HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 03 AĞUSTOS 2021, SALI

ÖTV kaldırılabilir mi?

18.06.2021 00:00:00
'ÖTV kaldırılabilir mi?' seslendirme dosyası:

Bugün ne konuşuyoruz? Marmara denizinin nasıl öldürüldüğünü! Nasıl öldürüldü? Türkiye nüfusunun üçte birinden fazlası en küçük bölgemize sıkıştırılarak. Ülke endüstrisinin yarısından fazlası da yine Marmara Bölgesine konuşlandırılarak. Haliyle bu kadar insan ve endüstri atığını Marmara denizi de, havası da, suyu da kaldıramadı. Öldü, ölüyor.   

Bu mealde geçen ay yine şaşalı törenler açılan 15. paralı otoyolumuz gündem arasına kaybolup gitti. 

Açılışta Sayın Erdoğan; "Marmara Bölgemizi çepeçevre otoyolla kuşatmış olacağız. Tamamını hizmete açtığımız Kuzey Marmara otoyolunun vakitten 1.650 milyar lira, 830 milyar lira akaryakıttan olmak üzere 2.6 milyar liraya yakın maddi, 350 bin ton karbon emisyon azaltımı etkisi olacak" demişti.

Üstüne Kanal İstanbul ve iki tarafına kuracağız, dedikleri şehir hayalini de kattığımızda Marmara Bölgesi öldü demektir.

Yola dönersek! İktidar ve medyası bu projeleri eleştirenleri, Türkiye'nin önünü kesmekle hatta hainlikle suçluyorlar.

Oysa bu ülkede hiç kimse yol, tünel, havalimanı, hastane, köprü yapılmasına karşı değildir, olamaz da. İtiraz edilen nasıl ve nereye yaptırıldığıdır, kime yaptırıldığıdır, yaptırılma maliyetidir. Bu maliyetlerin 84 milyondan tahsil edilmesidir. Üstüne de, "biz yaptık, bizden önce hiç biri yoktu" siyasi şovlarıdır. 

Evet, dünyanın en pahalı yolları, hastaneleri, havalimanları vs. bizim ülkemizde yaptırılıyor ve yine vatandaş en yüksek fiyattan bu projelerden faydalanabiliyor. 

Zafer Havalimanı gerçeği ortada. Boğaz'daki 3. Köprü, Osmangazi köprüsü, hastanelerin maliyetleri ortada. İstanbul'dan, İzmir'e yeni otoyoldan gidersen gittiğin para ile İzmir'e gidiş-dönüş uçak bileti alıyor, lüks restoranda da karnını doyuruyorsun. 

İtirazı olan var mı? Yok. Demek ki, bizler icraatlara değil rantçılığa, rantlara, yandaş kayırmalara ve maliyetlere karşıymışız.  

Yola dönersek! Dikkat ettiğiniz gibi Sayın Erdoğan zamandan, yakıttan tasarruf ile ne kadar miktar kar edeceğimizi anlattı. Ama yolun maliyeti, araç geçiş ücreti ve araç garantisinden bahsetmedi. Neden? 

Bu yollardan geçersen para ödeyeceksin. Yolları kullanmak için ne lazım? Araç lazım. Araç alırken de başta ÖTV olmak üzere epeyce bir ödeme yapacaksın. 

Aldığın aracı hareket ettirmek için yakıt alacaksın ki, dünyanın en pahalı yakıtı da bizde. Onun aldığında da epeyce vergi ödeyeceksin. 

Bu vergiler maliyetlere yansır. Maliyetler pazara yansır. Enflasyon patlar. Enflasyon patlayınca işsizlik artar. İşsizlik artınca da sosyal huzursuzluklar başlar.

Bakın! Bir yoldan nereye kadar geldik. Aslında bizim gibi gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki bu yatırımlar emperyalizmin gizli işgalinden başka bir şey değildir. Çünkü sana ait bir şey yok.

Amerikalı Ekonomist John Perkins'in, "Bir Ekonomik Tetikçinin Kitabı" adlı kitabında bu gerçek şöyle ifade ediliyor; 

"Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç para verip otobanlar, yollar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra, bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz krediler verip, daha çok araba almalarını sağlarız. Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. O ülkeye Dünya Bankası ya da kardeş kurumlardan bir kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi asla o ülkenin hazinesine girmez. O ülkede 'proje' yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer. 

Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev hava yolları yapılır. Aslında, insanların işine yaramayan bir yığın beton. Bizim şirketlerimiz kazanır, o ülkedeki birileri de nemalandırılır. Toplum, bu düzenekten hiçbir şey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu o kadar büyük bir borçtur ki, ödenmesi imkansız. Plan böyle işler. Sonunda ekonomik danışmanlar /tetikçiler olarak gider, onlara deriz ki: Bize büyük borcunuz var, ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü satın, doğal gazı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin! Askerlerinizi, birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, BM'de bizim için oy verin! Elektrik, su, kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerika şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın!"

Ülkemizde bu tabloyu birebir yaşıyor muyuz? Yaşıyoruz. Demek ki asıl kazananlar emperyalistler, küresel tefeciler. Başka? İçimizdeki taşeronları ve hükümetler.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, iktidara geldikleri takdirde ÖTV'yi kaldıracaklarını açıkladı. 

Hükümetlerin sadece ÖTV'den ne kadar kazandığını bir haber ile anlatayım;

Birkaç hafta önce polis tarafından yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 40 milyon lira olduğu tespit edilen 24 lüks otomobil ele geçirildi. Şebekenin 24 araç üzerinden devleti 27 milyon lira ÖTV zararına uğrattığı tespit edildi.

Haber bu. Hükümet 24 araçtan 27 milyon lira vergi alıyormuş. İyi para. 

BTP lideri Hüseyin Baş, "ÖTV'yi kaldıracağız ve böylece Almanların bizi kıskanmasının önüne geçeceğiz" dedi.

Gerçekten Alman üreticiler de, yöneticiler de bizi kıskanıyor. Çünkü bizzat ürettikleri, artı vergi koydukları halde bu kadar kazanamıyorlar.

Bugünkü hükümet, ÖTV'yi kaldırabilir mi? Asla. Çünkü yol haritaları kapitalizm. 

BTP lideri kaldırabilir mi? Evet. Çünkü yol haritası Milli Ekonomi Modeli, milli para, önce insan ve insanı yaşat ki, devlet yaşasın, gerçeğidir. 

 
Akın Aydın / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.