logo
16 NİSAN 2026

Okul Şiddeti Ani Patlama Değil Saldırganların %80’i Önceden Uyarıyor

Okul şiddeti çoğu zaman aniden ortaya çıkan bir kriz gibi algılansa da uzmanlara göre bu durum aslında önceden sinyaller veren bir süreçtir

16.04.2026 13:20:00
Ahmet Turan Yiğit
Okul Şiddeti Ani Patlama Değil Saldırganların %80’i Önceden Uyarıyor
Okul Şiddeti Ani Patlama Değil Saldırganların %80’i Önceden Uyarıyor
Okul şiddeti çoğu zaman aniden ortaya çıkan bir kriz gibi algılansa da uzmanlara göre bu durum aslında önceden sinyaller veren bir süreçtir. Sosyal geri çekilme, yoğun öfke, tehdit dili ve planlama davranışları şiddetin erken işaretleri arasında yer alıyor.






Araştırmalar, saldırganların yüzde 70–80'inin önceden sinyal verdiğini gösteriyor. Bu nedenle erken farkındalık hayati önem taşıyor.






Ani Patlama Değil, Süreç
Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir. Güvenlik önlemleri tek başına yeterli değildir; disiplin cezaları veya kamera sistemleri geçici çözümler sunar. Asıl mesele, nedenleri anlamak ve öğrencilerin psikolojik ihtiyaçlarını karşılamaktır.






Üç Aşamalı Önleme Modeli
- Birincil önleme: Tüm öğrencilere yönelik sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerileri kazandırmak.








- İkincil önleme: Riskli öğrenciler için erken müdahale. Sessizleşen, görünmez olan veya alışılmışın dışında davranmaya başlayan çocukların fark edilmesi.








- Üçüncül önleme: Yüksek risk durumlarında kriz müdahalesi. Tehdit değerlendirme ekipleri, aile-okul-uzman iş birliği ve gerektiğinde güvenlik önlemleri.






Psikolojik İhtiyaçlar ve Rol Modeller
Aidiyet, değerlilik, anlam ve duyguları ifade edebilme gibi temel psikolojik ihtiyaçlar karşılanmadığında yalnızlık, öfke ve umutsuzluk ortaya çıkabiliyor. Bir öğrencinin hayatında en az bir güvenilir yetişkinin bulunması şiddet riskini dramatik biçimde düşürüyor. Öte yandan dijitalleşme ve olumsuz rol modeller de şiddeti estetikleştirebiliyor. Bu nedenle önleme çalışmaları yalnızca okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsamalı.






"Kimse beni anlamıyor" diyen bir genç aslında alarm veriyor olabilir. Erken farkındalık, güvenli ilişkiler ve psikolojik destek okul şiddetini büyük ölçüde önleyebilir.

Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor

Kayseri'de silah satışı yapan işletme sahibi Taha Tayfun Bağcı, silahla işlenen suçların yüzde 85'inin kayıtsız silahlarla yapıldığını söyleyerek, "Yüzde 85'lik kayıt dışı kitle ile mücadele verilmesi lazım" dedi

16.04.2026 13:45:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:48:35
İHA
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
Silahlı suçların yüzde 85'i 'kayıtsız' silahlarla işleniyor
İçişleri Bakanlığı'nca yayınlanan raporda silahlı suçların yüzde 15'lik kısmının ruhsatlı olduğunu ve bunun da yüzde 90'ının ruhsat sahibi dışında işlendiğini söyleyen Taha Tayfun Bağcı, "Ülkemizde son günlerde üzücü olaylar ve hadiseler meydana gelmeye başladı. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Burada asıl sıkıntı silaha erişimden ziyade kayıtsız silaha erişim konusu. Silahları kayıtlı ve kayıtsız olarak değerlendirmek doğru olacaktır. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın bizlere 2021 yılında sunmuş olduğu raporda bu durum bariz bir şekilde ortada. İşlenen silahlı suçların yüzde 85'i kayıtsız silahlarla ve geri kalanı da kayıtlı silahlarla işleniyor. Bu yüzde 15'lik kesimin yüzde 90'ının da silah sahibi dışında işlendiği açıklanmıştı. Aslında yaşadığımız son 2 olay da bunu doğrular nitelikte. Olaylara baktığımızda kullanılan pompalı tüfek Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında yasaklanmış bir model. Yani yüzde 100 kayıtsız bir model. Emniyet yetkililerimiz zaten gerekli incelemeleri yapacaktır. Diğer kullanılan tabancalar da ruhsat sahibi dışında bir şahsın kullanmış olduğu öğrendiğimiz kadarıyla da babasına ait silahların kullanıldığı görünüyor. Bu da bakanlığın raporunu doğrular nitelikte aslında" dedi.



Bağcı, yüzde 85 olan kayıt dışı kitle ile mücadele edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Burada yapılması gereken yüzde 85'lik ruhsatsız kitle ile önce mücadele verilmesi lazım. Bununla ilgili devletimizin çalışmaları illa ki vardır lakin sahadaki yansımalarını da analiz edip sektör temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip ciddi bir yönetmelik düzenlemesi yapılması da aşikardır. Çünkü baktığınız zaman silahlı suçlarla mücadele anlamında kaçak ve kayıtsız silah birçok operasyonda ele geçiriliyor. Yani bu yüzde 85'lik raporun her geçen gün artma riski ile karşı karşıya olma durumumuz var. Öncelikle kayıtsız silahla mücadelemiz daha sonra da sahadan kopuk olmayan kararlarla devam etmeliyiz. Daha sonra da kayıtlı silah sahiplerinin silahlarını muhafaza ile ilgili evlerinde yapması gereken önlemlerle ilgili de çalışma yapılması lazım. Bununla ilgili de kasa olabilir, sorumluluk sahibi olabilmesi için cezai yaptırımlar olabilir çeşitli çalışmalar ve görüşmeler yapılarak yönetmelikleştirilmesi lazım. Bunların ciddi bir etkisi olacaktır" ifadelerini kullandı.



Çocukların oyunlarda istedikleri silahları almaktan da etkilendiğini söyleyen Bağcı, "Bir evlat babası olarak ailelere de buradan seslenmek istiyorum. Sosyal medyada açıp baktığınız zaman herkesin dizilerden, filmlerden gördüğü birbirine zarar veren videolar mevcut. Oyunlara girdiğiniz zaman birbirlerini öldüren oyunlar mevcut. Akademik çalışmalara bakıldığında özellikle yurtdışında bireysel silahlanma alanında o yaş grubundaki çocukların ölümsüzlük duygusunu tattığını iddia eden akademisyenler var. Yani çocuk 10 defa bir oyunda ölüyor. İstediği silahı gidip alıyor ve burada tekrardan yaşama geri dönüyor. Bu da çocuklarda bir zaman sonra farklı bir psikolojiye yok açıyor ve sanki hayatın gerçek manası buymuş gibi oluyor. Yaşanan 2 okul saldırısı da bunu gösteriyor. Aslında bir oyunu yaşıyor çocuk orada" dedi.

Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı

Kocaeli'nin Çayırova ilçesinde 2 ilkokul öğrencisini taciz ettiği öne sürülen okul çalışanı tutuklandı

16.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:09:03
İHA
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Kocaeli'de bir ilkokulda taciz skandalı: 1 çalışan tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir ilkokulda kapı görevlisi olarak çalışan M.Y.'nin (70), okulda eğitim gören 3. sınıf öğrencisi 2 kız öğrenciye tacizde bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin durumu anlatması üzerine aileler, emniyete giderek şüpheli hakkında şikayetçi oldu.



Şikayet üzerine inceleme başlatan ve okulun güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına alan polis ekipleri, şüpheli M.Y.'yi gözaltına aldı. Süreç kapsamında mağdur çocukların pedagog eşliğinde ifadelerine başvuruldu.



Çocukların, şüphelinin kendilerine uygunsuz sorular yönelttiği, zaman zaman vücutlarına dokunduğu ve para verdiğini beyan ettikleri öğrenildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Gebze Adliyesine sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi

Şanlıurfa Valiliği, Siverek ilçesinde 2 gün önce meydana gelen okul saldırısıyla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren valilik, 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğunu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğunu bildirdi

16.04.2026 13:03:00
İHA
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek'teki okul saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 20'ye yükseldi
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 14 Nisan'da meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 20'ye yükseldi. Şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada, saldırının 'örgütsel bağlantısı bulunmadığı' vurgulandı ve "Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır" ifadeleri yer aldı.

Yaralılardan 1'inin durumu ağır

İl merkezlerinde tedavileri devam eden 9 yaralıdan 8'nin durumunun iyi olduğu, bir öğrencinin ise hayati tehlikesi bulunduğu aktarılan açıklamada, "14.04.2026 Salı günü Siverek İlçemizdeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleşen menfur silahlı saldırı olayı ile ilgili adli ve idari soruşturma süreçleri kapsamlı olarak ve titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu olayla ilgili olarak 20 kişi gözaltına alınmış olup adli işlemleri devam etmektedir. Meydana gelen olayın münferit olarak gelişen bir hadise olduğu görülmekte olup terör ve örgütsel nitelikte bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve bulguya ulaşılmamıştır. Başlatılan idari soruşturma kapsamında görevlendirilen Bakanlık Müfettişleri çalışmalarını sürdürmektedir. İl merkezinde bulunan hastanelerde tedavileri devam etmekte olan 9 kişiden 8 yaralımızın sağlık durumları iyidir. Bir öğrencimizin ise hayati tehlikesi bulunmakla birlikte sürekli iyileşme göstermektedir. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için titizlikle yürütülen çalışmalar ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde yakından takip edilmektedir" denildi.

Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, cenaze töreninin düzenleneceği camide fenalaştı, sağlıkçılar müdahale etti

16.04.2026 12:35:00 / Güncelleme: 16.04.2026 13:52:26
İHA
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Eşinin cenazesinde fenalaştı: Sağlıkçılar müdahale etti
Dün öğle saatlerinde, merkez Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi'ndeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırıda öğretmen 3 çocuk annesi Ayla Kara'nın (55) yanı sırada 10 kişide hayatını kaybetti, 17 kişiyse yaralandı. Soruşturma kapsamında saldırgan İ.A.M'nin babası U.M. tutuklandı.



Öğrencilerini korumak için kendisini siper ettiği öğrenilen matematik öğretmeni Ayla Kara'nın cenazesi yakınları tarafından morgdan alınarak defnedilmek üzere Onikişubat ilçesine bağlı Tekir Mahallesi'ne getirildi.



Ayla Kara'nın cenaze töreninin düzenleneceği Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne yakınları geldi. Bu sırada camiye gelen Ayla Kara'nın eşi Ramazan Kara, fenalaştı. Sağlık ekiplerince müdahale edilen Kara, tedbir amaçlı ambulansa götürüldü.



Öte yandan öğretmen Ayla Kara'nın 3 çocuk annesi olduğu çocuklarından Furkan Kara'nın avukat, oğlu Ertuğrul Kara'nın öğrenci, kızı Dilara Karabıyık'ın ise evli olduğu öğrenildi.



Saldırıda ölen öğretmenin eşi ve çocukları tabut başında gözyaşı döktü

Kahramanmaraş'ta ortaokula yönelik düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilerine siper olan ve 3 kurşunla hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi namazın kılınacağı camiye getirilip musalla taşına konuldu. Öğretmenin eşi ve 2 oğlu tabutun başında gözyaşı döküp dua etti.



Cenaze, Tekir Mahallesi Çarşı Cami'ne getirilip musalla taşına konarken Ayla Kara'nın eşi Ramazan ve oğulları Furkan ile Ertuğrul tabut başında gözyaşı döküp dua etti.

Ayla öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı

Öğretmen Ayla Kara'nın cenazesi gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit Ayla Kara için cenaze namazı kılındı. Cenazeye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanı sıra protokol üyeleri, Ayla Kara'nın eşi Ramazan, oğulları Furkan, Ertuğrul, kızı Dilara Karabıyık ve çok sayıda yakını katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aileye sarılıp teselli etti.

Cenaze namazı sonrası Ayla Kara'nın yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Daha sonra Ayla Kara'nın cenazesi defnedilmek üzere Tekir Mezarlığı'na götürüldü.

Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'a yeniden yargılandığı davada ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezası verildi

16.04.2026 12:10:00
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

''İftira atıyorlar''

Duruşmada söz alan sanık Nevzat Bahtiyar, ''Onların anlattıkları hepsi yalan. İftira atıyorlar. O kelimeyi Salim Güran söyledi. Parça parça et, yok et. Salim Güran söyledi götür parça parça et, suya at dedi. Kaybolsun diye. Salim bunları söyledi. Salim arkadaşımdı, samimiydik. O saatte su için aramıştım. O da bana güvenerek söyledi. Salim Güran beni yukarı çağırdı. Salim Güran yalan konuşuyor. Salim Güran tepenin üstünde beni çağırdı. Birlikte gittik. Önümde gitti, arkasında gittim. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yok. Benden önce yapılan bir cinayet. Kafana sıkarım dedi. Mecbur kaldım, bu bir tehditti. Kendi rızamla götürmedim. Bende götürüp oraya bıraktım. Baldızımın evine gidip peynir aldım. Baldızımın evine gittim. Ya çay ya da kahve verdiler. Peynirimi alıp eve bıraktım'' dedi.

''Niye keşif yapılmıyor, niye PSA araştırılmıyor''

Narin Güran'ın babası Arif Güran ise ''Başkan, bugün burada Narin'in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak' Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz' Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur' Yoksa zamanınız mı yoktur başkan' Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor' Niye PSA araştırılmıyor' Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak' Bu benim kızıma ne yapmış, ben isteseydim paramparça ederdim diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır'' diye konuştu.

Savunmaların ardından kararın açıklanması için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Nevzat Bahtiyar'ı, ''Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım'' suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Güran ailesi, karara tepki göstererek sinir krizleri geçirdi.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor

Diyarbakır'da Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı duruşmanın ikinci celsesi başladı

16.04.2026 10:51:00 / Güncelleme: 16.04.2026 10:54:01
İhlas Haber Ajansı
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına devam ediliyor
Merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.



Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu.

Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

Caninin babası tutuklandı

İçe kapanık, yalnız ve derste defterini saatlerce karalayan 14 yaşındaki İsa Aras, babasının silahlarıyla okulu kana buladı. Emniyetçi babası tutuklandı, öğretmen annesi gözaltında

16.04.2026 10:21:00
Haber Merkezi
Caninin babası tutuklandı
Caninin babası tutuklandı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait silahlarla 1'i öğretmen 9 kişiyi öldürmüş, 13 kişiyi yaralamış ve ardından intihar etmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarına göre soruşturma kapsamında saldırganın babası Uğur Mersinli dün gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Annesi Peyman Pınar Mersinli ise öğretmen olarak görev yaptığı okulun ardından gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor.

Saldırı detayları

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okula sırt çantasında babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle gelerek iki ayrı sınıfta rastgele ateş açtı. Matematik öğretmeni Ayla Kara'nın da aralarında bulunduğu 9 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan, aynı silahla kendisine ateş ederek intihar etti. Olay yeri incelemeleri tamamlandı, kamera kayıtları ve deliller titizlikle inceleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk bulguların olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösterdiğini duyurdu. Saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında 2014 ABD'li katliamcı Elliot Rodger'ın görselini kullandığı da tespit edildi.

Aileye yönelik soruşturma

Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı 3 başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirdi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü) dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyaller ele geçirildi. Uğur Mersinli aynı gün adli mercilere sevk edilerek tutuklandı.

Ardından annesi Peyman Pınar Mersinli (Sevim Şırıkçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni) de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; annenin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Yetkililer, silahların evde muhafaza edilmesindeki ihmali soruşturuyor.

İsa Aras Mersinli nasıl bir çocuktu?

Sınıf arkadaşları ve öğretmenleri, İsa Aras Mersinli'yi "içe kapanık, yalnız ve farklı" bir çocuk olarak tanımlıyor. Öğretmenlerinden biri, "Çok doğal bir çocuk değildi. Kendi içine kapanık bir çocuktu. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi, saatlerce defterini karalardı" diye konuştu. Sınıfta sürekli başını sıraya dayayıp derse ilgi göstermediği, çok az arkadaşı olduğu ve oyun bağımlısı olduğu belirtiliyor.

Haftalar önce sınıfta kaydedilen bir videoda da tuhaf davranışları dikkat çekmişti. Bazı iddialara göre yıllardır psikolojik sorunlar yaşadığı ve okulda sosyal uyum sağlayamadığı öne sürülüyor. Saldırı öncesi bilgisayarından çıkan belgeler de soruşturma kapsamında inceleniyor.

'Terör bağlantısı yok'

Emniyet Genel Müdürlüğü, olayın terörle bağlantısının olmadığını tekrarladı ve dijital incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Olay, Türkiye'de okul güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Soruşturma kapsamında aile bireylerinin sorumluluğu, silah erişimi ve olası ihmal yönünden derinlemesine araştırılıyor. Yetkililer, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini bildirdi.

Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi

Şanlıurfa'nın Söverek ilçesinde okula saldırı düzenleyerek aralarında öğrencilerin de olduğu 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar eden şahıs, gece saatlerinde sessiz sedasız defnedildi

15.04.2026 15:11:00
İhlas Haber Ajansı
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Hasan Çelebi Mahallesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine pompalı tüfekle silahlı saldırı düzenledikten sonra intihar eden Ö.K.'nin cenazesi Şanlıurfa merkezde bulunan yeni asri mezarlıkta defnedildi. Gece saatlerinde yakınları tarafından morgdan alınan cenaze, Mardin yolu üzerinde bulunan Şanlıurfa yeni asri mezarlığa götürüldü. Güvenlik gerekçesiyle gizlice götürülen cenaze, burada defnedildi.

16 yaralıdan 7'si taburcu edildi

Öte yandan saldırıda yaralan 16 kişiden 7'sinin tedavilerinin tamamlanarak taburcu edilirken 3'ü ağır olmak üzere 9 kişinin ise tedavileri sürüyor.

Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı

Şanlıurfa’daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş’tan geldi

15.04.2026 14:42:00
Haber Merkezi
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı
Şanlıurfa'daki okul saldırısının şokunu henüz atlatamamışken bugün bir acı haber de Kahramanmaraş'tan geldi.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, okuldaki silahlı saldırıda biri öğretmen 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 20 kişinin yaralandığını açıkladı.

Edinilen bilgilere göre öğle saatlerinde okul binasına giren bir şahıs, henüz bilinmeyen bir nedenle çevreye ateş açmaya başladı.



Görgü tanıklarının ifadelerine göre saldırgan, önce okul bahçesinde havaya ateş açtıktan sonra bina içerisine yönelerek saldırısına devam etti.

Silah seslerinin duyulması üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, polis ve Özel Harekat ekipleri sevk edildi.

Öğrenci ve öğretmenler güvenlik önlemleri eşliğinde hızla tahliye edilirken, saldırının haberini alan aileler okul önünde büyük panik yaşadı.

İkinci Okul Saldırısı Şoku

Bu saldırı, bir gün önce Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yaşanan ve 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının hemen ardından gerçekleşti. Üst üste gelen bu olaylar, okul güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Yetkililer, saldırganın kimliği ve olayın nedenine ilişkin soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü, yaralıların çevre hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındığını bildirdi.

BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor. Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi. Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. BTP lideri Baş, yaptığı konuşmada, "Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor. Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı" dedi

15.04.2026 13:13:00 / Güncelleme: 15.04.2026 13:17:16
Haber Merkezi
BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'
BTP, Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı andı: 'Dünyada Milli Ekonomi Modeli değişimi yaşanıyor'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kurucu Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ı, vefatının 6. yılında anmaya devam ediyor.

Türkiye genelinde ve yurt dışında yapılan anma programlarının İstanbul ayağı ise Cevahir Kongre Merkezi'nde düzenlendi.

Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.

Saygı duruşu, istiklal marşı ve Kuran-ı Kerim ile başlayan anma programı şiirlerle devam etti. Prof. Dr. Haydar Baş'ın anlatıldığı sinevizyonun ardından kürsüye Hüseyin Baş geldi.



"Prof. Dr. Haydar Baş bütün bir hayatını vatan mücadelesi, millet mücadelesi, devlet mücadelesi ve iman mücadelesi olarak sürdürmüş bir insan" diyen Hüseyin Baş İran savaşı üzerine de değerlendirmelerde bulundu.

Hüseyin Baş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün dünya bir kırılımın, bir değişimin eşiğinde. Nedir o değişim diye baktığınızda o değişimin temelini oluşturan hatta o değişimi hayata geçiren fikri ortaya koyan Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli. Bu değişim yaşanırken durum ABD için öyle bir dayanılmaz noktaya geldi ki fiilen savaşın içinde olmak zorunda oldu. Haydar Hoca hep 'ABD'yi yıktım' derdi, aslında O'nun yıktığı şey sadece ABD değildi. Haydar Hoca'nın yıktığı şey aynen 1915'te Çanakkale'de Atatürk'ün yıktığı şey olan  emperyalizmin ta kendisiydi.



"Haydar Hoca emperyalizmin bedavadan para kazanma düzenini yıktı"

Emperyalizm 80 yıldır dünyada bir yöntem buldu değerli arkadaşlar. Bu yöntem elindeki kağıdı yeşile boyayıp, bütün dünyaya ihraç edip bütün dünyanın emeğini ve üretimini bedavaya satın alma yöntemiydi. Bunu yaparken de kimsenin çıtı çıkmasın diye yanına bir ordu yerleştirdi. Babam, "ABD'nin parasıyla ordusu birbirini ayakta tutan iki ayak. Bunların birisi yıkılırsa diğeri kalmayacak"derdi. İşte Haydar Hoca bir model ortaya koydu ve bu modelde, 'Devletler Amerikan dolarıyla değil kendi para birimleriyle ticaret yapmalı'  dedi. Şimdi İran'ın Hürmüz Boğazı'nda verdiği mücadelenin, Amerika'nın bu kadar vahşi bir şekilde İsrail'le birlikte İran'a saldırmasının sebebinin ne olduğunu anladınız mı? İşin hakikatinde oradan geçen petrolün ticaretinin Amerikan dolarıyla değil ülkelerin kendi para birimleriyle yapılması var. İşte Haydar Hoca'nın yıktığı düzen emperyalizmin bedavadan para kazanma düzeniydi.



"Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için 'Ortak payda Ehl-i Beyt' dedi"

Haydar Baş sadece bunu mu yaptı? Hayır! Az önce de izlediniz. O konuşma 2016 yılında Nevşehir'de Hacı Bektaş-ı Veli'nin kalbinde yapılan konuşmadır. Orada, 'İslam dünyasını birbirine düşürerek kavga ettirmek gibi korkunç bir niyeti gördük ve arkadaşlarımızla yola düştük' diyor.

Haydar Hoca bunu gördüğü gün ortaya bir şey koydu ve 'Tevhidin yani birliğin merkezi Ehl-i Beyttir' dedi. İran savaşı ilk başladığında Türkiye'de bazı fitneci ve dış mihraklara hizmet eden odaklar hemen harekete geçtiler. Bunlar öyle aşağılık ifadeler kullandılar. İran'daki Müslümanlar için, 'Onlar Şii, onlar öldürülebilir' noktasına varıncaya kadar ileri gittiler. İşte Haydar Hoca insanlığın sömürülmesine karşı Milli Ekonomi Modelini ortaya koyduğu gibi Müslümanların karşı karşıya getirilmesinin önüne geçmek için de Ehl-i Beyt'i ortaya koydu. O, Sünni dünyadan çıkmış biri olarak 12 imamın hayatını tek tek inceleyip kaleme almış tek ilim insanı. Başka bir örneği yok.



"Hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister"

Prof. Dr. Haydar Baş, 'Türkiye zifiri bir karanlığa girmiştir. Bu zifiri karanlıktan Türkiye'yi çıkaracak tek parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir, başkası da yoktur'  derdi. O yüzden üzerimizde çok büyük sorumluluk var, çok büyük bir mecburiyetle bildiklerimizi, davamızı, inandıklarımızı yaşamak, anlamak ve anlatmak zorundayız arkadaşlar. Yıl 2015'te Türkiye'de AKP'nin bir telden, MHP'nin bir telden, HDP'nin bir telden çaldığı bir ortamda çıkıp 'AKP, MHP ve DEM Partisi (o günkü adıyla HDP) bir araya gelecek, Türkiye'yi bölünme senaryolarını hayata geçirecek' demek hem yürek ister, hem akıl ister, hem de büyük bir feraset ister.



"Sanat camiasının ilgisizliğine sitem"

Ben sanatı ve sanatçıyı çok sever ve saygı duyarım. Yakın çevrem, eşim, ailem de bilir sanata olan ilgimi, asla küçümsemek istemem ama bir şiir yazdı diye devlet törenleriyle anılan insanlar, bir şarkı yaptı, bir filmde oynadı diye devletin andığı insanlar bütün bir millete kutup yıldızı olmuş Haydar Hoca'yı unutarak geçiyorlar. Bu vefasızlığın hesabını da gün gelecek Türk milleti soracak.

"BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır"

Türk siyaseti iki yüzlüdür. Bir yüzü sefa, bir yüzü cefa içerir. Bağımsız Türkiye Partisi Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte kurulduğu günden bugüne siyasetin cefasına talip olmuştur. Kurulduğu günden bugüne cefa çeken bir siyaset Türkiye'de görülmemiştir. BTP için maksat vatanın birliği, milletin birliği, devletin bölünmez bütünlüğü, üniter yapısı.  Bizim için bundan başka bir şey yok. BTP'nin derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığıdır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.