logo
25 HAZİRAN 2026

Özgür Özel'den Erdoğan'a 'kupon arazi' göndermesi: Artık helikopterle İstanbul'un üstünde gezemiyor

“Bakın en güzel tarafı ne biliyor musunuz, Ekrem Başkanın? Ekrem Başkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğundan beri İstanbul’un üstünde, bir helikopterin içinde Tayyip Bey gezemiyor."

01.03.2024 20:07:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den Erdoğan'a 'kupon arazi' göndermesi: Artık helikopterle İstanbul'un üstünde gezemiyor
Özgür Özel'den Erdoğan'a 'kupon arazi' göndermesi: Artık helikopterle İstanbul'un üstünde gezemiyor
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Beykoz'da halk buluşmasına katıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beykoz Belediye Başkan Adayı Alaattin Köseler'in katıldığı halk buluşmasında konuşan Özel, "Bugün Beykoz'da böyle coşkulu bir kalabalığın karşısında büyük bir heyecan, büyük bir umutla karşınızdayım. 1999'da göreve gelen, Beykoz'a çok önemli hizmetler eden, o günden bugüne aklı, fikri Beykoz olan, Beykoz'da basketbol oynamış, Beykozspor'da yöneticilik yapmış, yani öyle dışarılardan değil, ithal değil, kayyum değil Beykoz'un öz evladı Alaattin Köseler'in heyecanını paylaşmaya geldim" dedi.

"Alaattin Başkan bütün adaylar gibi heyecanlı ancak Alaattin Başkanın yarım bıraktığı işleri çok daha iyileri yapılacakken içini parçalayan, 'yahu Beykoz bunları mı hak ediyor' deyip de içi içine sığmayan günleri geride bırakıyoruz" diyen Özel, "Alaattin Başkan geliyor. Ona inanıyor, güveniyoruz. Ona Beykoz'u emanet ediyoruz, onu sizlere emanet ediyorum. Biraz önce otobüs ile uzun bir yoldan geçtik ve buraya geldik. Ben 5 sene önce de Beykoz, Üsküdar, Ümraniye'de çalışma yapmıştım. O günlerde nezaketen el sallayanlar, kalp yapanlar, otobüsün önüne koşanlar vardı ama bugün gördüğüm Ümraniye, Üsküdar, Beykoz var ya o ne güzel Beykoz öyle. Niye oluyor bunlar? Çünkü Beykoz 5 yıl önce İstanbul'un verdiği karardan memnun. 5 yıldır İmamoğlu'nun, ekibinin Beykoz'a yaptıklarını görmüş. Bundan memnun ve yeni bir karar vermiş. Diyor ki İmamoğlu ile 5 yıl daha tam yol ileri. Niye demesin ki? Ya olmasaydı? Ya geçen seçimlerde o küçük farkı bile önce hazmedemediler, hilelerle seçimi elimizden almak istediler, sonra hadi bir daha dediler. O 19 günde Ekrem Başkanın neler yapabildiğini görenler, nasıl hakkı yendiğini, nasıl İstanbul'un iradesine el konulmak istendiğini görenler, ne yaptı? 'Biz Haziran'da Osmanlı tokadı vuracağız' diyenlere demokrasi tokadını bir vurdu, akılları başlarına geldi" ifadelerini kullandı.

Özel, şunları söyledi:

"ALAATTİN BAŞKAN VE EKREM BAŞKAN EL ELE"

"Beykoz niye memnun olmasın ki? Tayyip Beyin dediği gibi Binali Bey yönetseydi, mesela Beykoz'a 154 bin ton asfalt döküldü ya, o asfalt dökülmeyecekti. Beykoz'da 3 bin 335 haneye direkt yardım başlattı Ekrem Başkan. Bu yardımlardan Beykoz'un yardıma muhtaç aileleri yararlanamayacaktı. 3,5 milyon çiçek dikmiş Beykoz'a, 40 bine yakın ağaç, 21 bin hijyen paketi, 25 bin sahipsiz hayvanı Beykoz sokaklarından kurtarıp iyileştirmiş, aşılamış, ıslah etmiş. 4 bin 600 kişiye İstanbulkart vermiş. Tam 2 bin 283 evladımıza burs vermiş, sahip çıkmış. Yetmemiş 56 bin metre doğalgaz, 74 kilometre su borusu döşemiş, altyapıyı yenilemiş. Ekrem Başkan Beykoz'dan aldığını Beykoz'a vermiş, Beykoz'u unutmamış, ona sahip çıkmış. Bir yandan Beykoz'a dışarıdan gelenler, Beykoz'un oyunu alanlar ama Beykoz sokaklarında görünmeyenler var. Bu seçimden sonra Beykoz sokaklarında sadece böyle güzel yollarında değil, Beykoz'un köylerinde, arka mahallelerinde, yoksul mahallelerinde Alaattin Başkan ve Ekrem Başkanı el ele, kol kola, omuz omuza göreceksiniz. Beykoz'un sorunlarını biliyoruz. Kentsel dönüşümle ilgili mağduriyeti, gönüllü olması gereken bir şeyde rızası olmayan 300 aileyi ite kaka dışarıya atmalarını biliyoruz. Beykoz'da, bu güzel kentte zamanında kentin cefasını çekenlere, 'Sen git buradan sefasını başkaları sürecek' diyenleri biliyoruz. Elbette kentsel dönüşüm istiyoruz ancak adil, yerinde, şehirden koparmayan bir kentsel dönüşümün de sözünü veriyoruz."

"BEYKOZ'UN MAKUS TALİHİ DEĞİŞECEK"

"Beykoz'un geçmişine bakınca memleketim Manisa ile benzerlikler gördüm. Bizde bir Sümerbank fabrikası vardı, kapattılar. İçimiz yandı, hem işsizimiz arttı, hem kentin önemli sosyal çevresi ortadan kalktı. Burada da deri kundura fabrikasının kapatıldığı, ispirto fabrikasının kapatıldığını ve son olarak Paşabahçe fabrikasının, Şişecam fabrikasının kapatıldığını, yerine istihdam yaratacak, kaynak yaratacak hiçbir adımın atılmadığını, Beykoz'un boynu bükük bırakıldığını gördüm, üzüldüm. Ama Ekrem Başkanın Beykoz ile ilgili neler yapacağını, Alaattin Başkan ile kol kola girip Beykoz'u nasıl ayağa kaldıracağını, bu konudaki azmini, heyecanını ve kararlılığını biliyorum ve üzülmüyorum. Size müjde veriyorum. 1 Nisan'da Beykoz'un makus talihi değişecek. Söz veriyoruz."

"EKREM BAŞKANIN EN GÜZEL TARAFI"

"Bakın en güzel tarafı ne biliyor musunuz, Ekrem Başkanın? Ekrem Başkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğundan beri İstanbul'un üstünde, bir helikopterin içinde Tayyip Bey gezemiyor. Gezip de yanındaki İBB Başkanına, 'Bu arsa kimindi' 'Bizim efendim.' 'Katarlılara verdim. Bu arsa kimindi?' 'İBB'nin efendim. Ben bunu Birleşik Arap Emirliklerine söz verdim.' 'Yahu arsa kalmadı mı?' 'Kalmadı efendim.' 'O zaman bir kanal daha açalım, etrafını Katarlılara satalım.' Bunların hepsi bitti, şimdi Kurum'a soruyorlar. 'Kanal İstanbul hakkında ne düşünüyorsunuz?' Baktı ki Ekrem Başkanının sloganını İstanbul benimsemiş, ya kanal ya İstanbul demiş. Diyor ki 'İstanbul'un sorunlarını konuşalım. Bunu niye gündeme getiriyorsun? Neden Kanal İstanbul konuşalım.' Kardeşim, Kanal İstanbul'u sen söyledin, reisin söyledi, Tayyip Erdoğan söyledi. Bu ihanet projesini Ekrem Başkanımız durdurdu. 5 yıl önce Ekrem Başkan değil de Tayyip Beyin adayı Binali Bey olsaydı, kalan bütün arsalar gitmişti. İstanbul'un boğazına hançer girmişti. Kanal İstanbul'u yapmışlar, her tarafı Katarlılara satmışlardı. İstanbullu Ekrem Başkana oy vererek Beykoz'da Alaattin Köseler'e oy vererek sadece kimin belediye başkanı olacağına karar vermeyecek, Beykoz'un ve İstanbul'un yeniden ihanete uğramasına engel olacak, izin vermeyecek. Çıkmışlar, tekrar oy istiyorlar. Hatta 1994'te kazanmış ya, 94 ruhuyla diyorlar. Kardeşim 94 ruhu dediğin nedir? Ankara'da Melih Gökçek belediyeciliğidir. Burada o günden itibaren İstanbul'a ihanetin başlangıç günüdür. Ben demiyorum, Tayyip Bey diyor. Diyor ki 'Biz yatay mimari yapamadık, dikey mimariyi tercih ettik. İstanbul'a hançerleri sapladık. Burada benim de suçum var.' Doğru söylüyor, rakamı söyleyeyim mi? O geldiğinde İstanbul'da kaç gökdelen vardı? Dört. O giderken kaç vardı? Tam 247. İstanbul'a 243 tane hançer saplayanın bundan sonra İstanbul'a vereceği hiçbir şeyi yoktur. Uzak dursunlar, gölge etmesinler yeter."

"SENİN ÖNCELİĞİN BEŞLİ ÇETELER, BENİM ÖNCELİĞİM EMEKLİLER"

"Bir de Tayyip Bey ile aramızda son günlerde büyük gerilim var. Bana diyor ki, 'Birisi emeklileri tahrik ediyor'. En düşük emekli maaşı 10 bin lira. Türk-İş açıkladı, açlık sınırı 16 bin 200 lira. Türkiye'de neredeyse bütün emekliler açlık sınırının altında. 'Bak açız aç' diye bağırıyorlar. Bana diyor ki 'Emeklileri tahrik etme. Eğer emeklilere senin dediğini verirsem, çalışanlara maaş ödeyemem.' Vallahi de yalan billahi de yalan. Sen beşli çeteye parayı buluyorsun, saray müteahhidine parayı buluyorsun. Zenginlerin vergilerini ertelemeye parayı buluyorsun, bir tek emekliye gelince 'Param yok' diyorsun. Siyaset öncelik belirleme işidir. Senin önceliğin beşli çeteler, benim önceliğim emekliler. Senin önceliğin birilerini zengin etmek, bizim önceliğimiz birilerinin yoksulluğunu gidermek. CHP'li belediye başkanları 1 Nisan'dan itibaren, yoksulluğu yönetmek için değil yoksulluğu yok etmek için göreve gelecek. Bunu böyle bilin. 4 yaşına kadar çocuğu olan anneye, ulaşımı bedava yapan, çocuk doğduğunda o doğum paketi ile oraya koşan, günü gelince sütünü veren, zor durumda kalana sahip çıkan İmamoğlu'na helal olsun. Bundan sonra anneler için çalışmaya, anneler sosyal yaşama, çalışma yaşamına katılsınlar diye kreşler yapmaya, İstanbul'a emanet edilen 80 ilden gelen öğrencilerimizin barınma sorunu için yurtlar yapmaya, onlara sıcak yemek vermeye, eğitim, ulaşım desteği vermeye, bu ülkede, bu kentte kimin kollanmaya, kimin arkasında durulmaya ihtiyacı varsa bunu yapmaya, halkçı belediyeciliğe, sosyal belediyeciliğe sonuna kadar devam edeceğiz. Sonuna kadar."

"BAŞI SIKIŞANIN GELECEĞİ YER BABA OCAĞIDIR"

"Beykoz'dan bir çağrım olacak. O çağrım Beykoz'daki CHP dışındaki partilerde geçmişte oy vermiş olanlara, siyaset yapmış olanlara, geçmişte gönlü orada olup da şimdi içi buruk olanlara. Biz CHP'yiz. Bu partiye baba ocağı diyoruz. Öyle ya. Herkes baba ocağına doğar. Ana kucağına doğar. Büyür bir noktaya gelir. Kimi büyüğüne gider ve yerleşir, kimi daha küçüğüne razı olur. Kimi ırakta, uzakta oturur. Kimi yakında oturur. Ama herkes bilir ki bir gün başım sıkışırsa, bir gün dara düşersem baba ocağının çorbası kaynamaktadır. Bacası tütmektedir. Başı sıkışanın geleceği yer baba ocağıdır. Bizim ilçe başkanlarımız, önceki ilçe başkanlarımız, yöneticilerimiz o baba ocağının çorbasını kaynatanlar, bacasını tüttürenlerdir. Ama kim gelmek istiyorsa baba ocağının kapısı ardına kadar açıktır. Yeri evin baş köşesidir. Kapının önüne geçip de gelene niye geldin demeyiz. Nereden geldin demeyiz. Madem gelecektin, niye gittin, sen gittin de bak bizlere neler ettirdin demeyiz. Çünkü sorarsa kardeşim tapusu kimdedir diye. Baba ocağının tapusu Özgür Özel'de değildir. Kemal Bey'de de yoktu. Ne rahmetli Ecevit'teydi. Ne rahmetli İsmet Paşa'da. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk."

"BU MEMLEKETİN BİR KEZ DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE OLMASINA İHTİYAÇ VAR"

"Madem ki bu memleketin yüzde 95'i Atatürkçüdür. Madem ki Beykozlu AKP'lilere, MHP'lilere sorduğunda da 'Atatürk'ü seviyorum, vatanımı kurtaran, milletimi özgürleştiren, ezanımın okunmasına, dinimin yaşanmasına izin veren, Ulu Önderdir' diyorsa Atatürk'ün baba evinin kapısı hepsine açıktır. Buyursunlar, gelsinler. Şimdi tam 100 yıl sonra Cumhuriyetin bir kez daha kurtulmasına, demokrasinin bir kez daha kurulmasına, fakirin, fukaranın, garibin, gurebanın, Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir, yeniden kollanmasına, bu memleketin bir kez daha güçlü Türkiye olmasına ihtiyaç var. Onun için bu seçimlerde AKP ile MHP'nin Cumhur İttifakı'na karşı bir büyük ittifaka ihtiyaç var. Biz oradayız. Biz CHP olarak İstanbul'da İstanbul İttifakının içindeyiz, Türkiye'de Türkiye İttifakının içindeyiz. Türkiye İttifakı'nın içinde elbette sosyal demokratlar var. Ancak yetmez. Ayrıca milliyetçi demokratlar, iyi insanlar var. Muhafazakar demokratlar var. Hepimiz gibi inançlı insanlar var. Hiç ayrım yapmadan, Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkes'i, göçmeni hep beraber bütün demokratları İstanbul'da İstanbul İttifakı'na, Türkiye'de Türkiye İttifakı'na davet ediyoruz. Türkiye İttifakı'nın renkleri ay yıldızlı al bayrağın renkleridir. Türkiye İttifakı milli takım gol attığında kim ayağa kalkıyorsa, Filenin Sultanları dünya şampiyonu olup da bayrak göndere çekilirken, İstiklal Marşı okunurken, iki gözü yaşlı Filenin Sultanlarını görüp de kimin gırtlağı düğümleniyorsa, kim bu ülkede vatanını, milletini, bayrağını seviyorsa hepsi Türkiye İttifakı'nın içindedir. Onlar bizimledir. Biz de onlarla birlikteyiz. Türkiye İttifakı'na var mısınız? O zaman Türkiye İttifakı'nın renklerini söyleyelim. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye."

"HEPİNİZİ GÖREVE DAVET EDİYORUM"

"1 Nisan günü Alaattin Başkan ile Ekrem Başkanı kol kola Beykoz'un yüzünü güldürsünler diye, Beykoz'un bundan sonra artık yükselişe geçmesi, çilelerin bitmesi için, yüzlerin gülmesi için Alaattin Köseler Başkan ve Ekrem Başkana büyük bir destek için hepinizi göreve davet ediyorum. Siz onlara oy verecek misiniz? Evet ama yetmez onlar için çalışmanız lazım. Yarın sabah, yataktan kalkınca Ekrem Başkan kadar çok koşturmaya, Alaattin Başkan kadar çok koşturmaya var mısınız? Yarından itibaren 1 ay boyunca, durmak yok, dinlenmek yok, gezmeye gitmek yok, çalışmak var. Söz mü? Ben size inanıyorum, güveniyorum. Başkanlarımızı, Beykoz'umuzu, İstanbul'umuzu size, sizi de Allah'a emanet ediyorum."

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.