logo
25 HAZİRAN 2026

Ömer Çelik: Silahların teslim edilmesi konusunda somut kapsamlı bir ilerleme görmek istiyoruz

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "PKK terör örgütünün bütün uzantılarıyla ve illegal yapılarıyla birlikte feshedilmesi gerekmektedir ve silah bırakılması gerekmektedir. Burada tabii PKK var. Bir de PKK'nın uzantılarından ne kastediliyor' Suriye'deki SDG yapılanması kastediliyor. İran'daki yapılanması ve benzeri yapılanmalar. Dolayısıyla terörün finansmanı dediğimiz ya da bu terörün ideolojisini yaymakla ilgili bir takım oluşumların da kendisini feshetmesi gerekir" dedi.

05.06.2025 00:55:00
İhlas Haber Ajansı
Ömer Çelik: Silahların teslim edilmesi konusunda somut kapsamlı bir ilerleme görmek istiyoruz
Ömer Çelik: Silahların teslim edilmesi konusunda somut kapsamlı bir ilerleme görmek istiyoruz
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu(MYK) toplantısı devam ederken basın açıklamalarında bulundu. Çelik, bütün vatandaşların bayramlarını tebrik etti. Dünyanın içinde geçtiği zor bir dönemde bu bayrama girdiklerini belirten Çelik, "Gerek Rusya-Ukrayna Savaşı'yla ilgili gelişmeler doruk noktasında tabii ki hepimizi üzen, hepimizin kalbini parçalayan konu Gazze'deki soykırımın maalesef her geçen gün daha çok çocuk ölümü, daha çok kadın ölümüne yol açacak şekilde devam etmesidir. Tabii bugün gördüğünüz gibi basına yansıyan bir haber vardı. Bu katliam şebekesinin başındaki Netanyahu çapraz sorguya alındı yolsuzluktan. Basın yayın organlarına yansıyan Netanyahu bu sorgusunda yolsuzlukla ilgili yapılan bu sorguda, bu çapraz sorguda yaklaşık olarak bin 788 kere yabancı basına yansıyan, bu rakam. 'Bilmiyorum diyor' diyor. Yani kendi ülkesinde ağır bir şekilde her türlü usulsüzlükten yolsuzluktan yargılanan birisi esasında insan öldürerek katliam gerçekleştirerek ve soykırım siyasetine imza atarak kendi kişisel durumunu kurtarmaya çalışıyor. Maalesef dünyada bunu izliyor. Ama eninde sonunda defalarca görüldüğü gibi bu soykırım şebekesi Gazze halkı karşısında mağlup olacak. Bu şebeke eninde sonunda uluslararası mahkemelerde yargılanacak. Bugün batıda bir ülkede bir öğrenci bir sanatçı başka yerlerde bulundukları ortamda Filistin bayrağı açtılar" diye konuştu.

Çelik, kurban bayramına girerken Gazze'deki soykırımın devam etmesinden dolayı son derece üzgün olduklarının altını çizdi. Gazzedeki soykırım altında bayram kutlamanın çok anlamlı olmadığını aktaran Çelik, "Ama yeryüzünde tabii ki bayram kutlanacaksa bayramla ilgili bir tebrik gönderilecekse ülkemizde tabii ki şehit ailelerimizin ve gazilerimizin ve gazi ailelerimizin bayramı yeryüzünde de bunu en çok hakikaten Gazze'nin onurlu, soylu insanlarının özellikle son günlerdeki görüntülerde gördüğümüz gibi Gazze'nin asıl kadınlarının ve bütün halkının bayramı mübarek olsun diyoruz" ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin "CHP ile bayramlaşma olacak mı'" sorusuna Çelik, "Bizim bayramlaşma listemizde Cumhuriyet Halk Partisi vardı arkadaşlar. Fakat Cumhuriyet Halk Partisi kendileri bir açıklama yapmışlar. 'Hiçbir partiyle bayramlaşmayacağız' diye. Dolayısıyla bizim de kendileriyle bayramlaşmamız bu çerçevede söz konusu olmayacak. Tabii bayramların bir özelliği var. Bayramlar her şeyin paranteze alındığı ve biraz daha o günlerin daha anlamlı geçirildiği günler. Ama Cumhuriyet Halk Partisi hiç kimseyle bayramlaşmama kararı almış. Biz kendi bayramlaşma trafiğimizi genel başkan yardımcımız Belgin Hanım'ın başkanlığındaki heyetler vasıtasıyla sürdüreceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bayramlaşmasa da kimseyle biz bütün vatandaşlarımızın ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş vatandaşlarımızın da bayramlarını tebrik ediyoruz tabii ki" diye konuştu.

"PKK terör örgütünün bütün şubeleri ve uzantılarıyla, illegal yapılarıyla birlikte feshedilmesi ve silah bırakılması gerekmektedir"

Bir soru üzerine Çelik, "SDG'nin başındaki ismin Türkiye'deki yetkililerle resmi bir teması var ifadesini biz de gördük. Tabii burada sürecin adını net koyalım. Sürecin adı PKK'nın kendisini fesih etmesi ve silahlarını teslim etmesidir. Yani bu sadece bir söylem olarak kalmamalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu çok net bir şekilde ifade ettiler. PKK terör örgütünün bütün şubeleri ve uzantılarıyla ve illegal yapılarıyla birlikte feshedilmesi gerekmektedir ve silah bırakılması gerekmektedir. Burada tabii PKK var. Bir de PKK'nın uzantılarından ne kastediliyor' İşte Suriye'deki SDG yapılanması kastediliyor. İran'daki yapılanması ve benzeri yapılanmalar. Dolayısıyla terörün finansmanı dediğimiz ya da bu terörün ideolojisini yaymakla ilgili bir takım oluşumların da kendisini feshetmesi etmesi gerekir. Dolayısıyla konuya odaklanmak gerekir" dedi.

"Silahların teslim edilmesi konusunda somut kapsamlı bir ilerleme görmek istiyoruz"

Terör örgütünün kendini bütün şubeleriyle fesih etmesi gerektiğini net bir şekilde söylediklerini belirten Çelik, "Dedik ki bununla ilgili olarak silah bırakma süreci somut olarak tam ve eksiksiz gerçekleşmelidir. Türkiye'nin kuracağı mekanizmalarla doğrulanacaktır teyit edileceklerdir. Dolayısıyla geçmişte yaşadığımız deneyimler de dikkate alınarak ve istihbarat teşkilatının ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terör örgütü silah bırakıyor mu' Bırakmıyor mu' Bırakıyorsa ne düzeyde bırakıyor ve bu silahları teslim ediyor mu' Bununla ilgili mekanizmaları hazır. Dolayısıyla biz aylar içerisinde yani çok ayları geçmeyen bir zaman dilimi içerisinde bu silahların teslim edilmesi konusunda somut kapsamlı bir ilerleme görmek istiyoruz" dedi.

Türkiye'nin içerisinde de Dem Parti'nin ziyaretler yaptığını hatırlatan Çelik, "Bu ziyaretlerinden iyi geçtiğini değerlendiriyoruz biz. İkinci ziyareti de yaptık. O da iyi geçti. Dolayısıyla tabii ki her partinin kendi meclisinden farklı değerlendirmeleri olabilir. Ama esas olan bu silah bırakma ve fesih konusundaki odaktan uzaklaşmamak gerekir. Bütün mekanizmaları ona göre düşünmek gerekir" ifadelerini kullandı.

"Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle SDG'nin bir görüşmesi onların söylediğim anlamda resmi bir görüşmesi olmamıştır"

Burada Suriye hükümetiyle SDG arasında bir anlaşma ortaya koyulduğunu ifade eden Çelik, "Bu anlaşma çerçevesinde o bölgeleri Suriye'ye, Suriye merkezi hükümetine, Suriye devletine bırakacak, SDG ve silahlarını teslim edecek. Ondan sonra teröre karışmamış unsurlar parti mi kurarlar' Orada siyasi faaliyet mi yaparlar' O Suriye otoritesinin bileceği bir iştir. Bütün bu çerçevenin içerisinde Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle SDG'nin bir görüşmesi onların söylediğim anlamda resmi bir görüşmesi olmamıştır. Ha onlar ne zaman ki silah bırakırlar ve bu dediğimiz çerçeve gerçekleşir. Suriye'nin toprak bütünlüğü çerçevesinde. O zaman tabii ki herkesle görüşülebilir. Ha silah bırakma konusunda bir adım atılmak yönünde bir karar alınır ve bunun nasıl yönetileceğiyle ilgili bir tablo ortaya çıkarsa o zaman tabii ki bizim istihbarat örgütümüz onlarla temas edecektir. Ama bugün ifade ettikleri gibi yani böyle kendilerini tanıdıkları gibi özel bir yapı otonom bir bölgenin sözde siyasi yetkinleri olarak Türkiye Cumhuriyeti yetkinleriyle görüştük gibisinden bir ifade doğru bir ifade değildir. Onun altını net bir şekilde çiziyorum" dedi.

Bugün gelinen noktanın, Terörsüz Türkiye olarak ifade edilen noktanın aynı zamanda terörsüz bir bölge anlayışına da ilham kaynağı olacağına dikkat çeken Çelik, "Hangi terör örgütü olursa olsun sınırımızın dibinde böyle bir devletçik veya yapı oluşmasına müsaade etmeyeceğiz dedik. dolayısıyla Suriye'nin toprak bütünlüğüne helal getiren Türkiye için tehdit oluşturan hiçbir yapıya da burada müsaade etmeyeceğiz. Biz Suriye'deki Kürtlerin, Türkmenlerin, Arapların, Sünnilerin, Alevilerin, Dürzilerin, Nusayirlerin hepsinin kazanımlarından yanayız. Ama Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü içerisinde bundan yanayız. SDG buna aykırı bir tutum teşkil ediyor. Dolayısıyla onların Suriye yönetimiyle yaptıkları anlaşma çerçevesinde bu fesih veya silah bırakma sürecine katılıp geri kalanlarında Suriye'nin bir parçası olması gerekir. Ha ondan sonra o meşru yapıyla tabii ki Türkiye Cumhuriyeti makamları temas kurarlar ama şu andaki bahsedilen gibi bir temas söz konusu değil" şeklinde konuştu.

"Trump, Zelenski, Putin İstanbul'da görüşecek mi'" sorusuna Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz bu savaş başladığından beri başkan Putin'le defalarca temas etti, toplantı yaptı, baş başa görüştü. Telefon görüşmeleri oluyor. Aynı şey Zelenskiy için de geçerli. Aynı şey Trump için de geçerli. Buna da üç liderin de söylediği değişik zamanlarda 'Eğer bir masa kurulacaksa İstanbul'da kurulsun ve bunu bu masa kurulduğu zaman da ev sahipliğiyle ve bu masaya başkanlığı Başkan Erdoğan yapar.' Bu net bir ifade. Çünkü en başında Sayın Cumhurbaşkanımız ya bu savaşta hangi bir şekilde böyle tarafgir bir tutum geliştirmenin bir gün barışa ihtiyaç olduğunda barışa hizmet etmeyeceğini ifade etti. O sebeple de şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız her iki tarafla da yani hem Rusya hem Ukrayna tarafıyla da görüşen yegane liderdir. Yani Rusya tarafıyla görüşenler Ukrayna tarafıyla görüşemiyorlar. Ukrayna tarafıyla görüşenler Rusya tarafıyla görüşemiyorlar" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ev sahipliğinde ABD Başkanı Trump, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Rusya Devlet Başkanı Putin'in İstanbul'da buluşma konusunda iradelerini olduğunu söyleyen Çelik, "Yani ama şimdi tabii her tarafın daha olgunlaşması gereken süreçler var. Şu andaki heyetlerin halledeceği işler var. Belki daha sonra dışları bakanları düzeyinde ya da başka düzeyde halledilecek meseleler var. Yani siyasi konular var, savaşla ilgili konular var. Barışın nasıl tesis edileceğiyle ilgili konular var. O aşamaya geldikten sonra liderler aşamasına geçilecekler" dedi.

"Yeni anayasanın yapılması gelecek nesillere bir borçtur"

Anayasa komisyonu çalışmalarına ilişkin soruya Çelik, "Yeni anayasa konusunda ı Cumhurbaşkanımız net bir şekilde ifade etti. 'Bizim partimizin aslında anayasa, yeni bir anayasa yapılması konusunda iyi bir tecrübesi var.' Geçmişte biz yıllar boyunca çalıştık. Birçok anayasa taslağımız da var. Gerek uzman arkadaşlarımızla beraber üretilmiş. Gerekse partimizin kurmayları tarafından buradaki komisyon tarafından üretilmiş. Yani geçmişlerde işte siyaset bilimciler, hukukçulardan oluşan parti kurmayları bunları yaptı. Şimdi tabii gelecek nesillere bir borçtur bu yeni anayasanın yapılması. Yeni Türkiye'nin bir bakıma nüfus kimliği olması bakımından nüfus cüzdanı olması bakımından. Tabii bunu söyleyince konuyu bambaşka yerlere çekiyorlar. Yani çeşitli işte müzakereler, pazarlıklardan falan bahsediyorlar. Onlara karşı dert prensibi söyleyeyim, detay vermeden. Yani her ne olursa olsun bizim buradaki ilkemiz ı tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak ilkesidir. Yeni arayışları bu çerçevede yapacağız. Bu çerçevenin dışına çıkan bir arayışımız kesinlikle söz konusu değil. Yani bunu bize yakıştıranlar yanlış işler yapıyorlar" şeklinde cevap verdi.

Çelik, yani bir anayasa meselesi sivil bir anayasanın olması demek şu demek vatandaşın onayıyla gerçekleşmiş bir anayasa olduğunu bildirerek şu ifadeleri kullandı:

"Vatandaşın iradesiyle gerçekleşmiş bir anayasanın ortaya çıkması demektir. Yani her türlü siyasi karar ve onaya arkasından vatandaşın referandumla da onay verdiği bir çerçevedir. Bu çerçevede herkesin görüşü alınacak. Bu konuda büyük bir müktesebata sahibiz. Yani yıllar evvelden beri 3-4 daha da taslağımız var ama tabii onlar güncellenecek. "

Çelik, sivil anayasa derken Türkiye yüzyılının ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasadan da bahsettiklerini vurgulayarak ilk toplantıyı bayramdan sonra yapacaklarını söyledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.