehmet'in göğsüne vurdu, Mehmet yere düştü. Arkadaşımı korumak amacıyla hedef gözetmeksizin, nişan almadan 2-3 el ateş ettim" diye konuştu.

"Mehmet'in ve benim hayatım tehlikeye girince müdahale etmek durumunda kaldım"

Sanık Mehmet'te de tabanca olduğunu dile getiren Tunahan Ş., "Mehmet ayağa kalkarak ateş etti. Olay sonrası kaçarak silahları ormanlık alan attık. Mehmet'in göğsünde kan görmeyince bıçağın tersi ile vurduğunu anladım. Olaydan sonra Mehmet'in kalçasından bıçaklandığını öğrendim. Olay günü ikindi vakitleri Ufuk'un kardeşi Emre, aracı ile önümüzden geçerek küfür etti. Bu duruma hiç bir şey demedim ama abisini Oğuz'u arayarak bilgi verdim. Oğuz, kardeşi Emre'yi uyaracağını söyledi. Ufuk ile aramızda husumet yoktu. Olayın bu şekilde son bulmasını istemezdim. Mehmet'in ve benim hayatım tehlikeye girince müdahale etmek durumunda kaldım" şeklinde konuştu.

"Maktulün kardeşi Emre ile aramızda husumet vardı"

Başından geçenleri anlatan tutuklu sanık Mehmet K., "Olaydan 1-2 ay önce maktulün kardeşi Emre ile aramızda husumet vardı. Bana sürekli küfür ediyordu. Bu durumu abisi Oğuz'a anlattığımda kardeşi ile konuşacağını ve durumu düzelteceğini söyledi. Bu konuşmadan 1-2 hafta sonra Ufuk beni ve Mehmet'i tehdit etti. Daha sonra Emre, bir gün araba ile önümüzden geçerek tekrar küfür etti. Abisi Oğuz'u aradığımda 'Kulağını çekeceğim' dedi. Bu küfür olayı yaşandığında Tunahan'da yanımdaydı" ifadelerini kullandı.

"Saldırıya uğrayan ve mağdur olan benim. Ben sadece bana gelen saldırıyı bertaraf ettim"

Olay gecesi yaşananları anlatan Mehmet K., "Olay gecesi Tunahan ile karşılaşmamız üzerine beraber alkol aldık. Daha sonra yolda yürürken Ufuk ile karşılaştık. Ufuk, elini omzuma atıp beni bir apartman girişine soktu. Ufuk bana, 'Sen kendini ne zannediyorsun, senin için iyi olmayacak' dedi ve kafa attı. Ben kendimi korumaya çalışırken maktulün babası Kenan ve yeğeni Y. Koca geldi. Ufuk, yeğeni Y'den bıçak aldıktan sonra tekrar yanıma geldi ve bana bıçak salladı. Ufuk, Tunahan'a da küfür etti. Tunahan ateş etti, sonra beraber kaçtık. Kaçarken peşimizden gelmesinler diye havaya 2 el ateş ettim. Daha sonra silahları ormana bıraktık. Aşırı alkollüydüm. Kalçamda kesik vardı, elim ise olay sebebiyle alçıya alındı. Olay gecesi 2 saatte 11 bira içtim, çok sarhoştum. 15 aydır tutukluyum, saldırıya uğrayan ve mağdur olan benim. Ben sadece bana gelen saldırıyı bertaraf ettim. Olay yerinde bulunan maktulün ailesi Ufuk'u tutsaydı olay bu şekilde son bulmazdı" dedi.

"Çakmağımın olmadığını söylememe rağmen sanıklar üstüme yürüdü"

Olaya ilişkin yaşadıklarını anlatan maktulün 17 yaşındaki kuzeni müşteki Y. Koca, "Olay günü Ufuk abimle Kenan amcamın iş yerinde çalışıyordum. Kenan amcamın isteği üzerine ona sigara almaya gittim. Dönüşte yolda sanıklarla karşılaştım. Sanıklar önümü keserek benden çakmak istedi. Çakmağımın olmadığını söylememe rağmen sanıklar üstüme yürüdü, Tunahan ise küfür etti. Olay yerinden uzaklaşarak iş yerine gittim. İş yerinde Ufuk abi bana neden suratımın asık olduğunu sordu. Arkadaşlarının önümü kestiğini, zorla çakmak istediklerini, herhalde beni tanımadıklarını söyledim. Ufuk abi, 'Ben onlarla konuşurum' dedi. Akşam iş çıkışı yolda sanıkları gördük. Sanıklar Ufuk abiyi durdurdu bir süre konuştuktan sonra Tunahan silahını çekip ateş etti, Mehmet'te ateş etti. Ufuk abi bana kurşun gelmesin diye beni itti. Sanıklar olaydan sonra küfür edip kaçtı. Çakmak olayından birkaç saat önce de yine sanıklarla denk geldim, bira içiyorlardı, bana küfür ettiler ama ben bunu hiç abim Ufuk'a dile getirmedim" diye konuştu.

"Sanıklar iş yerimin yanında bulunan okulun bahçesinde arabada alkol içiyordu"

Sanıklardan şikayetçi olan maktulün babası Kenan Koca, "Olay günü yeğenim Y. ve Ufuk ile iş yerinde çalışıyorduk. Sanıklarda iş yerimin yanında bulunan okulun bahçesinde arabada alkol içiyordu. 22.30 sıralarında polis, okul bahçesinde alkol aldıkları için Mehmet ve Tunahan'ın ifadesini aldı ve bıraktı. Bu olaydan sonra sanıklar iş yerimin yakınında yine alkol içmeye devam etti. Bir süre sonra yeğenim Y'yi bana sigara alması için markete gönderdim. Sanıklar yolda yeğenimden zorla çakmak isteyerek çocukla sataşıyor, küfür ediyorlar. Yeğenim Y. gelerek durumu Ufuk'a söyledi. Ufuk, 'Onlar benim arkadaşım, onlarla konuşurum' dedi. Sanıklarla gidip konuşmak isteyince, 'O zaman Y. ile gidin ben de dükkanı kapatıp geleyim' dedim. Dükkanı kapattıktan sonra Hüseyin arkadaşımla birlikte yürüdük" şeklinde konuştu.

"Sanıklar gerekli cezayı almazsa sanık kürsüsünde karşınızda ben olurum"

Olay yerine gittiklerinde sanık Mehmet'in Ufuk'a küfür ettiğini duyduğunu dile getiren baba Koca, "Oğlum Ufuk'u kendime doğru çekerek, 'Alkollüler boş ver, ben yarın onlarla konuşurum' dedim ancak Tunahan ve Mehmet hepimize ateş etti. Sanıkların, 'Emre bize küfür etti' şeklindeki beyanlarına katılmıyorum çünkü Emre abisinin öldüğü gün askerden döndü. Oğlumu hastaneye yetiştiremedim, kollarımda öldü. 3 çocuğu vardı. Sanıkların en ağır cezayı almasını istiyorum. Sanıklar gerekli cezayı almazsa sanık kürsüsünde karşınızda ben olurum. Mehmet daha önce yanımda çalışıyordu, okul harçlığını ben veriyordum, onu da seviyordum. Ama olay günü diğer sanıkla bize ateş etti. Kendimi yere atmasam beni de öldüreceklerdi" ifadelerini kullandı.

"Mehmet olay günü beni arayıp, 'Kardeşini vurdum, hak etti' dedi"

Sanıklardan şikayetçi olan maktulün kardeşi Emre Koca, "Sanıklarla herhangi bir husumetim yoktu. Abimin öldüğü gün terhis oldum. 5 Kasım saat 16.00 sıralarında eve geldim. Tunahan benim arkadaşımdı. Olaydan önce, ben daha askere gitmeden Mehmet bana sosyal medya hesabından küfür ediyor, sürekli 20-30 TL istiyordu. Askere gittiğimde de para isteyince 'Bunlarla mı uğraşacağım' deyip ben de küfür ettim. Bunun dışında sanıklarla husumetim yoktu" dedi.

Abi Oğuz Koca ise "Sanıklarla daha önce probleminiz yoktu. Mehmet olay günü beni arayıp, 'Kardeşini vurdum, hak etti' dedi. Kendisi ile konuşmak istedim ancak gidip teslim oldular" diye konuştu.

Mahkeme heyeti, gelecek celse tanıkların dinlenilmesine, sanıkların tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

Maldivler değil Ölüdeniz


Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü.

14.02.2026 20:59:00
AA
Maldivler değil Ölüdeniz
Maldivler değil Ölüdeniz

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü. İlçede iki gündür etkili olan kuvvetli yağış, yerini güneşli havaya bıraktı. Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Ölüdeniz'de de suyun rengi değişti.

Güzel havayı fırsat bilen bazı kişiler Kumburnu Plajı'nda denize girdi.
Babadağ'daki pistlerden pilotlar eşliğinde yamaç paraşütü uçuşu yapan macera tutkunları, Ölüdeniz'in eşsiz manzarasını kuş bakışı izledi.

Bazı turistler ise bölgede hatıra fotoğrafı çektirdi. Turkuaza dönüşen denizin rengi dron ile görüntülendi.

Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti


 
 
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14.02.2026 20:53:00
AA
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14 Şubat sabah saatlerinde 'klap krizi' sonucu evinde rahatsızlanarak Çankırı Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Yılmaz, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Yılmaz'ın cenazesi, ikindi namazını müteakiben Ahmet Yesevi Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Sarıbaba Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze namazına Yılmaz'ın yakınlarının yanı sıra Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, SGK çalışanları ile vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yaptığı açıklamada, "Sosyal Güvenlik Kurumu Çankırı İl Müdürümüz, kıymetli mesai arkadaşımız Mustafa Yılmaz'ın rahatsızlanarak vefat ettiğini üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve mesai arkadaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun" ifadesini kullandı.

Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Viyana’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı

14.02.2026 16:56:00
Ahmet Turan Yiğit
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 7-8 Şubat 2026 tarhinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı. Konuşmasında, modern dünyanın tıkandığı noktaları ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın tüm dünyada karşılık bulan çözüm reçetelerini anlatan BTP lideri Baş, kapitalizmin "kıtlık" yalanından yapay zekanın insanlığı köleleştirme riskine kadar pek çok kritik başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasını izlemek için tıklayın:

Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama

Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı

14.02.2026 09:44:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde il genelinde TCK 220 kapsamında nitelikli yağma, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak, tehdit, ruhsatsız silah taşıma/bulundurma, silah ve mühimmat ticareti, suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi suçlarını işlediği tespit edilen 23 şüpheli şahıs tespit edildi.

Yapılan çalışmalar ve soruşturmalar sonucu yapılan liderliğini İ.Ş.'nin suç örgütüne yönelik operasyonlarda toplam bin 680 adet lyrca hap, 3 adet tabanca, 3 adet şarjör, 70 adet çeşitli çaplarda fişek, 1 adet balistik yelek, 125 adet sentetik ecza maddesi, 7 gram esrar, 1 adet dedektör (cihaz aramasında kullanılan) ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına mevcutlu sevk edilen 23 şüpheli şahıs Tutuklanma talebiyle sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Beyni dumura uğratan besinlere dikkat


 
Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor. 

14.02.2026 01:00:00 / Güncelleme: 14.02.2026 18:39:37
MURAT ÇORBACI
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat

Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Bunlar beyni vuran besinler

Yüksek oranda işlenmiş gıdalar, düzensiz kan şekeri dalgalanmaları, mikro besin eksiklikleri ve yetersiz sıvı alımı; beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek beyin sisi tablosunu tetikleyebiliyor. Buna karşılık antiinflamatuvar ve antioksidan yönü güçlü, dengeli bir beslenme modeli bilişsel performansın korunmasında önemli bir rol oynuyor.

Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Beyin sağlığı yalnızca uzun vadeli hastalık riskleriyle değil, günlük zihinsel performansla da doğrudan ilişkilidir; doğru beslenme, zihinsel berraklığın en temel destekçilerinden biridir" değerlendirmesinde bulundu.

Beyin bunlara ihtiyaç duyuyor

Beyin dokusunun yüksek metabolik aktiviteye sahip olduğu için belirli mikro besinlere düzenli olarak ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Özellikle B12 vitamini, folat, D vitamini, demir, magnezyum ve omega-3 yağ asitlerinin yetersizliği; bilişsel performans düşüşü, dikkat dağınıklığı ve zihinsel bulanıklıkla ilişkilendirilir. Omega-3 yağ asitleri, beyin hücrelerinin sağlıklı yapısını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda beyindeki inflamasyonu azaltarak düşüncelerin daha net olmasına katkı sağlar. Bu etki, beyin sisi olarak tanımlanan unutkanlık, dalgınlık ve odaklanma sorunlarının hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı-mor renkli meyveler, turunçgiller ve zeytinyağı gibi besinler bu açıdan öne çıkar. Ispanak ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan lutein üzerindeki klinik çalışmalarda hafıza, öğrenme gibi bilişsel alanlarda iyileştirici etkileri ortaya konulmuştur" dedi.

Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı


Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

14.02.2026 00:52:00
AA
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı

Yaklaşık yüz yıl önce yayın hayatına başlayan radyo, ilk çıktığı yıllarda haberleşme alanında oldukça önemli bir kitle iletişim aracı oldu. Radyo, ilerleyen yıllarda yayıncılık alanını genişletti ve farklı program içeriklerini de bünyesine dahil etti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Cihaz sahiplik oranlarına bakıldığında, evinde bir radyosu olanların oranı yüzde 14.5 olarak kaydedildi. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde de radyoya sahip olan erkek oranının kadınlardan fazla olduğu ortaya kondu. Evinde veya iş yerinde radyo cihazı olanların yaşa göre dağılımına bakıldığında, en az bir radyosu olanların oranının 15-24 yaş grubunda yüzde 9.8, 25-34 yaş grubunda yüzde 12.9, 35-44 yaş grubunda yüzde 15.7, 45-54 yaş grubunda yüzde 15.6, 55-64 yaş grubunda yüzde 17.2 ve 65 yaş ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 18 olduğu ifade edildi.

Bu veri, yaş arttıkça radyoya sahip olan kişi sayısının da arttığını gösterdi. Radyo yayınları ve dijital ortamlardan müzik dinlemelerinin yüzde 67.9 ile en fazla araç radyosundan yapıldığı, bunu sırasıyla yüzde 27 ile klasik radyo, yüzde 18 ile televizyon, yüzde 17.2 ile cep telefonu, yüzde 4.2 ile bilgisayar ve tabletin takip ettiği görüldü.

Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu

Bursa'nın kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coştu

13.02.2026 13:02:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:05:12
İHA
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Kestel ilçesine bağlı Saitabat Şelalesi, doğal güzelliği ve orman içinde temiz havasıyla hem Bursa'nın hem Marmara Bölgesi'nin önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.

Ormanın içinde, yeşillikler arasındaki şelaleyi görmek için gelenler, civarda bulunan kafelerde oturup bölgeye özgü köy kahvaltısıyla yöresel lezzetlerin tadına bakabiliyor, Uludağ'dan gelen soğuk suda yetiştirilen balıklardan yiyebiliyor, atlı gezinti yapabiliyor.



Geçen yıl yağışların az olması, Uludağ'a karın az düşmesi, kuraklık ve aşırı sıcak gibi nedenlerle suyu ciddi oranda azalan ve hatta kuruma tehkilesi geçiren Saitabat Şelalesi, özlenen sesine ve güzelliğine yeniden kavuştu.

Kanyon içinde biriken suların oluşturduğu, kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coşkuyla akmaya başladı.



İstanbul, Kocaeli, Yalova, Balıkesir ve Bilecik gibi yakın yerler başta olmak üzere ülkenin birçok yerinden ziyaretçi çeken Saitabat Şelalesi'nde ilkbaharda suyun daha çok olması bekleniyor.



Bölge halkından ve işletmecilerinden olan Kemal Akçay, geçen yaz Uludağ'a kar yağışının az olmasıyla Saitabat Şelalesi'nin en kötü dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.

Kuruma noktasına gelen şelalenin şu anda coşkuyla akmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Akçay, "İlkbaharda daha çok su olacağını düşünüyoruz. Önceki yıllarda daha gür akıyordu ama bunu da suyun sesini de özledik. Şimdi bile İstanbul'dan birçok yerden turist geliyor şelaleyi görmeye. Uludağ'ın eriyen kar suları ile kaynak suları toplanıp kayalar arasından kanyondan buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle coşkulu akar" diye konuştu.

Taksilerde yeni dönem resmen başladı

Taksilerde basit usul bitti artık KDV, gelir vergisi, stopaj, geçici vergi ödenecek. Taksi Mali Cihazı her yolculuğu anlık kaydedip fiş basacak. Kayıt dışı dönem sona erdi

13.02.2026 10:45:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Türkiye'de ticari taksi esnafını kökten etkileyen vergi düzenlemesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yıllardır basit usulde asgari düzeyde vergi ödeyen taksiciler için gerçek usulde vergilendirme süreci resmen başladı. Bu değişiklik, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, belge düzenini sağlamayı ve kartla ödeme imkanlarını artırmayı amaçlıyor.

Düzenlemenin kapsamı

Tebliğ, taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin yıllardır uygulanan basit usul vergilendirme sistemini terk etmesini sağlıyor. Artık taksiciler, KDV, gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve stopaj gibi tüm yasal yükümlülükleri yerine getirecek.

Bu geçiş, özellikle büyükşehirlerdeki şehir içi yolcu taşımacılığını doğrudan etkiliyor ve kayıt dışı kazancın önüne geçmeyi hedefliyor. Düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla basit usulden çıkarılan sektörler arasında taksiciliği de kapsıyor; ancak cihaz zorunluluğuyla entegre bir sistem getiriliyor.

Taksi mali cihazı zorunluluğu

En dikkat çeken yenilik, taksimetrelerle entegre çalışacak "Taksi Mali Cihazı" kullanımı zorunluluğu. Bu cihaz:

- Taksimetreden gelen tutarı otomatik kaydediyor,

- Manuel giriş yapılmıyor,

- Her yolculuk için fiş veya e-belge üretiyor,

- Kartla ödeme (POS) kabulünü zorunlu kılıyor,

- Tüm işlemleri anlık olarak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın elektronik sistemine bildiriyor.

Mevcut taksimetreler ya bu cihaza entegre edilecek ya da cihazın kendisi taksimetre özelliğini taşıyacak. Bağımsız POS cihazları kullanımı yasaklanıyor; tüm kartlı ödemeler tek cihaz üzerinden gerçekleşecek. Cihazların üretimi, satışı, aktivasyonu ve devri GİB sistemine anlık bildirilecek.

Geçiş süreçleri ve son tarihler

Yeni başlayan taksiciler için 30 günlük geçiş süreci uygulanıyor.

Mevcut ticari plaka sahipleri için Taksi Mali Cihazı satın alma ve kullanma zorunluluğu 1 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli. Bu tarihe kadar sisteme entegre olmayan araçlar cezai yaptırımla karşılaşacak.

Cihaz kullanımı başladıktan sonra her yolculuk dijital olarak izlenebilir hale gelecek; yolcular nakit taşımak zorunda kalmadan banka/kredi kartıyla ödeme yapabilecek.

Diğer yükümlülükler

Gerçek usulde vergilendirme ile taksiciler KDV beyannamesi verecek, Gelir vergisi ve geçici vergi ödeyecek ve Stopaj (muhtasar) yükümlülüğü üstlenecek.

Akaryakıt, bakım, tamir gibi giderler vergiden düşülebilecek olsa da, yıllık beyanname, mali müşavir ücreti ve ek maliyetler esnafı etkileyecek. Bazı taksici temsilcileri, vergi yükünün aylık binlerce liraya ulaşabileceğini belirterek çözüm olarak götürü vergi sistemine geçiş talep ediyor. Ancak düzenleme, şeffaflık ve kayıtlı ekonomi adına caydırıcı nitelik taşıyor.

Bu reform, taksi sektöründe dijital dönüşümü hızlandırırken, yolcular için daha güvenli ve modern ödeme seçenekleri sunuyor. Esnaf kesiminden ise maliyet artışı nedeniyle eleştiriler geliyor; bazıları geçiş sürecinin uzatılmasını veya vergi oranlarında indirim bekliyor. Uygulamanın başlamasıyla denetimlerin artması ve cezaların devreye girmesi öngörülüyor. Taksiciler, Resmi Gazete tebliğini ve GİB duyurularını takip ederek hazırlıklarını tamamlamalı.

İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı

İzmir'in Foça ilçesine bağlı Yeni Foça bölgesinde gece başlayan şiddetli sağanak yağış su baskınlarına neden oldu

13.02.2026 07:06:00 / Güncelleme: 13.02.2026 07:10:40
İHA
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
İzmir'de dereler taştı: Yeni Foça'yı su bastı
Fevzi Çakmak Mahallesi'nde bulunan Şavklı Dere ve Sıcak Dere'nin taşması sonucu sahil şeridi, pazaryeri ve iç mahalle sokakları sular altında kaldı.



Gece saatlerinden itibaren etkisini artıran yağışla birlikte dere yataklarından taşan çamurlu sular yerleşim yerlerine yayıldı.



İç kesimlerdeki cadde ve sokaklar derelerden gelen çamurlu sularla kaplanırken, sahil şeridinde ve mahalle aralarında park halindeki bazı araçlar su içinde kaldı. Sahil bandındaki dükkanları ve evlerin zemin katlarını su bastı.



Yağışın halen devam ettiği bölgede sahil yolu ve mahalle aralarındaki sokaklarda su seviyesi yükseliyor. Park halindeki çok sayıda araç su içinde kalırken, Yağışın halen devam ettiği Bölgedeki taşkın ve su baskınları etkisini sürdürüyor.

Sigara omurgayı da mahvediyor


 
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti.  Kaya, “Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar” dedi.

13.02.2026 00:37:00
AHMET SAFA TERZİ
Sigara omurgayı da mahvediyor
Sigara omurgayı da mahvediyor

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yüklenme ve kilo artışı omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Vücutta en hızlı yıpranan yapılardan birinin omurga olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti. 

Kaya, "Bu disklerin kendilerine ait bir kan dolaşımları olmadığı için besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı olarak alırlar. Bu durum diskleri dış etkenlere karşı daha hassas hale getirir. Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar" dedi.

Düzenli yürüyüş omurga ağrılarını azaltıyor

Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "İlki, romatizmal bazı hastalıklarda erken tanı ile süreci yavaşlatmak. İkincisi ise günlük yükü doğru yönetmek. Hareketi rutine yaymak, ani ve kontrolsüz yüklenmelerden kaçınmak, kasları yavaş yavaş güçlendirmek ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmak çok kıymetli. Omurga sağlığını koruyanların ortak noktası ideal kiloda kalmaları ve hareketli bir yaşam sürmeleri. Günlük 7 bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı ve şikâyetlerin çok daha az görüldüğü bilinmeli. Dejeneratif hastalıklarda ayırıcı tanı önemli çünkü altta görülen dejenerasyona rağmen romatizmal hastalıklar gibi bazı durumlar klinik süreci etkileyebilir ve bunların da ayırt edilmesi gerekir" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.