logo
25 HAZİRAN 2026

Özgür Özel'den Erdoğan'a: İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, önce yandaşlarının ticaretini kes

"Siz bir yandan Filistin’de yaşananlara gözyaşı dökeceksiniz, bir yandan yakınlarınızın, arkadaşlarınızın, yakın çevrenizin, siyaset arkadaşlarınızın, destekçilerinizin gemileri İsrail ile Türkiye limanları arasında mekik dokuyacak. Tayyip Erdoğan, eğer İsrail’le ilgili bir şey söyleyeceksen, yandaşlarının ticaretini keserek söyleyeceksin. Bu Ramazan mübarek günde İsrail’deki zulmün bitmesini istiyorsan önce ticareti bitireceksin diye bir hatırlatma ile başlayalım."

11.03.2024 16:13:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den Erdoğan'a: İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, önce yandaşlarının ticaretini kes
Özgür Özel'den Erdoğan'a: İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, önce yandaşlarının ticaretini kes
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel, İstanbul Küçükçekmece Ayamama Kaynarca Yağmur Suyu Tünelleri Kazı Başlatma Töreni'ne katıldı.

Özel, burada yaptığı konuşmada, "Ramazan'ın ilk günü, ilk sahur yapıldı, ilk oruç tutuluyor. Allah kabul etsin. Ramazan'ın ülkemize, İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya öncelikle huzur ve barış getirmesini diliyorum. Özellikle Filistin'de akan kanın durmasını, mezalimin durmasını bekliyoruz. Ramazan'ın güzel ahlakı ve dilinin siyasete de sirayet etmesini bekliyoruz. Bu konudaki özenli tutumumuzu sürdüreceğiz. Birileri hakaret ediyor. İftira atıyorlar. Seçmene şantaj yapıyorlar. Vatandaşın tercihleri üzerinden hakaret ediyorlar. Biz bu kavgaların dışında duruyoruz" dedi.

"İSRAİL İLE TİCARET ARTTI"

"Kavga yapacaksak, emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin talepleri üzerinden bir kavga yapıyoruz ve temiz bir dil kullanmaya çalışıyoruz" diyen Özel, "Buradan iktidar partisinin ve ittifak ortaklarının liderlerini ve onların Ramazanlarını kutluyorum. Artık Türkiye'ye yakışmayan, hiçbirimize yakışmayan bu dili terk etmeye davet ediyorum onları. Korkuyu, öfkeyi örgütlemek, keskin bir bıçaktır, döner, dolaşır kendini vurur. Kimseye faydası olmayan bir dildir. Biz özenli dilimizi sürdüreceğiz. Ramazan'ın ilk gününde Türkiye'deki çok sayıda insanın, özellikle geçmişte Tayyip Erdoğan'ı çok desteklemiş, onunla çok yol yürümüş ama derin hayal kırıklıkları yaşayan insanlar var. Diyorlar ki İsrail ile ticaret ihanettir. Siz bir yandan Filistin'de yaşananlara gözyaşı dökeceksiniz, bir yandan yakınlarınızın, arkadaşlarınızın, yakın çevrenizin, siyaset arkadaşlarınızın, destekçilerinizin gemileri İsrail ile Türkiye limanları arasında mekik dokuyacak diyorlar. Afrika ülkeleri kara sularını İsrail ticaretine kapatmışken Çin'den gelen gemiler 20 günde alacakları yolu bazı ülkelerin tepkisi yüzünden 40 günde almak zorunda kalıyorken Filistin'i dilinden düşürmeyenlerin, İsrail ile yapılan ticareti misli ile artırmasını, daha dün akşam saatlerinde Türkiye'den çimento taşıyan gemiler ayrıldı. Gübre taşıyan gemiler ayrıldı ki gübre dediğinizin aslında patlayıcı yapımında kullanılabilen bir madde olduğunu hiç kimsenin unutmaması gerekiyor. İğneden ipliğe kargo gemileri ayrıldı ve bir yandan Filistin'de zulüm sürüyor. Tayyip Erdoğan, eğer İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, yandaşlarının ticaretini keserek söyleyeceksin. Bu Ramazan mübarek günde İsrail'deki zulmün bitmesini istiyorsan önce ticareti bitireceksin diye bir hatırlatma ile başlayalım" ifadelerini kullandı.

Özel, şunları söyledi:

"YAĞMUR BİRAZ FAZLA YAĞDI DİYE İNSANLARIN ÖLMESİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL"

"Burada Ayamama Deresi'nin Kaynarca kolunda yapılmaya çalışanı başkan yolda anlattı. Yerin altından kocaman tünel açarak adeta yağmur suyunu atık sudan ayırmak, buradaki bu taşkınları bitirecek olması gerçekten çok önemli. 2024 yılına bu işin kalmış olması gerçekten hayret verici. Bir su baskınından, ben kendim eczanede çok paspas yaptım. Tam paspası yaparsın biri içeri gelir çamur olur. O bile insana dokunur. Şu görüntülerde dükkanların insan boyunca çamurla, suyla kaplanması, o kıt kanaat o dükkandan geçimini sağlayan esnaf için ne demek? Evlerin bodrum katlarını su basması. 2024 yılında yağmur biraz fazla yağdı diye insanların ölmesi kabul edilebilecek bir iş değil."

"YAĞMUR, ARTIK ÜSKÜDAR'I GÜZELLEŞTİRİYOR"

"Ben Ekrem Başkan İSKİ'ye özel teşekkür etti. Ben hem İSKİ'nin Genel Müdürü, hem Genel Sekreterimize bu süreçte yaptıkları için ayrı teşekkür etmek isterim. Pandeminin ilk zamanlarıydı. Hayatımın en öğretici günlerinden bir tanesiydi. Ekrem Başkan, Genel Başkanımıza o dönemki, bir sunum yaptı. Dedi ki bir yandan insanlar ölüyor pandemiden. Bir yandan insanlar evlerinden çalışamıyorlar. Onlara yetişiyoruz. Ama bir yandan, 'Genel Başkanım yanlış bir şey söylemeyim ama bu sokağa çıkma yasaklarını fırsata çeviriyoruz' dedi. İSKİ, İstanbul'un dört bir yanında yağmur suyunu ayırıyor. Örneğin Barbaros Bulvarı'nı normalde trafiğe kapatamazsınız. Orada çalışıyoruz. Üsküdar'da çalışıyoruz, Merter'de, viyadüklerde çalışıyoruz dedi. Ben o gün o lafları duydum ve unuttum. Sonra bu işler oldu, geçti. Sonra İstanbul'a efendim son 30 yılın en büyük yağmuru yağdı diyorlar. Eskiden senenin en büyük yağmurunda Kız Kulesi'nden Üsküdar'daki apartman arasında deniz olurdu. Şimdi bakıyorsunuz, şıkır şıkır bir meydan. Yağmur, Üsküdar Meydanının denize çevirmiyor. Yağmur, Üsküdar Meydanını güzelleştiriyor."

"HEPSİNİN EMEĞİNE AYRI AYIR TEŞEKKÜRLER"

"Bir bakıyorsunuz, viyadüklerde eskiden arabalar yüzüyordu. Can pazarı oluyordu. Böyle bir şey yaşanmıyor. Bir yandan bakıyorsunuz, İstanbul'da artık bu tip işler sona gelmeye başladı. O felaket görüntüleri görünmüyor. Buna kim katkı sağladıysa, yer altında 10 bin kişi çalışıyor İstanbul'da dedi başkan. Gerçekten İstanbul'un hacmini ve verilen emeğin büyüklüğünü görmek açısından önemli. Kim çalışıyorsa, metroda, atık suda, yağmur suyu kanallarında, otobüslerde, tramvaylarda, çöp toplama araçlarının üzerinde kim çalışıyorsa, hepsinin emeğine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu takımın kaptanı Ekrem İmamoğlu'nu yürekten kutluyorum. Başkan birazcık öfkelenmiş haklı olarak. Yahu bu kent lokantalarının önündeki kuyruğa laf etme var ya... O kuyrukta başkanım, bir onur, bir gurur, bir de utanç var. Emin olun o kuyruğun utancı bu yoksulluğu yok etmeyen, 22 yıllık iktidarı ile o kuyruğun utancı onlaradır. Orada yemeğini yiyen, karnını doyuranların onuru da gururu da sana ve ekibinedir başkanım."

"ANNE KART TEŞEKKÜRÜ"

"Ben geçtiğimiz 5 yıl önceki 2 seçim arasında sevgili Engin Başkanımla 130 milletvekilimizle İstanbul'daydık. Ben Sultangazi'ye gittim. O dönemin İçişleri Bakanı, 'Ben tıraşımı Kahtalı berberimde olurum' dedi, 'Bu yalan bitmeden doğru konuşmaz' dedim ve Sultangazi ilçe başkanıma bir bak dedim. Dedi ki kapalı dükkanı açtırmışlar, fotoğrafçıyı önden sokmuşlar, enseyi topla demişler. İşi bile bitmeden fotoğrafı çekip gitmişler. O günlerde Sultangazi'de dolaştım ben. İstanbul'un 13-14 ilçesinden sorumluydum. Her birinde her gün dolaştım. O İstanbul bu İstanbul değildi. Geçen gün Ekrem Başkan ile yine Sultangazi'deyiz. Arabanın ön camından selamlama yapıyoruz. Arabanın önüne atlıyor her yaştan anne, gencecik anneler, 35-40 yaşında anneler durduruyorlar. Bir dakika diyor. Çantadan bir şey çıkarıyor. Ne çıkaracaksın diyorsun, anne kart çıkarıyor. Anne kart çıkarıp, kartı gösterip böyle yapıyor Ekrem Başkana. Anne kart meselesi, çocuklara süt meselesi, annelere ulaşım meselesi, evlere yardım meselesi. Biz günün biri gelip yoksulluğu yok etmeye geleceğiz ama bugüne kadar yoksulluğu yok etmeyip, yoksulluğu yönetenlere inat, o yoksulluk üzerinden siyaset yapanlara inat, sağ elin verdiğini sol ele göstermeden verilen emeğin İstanbul sokaklarında nasıl bir karşılık bulduğunu görüyoruz. O yüzden 31 Mart seçimleri için, birileri endişeli, birileri korkuyor. Birisi sinirli, bir tanesi mahcup, ne diyeceğini şaşırmış, gaf üsten gaf yapıyor. Ama biz rahatız çünkü biliyoruz ki bu insanlar kader, kıymet bilen, yapılan işi gören, emeği teslim eden insanlardır."

"HAK GEÇMESİN DİYE…"

"Geçen sefer birinci seçim iptal olduğunda Fatih'te bir esnaf amcaya gittik. Amcanın halinden CHP'li olmadığı belli. Ben merhaba derken, 'Gel bakalım' dedi. Aslında şimdi Tayyip Bey diyor ya, bana Özgür Efendi'yi ilk o amca söyledi. 'Özgür Efendi' dedi, 'gel bakalım'. Girdim konuyu açmaya çalışıyorum. 'Bak evladım' dedi, 'şimdi yenisi var.' Elini koydu, elektronik terazi tartıyor. 'Ama bak bu arkada ne var?' Tezgahın arkasında. Sarı kefeleri yamuk, yumuk olmuş bir terazi. 'Bu hacı, bu terazide 40 yıl nohut, fasulye, pirinç, bulgur tarttı. Sonra bu terazi böyle dengeye gelir, bilir misin? Bu hacı hep bir tutam daha o tarafa attı. Pirinç, fasulye, nohut attı. Niye attım? Hak geçmesin diye attım oğlum. Hak geçmesin diye. Belki şimdiye kadar 2 kamyon nohut atmışımdır o tarafa, 2 kamyon pirinç atmışımdır hak geçmesin, müşterinin hakkı bana geçmesin diye. Ben Tayyip Beye oy veririm. Binali Beye verdim. Bir dahaki seçimde Tayyip Bey kime ver derse ona vereceğim ama bu sefer Ekrem Beye vereceğim' dedi. 'Niye hacı amca' dedim. 'Hak geçti evladım, hak geçti.' Oyu vermiş hacı Binali Beye, seçtirememiş ama yaşananları görmüş. Bir sonraki seçim olsa yine vereceğim ama diyor, bu sefer hak geçmesin diye Ekrem Beye vereceğim diyor. Bu ferasetli insanlar bu kadar hizmet varken, hakkı yemezler, hakkı yedirmezler. Biz ona inanıyoruz."

"İSTANBUL'A 10 TANE METRO YAPTI"

"Tabi ben burada olunca il başkanım konuşmuyor. Ekrem Başkan burada olunca Kemal Çebi Başkanım konuşmuyor ama Kemal Çebi Başkanım bir şeyi hatırlattı. Ben onu hep taktir ederim. İlçede 15 tane kreş yaptım diyor. Bir de 5 tane sosyal tesisim var, emekli kafelerim var, çayı da 1 liraya satıyoruz hala diyor. Sayın başkanım metro tartışmasında herkes her şeyi gördü. 65 kilometre metroyu, nasıl gizleyecek? Yerin altında diye çıkmış dün şöyle bir şey söylüyor. Metro mu yapmış o, hepsi yalan diyor. Ben biliyorum, İstanbul Genel Sekreter Yardımcısıydı, biz İstanbul Büyükşehir'i alınca ulaşımdan sorumlu genel sekreter yardımcısını Ulaştırma Bakanı yaptı. İlk bütçede biz ona dedik ki 7 metronun inşaatını durdurmuşsun. Dedi ki dış kaynak olmadan yapılamaz. Maliyetler yüksekti. Durdurduk, bulunduğunda yapılır. O 7'ye 3 daha eklendi. 10 metro. Dünyada hiçbir metropolde 10 metro inşaatı birden yok. Başkanım, bu tartışmada ben Trabzon'da sizin hemşerilerinize bir şey anlattım, hoşlarına gitti. Buradaki hemşerilerinize anlatayım. Trabzon'da soruyorum, diyorum ki Ekrem Başkan bir Trabzonlu olarak İstanbul'da, gurur duyuyorsunuz. O İstanbul'da çalışırken Trabzon'da kaç AKP'li milletvekili var? Diyorlar, 4. Kaç AKP'li bakan var hükümette, 4. Ortahisar Belediyesi kimde, AKP'de. Büyükşehir kimde, AKP'de. 10 tane AKP'li Trabzonlu Trabzon'a bir hafif raylı sistem yapamadı, bir tane CHP'li Trabzonlu İstanbul'a 10 tane metro yaptı. 10 tane. Öyle olunca biraz karın ağrısı oluyor tabi. 10 Trabzonlu bir raylı sistem yapamazken, İstanbul'un altında 10 metro için 10 bin kişi böyle çalışıyorsa, o iş için de işi ehline teslim etmekle ilgili Kur'an'da ayet var, Peygamberin hadisi var, söylenmiş onca söz var. Bu işler öyle boşuna yapılmıyor."

"İSTANBUL'A İNANIYORUZ, GÜVENİYORUZ"

"Ekrem Başkan gitti, Japonya'dan o işlerin Türk kızı olarak gurur duyduğumuz bir insanı buldu ve getirdi. Pelin Hanımı. Raylı sistemlerin başına getirdi. Genel sekreter yardımcısı yaptı. Dünya onun yaptığı, İstanbul'a güvenen, CHP'nin belediyeciliğine güvenen, Pelin Hanımın mesleki liyakatine güvenenler bu metro yatırımları için hükümetin ön kestiği yerde, İstanbul'un önünü açacak kredileri verdiler. Bunların her bir tanesi çok çok kıymetlidir. Ben böyle kutsal bir günde, Ramazan'ın ilk gününde bu mahallede bir daha gözyaşı akmasın diye, bir daha yağmur başladığında esnafın yüreği ağzına gelmesin, mahallelinin yüreği ağzına gelmesin diye endişe edenlerin öyle görünür yerlerde işler yapmak varken, yerin dibine böylesine 1 milyar liralık yatırımı yapmaya, böyle bir dönemde kalkanların emeklerine ve yürüklerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra da İstanbul'u belediye meclisinde de çoğunluğu elde edecek bir yürüyüşte ilerliyoruz. Çok iyi bir seçim sonucu bekliyoruz. 14 belediyeye en az 14 tane daha katacağız diyor il başkanımız. İstanbul'a inanıyoruz, güveniyoruz. Yarınlarda çok daha güzel bir İstanbul'da birlikte olmak ümidiyle.'

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.