logo
11 MART 2026


Özgür Özel: 1 Nisan'da oyları alırlarsa 2 Nisan'da kimseyi duymazlar

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Afyonkarahisar Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada, “Afyon’un güzel insanları, 1 Nisan oldu da eğer AKP yine Afyon Belediyesini aldıysa, 1 Nisan oldu da AKP ve MHP oyları aldıysa 2 Nisan günü ne emekliyi duyarlar, ne işçiyi duyarlar, ne esnafı, çiftçiyi, hayvancılıkla uğraşanı, işsizi, öğrenciyi, öğretmeni duyarlar. Kimseyi duymazlar” dedi.

06.03.2024 16:35:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: 1 Nisan'da oyları alırlarsa 2 Nisan'da kimseyi duymazlar
Özgür Özel: 1 Nisan'da oyları alırlarsa 2 Nisan'da kimseyi duymazlar
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel, Afyonkarahisar'da seçim koordinasyon merkezi açılışına katıldı.

Burada konuşan Genel Başkan Özgür Özel, "Afyon'un, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos akşamı Kocatepe'ye çıkıp da sizlere, bizlere bu memleketin korkusuz, ayağına pranga vurulamayan, sözüne zor getirilemeyen, bu memleketin asla ve asla birilerinin hizmetkarı olmayı kabul etmeyecek egemenliğine düşkün insanlarına güvenerek, ordulara gösterdiği istikametle, Kurtuluş Savaşının en önemli zaferine doğru buradan verdiği talimatla kurtuluşu başardığı güzel Afyon'un yüreğinde vatan, millet, bayrak sevgisi olan, alnı açık, başı dik, haramdan ve yalandan korkan, gönlü Atatürk sevgisiyle dolu güzel insanları. Hepiniz hoş geldiniz, hepinizi saygı ile selamlıyorum. Defalarca 26 Ağustos akşamlarında, Büyük Taarruz gecelerinde birlikte Kocatepe'ye tırmandığımız, sabahleyin Mehmetçiğin hoşafını içtiğimiz, hep beraber omuz omuza, yürek yüreğe, Cumhuriyete, vatanımıza bağlılığımızı ifade ettiğimiz Afyonumuzun güzel insanları hepinize merhaba. Hepiniz hoş geldiniz" dedi. Özel, "Bugün burada adaylarımızı, birbirinden genç ve çalışkan adaylarımızı tanıtmaya, artık Türkiye'de bir şeylerin değişeceğini, Afyon'da bir şeylerin değişeceğini görüyoruz. Bunu dosta, dost olmayana göstermeye geldik. Bugün burada yaş ortalamaları 47 olan, 7 tanesi kadın olan, 10 tanesi 40 yaş altında olan, her biri alanında birbirinden deneyimli, hepsi birbirinden çalışkan belediye başkan adaylarımızla kucaklaşmaya, onları sizlere emanet etmeye geldim. Bunlardan bir tanesi 44 yaşında bir kadın. Atatürk'ün, Afyon'un kızı, sizin evladınız, grup başkanvekilim Burcu Köksal. Değerli Afyonlular. Size bir sır vereyim. Burcu'nun seçilmesini ben çok istiyorum. Siz çok istiyor musunuz? Ondan Afyon'daki rakipleri çekiniyor ama Meclis'teki AKP milletvekilleri, MHP milletvekilleri Burcu'yu destekliyorlar. Çünkü Burcu Meclis kürsüsüne çıkınca o kürsüyü onlara dar ediyor" dedi.

Özel, şunları söyledi:

"AKP'Lİ BELEDİYE BAŞKANI SORUNLARI ÇOĞALTIYOR"

"Ben 2015'te Burcu Köksal milletvekili oldu, ben grup başkanvekiliydim, tam 8 yıl boyunca birlikte görev yaptık. Hemen yanı başımdaydı. İlk fırsatta, ona kürsü hakkını verdiğimde, çıktığında Afyon'un ilçelerinin, beldelerinin, köylerinin, nerede bir sorun, nerede bir mağduriyet varsa, nerede tutulmayan bir söz varsa hepsini teker teker dile getirip sanki Afyon'da başka bir milletvekili yokmuş gibi. Bunu bana Afyonlular söylüyor. Bir Burcu var diyor, iktidardakilerin hepsinden fazla Afyon'u dile getiriyor. Öbürlerini bir kere görmedik Afyon için konuşurken. Burcu Hanım hiç susmadı, hep Afyon'u konuşturuyor. Afyon'da kentsel dönüşüm sorunu olur, Burcu Köksal konuşur. Meraları satarlar, Burcu Köksal konuşur. Trafik sorununu Burcu Köksal konuşur. Belediye işçilerini işten atarlar Burcu Köksal konuşur. Artık Burcu Köksal konuşmasın, verin yetkiyi hizmet etsin artık. Sorunları çözsün. Bu AKP'nin belediye başkanları bu sorunları çözmüyorlar, bu sorunları çoğaltıyorlar, artırıyorlar. Bu sorunlar söylenmekle de çözülmüyor. Artık Afyon'un dayanılmaz sıkıntıları olmaya başladı. Size dirayetli, kararlı, tuttuğunu koparan, sizinle Afyon ile bütünleşecek, parti siyaseti değil Afyon'un sorunlarını çözmek için belediyecilik yapan, enerjisi olan, dirayeti olan, Ankara'yı da bilen ve burada da sorunları çözecek olan bir belediye başkanı lazım. Onun adı Burcu Köksal."

"YAKINLARINI DEĞİL AFYON'U ZENGİNLEŞTİRECEK"

"Anketlerde oldukça iyi çıktı. Çağırdım, dedim ki Burcu Afyon'da en iyi aday sensin. Bu görevi senin yapman lazım. Dedi ki, Başkanım Meclis'i çok seviyorum ama Afyon'u da çok seviyorum. Görev verirseniz yaparım. O günden bugüne her ay ölçtürüyoruz, yükseldi, yükseldi. Şimdi geçti. Eğer bir aksilik olmaz, eğer bu trendle giderse 1 Nisan gününün Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal'dır. Bunun olabilmesi hepimizi çok mutlu edecek ama şunun şurasında 1 aydan az zaman kaldı. Her birinizin bu konuda seferberlik ilan edilmiş gibi çalışmanız lazım. Her bir CHP'liye bu süreçte Burcu Başkanı bilmeyene bildirmek, tanımayana tanıtmak, başka partili olup da gönlü burada olup, aklı karışık olanı ikna etmek, seçim günü gidemeyecek olanı sandığa götürmek. Yardım etmek. Oyları teker teker toplamak ve CHP'yi Afyon'da iktidar yapmak var. Hepinizin görevi bu. Diğer taraftan ben sizden bunu isterken Burcu'dan bir tek şey istiyorum. Bütün belediye başkanlarımız gibi seçilecek, 1 Nisan günü seçimin ertesi günü, 3'ü olur, 4'ü olur mutlaka mazbatasını alacak, sizinle birlikte devir teslim törenine gidecek. Afyon Belediyesinin kapısından girerken, orada duracak. Çantasında mal varlığını çıkaracak. Belediyenin giriş kapısına asacak. Bizim bütün belediye başkanlarımız mal varlıklarını belediyeye asacaklar, ilan edecekler, görevi başında ve görevleri boyunca düzenli aralıklarla mal varlıklarını göreceğiz, belediyede yapılan hizmet Burcu ve ailesini, eşini, dostunu, yakınlarını değil Afyon'u zenginleştirecek."

"ŞİMŞEK, DİLİNİN ALTINDAKİ BAKLAYI ÇIKARDI"

"Şimdi, tabii memleket bir büyük heyecanı yaşıyor. Seçim heyecanı yaşıyor. Afyon'da değişimin, 75 yıl sonra belediyeyi alacak olmanın heyecanını duyuyorsunuz. Afyon sokakları hareketli. Otobüs ile geldik. Burcu'yu gören herkes el sallıyor. Bu heyecan önemli ama bir yandan da sıkıntı büyük. Ciddi bir ekonomik sıkıntının, ekonomik krizin içindeyiz. 31 Mart'a kadar hükümet bekliyor ama sonrası için Mehmet Şimşek'in dilinin altındaki baklayı duydunuz, diyor ki 'Sıkı para politikası uygulayacağız. Kemerleri sıkacağız. Acı reçeteyi içireceğiz.' Afyon'un güzel insanları, 1 Nisan oldu da eğer AKP yine Afyon Belediyesini aldıysa, 1 Nisan oldu da AKP ve MHP oyları aldıysa 2 Nisan günü ne emekliyi duyarlar, ne işçiyi duyarlar, ne esnafı, çiftçiyi, hayvancılıkla uğraşanı, işsizi, öğrenciyi, öğretmeni duyarlar. Kimseyi duymazlar. 1 Nisan olduysa ertesi gün yapacak bir şey yok. Ama 1 Nisan'dan bir gün sonra yapacak bir şey yok ama bir gün önce yapacak bir şey var. 1 Nisan'dan bir gün önce 31 Mart'ta sandık ve seçim var. Yetki sende, mühür elinde. Sen gereğini yaparsan, eğer bu sefer oyunuzla AKP'ye yeter artık derseniz, bir sarı kart gösterirseniz. Bir kırmızı ışık yakarsanız, artık bıçak kemiğe dayandı derseniz, ondan sonra herkes hesabını ona göre yapacaktır. Bugün iktidardaki gücü mutlaka dengelemek, genel iktidarı yerelden dengelemek zorundayız. Bunu yapmadığımız taktirde kimsenin bizim sesimizi duyacağı yok. Ondan sonra uzun süre seçim de yok, dönüp size bakacak kimse de yok. Bakın en büyük sıkıntıyı emekliler çekiyor. Emekliler el kaldırsın. Bütün Türkiye'de böyle. Peki, 10 bin lira alan emekliler el kaldırsın. Neredeyse yüzde 70'i en düşük emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyor insanların. Ben Türkiye'nin dört bir yanında bunun nasıl bir sorun olduğunu söylüyorum."

"RAMAZAN SOFRASI SUCUK OLMADAN, KAYMAK OLMADAN, LOKUM OLMADAN OLMAZ"

"Afyon'dayız. Cepteki en büyük banknot piyasadaki en büyük banknot 200 lira. Bu 200 lira ilk çıktığında 2009 yılında 131 dolar alıyordu. O zaman dolar 1 lira 35 kuruşmuş. 131 dolar alıyordu, şimdi aynı 200 lira 6 dolar alıyor. 131 dolardan 6 dolara düşmüş paramızın değeri. Şimdi Afyon'da, örneğin Afyon'un neyi var? En meşhur sucuğu var. Sucuğun kilosu geçen sene 395 lira, bu sene 875 lira. En düşük emekli maaşı geçen sene 7 bin 500 liraydı, geçen sene 19 kilo sucuk alıyordu. Bu sene 10 bin lira ama 11 kilo sucuk alıyor. Ramazan mübarek gün geliyor. Bu hükümet geçen ramazandan bu ramazana emeklinin iftar sofrasından, sahur sofrasından, buzdolabından, mutfağından tam 8 kilo sucuğu emeklinin sofrasından çalmış. Yazıklar olsun bu hükümete. Geçen sene Ramazanda 19 kilo sucuk alan maaş bu sene Ramazanda 11 kilo alıyor. Ramazan sofrası sucuk olmadan, kaymak olmadan, ramazan sofrası lokum olmadan olmaz. Asla olmuyor ama nerede kaldı o günler nerede bulacağız diyor amca ama amcam maaşına alsa, gitse 1 kilo sucuk, kaymak, lokum alsa aldığı maaşın 5'te biri gidiyor. Böyle bir iş olabilir mi? Sadece sucuk, kaymak, lokum almakla maaşın 5'te biri gider mi? Bu sadece geçen sene ile karşılaştırma. Emekliler, değerli büyüklerim. Şunu bir dinleyin. İnanmayan giderken ilk kuyumcuya sorsun. Tayyip Bey geldiğinde 3 Kasım 2002'de en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Doğru mu? O 1,5 asgari ücretle 3 Kasım 2002 günü gidip de altın almak istediğinde 8 çeyrek altın alıyordun, bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira sorun kuyumcuya 2,5 çeyrek altın zor alıyor. Tayyip Bey geldiği günden bugüne kadar emeklinin cebinden ayda 5,5 çeyrek altın almış. 5,5 çeyrek altın. Ne yapacağımızı söyleyeceğim. Emekli ikramiyesi alıyoruz değil mi? Burada hakkını verelim, hatırlayalım, teşekkür edelim. Emekliler ikramiye alıyorsa kimin sayesinde alıyor, Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde alıyorlar. Biz 2015'te her emekliye bir asgari ücret düzeyinde emekli ikramiyesi verelim, 2 bayramda da dedik. Önce bunlar veremezsiniz, para yok dediler. 7 Haziran'ı kaybettiler, 1 Kasım'da biz de vereceğiz dediler. 2018'e kadar bu sözlerini unuttular. Ne zaman seçim geldi, bin lira bayram ikramiyesi verdiler. 2021'de 3 yıl sonra 2 bin lira oldu. Bu sene 5 yapacağız diyorlardı, 3 bin lirada bıraktılar. Bakın, ilk çıktığı bin lira, bizim beğenmediğimiz bin lira, biz asgari ücret olsun diyoruz ya bugün 3 bin değil 17 bin olması lazım, o beğenmediğimiz bin lira 24 kilo kıyma alıyormuş 2018'de. Bin lira 24 kilo kıyma alıyormuş. Yani o zamanlar 40 liraymış, 42 liraymış dana kıymanın kilosu 24 kilo alıyormuşsun. Şimdi aynı maaşla 3 bin liralık ikramiye ile sadece 6 kilo dana kıyma alıyorsun. 24 kilo, 6 kilo. Ramazan mübarek gün geliyor. Bu iktidar sadece emekli ikramiyemizden 18 kilo kıymayı almış. O yüzden şimdi ne yapacağımızı söyleyeceğim. Ben Tayyip Beye diyorum ki, bir emekli kart çıkaralım. Emekliye verilmeyen 17 bin lira ile 10 bin liranın farkını hesaplara 7'şer bin lira her emeklinin maaşına yatıralım. Ayrıca elektrik, su, doğalgazı emeklilere yüzde 25 ile 40 arasında indirimli verelim. O diyor ki 7'şer bin liraya bile veremeyiz. 1,4 trilyon lira para gerekir. Bizde böyle bir para yok diyor. Yahu Tayyip Bey, Türkiye Cumhuriyeti'nin Hazinesinde 1,4 trilyon lira yoksa vay bizim halimize. Sen kasayı boşalttıysan ben bilmem. Ama ben hesabı yaptım. 1,4 trilyon değil tam yarısı lazım. 700 milyar verdiğinde bu iş çözülecek. Vallahi yok diyor. Emekliye yok ya, İliç'te madenden dağ kaydı, 9 işçiyi götürdü. O maden şirketinin 222 milyon liralık vergi borcunu affetmiş. Toplam geçen sene Türkiye'de 692 milyon lira zenginlerin vergisini, parayı kazanmış, karı etmiş, beyannameyi vermiş, vergi kesinleşmiş, o vergiyi Plan ve Bütçe Komisyonuna önerge veriyor AKP'liler, MHP'liler bu vergiden vazgeçiyorlar, almıyorlar. Neymiş? Altın şirketine, beşli çeteye teşvikmiş. Size bulamadığı parayı beşli çeteye buluyor. Size bulamadığı parayı yandaş müteahhite buluyor. Size bulamadığı parayı katil maden şirketine buluyor, bin odalı saraya, uçan saraya buluyor. Yüzen saraya buluyor, yazlık, kışlık saraya buluyor. Bir tek emekliye gelince yok diyor. O zaman ne yapacağız? Sandık gelince emekliler de Tayyip Beye yok diyecek o zaman yok."

"SIK SIK GELMEMİ İSTİYOR MUSUNUZ?"

"Bakın emekliler. Her şeye para bulup da emekliye yok diyen Tayyip Beye sandıkta oy var mı? Tayyip Bey iyi dinle bak. Bana diyor ki 'Ekonomide işler yolunda, Türkiye büyüdü, emeklinin şikayeti yok. Onları Özgür Özel tahrik ediyor.' Sayın Tayyip Erdoğan, ben Afyon'dan emeklileri tahrik ediyorum. İlk fırsatta emekliler sana ne diyor? Sen eğer emekliye para yok diyorsan 31 Mart'ta Tayyip Beye oy var mı? Gerisini sen düşün. Eğer emeklinin hakkını verirsen, bir daha düşünecekler. Vermezsen sana sandıkta oy, moy yok. Değerli Afyonlular, birbirinden değerli, çalışkan, iyi yetişmiş, Afyon'daki bütün belediyeleri gözümüz kapalı emanet edebileceğimiz arkadaşlarımız var. Afyon'un makus talihini değiştireceğiz. 31 Mart seçimlerinde Burcu Köksal'ı Afyon Belediye Başkanı yapmaya var mısınız? Ben ona inanıyorum, güveniyorum, onu sizlere emanet ediyorum. Ben Ankara'dan Manisa'ya gidiyorum, Ankara'dan Manisa'ya giderken Afyon Belediye Başkanımızın bir yorgunluk kahvesini içerim. Seçin onu, en çok Afyon'a geleceğim. Hepinizi seviyorum, güveniyorum. Adaylarımızı size, sizi de Allah'a emanet ediyorum. Bu seçimi kazanacağınıza yürekten inanıyorum."

Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem

Antalya'nın Manavgat ilçesi açıklarında 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

10.03.2026 15:09:00
İHA
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Antalya Körfezi'nde 4.1 deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, 4,1 büyüklüğünde deprem saat 14.20 sıralarında Antalya Körfezi açıklarında meydana geldi.

Manavgat'tın 18,77 açığında ve 40,87 km derinlikte meydana gelirken, Manavgat'ın yanı sıra Alanya, Serik ve Gazipaşa ilçelerinde de hafif olarak hissedildi.

Bolsev Vakfı yöneticisi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi kaldırıldı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında ev hapsi cezası verilen Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi tedbiri kaldırıldı

10.03.2026 13:18:00 / Güncelleme: 10.03.2026 13:21:06
İHA
Bolsev Vakfı yöneticisi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi kaldırıldı
Bolsev Vakfı yöneticisi Ali Sarıyıldız'ın ev hapsi kaldırıldı
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamaya zorlaması olarak tanımlanan irtikap suçu kapsamında operasyon başlatılmıştı.



Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri 28 Şubat sabahı 13 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Savcılık talimatıyla gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı.



Gözaltına alınan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız hakkında ev hapsi tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.



Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Ali Sarıyıldız'a verilen ev hapsi cezasının kaldırıldığı öğrenildi.

İmamoğlu davasının ikinci duruşması başladı

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı

10.03.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
İmamoğlu davasının ikinci duruşması başladı
İmamoğlu davasının ikinci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ve şarkıcı Ercan Saatçi'nin de aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatları da duruşmaya geldi.

Duruşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri ile belediye başkanları, partililer, sanıkların aileleri, yabancı basın mensupları ve çok sayıda izleyici de yer aldı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan'ın da aralarında yer aldığı bazı baro başkanları ve bir kısım yabancı avukatlar da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma salonu çevresinde ve içerisinde, jandarma ekiplerince geniş güvenlik önlemleri alındı.

Sanık avukatları, mahkeme heyetinin, müdafilik kontrolü yapılmadan salona avukat alınmayacağına ilişkin bir kararı olduğunu, bunun üzerine binaya girmeden önce iki kere kontrolden geçirildiklerini belirterek, bu duruma slogan atarak ve duruşma salonunun kapısına vurarak tepki gösterdi.

Bunun üzerine İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu heyetle görüştü. Kaboğlu'nun görüşmesinin ardından avukatlar kimlik kontrolü yapılmadan salona alındı.

Salona girerken izleyiciler tarafından alkışlanan sanıklar, yakınlarına el sallayarak karşılık verdi. Bunun üzerine jandarma görevlileri, sanıkları hızlıca yerlerine oturmaları konusunda uyardı.

Bazı avukatlar da "Selam vermek ne zamandan beri suç oldu'" diyerek tepki gösterdi.

Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna diğer sanıklardan ayrı getirilirken, sanık avukatları, sanıklar, izleyiciler alkış tuttu, bazıları "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı. İmamoğlu salona girdiğinde tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaştı.

Tutuklu sanık avukat Mehmet Pehlivan'ın yanına oturması istenen İmamoğlu, jandarmanın gösterdiği sandalyeye oturmayı kabul etmedi. İmamoğlu, jandarmaların hizasında bulunan, koridor tarafındaki sandalyede oturdu. Bunun üzerine jandarma görevlisinin, koridora sandalye getirerek İmamoğlu'nun yanına oturmasının ardından İmamoğlu, "Böyle olmaz. Kimin önünü kesiyorsunuz siz. Ağzımı bantla mı kapatacaksınız' Hakim gelecek, söyleyecek. Ben de ayaktayım. Nedir etrafımızda jandarma. Sağımda, solumda." ifadelerini kullandı.

Bu esnada salona gelen Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Neresinde usulsüzlük var bunun' Jandarma arkadaşlar oturun." dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun "Kimden korkuyorsunuz'" demesinin ardından Başkan Aylan, "Bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Kürsüye söz hakkı verdiğimiz gelecek. Yerinize geçin lütfen." diye konuştu.

Bu sırada İmamoğlu, "Dünden beri ne değişti'" derken, Başkan, "Çünkü dün size söz hakkı vermediğim halde. Kürsüye gelerek heyete, savcıya parmak salladınız. Söz hakkı gelince vereceğim. Benim önümde bir kişinin oturması doğru değil." ifadelerini kullandı.

Duruşma devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.

Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 

Denizli'de 4.2 büyüklüğünde deprem

Denizli'nin Buldan ilçesinde 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

10.03.2026 00:48:00
İhlas Haber Ajansı
Denizli'de 4.2 büyüklüğünde deprem
Denizli'de 4.2 büyüklüğünde deprem
Denizli'nin Buldan ilçesinde 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) açıkladığı bilgilere göre Denizli'nin Buldan ilçesinde saat 23.20'de 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği ise 12.16 kilometre olarak kaydedildi.

Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor


 
 
İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. 

10.03.2026 00:42:00
MURAT ÇORBACI
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor
Sosyal medya egzersizleri sakatlığa davetiye çıkarıyor

İstanbul Rumeli Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, sosyal medya ve dijital platformlardan takip edilerek yapılan kontrolsüz egzersizlerin kas ve eklem yaralanmalarında ciddi artışa yol açtığını belirterek, her egzersizin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Evde egzersiz yapma alışkanlığının son yıllarda yaygınlaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, kontrolsüz uygulamaların sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi.

Baskan, "Poliklinik başvurularında kas-iskelet sistemi yaralanmalarında yaklaşık yüzde 30'luk bir artış gözlemliyoruz. Ekranda görülen eğitmenin vücut yapısı, biyomekaniği ve spor geçmişi kişiden tamamen farklı olabilir. Bu durum 'dijital illüzyon' olarak tanımladığımız bir risk oluşturur" dedi. Evde yapılan egzersizlerde en sık karşılaşılan problemin hareketin doğru formda uygulanmaması olduğunu belirten Baskan, yanlış kinematik yapının eklem üzerindeki yükü ciddi şekilde artırdığını ifade etti.

Özellikle 'squat-çömelme' ve 'lunge-ileriye adım atıp diz bükme' gibi hareketlerde dizin öne fazla çıkmasının diz eklemi üzerindeki yükü yüzde 50'den fazla artırabildiğini söyleyen Baskan, bunun uzun vadede kıkırdak hasarına ve diz problemlerine yol açabileceğini vurguladı. Evde güvenli egzersiz için bazı temel kurallara dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Baskan, egzersiz öncesinde 5-10 dakikalık dinamik ısınmanın sakatlanma riskini azalttığını söyledi. Egzersiz yapılan zeminin orta sertlikte olması gerektiğini belirten Baskan, çok sert yüzeylerin eklem şokunu artırdığını, çok yumuşak zeminlerin ise dengeyi bozabildiğini ifade etti. Egzersiz sırasında nefesin tutulmaması gerektiğini de vurgulayan Baskan, bunun kan basıncını artırabileceğine dikkat çekti. Egzersizin doğru uygulandığında en güçlü tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Özden Baskan, yanlış teknik ve dozajla uygulandığında ise sakatlanmalara yol açabileceğini ifade etti.

Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı

Denizli'de sabah saatlerinde meydana gelen depremin ardından bölgede incelemeler yapan Vali Yavuz Selim Köşger, açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı. Vali Köşger, "Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor" dedi

09.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:49:33
İHA
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Vali Köşger açıklama yaptığı sırada artçı depreme yakalandı
Denizli'de sabah saat 9.21 ralarında Buldan ilçesi Yenicekent Mahallesi merkezli 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından Yenicekent Mahallesi'ndeki eski özellikle yapılarda hasar oluştu. Depremin ardından AFAD, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, itfaiye ekipleri depremin yaşandığı Buldan ilçesinde ve çevre ilçelerde teyakkuza geçti.

Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger'de ilk olarak Buldan ilçe merkezine ardından Yenicekent Mahallesine gelerek incelemelerde bulundu, kurum amirlerinden bilgi aldı. Hasar gören yapıları ziyaret ederek vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Vali Köşger, deprem hakkında açıklama yapacağı sırada 3.0 büyüklüğünde artçı sarsıntıya yakalandı.



"Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır"

Depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, bölgede özellikle eski yapılarda sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Eski yapıların duvarlarında çatlaklar, iş kısımlarında çökmelerin meydana geldiğini söyleyen Vali Köşger, "Bazı binaların iç dizaynında çökmeler var. Bir kurum binasında ise kolon ve taşıyıcı sistemlerde hasar tespit edildi. Şu anda bütün ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. AFAD ve jandarma ekiplerimiz bölgede incelemelerini yapıyor. Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı ekipler de hasar tespit çalışmalarına başladı. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğümüzün ekipleri de bölgede. Şu an itibarıyla en sevindirici tarafı can kaybının olmamasıdır. Ekiplerimiz enkaz ve hasar oluşan alanlarda incelemelerini sürdürüyor. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor ve durum yakından takip ediliyor. Şu an itibarıyla okullarımızda da herhangi bir ciddi sıkıntı görünmüyor. Sadece bir okulumuzda yüzeysel sıva çatlakları var. Sadece o okul tahliye edildi. Arkadaşlarımız sahada tespit çalışmalarını yapıyorlar. Şu an için okullarımızda önemli bir hasar söz konusu değil. Bu nedenle okulların tatil edilmesi gibi bir durum da yok" dedi.

İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi

Ekrem İmamoğlu duruşmasında izleyiciler tezahürat yaptığı için mahkeme heyeti salonundan çıktı, duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar çıkarıldı. Mahkeme başkanı izleyicilerin de salondan çıkarılmasına karar verdi. İzleyiciler duruşmaya alınmama ihtimaline karşın salondan ayrılmıyor

09.03.2026 12:30:00
İHA
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İmamoğlu davasında duruşmaya ara verildi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'na yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu'nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş'in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun'un 251 yıla ve Adem Soytekin'in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye başlamıştı.

Duruşma sürerken, seyirci kısmından da zaman zaman tezahüratlar yükseldi. Mahkeme başkanı, duruşmanın düzenin bozulduğu gerekçesiyle seyircilerin salondan çıkarılmasına karar verdi.

Sanıklar salondan çıkarılırken, izleyiciler, jandarma eşliğinde dışarı alındı. Mahkeme heyeti salondan çıktı.

Duruşmaya saat 13.30'a kadar ara verildi. İzleyiciler salona geri alınmama ihtimaline karşı salondan ayrılmıyor.

İBB Davası başladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB davasının duruşması öncesinde, "Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır" dedi

09.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 09.03.2026 12:10:52
Haber Merkezi
İBB Davası başladı
İBB Davası başladı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB davasının duruşması için Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne geldi. Özel, şunları söyledi:

"9 Mart, 9 Mart, işte geldi 9 Mart. Tayyip Bey diyordu ki insan içine çıkamayacaklar. Son üç günde beş şehirde insan içine çıktık. Bugün de insanların arasından geldik. Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar diyordu. Türkiye'nin gözünün içine baka baka diyorum ki bu dava bir kumpas davasıdır. Tayyip Erdoğan rakibini yok etmeye çalışmaktadır. Çünkü Türkiye'de bir daha seçim kazanamayacağını bilmektedir. Kendisinden sonraki Hükümete ve Cumhurbaşkanına darbe girişimi yapmıştır. Darbe milletin vicdanından püskürmüştür. Darbe sürecinin şekil şartını tamamlamak için davaya geldim."

402 sanık var

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 106'sı tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama bugün başlıyor. 

Silivri'deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No'lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda isim hâkim karşısına çıkacak. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor. 

Silivri Kaymakamlığı, 1 Mart'tan itibaren duruşmaların görüleceği Marmara Kapalı Cezaevi'nin çevresinde toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi tüm etkinliklerin 31 Mart tarihine kadar yasakladı. Salonda yer alacak basın mensubu sayısı ile sanıklara müdafi sınırı getirildi. Duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü olacak şekilde yapılmasın planlanıyor. İmamoğlu'nun, savunması için ayrıntılı hazırlık yaptığı, 143 eylem ve 17 suçlamaya tek tek cevap vereceği belirtiliyor.
 
İddianame yaklaşık 3 bin 900 sayfa
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütüldü. Soruşturma 237 gün sonra tamamlandı ve yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım'da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından adliyede görevli muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. İddianamede 106'sı tutuklu, 170'i adli kontrollü ve 7'si yakalama kararıyla aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer aldı.

İddianamede sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi 17 ayrı suçlama yöneltiliyor. Dosyada 143 farklı eyleme ilişkin değerlendirme bulunduğu belirtiliyor. 

Bu suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma ve verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu'na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu'na muhalefet yer aldı.

MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, KKTC'nin güvenliği için 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi

 

09.03.2026 10:10:00
Anadolu Ajansı
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama
MSB'den KKTC'ye konuşlandırılan F-16'lar hakkında açıklama

Milli Savunma Bakanlığınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar çerçevesinde, 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, bugünden itibaren KKTC'ye konuşlandırıldığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi;

"Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde 6 F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne konuşlandırılmıştır. 'Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir." 

İran yeni dini liderini seçti


İran basını, Uzmanlar Meclisi'nin, Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i ülkenin yeni lideri olarak seçtiğini duyurdu. İran'da dini liderlik ya da resmi adıyla REHBERLİK, en üst makam konumunda. 

09.03.2026 00:27:00 / Güncelleme: 09.03.2026 00:35:37
HABER MERKEZİ/AA
İran yeni dini liderini seçti
İran yeni dini liderini seçti

İran Uzmanlar Meclisi Gilan Vilayeti Üyesi Seyyid Ali Hüseyni Eşkevari, İsrail- ABD'nin 28 Şubat'taki saldırısında ölen Ali Hamaney'in oğlu "Mücteba Hamaney'i yeni lider olarak seçtiklerini" belirtti.
Eşkevari, sosyal medyada yer alan açıklamalarında, Uzmanlar Meclisi'nin, ülkenin yeni liderini seçtiğini söyledi.

Uzmanlar Meclisi'nin büyük bir çoğunlukta yeni liderin ismi üzerinde mutabık kaldığını belirten Eşkevari, "İnşallah Hamaney ismi İran'ın yeni lideri olarak devam edecek" dedi.
Öte yandan Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı Ayetullah Hüseyni Buşehri ise yeni liderin yakın zamanda tanıtılacağını belirtti.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili şehit düştü. 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.