logo
28 EYLÜL 2026

Özgür Özel'den Erdoğan'a: İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, önce yandaşlarının ticaretini kes

"Siz bir yandan Filistin’de yaşananlara gözyaşı dökeceksiniz, bir yandan yakınlarınızın, arkadaşlarınızın, yakın çevrenizin, siyaset arkadaşlarınızın, destekçilerinizin gemileri İsrail ile Türkiye limanları arasında mekik dokuyacak. Tayyip Erdoğan, eğer İsrail’le ilgili bir şey söyleyeceksen, yandaşlarının ticaretini keserek söyleyeceksin. Bu Ramazan mübarek günde İsrail’deki zulmün bitmesini istiyorsan önce ticareti bitireceksin diye bir hatırlatma ile başlayalım."

11.03.2024 16:13:00
Haber Merkezi
 
Özgür Özel'den Erdoğan'a: İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, önce yandaşlarının ticaretini kes
Özgür Özel'den Erdoğan'a: İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, önce yandaşlarının ticaretini kes
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgür Özel, İstanbul Küçükçekmece Ayamama Kaynarca Yağmur Suyu Tünelleri Kazı Başlatma Töreni'ne katıldı.

Özel, burada yaptığı konuşmada, "Ramazan'ın ilk günü, ilk sahur yapıldı, ilk oruç tutuluyor. Allah kabul etsin. Ramazan'ın ülkemize, İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya öncelikle huzur ve barış getirmesini diliyorum. Özellikle Filistin'de akan kanın durmasını, mezalimin durmasını bekliyoruz. Ramazan'ın güzel ahlakı ve dilinin siyasete de sirayet etmesini bekliyoruz. Bu konudaki özenli tutumumuzu sürdüreceğiz. Birileri hakaret ediyor. İftira atıyorlar. Seçmene şantaj yapıyorlar. Vatandaşın tercihleri üzerinden hakaret ediyorlar. Biz bu kavgaların dışında duruyoruz" dedi.

"İSRAİL İLE TİCARET ARTTI"

"Kavga yapacaksak, emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin talepleri üzerinden bir kavga yapıyoruz ve temiz bir dil kullanmaya çalışıyoruz" diyen Özel, "Buradan iktidar partisinin ve ittifak ortaklarının liderlerini ve onların Ramazanlarını kutluyorum. Artık Türkiye'ye yakışmayan, hiçbirimize yakışmayan bu dili terk etmeye davet ediyorum onları. Korkuyu, öfkeyi örgütlemek, keskin bir bıçaktır, döner, dolaşır kendini vurur. Kimseye faydası olmayan bir dildir. Biz özenli dilimizi sürdüreceğiz. Ramazan'ın ilk gününde Türkiye'deki çok sayıda insanın, özellikle geçmişte Tayyip Erdoğan'ı çok desteklemiş, onunla çok yol yürümüş ama derin hayal kırıklıkları yaşayan insanlar var. Diyorlar ki İsrail ile ticaret ihanettir. Siz bir yandan Filistin'de yaşananlara gözyaşı dökeceksiniz, bir yandan yakınlarınızın, arkadaşlarınızın, yakın çevrenizin, siyaset arkadaşlarınızın, destekçilerinizin gemileri İsrail ile Türkiye limanları arasında mekik dokuyacak diyorlar. Afrika ülkeleri kara sularını İsrail ticaretine kapatmışken Çin'den gelen gemiler 20 günde alacakları yolu bazı ülkelerin tepkisi yüzünden 40 günde almak zorunda kalıyorken Filistin'i dilinden düşürmeyenlerin, İsrail ile yapılan ticareti misli ile artırmasını, daha dün akşam saatlerinde Türkiye'den çimento taşıyan gemiler ayrıldı. Gübre taşıyan gemiler ayrıldı ki gübre dediğinizin aslında patlayıcı yapımında kullanılabilen bir madde olduğunu hiç kimsenin unutmaması gerekiyor. İğneden ipliğe kargo gemileri ayrıldı ve bir yandan Filistin'de zulüm sürüyor. Tayyip Erdoğan, eğer İsrail'le ilgili bir şey söyleyeceksen, yandaşlarının ticaretini keserek söyleyeceksin. Bu Ramazan mübarek günde İsrail'deki zulmün bitmesini istiyorsan önce ticareti bitireceksin diye bir hatırlatma ile başlayalım" ifadelerini kullandı.

Özel, şunları söyledi:

"YAĞMUR BİRAZ FAZLA YAĞDI DİYE İNSANLARIN ÖLMESİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL"

"Burada Ayamama Deresi'nin Kaynarca kolunda yapılmaya çalışanı başkan yolda anlattı. Yerin altından kocaman tünel açarak adeta yağmur suyunu atık sudan ayırmak, buradaki bu taşkınları bitirecek olması gerçekten çok önemli. 2024 yılına bu işin kalmış olması gerçekten hayret verici. Bir su baskınından, ben kendim eczanede çok paspas yaptım. Tam paspası yaparsın biri içeri gelir çamur olur. O bile insana dokunur. Şu görüntülerde dükkanların insan boyunca çamurla, suyla kaplanması, o kıt kanaat o dükkandan geçimini sağlayan esnaf için ne demek? Evlerin bodrum katlarını su basması. 2024 yılında yağmur biraz fazla yağdı diye insanların ölmesi kabul edilebilecek bir iş değil."

"YAĞMUR, ARTIK ÜSKÜDAR'I GÜZELLEŞTİRİYOR"

"Ben Ekrem Başkan İSKİ'ye özel teşekkür etti. Ben hem İSKİ'nin Genel Müdürü, hem Genel Sekreterimize bu süreçte yaptıkları için ayrı teşekkür etmek isterim. Pandeminin ilk zamanlarıydı. Hayatımın en öğretici günlerinden bir tanesiydi. Ekrem Başkan, Genel Başkanımıza o dönemki, bir sunum yaptı. Dedi ki bir yandan insanlar ölüyor pandemiden. Bir yandan insanlar evlerinden çalışamıyorlar. Onlara yetişiyoruz. Ama bir yandan, 'Genel Başkanım yanlış bir şey söylemeyim ama bu sokağa çıkma yasaklarını fırsata çeviriyoruz' dedi. İSKİ, İstanbul'un dört bir yanında yağmur suyunu ayırıyor. Örneğin Barbaros Bulvarı'nı normalde trafiğe kapatamazsınız. Orada çalışıyoruz. Üsküdar'da çalışıyoruz, Merter'de, viyadüklerde çalışıyoruz dedi. Ben o gün o lafları duydum ve unuttum. Sonra bu işler oldu, geçti. Sonra İstanbul'a efendim son 30 yılın en büyük yağmuru yağdı diyorlar. Eskiden senenin en büyük yağmurunda Kız Kulesi'nden Üsküdar'daki apartman arasında deniz olurdu. Şimdi bakıyorsunuz, şıkır şıkır bir meydan. Yağmur, Üsküdar Meydanının denize çevirmiyor. Yağmur, Üsküdar Meydanını güzelleştiriyor."

"HEPSİNİN EMEĞİNE AYRI AYIR TEŞEKKÜRLER"

"Bir bakıyorsunuz, viyadüklerde eskiden arabalar yüzüyordu. Can pazarı oluyordu. Böyle bir şey yaşanmıyor. Bir yandan bakıyorsunuz, İstanbul'da artık bu tip işler sona gelmeye başladı. O felaket görüntüleri görünmüyor. Buna kim katkı sağladıysa, yer altında 10 bin kişi çalışıyor İstanbul'da dedi başkan. Gerçekten İstanbul'un hacmini ve verilen emeğin büyüklüğünü görmek açısından önemli. Kim çalışıyorsa, metroda, atık suda, yağmur suyu kanallarında, otobüslerde, tramvaylarda, çöp toplama araçlarının üzerinde kim çalışıyorsa, hepsinin emeğine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu takımın kaptanı Ekrem İmamoğlu'nu yürekten kutluyorum. Başkan birazcık öfkelenmiş haklı olarak. Yahu bu kent lokantalarının önündeki kuyruğa laf etme var ya... O kuyrukta başkanım, bir onur, bir gurur, bir de utanç var. Emin olun o kuyruğun utancı bu yoksulluğu yok etmeyen, 22 yıllık iktidarı ile o kuyruğun utancı onlaradır. Orada yemeğini yiyen, karnını doyuranların onuru da gururu da sana ve ekibinedir başkanım."

"ANNE KART TEŞEKKÜRÜ"

"Ben geçtiğimiz 5 yıl önceki 2 seçim arasında sevgili Engin Başkanımla 130 milletvekilimizle İstanbul'daydık. Ben Sultangazi'ye gittim. O dönemin İçişleri Bakanı, 'Ben tıraşımı Kahtalı berberimde olurum' dedi, 'Bu yalan bitmeden doğru konuşmaz' dedim ve Sultangazi ilçe başkanıma bir bak dedim. Dedi ki kapalı dükkanı açtırmışlar, fotoğrafçıyı önden sokmuşlar, enseyi topla demişler. İşi bile bitmeden fotoğrafı çekip gitmişler. O günlerde Sultangazi'de dolaştım ben. İstanbul'un 13-14 ilçesinden sorumluydum. Her birinde her gün dolaştım. O İstanbul bu İstanbul değildi. Geçen gün Ekrem Başkan ile yine Sultangazi'deyiz. Arabanın ön camından selamlama yapıyoruz. Arabanın önüne atlıyor her yaştan anne, gencecik anneler, 35-40 yaşında anneler durduruyorlar. Bir dakika diyor. Çantadan bir şey çıkarıyor. Ne çıkaracaksın diyorsun, anne kart çıkarıyor. Anne kart çıkarıp, kartı gösterip böyle yapıyor Ekrem Başkana. Anne kart meselesi, çocuklara süt meselesi, annelere ulaşım meselesi, evlere yardım meselesi. Biz günün biri gelip yoksulluğu yok etmeye geleceğiz ama bugüne kadar yoksulluğu yok etmeyip, yoksulluğu yönetenlere inat, o yoksulluk üzerinden siyaset yapanlara inat, sağ elin verdiğini sol ele göstermeden verilen emeğin İstanbul sokaklarında nasıl bir karşılık bulduğunu görüyoruz. O yüzden 31 Mart seçimleri için, birileri endişeli, birileri korkuyor. Birisi sinirli, bir tanesi mahcup, ne diyeceğini şaşırmış, gaf üsten gaf yapıyor. Ama biz rahatız çünkü biliyoruz ki bu insanlar kader, kıymet bilen, yapılan işi gören, emeği teslim eden insanlardır."

"HAK GEÇMESİN DİYE…"

"Geçen sefer birinci seçim iptal olduğunda Fatih'te bir esnaf amcaya gittik. Amcanın halinden CHP'li olmadığı belli. Ben merhaba derken, 'Gel bakalım' dedi. Aslında şimdi Tayyip Bey diyor ya, bana Özgür Efendi'yi ilk o amca söyledi. 'Özgür Efendi' dedi, 'gel bakalım'. Girdim konuyu açmaya çalışıyorum. 'Bak evladım' dedi, 'şimdi yenisi var.' Elini koydu, elektronik terazi tartıyor. 'Ama bak bu arkada ne var?' Tezgahın arkasında. Sarı kefeleri yamuk, yumuk olmuş bir terazi. 'Bu hacı, bu terazide 40 yıl nohut, fasulye, pirinç, bulgur tarttı. Sonra bu terazi böyle dengeye gelir, bilir misin? Bu hacı hep bir tutam daha o tarafa attı. Pirinç, fasulye, nohut attı. Niye attım? Hak geçmesin diye attım oğlum. Hak geçmesin diye. Belki şimdiye kadar 2 kamyon nohut atmışımdır o tarafa, 2 kamyon pirinç atmışımdır hak geçmesin, müşterinin hakkı bana geçmesin diye. Ben Tayyip Beye oy veririm. Binali Beye verdim. Bir dahaki seçimde Tayyip Bey kime ver derse ona vereceğim ama bu sefer Ekrem Beye vereceğim' dedi. 'Niye hacı amca' dedim. 'Hak geçti evladım, hak geçti.' Oyu vermiş hacı Binali Beye, seçtirememiş ama yaşananları görmüş. Bir sonraki seçim olsa yine vereceğim ama diyor, bu sefer hak geçmesin diye Ekrem Beye vereceğim diyor. Bu ferasetli insanlar bu kadar hizmet varken, hakkı yemezler, hakkı yedirmezler. Biz ona inanıyoruz."

"İSTANBUL'A 10 TANE METRO YAPTI"

"Tabi ben burada olunca il başkanım konuşmuyor. Ekrem Başkan burada olunca Kemal Çebi Başkanım konuşmuyor ama Kemal Çebi Başkanım bir şeyi hatırlattı. Ben onu hep taktir ederim. İlçede 15 tane kreş yaptım diyor. Bir de 5 tane sosyal tesisim var, emekli kafelerim var, çayı da 1 liraya satıyoruz hala diyor. Sayın başkanım metro tartışmasında herkes her şeyi gördü. 65 kilometre metroyu, nasıl gizleyecek? Yerin altında diye çıkmış dün şöyle bir şey söylüyor. Metro mu yapmış o, hepsi yalan diyor. Ben biliyorum, İstanbul Genel Sekreter Yardımcısıydı, biz İstanbul Büyükşehir'i alınca ulaşımdan sorumlu genel sekreter yardımcısını Ulaştırma Bakanı yaptı. İlk bütçede biz ona dedik ki 7 metronun inşaatını durdurmuşsun. Dedi ki dış kaynak olmadan yapılamaz. Maliyetler yüksekti. Durdurduk, bulunduğunda yapılır. O 7'ye 3 daha eklendi. 10 metro. Dünyada hiçbir metropolde 10 metro inşaatı birden yok. Başkanım, bu tartışmada ben Trabzon'da sizin hemşerilerinize bir şey anlattım, hoşlarına gitti. Buradaki hemşerilerinize anlatayım. Trabzon'da soruyorum, diyorum ki Ekrem Başkan bir Trabzonlu olarak İstanbul'da, gurur duyuyorsunuz. O İstanbul'da çalışırken Trabzon'da kaç AKP'li milletvekili var? Diyorlar, 4. Kaç AKP'li bakan var hükümette, 4. Ortahisar Belediyesi kimde, AKP'de. Büyükşehir kimde, AKP'de. 10 tane AKP'li Trabzonlu Trabzon'a bir hafif raylı sistem yapamadı, bir tane CHP'li Trabzonlu İstanbul'a 10 tane metro yaptı. 10 tane. Öyle olunca biraz karın ağrısı oluyor tabi. 10 Trabzonlu bir raylı sistem yapamazken, İstanbul'un altında 10 metro için 10 bin kişi böyle çalışıyorsa, o iş için de işi ehline teslim etmekle ilgili Kur'an'da ayet var, Peygamberin hadisi var, söylenmiş onca söz var. Bu işler öyle boşuna yapılmıyor."

"İSTANBUL'A İNANIYORUZ, GÜVENİYORUZ"

"Ekrem Başkan gitti, Japonya'dan o işlerin Türk kızı olarak gurur duyduğumuz bir insanı buldu ve getirdi. Pelin Hanımı. Raylı sistemlerin başına getirdi. Genel sekreter yardımcısı yaptı. Dünya onun yaptığı, İstanbul'a güvenen, CHP'nin belediyeciliğine güvenen, Pelin Hanımın mesleki liyakatine güvenenler bu metro yatırımları için hükümetin ön kestiği yerde, İstanbul'un önünü açacak kredileri verdiler. Bunların her bir tanesi çok çok kıymetlidir. Ben böyle kutsal bir günde, Ramazan'ın ilk gününde bu mahallede bir daha gözyaşı akmasın diye, bir daha yağmur başladığında esnafın yüreği ağzına gelmesin, mahallelinin yüreği ağzına gelmesin diye endişe edenlerin öyle görünür yerlerde işler yapmak varken, yerin dibine böylesine 1 milyar liralık yatırımı yapmaya, böyle bir dönemde kalkanların emeklerine ve yürüklerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra da İstanbul'u belediye meclisinde de çoğunluğu elde edecek bir yürüyüşte ilerliyoruz. Çok iyi bir seçim sonucu bekliyoruz. 14 belediyeye en az 14 tane daha katacağız diyor il başkanımız. İstanbul'a inanıyoruz, güveniyoruz. Yarınlarda çok daha güzel bir İstanbul'da birlikte olmak ümidiyle.'

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.