logo
25 HAZİRAN 2026

Özgür Özel: 100 liralık verginin 89 lirası çalışanların maaşı ve dolaylı vergilerden

"Türkiye’de 100 lira verginin 68’i dolaylı vergilerle, 21’i maaştan kesilen vergilerle oluyor. Toplam yüzde 89. Yüz lira vergi karşılıyoruz 89’u ya çalışanın maaşından ya da dolaylı vergi. Yani fabrikanın sahibiyle, emekçisi ekmek aldığında aynı vergiyi ödüyor."

04.03.2024 13:01:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: 100 liralık verginin 89 lirası çalışanların maaşı ve dolaylı vergilerden
Özgür Özel: 100 liralık verginin 89 lirası çalışanların maaşı ve dolaylı vergilerden
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Lüleburgaz'da STK temsilcileri ile buluştu.

Lüleburgaz'da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya gelen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, "Hemen yanımda muhtarlar derneği başkanımız oturuyor. Dedi ki Lüleburgaz'daki tüm muhtarlarımız, bir iki eksiği ile herkes burada. Hatta söz aldı benden, burada toplu fotoğraf için muhtarlarımızla beraber. 31 Mart yerel seçimleri 4 tane sandık olacak. Bu sandıkta çok yerde 3 sandık olacak, bazı yerlerde 4 sandık olacak ama en kritik, en zor sandık, muhtar seçiminin olduğu sandıklar. Çünkü muhtarın yakasında bir parti rozeti yok. Arkasında bizim gibi 100 yıllık bir siyasi parti yok. Bütçesi yok. Ne yaparsa kendi başına yapan, pusulalarını bile kendisi bastırmak zorunda olan, kapı kapı doğrudan halktan oy isteyen ve demokrasinin en güzel örneklerinden biri, en cesur örneklerinden bir tanesini veren muhtarlarımız var" dedi.

"YENİDEN ADAY GÖSTERMİŞ OLMANIN MUTLULUĞU İÇİNDEYİM"

Özel, "Siyasi görüşü bize yakın olur, uzak olur ama bir muhtar bir göreve eğer talip olduysa, bu çok kıymetli bir cesarettir. Ben, bizden önce belediye başkanlarımızdan, belediye meclis üyelerimizden önce 31 Mart seçimlerinde tüm muhtarlarımıza, tüm adaylarımıza başarılar diliyorum. Hepsine kolay gelsin. Murat Başkanım sunuş konuşmasını yaptılar, kısaca konuştu ama 6 yıldır buraya hizmet ediyor. 6 yılda başta tamamlanan bu kompleks olmak üzere biraz önce öğrendim, bir konservatuar açılmış, bu çok kıymetli. Ben bütün belediyelerimizin bu tip işleri bir an önce yapmasını bekliyorum. Bunun yanında yapmış olduğu sosyal belediyecilik hizmetleri ile son derece önemli katkıları var. Zaten Lüleburgaz sosyal demokrat belediyeciliği biliyor. Lüleburgaz'ın yaklaşımı kişiler üzerinden değil ilkeler üzerindendir. Murat Gerenli gibi CHP'nin yerel yönetim stratejisini benimsemiş, halkçı belediyeciliği gerçekleştiren, personeli ile arası iyi olan, çalışanlarının emeğini gören, örgütü ile arası iyi olan bir belediye başkanını yeniden aday göstermiş olmanın mutluluğu içindeyim, onu sizlere emanet ediyorum" diye konuştu.

Özel, şunları kaydetti:

"BÜYÜK YALANLARA SARILDILAR"

"31 Mart seçimleri elbette yerel seçimler ve insanlar kendi ilçelerini, kendi şehirlerini, beldelerini kimin yöneteceğine karar verecekler. Ancak 31 Mart seçimlerinin çok daha büyük bir önemi var. Geçen 14 ve 28 Mayıs'ta iktidarı değiştirmeye, yani uzun yıllardır Türkiye'de iktidarda bulunan ve geniş kesimlerin, özellikle emekçilerin, emeklilerin, çiftçilerin, esnafların, birikmiş sorunlarını çözmek bir yana artık onlar açısından hayatı katlanılamaz hale getirmiş olan bir iktidarı değiştirmeye çok yaklaşmıştık. Yüzde 51'e 49 sayılabilecek bir sonuçla ancak ikinci turda, devletin bütün gücüyle ve Türkiye coğrafyasının çeşitli bölgelerinde baskılarla, CHP'nin büyük ittifakta buluştuğu, genel başkanını aday yaptığı ve çok ciddi halk desteğini aldığımız halde iktidarı değiştiremediğimiz süreci hep birlikte yaşadık. O süreçte hatırlarsanız, yokluk, zamlar, enflasyon, işsizlik, hayat pahalılığı bugünkü kadar olmasa can yakıyordu. Ama seçmenlere şunu söylediler. Evet, belki yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin, geleceğinden endişelisin ama tehlike büyük bize oy vermelisin. Biz olmazsak bayrağı indirecekler, vatanı böldürecekler, ezanı susturacaklar gibi büyük yalanlara sarıldılar."

"İĞNEDEN İPLİĞE ZAM"

Özel, "CHP gibi, Cumhuriyeti kurmuş, her bir bireyi Cumhuriyetin kurucu babalarına, kadrolarına, kurucusuna, devrimlerine yürekten bağlı bir partiye bile yalan videolarla saldırmaktan çekinmediler. O günlerde, 'Oyu bize verin, seçimden hemen sonra her şey düzelecek' diyorlardı. O gün bunu söylediklerinde belki korkuttukları, kandırdıkları, yoksul insanların, işsiz insanların, güvencesiz insanların oyunu aldılar ama bugün anlaşılıyor ki esas olarak o insanların ahını aldılar. O gün 19 lira 70 kuruş olan mazot bugün 40 lira oldu. O gün 20 lira olan benzin bugün 40 lira oldu. Benzinde yüzde 97, mazotta yüzde 106 zam var. Bu ne demek, bundan sonra, seçimden sonra iğneden ipliğe her şeye zam var" ifadesini kullandı.

"ŞİMŞEK İNKAR ETMİYOR"

İktidar kurmaylarının seçim sonrası ortaya çıkacak "acı reçeteleri" inkar etmediğini vurgulayan Özel, "Zaten bunu gizlemiyor Mehmet Şimşek. Hep vatandaşa, hep yoksullara, hep dar gelirlilere düşüyor. Kriz ortamlarında birileri paralarına para katıyorlar. Geçen yaşadığımız büyük krizden çıkışın çaresini kur korumalı mevduatla buldular. 4 liralık dolar 6 lira 8 lira bir gecede 18 lira oldu dediler ki 'Siz paranızı dolara yatırmayın Türk lirasına yatırın. Dolar artarsa farkı biz karşılayacağız.' 'Biz' dediği kim? Emine hamının bileziklerini mi bozdurup verdiler? Bilal Erdoğan'ın Burak Erdoğan'ın sünnetlerinde takılan altınları mı bozdurup verdiler, hangi birikimle karşıladılar? Bu salonda bulunanların neden Lüleburgazlıların, Kırklarelililerin orta gelir sınıfının ve düşük gelir sınıfının vergileriyle babamızın, anamızın, dedemizin, ninemizin biriktirdiği Hazine rezervleriyle o farkları karşıladılar" ifadelerini kullandı.

Özel şöyle konuştu:

"EMEKLİ 10 BİN LİRAYLA GEÇİNMEK ZORUNDA"

"Bugün emekli, 10 bin liraya geçinmek zorunda. Miting alanlarında soruyorum, meydanın yarıdan fazlası emekli, yine soruyorum emeklinin yüzde yetmişi sekseni en düşük emekli maaşıyla geçiniyor. Bu emeklinin maaşından vergi kesiliyor. Ödediği elektrikten sudan doğalgazdan vergi kesiliyor. Yediği ekmekten içtiği sudan torununa aldığı sütten sakızdan vergi kesiliyor. Türkiye'de 100 lira verginin 68'i dolaylı vergilerle, 21'i maaştan kesilen vergilerle oluyor. Toplam yüzde 89. Yüz lira vergi karşılıyoruz 89'u ya çalışanın maaşından ya da dolaylı vergi. Yani fabrikanın sahibiyle, emekçisi ekmek aldığında aynı vergiyi ödüyor. Esas vergi vermesi gerekenler Türkiye'de vergi vermiyor. Böyle bir adaletsizlikle karşı karşıyayız. '28 Mayıs'ta verin oyu kardeşinize hayat pahalılığını düşüreceğim' diyenler 19 liralık mazotu 40 lira yaptılar. 28 Mayıs'tan bugüne gıda enflasyonu yüzde seksenleri aştı."

"EMEKLİNİN KARŞISINDAKİLER ÇALIŞANLAR OLAMAZ"

"Bugün TÜİK, biz biraz önde merhabalaşırken ilçe başkanım size günaydın derken belediye başkanım merhaba derken TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı. Şubat ayı enflasyonu 4.5 puan artmış. Kime göre? Artış çok yüksek ama bu artış bile TÜİK'e göre. Neyin baş harfleri? Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumu. Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumu, yıllık enflasyonu yüzde 67 olarak belirledi. Bugün itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 67. Gerçek enflasyon kaç? Gerçek enflasyon yüzde 130. Peki emekli ne zam aldı? Yüzde 33. 7500'den 10 bin lira yaptılar. Memur ne aldı, işçi ne aldı yüzde 49. TÜİK doğru söylüyor bile olsa yüzde 20'ye yakın, yüzde 18 memurun ve işçinin cebinden para çalındı. İş emekliye geldiğinde bu sefer rakam yüzde 34, cepten çalınan para. Ve Tayyip Erdoğan iktidara geldiği gün en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Bugünkü hesapla 25 bin liraya geliyor. Bugün 10 bin lira. Her şeyi altın hesabına vurmakta fayda var. En düşük emekli maaşıyla 3 Kasım 2002 günü tam 8 altın alınıyordu. 3 Kasım 2002 çeyrek altın fiyatı yazın, o günkü en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınıyordu. Bugünküyle iki buçuk çeyrek altın zor alınıyor. Yani 20 yıllık iktidar boyunca Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığında emeklinin cebinden ayda 5.5 çeyrek altın çıkmış. Hesap ortada. Hesapladığınızda zaten 25 bin lira olması gereken maaş 10 bin lira. 15 bin lira kayıp var. Ve ben 'Emekli kart çıkartalım, 7'şer bin lira seyyanen zam yapalım' deyince 'Para yok çalışana maaş ödeyemiyoruz' diyor. Çalışanla emekli karşı karşıya değildir. Yan yanadır, peş peşedir. Bugünün emeklisi dünün çalışanıdır. Yani emeği var emeklinin bu ülkede. Çalışan da yarının emeklisidir. Emeklinin karşısındakiler çalışanlar olamaz, emeklinin karşısındakiler bugün hak etmediği faiz kazancını elde edenlerdir. Bugün hak etmediği ihaleleri alan yandaş müteahhitlerdir, beşli çetelerdir."

"ONLARIN ÖNCELİĞİ ZENGİNLER"

"Siyaset, öncelik belirleme işidir. Sosyal demokratların önceliği emeklilerdir. Recep Tayyip Erdoğan'ın önceliği beşli çetelerdir. Sosyal demokratların önceliği işçilerdir, Tayyip beyin önceliği yandaş müteahhitlerdir. Sosyal demokratların önceliği halktır, sosyal demokratların önceliği yoksullardır, onların önceliği faizle gelirine gelir, servetine servet kattığı zenginlerdir. İşte 31 Mart seçimleri o yüzden çok önemlidir. Bu gidişata, şu hiç olmazsa son 8 ayda mazotun, benzinin yüzde yüz artmasına, gıda enflasyonunun yüzde 70 artmasına bir 'dur' denmezse, bir sarı kart gösterilmezse, bir kırmızı ışık yakılmazsa, biz buradayız bizi görün esas patron biziz, biz bu ülkenin ta kendisiyiz denmezse Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki 4 yılda bize çok içireceği acı reçete vardır."

"ACI REÇETE EMEKLİNİN, EMEKÇİNİN, ESNAFIN MİDESİNİ DELECEK"

"Acı reçete emeklinin, emekçinin, esnafın, memurun, çiftçinin gırtlağını yakacaktır. Midesini delecektir. Dayanılmaz hale gelecektir. Ama 2018'deki o seçim başarısından sonra tek adam rejimini yerleştirdiği günden sonra 2019'da İstanbul'dan Ankara'ya 11 Büyükşehirle genel iktidarın gücünü yerelden dengelediğimiz süreçte geçen seneki seçimlerde 51'e 49'luk duruma kadar gelip büyük bir talihsizlikle, kendi hatalarımızla o seçimi kazanamamıştık. Yarınlara umutla bakmak isteyen, bu hükümet beni görmezden gelmesin diyen, beni de hesaba katsın diyen herkesin 31 Mart'ta bu hükümete bir dur bakalım demesi lazım. Türkiye'nin bütün yoksullarını, bütün işsizlerini, bütün esnaflarını, bütün çiftçilerini, bütün emekçilerini ve bütün emeklilerini 31 Mart'ta sandıkta birleşmeye davet ediyorum. Bir tarafta Cumhur ittifakı var. Ak Parti ve MHP. Her geçen gün birbirlerine benziyorlar. En önemli meziyetleri tehdit etmek, iftira etmek, hakaret etmek. Bu hakaretlerine, iftiralarına hiçbir zaman cevap vermiyoruz, hiçbir zaman. Ama diğer tarafta Cumhur İttifakı bir de yanına kimi aldı? Kadınları sahiplendirmek lazım diyen, kadınları adeta birer eşya, birer mahluk olarak gören, geçmişte bu ülkeye Hizbullah korkusunu yaşatan, domuz bağcıların avukatlarını meclise taşıdılar ya, bir ittifak ortakları doğdular. İstanbul Sözleşmesinden çıkıp kadına karşı şiddetin tırmanmasına, daha geçen hafta bir günde 8 kadın öldürüldü. Çünkü diyor ki kadına karşı şiddeti uygulayanlar, artık diyorlar hükümet kadınların arkasında değil bizim arkamızda diyorlar. İstanbul Sözleşmesinde çok ağır bir önlem vardı bunu kaldırdılar diyorlar. Kadına karşı şiddet yasasının da adını anmıyorlar yakında o da kalkar diyorlar. Benim başıma bir şey gelirse hapishanelerde sürünmem nasılsa bizimkiler beni kurtarır diyorlar. Böyle bir anlayış."

"TÜRKİYE'Yİ KURTARMAYA GELİYORUZ"

Her geçen gün daha çok korkuya daha çok baskıya daha çok zulme sarılan Cumhur İttifakının karşısında biz hiç öyle zayıf değiliz. Onların karşısındaki ittifakın adı bu sefer evet Millet İttifakı değil ama çok daha güçlüsü var. Türkiye ittifakı var, Türkiye ittifakı. Türkiye ittifakı kimden oy alır? Türkiye ittifakı, Türkiye'yi seven herkesten oy alır. Milli takım gol atınca sevinen herkesten oy alır. Filenin sultanları şampiyon olduğunda ağlayandan, kızlarımız ağlarken gırtlakları düğümlenen herkesten oy alır. Türkiye ittifakı, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı beyaz renkleriyle, ay yıldızlı al bayrağıyla, vatanını, ülkesini, milletini sevenleriyle biz Türkiye'yi kucaklamaya, Türkiye'yi kurtarmaya, Türkiye'deki sıkıntı çeken herkesi kucaklamaya geliyoruz."

"YÜZLERİ GÜLDÜRMEYE DEVAM EDİN"

"Birileri sürekli beka sorunlarıyla korkutmaya kalksın. Türkiye'nin zamkı, harcı, derzi Türkiye ittifakıdır. Türkiye'yi kuran Atatürk'ün partisi Cumhuriyet Halk Partisidir. Ben hem Murat başkanımı hem başka ilçelerden de gelenler var. Kırklareli'ndeki bütün belediye başkanlarımızı her birinize emanet ediyorum. Seçime kadar adaydan çok çalışmak, adaydan çok koşturmak, gayret etmek hepimizin görevidir. Bundan sonraki süreçte çok daha güzel günlerde, çok daha güçlü bir Lüleburgaz, çok daha güçlü bir Kırklareli, çok daha güçlü bir Türkiye'de hep beraber el ele omuz omuza olacağız. Belediye başkanlarımız, hiçbir siyasi partiyi ayırmadan hizmet ettiler, devam edecekler. İşimiz gücümüz Lüleburgaz diyor. Ben de işi gücü Lüleburgaz olan Murat başkanıma, belediye meclis üyelerine başarılar diliyorum. Aynen bu şekilde çalışmaya, koşturmaya, Lüleburgaz'a hizmet etmeye, yüzleri güldürmeye devam edin diyorum. Hepinize başarılar diliyorum. Adaylarımızı size sizleri de Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun var olun."

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.