Dersim tartışmalarının hararetli günlerinde işi 1920’lere kadar götürmüştü Bülent Arınç. Gerçi Arınç’ın derdi Dersim olayları filan değil. Ya ne? Daha öncesi. Evet, İskilipli Atıf Efendi’den bahsetmişti Arınç. İstiklal mahkemelerinin verdiği kararları o meşhur gözyaşları ile anlatmıştı. Sanki hedefte Atatürk ve Cumhuriyet vardı.
O zamanlar tarih 15’ti, 20’ydi, 30’tuzdu. Dünyada hala tek adamlar, diktatörler hüküm sürüyordu. Buna rağmen yapılan hiçbir yanlışı savunacak kadar zalimde değilim. Ama bu yanlışlardan ders çıkarması gereken günümüz insanı ve özellikle toplumun önündeki insanlar, bunun tam aksine, geçmişte yaşanan olumsuzlukları, milletle devleti, birbirine düşürmek veya siyasi rantlar elde etmek veya millete mal olmuş şahsiyetleri zedelemek vs. sebepler için kullanmaya kalkarlarsa bizde isyan ederiz bu anlayışa ve bu anlayış sahiplerine.
Arınç ve temsil ettiği zihniyet senelerce Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan acı olayları ısıtıp ısıtıp milletin önüne koydular hala da koyuyorlar. Ama tarih tekerrürden ibarettir, gerçeğini unuttular. Hala anlatırlar, istiklal mahkemelerinde yargılanan biri ölmüş. Ölümünden sonra idamına karar verilmiş ve cesedi çıkarılarak hüküm uygulanmış…
Dedik ya o zaman tarih 20’lerdeydi. Şimdi 2012’deyiz ve Arınç’ın hep ikinci adam olduğu AKP iktidarının üçüncü dönemini yaşıyoruz. AKP iktidarı Avrupa’nın en büyük adalet saraylarını yapıyor. Özel yetkili mahkemeler kuruyor. Savcılar zaten 24 saat görevde.
Ne oldu biliyor musunuz?
Şafak Bay. Yıllarca okudu. Öğretmen olmaya hak kazandı. Hatta Tayyip Erdoğan bizzat söz verdi;
“Şu sisteme bakın hele ülkede 72 bin öğretmen açığı var, sen sınavla öğretmen seçiyorsun. (KPSS) hangi akla hizmet ediyorsunuz? Bırak da öğretmenlerimiz okul seçsin, göreve başlasın, önüne niye engel koyuyorsun. İnşallah biz hükümetimizi kurduğumuzda bütün öğretmenlerimizi göreve başlatacağız ve öncelikli olarak eğitim sorununu çözeceğiz...” (2002 Mayıs İzmit mitingi)
“Yahu bir sürü bölüm öğretmenimiz boşta geziyor… O zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri, yazık değil mi? Öğretmen almıyorum de, bu evlatlarım okumasın boşuna. Ama biz iktidar olunca inşallah boşta öğretmen adayı olmayacak...” (2002 Gaziantep mitingi)
“Buradan sözüm tüm genç öğretmen adaylarına. Siz merak etmeyin, biz geldiğimizde üniversiteyi bitirdiğimde ne yapacağım, sınavı ya kazanamazsam korkun olmayacak çünkü sınav olmayacak…” (2002 Samsun mitingi)
Tayyip Bey iktidar olmadan önce öğretmenlere çok sözler verdi ama hiçbirini tutmadı. Bu sözünü tutmadığı öğretmen adaylarından biride Şafak Bay’dı. Atama beklerken kemik kanseri hastalığına yakalanmıştı. Atanamayan Öğretmenler Platformu kurucularındandı. Yakalandığı amansız hastalık neticesi öğretmen olma hayaline kavuşamadan ahirete göçtü.
Şafak Bay’ın 9 Haziran 2004’te Elazığ Postanesi önünde bir basın açıklamasına katılmış ve orada gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzerine serbest bırakılmış. Yargı süreci devam ediyormuş meğer. Şafak Bay aramızdan ayrıldı. Ama arkasından mahkeme tebligatı geldi; “…2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettiği gerekçesiyle 3 yıl hapis cezasına…”
Şafak Bay’ın annesi Meryem Bay bakın ne diyor; “Bu ceza olayını, postacının bize tebligatı getirmesiyle öğrendik ve şoke olduk. O tebligatı almadım geri çevirdim. Çok zoruma gitti, çok sinirlendim. Bu olay bizim acımıza acı kattı. Herkes oğlumun hayatını kaybettiğini bildi, ama cezayı verenler hakimler mi bilmedi? Bunu anlamak, kabul etmek mümkün değil.”
Tarih 2012. Devir AKP devri. Devir Bülent Arınç devri. Buyurun açıklayın.
O zamanlar tarih 15’ti, 20’ydi, 30’tuzdu. Dünyada hala tek adamlar, diktatörler hüküm sürüyordu. Buna rağmen yapılan hiçbir yanlışı savunacak kadar zalimde değilim. Ama bu yanlışlardan ders çıkarması gereken günümüz insanı ve özellikle toplumun önündeki insanlar, bunun tam aksine, geçmişte yaşanan olumsuzlukları, milletle devleti, birbirine düşürmek veya siyasi rantlar elde etmek veya millete mal olmuş şahsiyetleri zedelemek vs. sebepler için kullanmaya kalkarlarsa bizde isyan ederiz bu anlayışa ve bu anlayış sahiplerine.
Arınç ve temsil ettiği zihniyet senelerce Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan acı olayları ısıtıp ısıtıp milletin önüne koydular hala da koyuyorlar. Ama tarih tekerrürden ibarettir, gerçeğini unuttular. Hala anlatırlar, istiklal mahkemelerinde yargılanan biri ölmüş. Ölümünden sonra idamına karar verilmiş ve cesedi çıkarılarak hüküm uygulanmış…
Dedik ya o zaman tarih 20’lerdeydi. Şimdi 2012’deyiz ve Arınç’ın hep ikinci adam olduğu AKP iktidarının üçüncü dönemini yaşıyoruz. AKP iktidarı Avrupa’nın en büyük adalet saraylarını yapıyor. Özel yetkili mahkemeler kuruyor. Savcılar zaten 24 saat görevde.
Ne oldu biliyor musunuz?
Şafak Bay. Yıllarca okudu. Öğretmen olmaya hak kazandı. Hatta Tayyip Erdoğan bizzat söz verdi;
“Şu sisteme bakın hele ülkede 72 bin öğretmen açığı var, sen sınavla öğretmen seçiyorsun. (KPSS) hangi akla hizmet ediyorsunuz? Bırak da öğretmenlerimiz okul seçsin, göreve başlasın, önüne niye engel koyuyorsun. İnşallah biz hükümetimizi kurduğumuzda bütün öğretmenlerimizi göreve başlatacağız ve öncelikli olarak eğitim sorununu çözeceğiz...” (2002 Mayıs İzmit mitingi)
“Yahu bir sürü bölüm öğretmenimiz boşta geziyor… O zaman niye okutuyorsun bu öğrencileri, yazık değil mi? Öğretmen almıyorum de, bu evlatlarım okumasın boşuna. Ama biz iktidar olunca inşallah boşta öğretmen adayı olmayacak...” (2002 Gaziantep mitingi)
“Buradan sözüm tüm genç öğretmen adaylarına. Siz merak etmeyin, biz geldiğimizde üniversiteyi bitirdiğimde ne yapacağım, sınavı ya kazanamazsam korkun olmayacak çünkü sınav olmayacak…” (2002 Samsun mitingi)
Tayyip Bey iktidar olmadan önce öğretmenlere çok sözler verdi ama hiçbirini tutmadı. Bu sözünü tutmadığı öğretmen adaylarından biride Şafak Bay’dı. Atama beklerken kemik kanseri hastalığına yakalanmıştı. Atanamayan Öğretmenler Platformu kurucularındandı. Yakalandığı amansız hastalık neticesi öğretmen olma hayaline kavuşamadan ahirete göçtü.
Şafak Bay’ın 9 Haziran 2004’te Elazığ Postanesi önünde bir basın açıklamasına katılmış ve orada gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzerine serbest bırakılmış. Yargı süreci devam ediyormuş meğer. Şafak Bay aramızdan ayrıldı. Ama arkasından mahkeme tebligatı geldi; “…2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettiği gerekçesiyle 3 yıl hapis cezasına…”
Şafak Bay’ın annesi Meryem Bay bakın ne diyor; “Bu ceza olayını, postacının bize tebligatı getirmesiyle öğrendik ve şoke olduk. O tebligatı almadım geri çevirdim. Çok zoruma gitti, çok sinirlendim. Bu olay bizim acımıza acı kattı. Herkes oğlumun hayatını kaybettiğini bildi, ama cezayı verenler hakimler mi bilmedi? Bunu anlamak, kabul etmek mümkün değil.”
Tarih 2012. Devir AKP devri. Devir Bülent Arınç devri. Buyurun açıklayın.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026



























































































