logo
04 HAZİRAN 2026

OPEC gücünü kaybediyor

OPEC'in küresel petrol piyasasındaki hakimiyeti 45 yıl önce yüzde 70'in üzerine iken bugün bu oran yüzde 30'lara düşmüş durumda. Bir dönem piyasadaki tüm politikaları ve fiyatları belirleyen OPEC, ortak politika geliştirememe ve iç çekişmeler nedeniyle eski gücünden uzak bir topluluk görüntüsü veriyor

12.12.2015 00:00:00
     Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC), küresel petrol piyasasındaki hakimiyeti 1970'lerde yüzde 70'in üzerine iken Rusya ve ABD gibi ülkelerin üretimlerini artırmasıyla bugün bu oran yüzde 30'lara geriledi. "Yedi Kız Kardeşler" olarak adlandırılan ve küresel petrol piyasasını, üretimi ve fiyatlandırmayı tekelinde bulunduran 7 uluslararası petrol şirketine karşı 1960'ta Irak'ta düzenlenen bir konferansla kurulan OPEC'in piyasalardaki hakimiyeti, kuruluş amacına uygun olarak 1973'te yüzde 70'lerin üzerine çıktı. Fakat günümüzde ABD'nin yeni teknolojiler sayesinde tekrar artan üretimi ve Rusya'nın Sovyetler Birliği dönemini de geride bırakan ihracat seviyeleri, OPEC'in küresel petrol piyasasındaki hakimiyetini yüzde 30'lara geriletti. OPEC'in Suudi arabistan, Irak, Kuveyt, İran ve Venezuela tarafından 1960 kurulmasının ardından, "Yedi Kız Kardeşler" küresel petrol piyasasındaki ayrıcalıklı fiyat belirleme gücünü kaybetti. OPEC'e daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Libya, Cezayir ve Endonezya'nın da üye olmasıyla, kartel günlük yaklaşık 8.3 milyon varillik ortalama üretimiyle küresel petrol arzının yüzde 50'sinden fazlasını sağladı. Angola, Ekvador ve Nijerya'nın da örgüte dahil olmasıyla, 1970'lerin başında kartelin piyasa hakimiyeti günlük 22.5 milyon varillik üretimle yüzde 65'lere kadar çıktı. Artık, dünya çapında bir varil petrolün fiyatı OPEC üyelerinin ham petrol üretim miktarıyla ve örgütün kotasıyla belirleniyordu. ABD'nin 1973'te Yom Kippur Savaşı sırasında İsrail'e destek vermesinin ardından, başta Suudi Arabistan olmak üzere piyasa hakimiyet payı yüzde 70'in üzerinde olan OPEC'in üyeleri, Batılı devletlere ham petrol ambargosu uygulayınca, petrolün varil başına fiyatı 3 dolardan 12 dolara kadar yükseldi.

OPEC'e ilk darbe


İran'ın 1979 devrimi sırasında ABD'li petrol şirketleriyle anlaşmalarını iptal etmesi, Batılı ülkelere petrol satışını durdurması ve İran-Irak Savaşı'nın başlamasıyla ham petrolün varil başına fiyatı 1980'de 39 dolara kadar çıktı. OPEC'in 1970'lerde petrolü bir araç olarak kullanması ve artan petrol fiyatları nedeniyle arz güvenliğine yoğunlaşan tüketici ülkeler, 1980'lerde kendi topraklarında petrol arama ve üretim faaliyetlerine yoğunlaştı. Soğuk savaşın süper gücü ABD, günlük ortalama petrol üretimini 8 milyon varile çıkarırken, diğer süper güç Sovyetler Birliği de 12 milyon varilin üzerinde petrol üretmeye başladı. Bu nedenlerle, OPEC'in küresel petrol piyasasındaki payı ise yüzde 40'ın altına geriledi. Küresel talebin hızla artması nedeniyle petrol fiyatlarında tekrar görülen yükseliş, günlük ortalama 25 milyon varillik üretim seviyesiyle, OPEC'in küresel petrol piyasasındaki payını yüzde 50'nin üzerine çıkardı.
Irak'ın komşusu Kuveyt'i 1990'da işgal etmesiyle birlikte, OPEC üyeleri arasındaki siyasi görüş ayrılıkları meydana geldi. Üretim miktarı ve örgütün kotası hakkındaki bu politik farklılıklar, gelecekteki kutuplaşmaların da ilk habercisi oldu. Kuveyt'in işgaliyle petrol fiyatları, 1990'ın ağustos ve ekim ayları arasında varil başına 16 dolardan 36 dolara yükseldi. Ancak, 1997'deki Asya finansal kriziyle birlikte azalan küresel petrol talebi, fiyatları 1997 ile 1999 arasında 25 dolardan 11 dolar seviyesine kadar düşürdü. Bu dönemde, düşük üretim maliyetini kendi lehine kullanan OPEC, küresel piyasadaki payını yüzde 60'a kadar çıkardı.

Petrol fiyatları 147 doları gördü

ABD'nin 11 Eylül saldırıları nedeniyle önce Afganistan'ı daha sonra da 2003'te Irak'ı işgal etmesinin ardından Ortadoğu petrol arzını tehlikeye sokmasıyla petrol fiyatları Haziran 2008'de tarihteki en yüksek seviyesi olan 147 dolara kadar yükseltti. Yüksek petrol fiyatlarından yararlanmak isteyen OPEC'in, 2000'li yıllarda toplam üretim miktarı günlük ortalama 27.6 milyon varile ulaştı. Fakat, 2008 finansal krizi, küresel petrol talebini düşürerek fiyatları 2008'de 36 dolara kadar çekti. Petrol fiyatlarının tarihteki bu en hızlı düşüşünün ardından OPEC, fiyatları tekrar yükseltmek için üretim kısma ve OPEC dışındaki ülkelerle koordineli hareket etme kararı aldı. Rusya ile ortak hareket etmeye çalışan OPEC'in pazar payı yüzde 50'nin altına düştü. Dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD'de gelişen teknoloji ile birlikte kaya petrolü üretimi, 2008 ile 2014 yılları arasında hızla artarak günlük ortalama 5 milyon varilden yaklaşık 9 milyon varile çıktı. ABD'nin artan üretimi, petrol ithalatını düşürürken, dünya genelindeki toplam talebi olumsuz etkiledi ve küresel petrol piyasasında arz fazlasına neden oldu. Öte yandan, Rusya, petrol ve doğalgaz üretimini son 10 yılda hızla artırdı, Asya ile Avrupa pazarlarına enerji ihraç eden önemli bir oyuncu haline geldi. Bu arada ABD'li kaya petrolü üreticileri 128 doları gören fiyatlardan faydalanmak için üretimlerini daha da artırarak piyasada bir arz balonu oluşturdu.

Petrole Çin şoku

Piyasalardaki 1.5 milyon varili bulan arz fazlası ve dünyanın en büyük enerji tüketicisi Çin'in yavaşlamaya başlayan ekonomisi, petrolün varil fiyatının Kasım 2014'te 70 dolara kadar gerilemesi neden oldu. OPEC üyeleri 27 Kasım 2014'te Viyana'da buluştuğu zaman küresel petrol arzı, ABD ve Rusya'nın hızla artan üretimiyle, günlük ortalama 90 milyon varile ulaştı, OPEC ise toplam 30 milyon varillik üretimle, petrol piyasasında sadece yüzde 33'lük bir pay sahibi konumunda yer aldı. OPEC, üretimde kesintiye gitmeyeceğini açıklayarak dünyayı şoka uğrattı ve piyasalarda uzun vadeli düşük fiyatlı petrol beklentisi oluşmasına neden oldu. Daha önceleri kartelin yükünü çeken Suudi Arabistan, 1980'lerin sonundaki stratejisini yeniden hayata geçirerek, petrol fiyatlarının yüksek arz karşısında daha da düşmesini ve böylece ABD ile Rusya'daki yüksek maliyetli petrol üretimini pazar dışına itmeyi amaçladı. Moskova'nın 2015'in ikinci çeyreğinde OPEC ile görüşmeleri sonuç vermeyince, kartel 5 Haziran 2015'te tekrar üretim kotasında kesintiye gitmeme kararı aldı ve petrol fiyatları temmuzda 50 dolara kadar geriledi. 

OPEC'te görüş ayrılıkları çoğalıyor

Ancak, OPEC içindeki görüş ayrılıkları, kartelin fonksiyonunu yitirdiğine dair sinyaller verdi. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirliklerini yanına alarak, OPEC'in üretimde kesinti yapmamasında ısrar etti. Venezuela, İran ve ekonomik gelirleri yüksek ölçüde petrol ihracına bağlı olan Kuzey Afrika ülkeleri, kartelin üretimini kısmasında ısrar ederek petrol fiyatlarını yükseltmeyi ve gelirleri artırmayı amaçladı. Tarih 4 Aralık 2015'i gösterdiğinde OPEC ülkeleri, olağan genel toplantısı için Viyana'da buluştu. 7 saatten fazla süren toplantıda tekrar dünyayı şok eden bir karar çıktı. OPEC, resmi olarak üretim kotası belirlememişti ve fiili seviyesinde üretime devam etme kararı verdi. Kartelin resmi kotası olan günlük ortalama 30 milyon varile rağmen, Suudi Arabistan ve Irak'ın artan üretimiyle birlikte OPEC, Ekim 2015'te 31.4 milyon varil ham petrol üretti. Bu miktar, küresel petrol üretimi göz önüne alındığında pazar payının yüzde 33'üne denk geldi. Pazar payını önemli ölçüde kaybeden ve iç çekişmeler nedeniyle politika dahi belirleyemeyen OPEC'in Genel Sekreteri El-Bedri, 4 Aralık'ta basın mensuplarına örgütün gücünü koruduğunu söylemesi gülüşmelere neden oldu. En etkili zamanlarında piyasadaki tüm politikaları ve fiyatları belirleyen OPEC, azalan piyasa hakimiyeti, ortak politika geliştirememe ve iç çekişme gibi zafiyetleri nedeniyle gelecekte eski gücünden uzak bir topluluk olmaya devam edeceği görüntüsü veriyor.

Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor

Anayasa Mahkemesi, milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren yoksulluk nafakasındaki "süresiz" ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Kararın yürürlüğe girmesi için TBMM'ye 9 ay süre tanındı

04.06.2026 18:10:00
Haber Merkezi
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Boşanmada 'süresiz nafaka' dönemi sona eriyor
Türkiye'de uzun yıllardır hukuk dünyasının ve kamuoyunun en çok tartıştığı konuların başında gelen "süresiz nafaka" uygulamasıyla ilgili tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Anayasa Mahkemesi (AYM), bugünkü Genel Kurul gündeminde gerçekleştirdiği esastan görüşmede, boşanan eşe süresiz yoksulluk nafakası verilmesini öngören kanun hükmünü iptal etti.

Süreç Antalya'dan başladı

Yüksek Mahkeme'yi harekete geçiren süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin yaptığı somut norm denetimi başvurusuyla başladı. Yerel mahkeme, baktığı bir boşanma davasında uygulayacağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesinde yer alan "...süresiz olarak..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak iptal talebinde bulunmuştu. İtirazı haklı bulan AYM Genel Kurulu, düzenlemedeki ucu açık nafaka yükümlülüğünü hukuka aykırı buldu.

Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

AYM, süresiz nafaka düzenlemesini oy çokluğuyla iptal ederken, yasal bir boşluk doğmaması adına kritik bir hamle yaptı. İptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı. Bu kararla birlikte, mevcut süresiz nafaka uygulaması 9 ay daha yürürlükte kalmaya devam edecek.

Gözler TBMM ve yeni yargı paketinde

AYM'nin tanıdığı 9 aylık yasal süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) nafaka süresine ilişkin yeni bir kanuni düzenleme yapması gerekiyor. Adalet Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan ve meclis gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yeni nafaka modelleri zaten masada bulunuyordu.

Yeni yasal düzenleme için kulislerde öne çıkan formüller ise şunlar:

Evlilik Süresine Göre Kademeli Nafaka: Kısa süreli evliliklerde kısa dönem, uzun süreli evliliklerde ise evlilik yılına paralel süre sınırları getirilmesi (Örn: 3 yıl evli kalana 5 yıl nafaka gibi).

Hakim İnisiyatifi: Nafaka süresinin belirlenmesinde alt sınır konulması ve nihai sürenin takdirinin aile mahkemesi hakimlerine bırakılması.

Devlet Destekli Fon: Nafaka süresi bittikten sonra da yoksulluğu devam eden tarafların mağdur olmaması adına kamusal sosyal yardımların devreye sokulması.

Yüksek Mahkeme'nin önümüzdeki günlerde açıklayacağı gerekçeli kararı, mecliste yapılacak yeni yasal düzenlemenin de temel çerçevesini oluşturacak.

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Seul'de Kore Üniversitesi'nce düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu

04.06.2026 16:41:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu
Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Seul'de Kore Üniversitesi'nce düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu.
Bakan Fidan, Asya turunu sürdürüyor. Bakan Fidan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Endonezya'dan Güney Kore'ye geçti. Başkent Seul'de Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun ile görüşme gerçekleştiren Bakan Fidan, daha sonra Kore Üniversitesi tarafından düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu.
Asya-Pasifik'e yönelik yoğun diplomasi trafiği
Bakan Fidan'ın Güney Kore ziyareti, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik diplomatik temaslarının devamı niteliği taşıyor. Fidan, son günlerde bölge ülkelerine yönelik yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Fidan, 2 Haziran'da Singapur'u ziyaret etmiş, 3 Haziran'da ise Endonezya'da temaslarda bulunmuştu. Türkiye'nin "Yeniden Asya Girişimi" kapsamında bölge ülkeleriyle siyasi, ekonomik, ticari ve savunma sanayii alanlarındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtiliyor.İHA

Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı

Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme suçundan Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek cezaları hukuka uygun buldu

04.06.2026 12:15:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:18:34
İHA
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Fadim Temirhanoğulları cinayetinde cezaya istinaf onayı
Antalya'da boşanma aşamasındaki eşi Fadim Temirhanoğulları'nı tabancayla öldürme gerekçesiyle Savaş Temirhanoğulları'na verilen müebbet hapis cezası ile sanığa yardım ettiği gerekçesiyle Fikret İnal'a verilen 19 yıl hapis cezasına yönelik istinaf başvuruları reddedildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.

Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi'nde yaşayan Fadim Temirhanoğulları, 12 Eylül 2024 tarihinde boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından evinde tabancayla vurularak öldürüldü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Savaş Temirhanoğulları tutuklanırken, dosya sürecinde sanığa yardım ettiği değerlendirilen Fikret İnal hakkında da dava açıldı.

Yerel mahkeme müebbet ve 19 yıl hapis cezası vermişti

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Savaş Temirhanoğulları, 'eşe ve kadına karşı kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanık hakkında ayrıca ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 6 bin 200 TL adli para cezası verildi.

Mahkeme, Savaş Temirhanoğulları hakkında 'hakaret' ve 'silahlı tehdit' suçlarından ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verdi. Sanık Fikret İnal da 'kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 19 yıl hapis cezasına mahkum edildi.



Karar istinafa taşındı

Yerel mahkeme kararının ardından sanıklar ve müdafileri, katılan vekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile cumhuriyet savcısı istinaf başvurusunda bulundu.

Katılan vekilleri ve cumhuriyet savcısı, sanık Savaş Temirhanoğulları'nın eyleminin tasarlayarak öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Fikret İnal'ın ise müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Savaş Temirhanoğulları'nın hakaret ve silahlı tehdit suçlarından da cezalandırılması istendi. Sanık müdafileri ise beraat, aksi halde haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasını talep etti.

İstinaf cezaları hukuka uygun buldu

Dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Kararda, delillerde ve işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu ifade edildi.

Daire, sanık Savaş Temirhanoğulları hakkında verilen müebbet hapis cezası ile ruhsatsız silah suçundan verilen hapis ve adli para cezasını, sanık Fikret İnal hakkında verilen 19 yıl hapis cezasını hukuka uygun bularak istinaf başvurularını esastan reddetti.

Tasarlama ve müşterek faillik talepleri kabul edilmedi

İstinaf kararında, Savaş Temirhanoğulları'nın öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtildi. Daire, eylemin eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu yönündeki yerel mahkeme değerlendirmesini yerinde buldu.

Fikret İnal yönünden yapılan değerlendirmede ise sanığın olay öncesinde Savaş Temirhanoğulları'nı aracıyla maktulün yaşadığı eve getirdiği, olay sonrasında da olay yerinden götürdüğü belirtildi. Ancak Fikret İnal'ın öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna ve suçu birlikte işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı kaydedildi. Bu nedenle Fikret İnal hakkında 'yardım eden' sıfatıyla verilen 19 yıl hapis cezası da hukuka uygun bulundu.

Tahliye talepleri reddedildi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal hakkında nitelikli kasten öldürme suçunu işlediklerine dair somut deliller bulunduğunu, ilk derece mahkemesince hükmedilen ceza miktarını ve tutuklulukta geçen süreleri dikkate alarak tahliye taleplerini reddetti. Daire, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Kararda, Savaş Temirhanoğulları hakkında ruhsatsız silah, hakaret ve silahlı tehdit suçlarından verilen esastan red kararının kesin olduğu, nitelikli kasten öldürme suçundan verilen karar yönünden ise temyiz yolunun açık olduğu belirtildi. Öte yandan, maktul yakınlarının avukatlarının kararı Yargıtay'a taşıyarak temyiz başvurusunda bulunacağı öğrenildi.

Karar duruşmasında son sözleri sorulmuştu

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal, taraf avukatları ile maktul Fadim Temirhanoğulları'nın yakınları katılmıştı. Duruşmada son sözleri sorulan Savaş Temirhanoğulları, "Daha önce eşime karşı hiçbir şiddet uygulamadım, pişmanım" ifadelerini kullanmıştı. Fikret İnal ise olayla ilgisinin bulunmadığını savunarak tahliye talebinde bulunmuştu.

Savcılık mütalaasında, Savaş Temirhanoğulları'nın 'kadına ve eşe karşı tasarlayarak öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını, Fikret İnal'ın da müşterek fail olarak cezalandırılmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti ise Savaş Temirhanoğulları hakkında eşe ve kadına karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına, Fikret İnal hakkında ise öldürme suçuna yardım ettiği gerekçesiyle 19 yıl hapis cezasına hükmetmişti.

MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi

04.06.2026 12:12:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:26:12
İhlas Haber Ajansı
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi.
MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'in Çiğli ilçesinde konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yıl dönümünü kutlayarak, "115 yıllık köklü mirasıyla Türk Hava Kuvvetlerimiz; yüksek harekât kabiliyeti, nitelikli personeli, modern platformları ve yerli-milli savunma sanayiimizin sağladığı ileri teknoloji imkânlarıyla semalarımızın kalkanı, geleceğimizin güvencesi olmaya devam etmektedir" dedi.
Aktürk, Çiğli'de konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde Gençlik ve Havacılık Festivali düzenleneceğini belirterek, etkinlikte Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gösteri uçuşları gerçekleştireceğini söyledi.
Öğrencilerin aileleri ile birlikte katılımına açık olan festival kapsamında hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları ve çeşitli kültürel etkinliklerin yer alacağını kaydeden Aktürk, festivalin gençlerin havacılık ve uzay alanlarına ilgisini artırmayı amaçladığını ifade etti.

"Yıl içerisinde 99 terörist teslim oldu"
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Son iki haftada; 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 şahıs yakalanmış, 4 bin 219 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar; teslim olan terörist sayısı 99'a ulaşmış, Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3 bin 860, engellenen kişi sayısı da 34 bin 389 olmuştur" ifadelerini kullandı.
Van hudut hattında son iki haftada gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de aktaran Aktürk, sınır güvenliği faaliyetlerinin kararlılıkla sürdüğünü söyledi.

Denizkurdu-II Tatbikatı başladı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, bugün başlayan Denizkurdu-II Tatbikatı'nın 14 Haziran'a kadar süreceğini bildirdi.
Aktürk, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de icra edilen tatbikata 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin katıldığını belirterek, "Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri 11 Haziran'da Doğu Akdeniz'de TCG Anadolu'da icra edilecektir" dedi.
Türk Arama Kurtarma Bölgesi ile Ege Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahasında gerçekleştirilen Deniz Aslanı Tatbikatı'na da iştirak edildiğini kaydeden Aktürk, haziran ayı boyunca Japonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Romanya ve Polonya'da düzenlenecek çok uluslu tatbikatlara katılım sağlanacağını ifade etti.

NATO EDGE 2026 İzmir'de düzenlenecek
Uluslararası görevler kapsamında Türkiye'nin önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Aktürk, Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından düzenlenen 6'ncı Deniz Güvenliği Konferansı'nın 9-10 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyledi.
Aktürk, NATO Muhabere ve Bilgi Ajansı sorumluluğunda düzenlenecek NATO EDGE 2026 etkinliğinin ise 17-19 Kasım tarihlerinde İzmir EXPO Fuar Alanı'nda icra edileceğini belirterek, "Faaliyet, millî savunma sanayiimizin ulaştığı yüksek teknoloji seviyesinin ve gelişmiş kabiliyetlerinin uluslararası düzeyde tanıtılmasına imkân sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail üzerindeki baskı artırılmalı"
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in bölgedeki saldırgan ve yayılmacı tutumunun insani durumu ağırlaştırdığını söyledi. İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanları genişlettiğini ve Mescid-i Aksa'daki provokatif eylemlere göz yumduğunu ifade eden Aktürk, "Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve bölgedeki barış ve istikrarı hedef alan bu eylemler karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırarak somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
Aktürk ayrıca İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge açısından önem taşıdığını belirterek, tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle güçlendirilmeye devam edildiğini vurgulayan Aktürk, son iki hafta içerisinde ilk kez MİLKAR-6A Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi ile İHA-230 mühimmatının Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını açıkladı. MKE tarafından çeşitli silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığını belirten Aktürk, ASELSAN tarafından geliştirilen TARAS-II Radyolink Sistemi, AcroSAT Gemi Uydu Haberleşme Terminali, Lazer Güdüm Kiti-84, İhtar İHA Karşı Sistemi ve ARTcom 9681 Hava Telsizi'nin de kuvvet komutanlıklarına teslim edildiğini bildirdi.

676 bin kişiye evlilik öncesi eğitim
2026 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, bugüne kadar 71 bin 181 personele "Sağlıklı Aile Eğitimi", 676 bin 327 katılımcıya ise "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" uygulandığını belirtti. Aktürk, "Güçlü ailenin; güçlü toplum, güçlü Türkiye ve güçlü ordunun temeli olduğu bilinciyle, personelimiz ve ailelerine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne yönelik, "NATO zirvesine yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklamasında bulundu.
MSB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yunanistan ve GKRY'nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askerî girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Ülkemiz; Ege ve Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC'nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır. Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur."

"TSK'da disipline aykırı hareket eden kim olursa olsun gereken yapılır"
MSB, bir tugayda yaşandığı belirtilen, generalin astsubayı darp ettiği iddialarına ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır."İHA

Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, Jandarma ekiplerince Bursa ve Şanlıurfa'da icra edilen narkotik operasyonlarında gözaltına alınan 135 şüpheliden 129'nun tutuklandığını bildirdi

04.06.2026 12:02:00
İHA
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Şanlıurfa ve Bursa'da narkotik operasyonları: 135 gözaltı
Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Siverek ve İnegöl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucu, Şanlıurfa ve Bursa'da uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 135 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 129'u tutuklandı. 6'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Operasyonlar 142 asayiş timi, 25 komando timi ve 6 motorlu asayiş timi olmak üzere toplam 900 Jandarma personeli ve 10 özel eğitimli narkotik arama köpeğinin katılımıyla düzenlendi" ifadeleri yer aldı.

Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, savcılıkta ek ifade verdi. Böcek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin beyanlarda bulunarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'ya gittiğini ve Ferdi Zeyrek'e yaklaşık 950 bin euro teslim ettiğini öne sürdü. Böcek ifadesinde, "Masasının yanına, içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim" ifadelerini kullandı

04.06.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Muhittin Böcek'in ek ifadesi alındı.

Avukatı eşliğinde ifade veren Böcek, daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri teyit ettiğini belirterek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin yeni beyanlarda bulunmak istediğini söyledi. Böcek, "Daha önce Cumhuriyet Başsavcılığınızda avukatım eşliğinde ifade vermiştim. Bu ifadelerimin içeriğini tekrar teyit ediyorum. Ancak bu ifadelerime ek olarak yaşadığım, bildiğim şeyleri anlatmak istiyorum. Özellikle 2024 yılı yerel seçimleri adaylık sürecimle ilgili yaşananları tüm açıklığı ile anlatacağım" dedi.

"Adaylığım yaklaşık 20 gün açıklanmadı"

Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde yaşananları anlatarak, CHP'de adaylık belirleme sürecinin MYK önerisi ve Parti Meclisi onayıyla kesinleştiğini ifade etti.

Kendi adaylığına ilişkin sürecin farklı ilerlediğini ileri süren Böcek, "Fakat benim adaylık sürecimde MYK öneride bulunmasına rağmen PM'de oylama yapılmadan MYK önerisi geri çekildi. Bu şekilde adaylığım beklemeye alındı. Partideki neredeyse tüm belediye başkan adayları açıklanmasına rağmen benim adaylığım yaklaşık 20 gün kadar açıklanmadı" ifadelerini kullandı.

Böcek, bu süreçte Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Cavit Arı ile birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştüğünü, görüşmede Antalya'daki genel durumu ve oy potansiyelini anlattığını belirterek, "Burada herhangi bir para konusu geçmedi" dedi.

"Genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir"

Adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir toplantıya katıldığını hatırlatan Böcek, toplantının Özgür Özel başkanlığında yapıldığını kaydetti. Böcek ifadesinde, Özel'in toplantıda belediye başkan adaylarına yönelik, "Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun" şeklinde söylemi olduğunu öne sürdü.

Bu toplantının ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek'e bilgi verdiğini belirten Böcek, "Ben de oğlum Mustafa Gökhan Böcek'e partinin ilerleyen dönemlerde bu şekilde talepleri olabileceğini, böyle bir talep geldiğinde gereğini yapmasını söyledim" ifadelerini kullandı.

"Oğlum 1 milyon euroyu teslim etmek üzere Genel Merkez binasına gitti"

Böcek, adaylık sürecinde 9-10 Ocak 2024 tarihlerinde çeşitli görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gittiğini, burada JW Marriott Otel'de kaldığını ve parti yöneticileriyle görüşmeler yaptığını anlattı. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de 10 Ocak 2024'te Ankara'ya geldiğini belirten Böcek, otelde bir görüşme yaptıklarını söyledi. Böcek, "Daha önce Özgür Özel'in adaylık için verdiği talimat uyarınca, gerekli maddi desteğin yapılması hususunda burada tekrar kendisini yönlendirdim. Oğlum, Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın araması neticesinde 1 milyon euroyu teslim etmek üzere gün içinde Genel Merkez binasına gitti. Parayı kime teslim ettiğini bilmiyorum fakat oğlum daha önce ifadesinde bu hususu belirtmişti" dedi.

"Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittim"

Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce Manisa'ya gitme gerekçesini de aktardı. Böcek, Özgür Özel'in Manisalı olması ve CHP Genel Başkanı olması nedeniyle bu ziyaretin adaylığına katkı sağlayabileceğini düşündüğünü belirtti.

Ankara'daki toplantının ardından Özel'in kendisine Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi yönünde talimat verdiğini ileri süren Böcek, "Daha önce yukarıda bahsettiğim Ankara'daki toplantı sonrasında Özgür Özel bana özel olarak ayrıca Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunmuştu. Bunun üzerine Manisa iline giderken yanımda bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin euro götürdüm. Bu çantayı başkalarının fark etmesi mümkün değildir, çünkü proje sunumu kapsamında birçok evrak ve çanta vardı" ifadelerini kullandı.

"Çantayı masasının yanına koydum"

Manisa'ya makam aracı ve beraberindeki heyetle gittiğini anlatan Böcek, Ferdi Zeyrek'in ofisi olduğunu düşündüğü yerde buluştuklarını kaydetti. Görüşmede bölge milletvekillerinin de bulunduğunu, ayrıca Özgür Özel'in danışmanı olarak bilinen D.G.'nin de orada olduğunu söyledi.

Böcek, burada sosyal proje sunumu yapıldığını, ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını belirtti. Bu sırada paranın bulunduğu çantayı teslim ettiğini öne süren Böcek, ifadesinde şu beyanlarda bulundu:

"Bu esnada masasının yanına içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim. Bunu, yukarıda bahsettiğim gibi Ankara'da Özgür Özel'in tarafıma Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi talimatına istinaden yaptım. Bu parayı Ferdi Bey'in ne şekilde kullandığını bilmiyorum."

Böcek, söz konusu parayı teslim ettiği sırada odada yalnızca Ferdi Zeyrek'in bulunduğunu da ifade etti. Böcek, Ferdi Zeyrek'e para verdiğini öne sürdüğü beyanında, bu desteği neden sağladığını da anlattı. Böcek, "Ben Özgür Bey'in Manisalı olması, rahmetli Ferdi Bey ile olan yakınlıkları sebebiyle, bunun da adaylığıma katkısı olabileceğini düşündüğüm için bunu yaptım" dedi.

"Konyaaltı adayının seçim masraflarını karşıladım"

Ocak ayı sonlarında CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığının açıklandığını belirten Böcek, devam eden süreçte genel merkezin ve Özgür Özel'in talimatlarıyla seçim çalışmalarında kullanılmak üzere çeşitli yerlere para gönderdiğini ileri sürdü. Böcek, daha önceki seçimlerde CHP Genel Merkezi tarafından adayların seçim giderlerinin bir kısmının karşılandığını, ancak 2024 yerel seçimlerinde destek almadığını belirterek, "Fakat ilk kez genel merkezden herhangi bir destek alamadık. Aksine benden başka yerlere de maddi yardımlarda bulunmam istendi. Bu kapsamda Konyaaltı Belediye Başkan adayının tüm seçim masraflarını karşıladım. Ben bu konuda oğlum Mustafa Gökhan Böcek'i yetkilendirdim. Oğlumun daha önceki beyanına göre yaklaşık 15 milyon TL harcama yapıldı" ifadelerini kullandı.

Böcek ayrıca Bucak, Akseki, İbradı ve Korkuteli gibi araç sayısı az olan ilçelere araç, araç giydirme ve yakıt yardımı yapıldığını, bu harcamaların da talimatı üzerine oğlu Gökhan Böcek tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

"Antalya'daki lansmanda 200 bin dolar verildi"

Böcek, 24 Şubat 2024 tarihinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in katılımıyla Antalya Cam Piramit'te düzenlenen lansmana ilişkin de beyanda bulundu. Oğlu Gökhan Böcek'in daha önceki ifadesine atıfta bulunan Böcek, burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verildiğini ileri sürdü. Böcek ifadesinde, "Burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verilmiştir. Bu olay Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın oğlumu araması üzerine gerçekleşmiştir. Seçim harcamalarını oğlum yaptığı için ben bizzat bunlarla ilgilenmedim. Sadece oğluma genel bir talimat verdim" dedi.

Tahliye talebinde bulundu

Adaylık parası ve seçim masraflarında kullanılan paraların gönüllüler, partililer ve destekçileri tarafından karşılandığını belirten Böcek, aradan zaman geçmesi ve yoğun seçim dönemi nedeniyle bu kişilerin tamamını hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu ve sağlık sorunlarının arttığını ifade eden Böcek, bu hususların dikkate alınmasını isteyerek tahliye talebinde bulundu.

Polat çiftinin koruması öldürüldü

Çeşme’de tatil yapan Dilan ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelde silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ağır yaralanan ve ambulansla hastaneye kaldırılan Engin Polat'ın kuzeni ve yakın koruması Can Polat, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

03.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Polat çiftinin koruması öldürüldü
Polat çiftinin koruması öldürüldü
İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı mahallesinde tatil yapan sosyal medya fenomeni Dilan Polat ve eşi Engin Polat çiftinin konakladığı otelde, saat 14.00 sıralarında silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Çiftin yakın korumalığını üstlenen ve aynı zamanda Engin Polat'ın kuzeni olan 37 yaşındaki Can Polat, otele düzenlenen saldırıda göğsünden vurularak ağır yaralandı. Kanlar içinde yere yığılan Polat, ihbar üzerine olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ancak göğsüne isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Can Polat, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.

Dilan Polat odadan canlı yayın açtı

Saldırının gerçekleştiği esnada büyük korku ve panik yaşayan Polat ailesi, oteldeki odalarına sığındı. Yaşanan dehşet anlarında sosyal medya hesabından ağlayarak canlı yayın açan Dilan Polat, feryat ederek yardım çağrısında bulundu.

Gözyaşları içinde yardım isteyen ünlü fenomen yayında, "Ne olur buraya polis, ambulans gönderin... Can Polat'ı vurdular! Allah'ım hayatımız zindan oldu artık, ne olursunuz... Odada kaldık hepimiz!" ifadelerini kullandı. Polat'ın odanın içinden attığı bu yardım çığlığı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.

Katil zanlısı silahıyla birlikte yakalandı

Saldırının hemen ardından olay yerine çok sayıda polis, asayiş ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Cinayeti işledikten sonra hızla kaçarak izini kaybettirmeye çalışan katil zanlısı, emniyet güçlerinin Çeşme genelinde başlattığı geniş çaplı operasyon sayesinde olayda kullandığı suç aleti silahla birlikte kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.

Polis ekipleri, saldırının arkasındaki azmettiricileri ve olayın gerçek nedenini ortaya çıkarmak amacıyla çok yönlü bir soruşturma başlattı.

Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin iştiraki bir şirkete bağlı spor tesislerinde görevli bazı çalışanların üyeliklerden elde edilen gelirleri resmi hesaplar yerine şahsi hesaplarına aktardığı ve yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazan sağladığı gerekçesiyle düzenlenen operasyonda 8 kişi gözaltına alındı

03.06.2026 14:47:00 / Güncelleme: 03.06.2026 14:51:23
İHA
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
İddialara göre olay, İstanbul Teknik Üniversitesi iştiraki olan spor tesislerinde meydana geldi. Spor tesisi şirketinin Genel Müdürü'nün gelirlerdeki düşüş ile giderlerdeki artışı fark etmesi üzerine durum polise bildirildi. Şikayet üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Yapılan incelemelerde, 300 kişilik olan spor tesisine kapasitenin üzerinde kayıt yapıldığı belirlendi.

İddialara göre tesislere internet üzerinden yapılan üyelik kayıtları sırasında vatandaşların yatırdığı ücretlerin üniversite kasasına aktarılması gerekirken, bazı çalışanların şahsi hesaplarına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında, organizasyonu yönettiği iddia edilen Gökhan K. ve Mehmet İ.'nin internet üzerinden yatırılan paraların bir kısmını kendi hesaplarına, bir kısmını ise çalışanlar ve arkadaşlarının hesaplarına aktardığı belirlendi.



Polis ekiplerinin çalışmaları sonucu şüphelilerin, aralarında yöneticiler, bir yönetici eşi, arkadaşları ve bazı çalışanların da bulunduğu bir yapı oluşturarak üyeliklerden elde edilen gelirleri kendi aralarında paylaştıkları ortaya çıkarıldı. Bu yöntemle yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazanç sağlandığı belirlendi.

8 şüpheli gözaltına alındı

Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla 8 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe'de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şebekenin elebaşı olduğu öne sürülen şüphelilerden Gökhan K.'nin emniyette ifade vermeyerek susma hakkını kullandığı öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak

Kemal Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü olarak görevlendirilen Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu grupta konuşacak" dedi

03.06.2026 14:38:00
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
CHP'nin Genel Başkanlığına mahkeme kararıyla gelen Kemal Kılıçdaroğlu salı günü partisinin grup toplantısında konuşacak.
Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü görevine atanan Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız (Kemal Kılıçdaroğlu) grupta konuşacak ve içinde bulunduğumuz sürece ilişkin bazı önemli açıklamalar, değerlendirmeler yapacak" ifadelerini kullandı.

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE PARTİ MECLİSİ'Nİ KONUŞACAĞIZ"
Sarı ayrıca "Kurultay tartışmalarına yaklaşımımız şudur. Kararları beğenmiyor olabiliriz ancak bir hukuki durum var. Sorunları yok sayamayız. Bu meseleler ilk gündeme geldiğinde yok sayıldı ve sorun büyüdü. Şimdi hamleler yapıldı. Olağanüstü kurultay denemeleri oldu ve süreci ortadan kaldırmadı. Buradaki sorunu nasıl çözeceğiz yaklaşımıyla hareket etmeliyiz. Biz kurultayı toplamayız demiyoruz. Önümüzdeki günlerde Parti Meclisi'ni konuşacağız. Kurultay yapmanın koşullarını konuşacağız. Kurultay'a karşı değiliz" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.