logo
25 HAZİRAN 2026

Özgür Özel'den Erdoğan'a şeriat yanıtı: Hırsızlık ve yalanın cezasını biliyorsun!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’daki belediye başkan adayları tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, iktidarın oluşturmaya çalıştığı gündemlerin peşinden gitmeyeceklerini söyledi. Genel Başkan Özgür Özel, “Ortaya bir şeriat tartışması atıyor. Türkiye bunu konuşsun da dönüp aman ha yokluğu ve yoksulluğu, simide gelen zammı, ekmeğin fiyatını, pazardaki yangını, mutfağın yangınını konuşmasın istiyorlar… Buradan bütün Türkiye’ye söylüyorum. Açlığın, yoksulluğun, işsizliğin olduğu yerde Recep Tayyip Erdoğan’ın suni gündemlerinin peşine takılmayacağız” diye konuştu.

03.02.2024 16:08:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den Erdoğan'a şeriat yanıtı: Hırsızlık ve yalanın cezasını biliyorsun!
Özgür Özel'den Erdoğan'a şeriat yanıtı: Hırsızlık ve yalanın cezasını biliyorsun!
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa'da Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı.

Özel, aday tanıtım toplantısında partililere ve kamuoyuna seslendi. "Benim için çok anlamlı bir gün. Her şeyin başladığı yerdeyiz" diyen Özel, "Bu yolun her adımını birlikte yürüdüklerimle birlikteyiz. O yüzden bu salonda bulunan ya da bulunmayıp kalbi bu salonda olan, bize, yürüyüşümüze, Manisa ve Türkiye'deki yürüyüşümüze ilk günden şu ana kadar hiçbir çıkar gözetmeden canı yürekten destek veren siz değerli yoldaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Yabancı olduğum bir yerde değilim. Partimizin bir kürsüsündeyim ama bir yandan da çok heyecanlıyım. Çünkü 81 ilde 973 ilçemizde kürsülerde konuşuyorum ama kendi evinde, kendi memleketinde, kendi anasının, babasının, kardeşinin, eşinin, kızının gözünün önünde, kendi siyaset arkadaşlarının varlığında bu konuşmayı yapmak her yerdekinden daha heyecanlı. Benim açımdan o heyecan şu anda kalbimden salona, salondan Manisa'ya, Manisa'dan Türkiye'ye taşıyor. Hepinize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

"EZBERLERİ BOZAN YÜRÜYÜŞÜN İÇERİSİNDEYİZ"

Özel, "Bugün ekmeği, suyuyla büyüdüğüm, her sokağında önce 3 tekerlekli bisiklet, sonra denge tekerlekli bisiklet, sonra tekerler çıkınca bisiklet, pedal çevirdiğim, girmediğim ara sokağı, çıkmaz sokağı olmayan bir kentteyim. Yolda gördüğüme soyadını sorduğumda ailesinden en az 5 kişinin adını, mesleğini, nerede olduğunu, kiminle evli olduğunu, nerede çalıştığını bildiğim bir yerdeyim. Resmen babamın evinde, anamın kucağındayım. Fatih Sultan Mehmet'in 'Beni seven arkamdan gelsin' diyerek yola çıkıp, Edirne'de payitahta gittiği ve 2 sene sonra da İstanbul'u fethedip çağ açıp, çağ kapattığı bir serüvenin başladığı memleketteyim. Dünyanın en eski, en köklü festivallerinden birinin, Mesir Festivalinin olduğu, dünyanın en eski halk ilaçlarından bir tanesinin şifa dağıttığı memleketteyim. Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli'ni yazdığı yerdeyim. İlhan Berk'in şiir ile tanıştığı topraklardayım. Bugün ben Mimar Sinan'ın son kalfalık eserini yapıp, Muradiye Camii'ni yapıp, Süleymaniye'yi yapmak üzere İstanbul'a gittiği kentteyim. Bir yandan Osmanlıyı sahiplenenler, geçmişte ne varsa iyi, ne varsa güçlü sahiplenip, kendilerini milli bilip, seni ve beni gayri milli bilenler. Tarihi kendilerine, bizleri başka yerlere mahkum etmeye çalışanlara inat, bugün ezberleri bozan bir siyasetin, ezberleri bozan bir yürüyüşün hep beraber içindeyiz" dedi. "Biz bugün Manisa, Türkiye nasıl değişir? Manisa'da yüzler nasıl güler, Türkiye'de yüzler nasıl güler? Manisa'da yoksula, garibana, işsize nasıl sahip çıkarız? Türkiye'de emeklinin, emekçinin yüzünü nasıl güldürürüz? Öyle bir yürüyüşün peşindeyiz. Onu konuşmaya geldik" diyen Özel, şunları söyledi:

"BİRİLERİ BAŞKA ŞEYLERİ KONUŞALIM İSTİYOR"

"Onu konuşacağız. Ama birileri başka şeyler konuşalım istiyor. Bize hakaret ediyor. Bizi olmadık ilişkiler içinde göstermeye çalışıyor. Bizi hedef gösteriyor, bize saldırtıyorlar. En son hiçbir şey olmasa yeni tartışmalar başlatmak istiyorlar. Örneğin geçen hafta. Ortaya bir şeriat tartışması atıyor. Türkiye bunu konuşsun da dönüp aman ha yokluğu ve yoksulluğu, simide gelen zammı, ekmeğin fiyatını, pazardaki yangını, mutfağın yangınını konuşmasın istiyorlar. Yahu sen şeriat tartışmasından bu memlekete ne kazandıracaksın? Bu memleketi bölüp de ne elde edeceksin? Kavga ettirip de ne elde edeceksin? O şeriatı övecek. Biz laf söyleyeceğiz. O dönecek diyecek ki 'Şeriatın kelime anlamı dini kuralların bütünüdür. Bunlar dinsiz.' Bize saldıracak. Şeriatın kelime anlamı, ansiklopedi anlamı İslam tarihindeki anlamı var. Bir de kamuoyundaki kabul edilen ve algılanan şekli var. Buna laf söylemeyince 'Efendim, şeriat hukukuna mı teslim olacağız? Şeriat gelecek diyorlar, onu mu konuşmayacağız' diyenler bir tarafta. Bu konuda bir şey söylemeye kalkınca, açlık, yoksulluğu unutturmaya çalışanlar bir başka tarafta. Buradan bütün Türkiye'ye söylüyorum. Açlığın, yoksulluğun, işsizliğin olduğu yerde Tayyip Erdoğan'ın suni gündemlerinin peşine takılmayacağız."

"HIRSIZLIĞIN, YALANIN CEZASINI BİLİYORSUN"

Şeriatın Erdoğan için çeşitli sonuçlar doğurabileceğini belirten Özel, "Bir şey söylemeyecek misin? Aha da söyleyeceğim. Bak şeriat diyorsun. Onun üzerinden tartışma bekliyorsun ya. Bu ülkedeki kimsenin, Manisa'daki kimsenin birbirinin dini, dini inancı, ibadeti, örtünmesiyle bir sorunu yok. O tartışmalar çok gerilerde kaldı. Geçmişte de o ayıpların içinde olmadık, bugün de bu oyuna gelmeyiz. Ha şeriat, şeriat dediğin o şerri kurallar, pozitif hukukun üstünde yer alsın dersen iyi düşün. Şeriat kurallarına göre, şerri hukuka göre, o tartıştırıp da bizi içine çekmeye çalıştığın tartışmaya göre, örneğin hırsızlığın cezasının ne olduğunu biliyorsun, yalanın cezasının ne olduğunu biliyorsun, Allah maazallah uygulanırsa bir tane parmağın, bir tane elin, dilin kalmaz senin. O yüzden şeriat, saltanat, hilafet deyip kendisine 'son halife' diye sloganlar attırıp, kimsenin kafasını karıştırma. Ama dedim ya bu Manisa Mimar Sinan'ın son kalfalık eserini yapıp gittiği yer. Nereye gitti? Süleymaniye'yi yapmaya gitti. Mehmet Akif ne diyor? Gel diyor, Şu Süleymaniye'yi yıkalım desen bir kazma, bir kürek, iki de ırgat gerek. Peki, gel yeni bir Süleymaniye yapalım desen bir Sultan Süleyman ve bir de Mimar Sinan gerek. Ey Recep Tayyip Erdoğan, şu koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya kalksan gücün yetmez ama belki 3-5 meczup, belki terör örgütleri, vatan hainleri gerek. Onlara geçit verecek kimse bu salonda olmasa gerek. Ama gel yenisini yapalım desen bir İsmet Paşa, bir de Gazi Mustafa Kemal Atatürk gerek. O yüzden o istediğini konuşsun. Bizim bu konuda söyleyecek sözümüz de durduğumuz yere fevkalade bir özgüvenimiz var" dedi.

"İLK BÜYÜK SINAVI VERECEĞİZ"

Yaklaşan yerel seçimlere dikkati çeken Özel, "Herkes şunu bilsin. Öyle bedava kahramanlık yok. Eğer günün birinde birileri bu ülkeyi yeniden işgal etmeye, bu ülkenin bölünmez bütünlüğüne saldırmaya, şanlı bayrağını indirmeye, okunan ezanı, ibadet özgürlüğünü durdurmaya kalkarsa o zaman emin olun bu ülkeyi Tayyip Erdoğan geliyor diye havaalanına götürülen, kot üstüne perdelik kumaştan kefen giyenler değil bu salondaki dedeleri Çanakkale'de, Dumlupınar'da kefensiz yatanlar çıkar, kefensiz yatanlar. O yüzden önümüze ve yolumuza bakacağız. Önce 31 Mart'ta yerel seçimlerde ilk büyük sınavı vereceğiz. Ardından Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bu memleketi Cumhuriyeti kuran, Cumhuriyetin kurucu kadrolarını sayan, kuruluş ilkelerine bağlı olanların CHP'lilerin yöneteceği halkın iktidarını kuracağız. Buna söz veriyoruz" ifadelerini kullandı.

"5 YILDA 5'İNCİ MERKEZ BANKASI BAŞKANI"

Özel, "Ülke malumunuz, hep birlikte yaşıyoruz. Çok kötü yönetiliyor. Ülkenin en büyük sorunu enflasyon ve hayat pahalılığı. Hayat pahalılığı ile mücadeleyi kim yapacak? Kanunlara göre bir tek kurum var. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlamakla görevli, enflasyonla mücadele ile görevli kurum. Bu yüzden iktidar, hükümet tarafından atanacak ama politikaları uygularken özerk, bağımsız olacak, doğru kararlar verecek. Bu yüzden de 5 yıl süreyle başkanı değişmeyecek. Kanun öyle yazmış. Yıllarca 5 yılda değişmiş, istisna olmuş 4 yılda değişmiş. Ancak dün gece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Gaye Hanım görevinden kendince istifa etti. Recep Tayyip Erdoğan'a sorarsan da görevinden alındı. 5 yılda 5'inci başkan. Son başkan 5 yıllığına gelmişti, her şeyi düzeltecekti, 9 ayın sonunda görevden aldılar. Aslında geçtiğimiz haftalarda nereye gittiğini biliyorduk. Genç, eğitimli bir kadın, Tayyip Erdoğan çağırmış, gelmiş ve görev yapıyor. Ancak görev yaptığı kurum Cumhuriyet'in kurumu. Onunla uğraşmaya başladılar. 1,5 yaşında evladı ile uğraşmaya başladılar. Anası, babası ile uğraşmaya başladılar. İstifaya zorladılar. Parti içindeki çekişmelere 1930 yılında kurulmuş koca bir kurumu ve 1,5 yaşında evladı olan bir kadının ailesini birlikte karıştırdılar. Sonunda istifa geldi. Şimdi yerine bir başkası atanıyor. Şahap gider, Hafize gelir, Hafize gider Fatih gelir, Soylu gider başka birisi gelir. Ama bilin ki bu memlekette ne kötüye gidiyorsa, hayat pahalılığı varsa, fiyatlar yüzde 140 artıyorsa, her şey ateş pahasıysa, işsizlik artık gençlerin bütün umutlarını kırdıysa hepsinin sorumlusu ne gidendir, ne gelendir. Gidenin de gidişine imza atan, gelenin de gelişine imza atan aynı dolma kalem, aynı mürekkep ve bu kalemin sahibi Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bakın bir ülkenin başına uyuşturucu baronlarını bela edenler de İstanbul'u mafyalara teslim edenler de Ankara sokaklarında çocuk esirgeme kurumundaki evlatlarımızı dahi suç örgütlerine teslim edenler de bu ülkede kamu düzenini ortadan kaldıranlar da Recep Tayyip Erdoğan'ın atadıklarıydı. İyi olan her şeyi kendinden bilip, kötü olanları başkasına ittiren Recep Tayyip Erdoğan'a karşı tarihi sorumluluğunu unutmamak ve unutturmamak, günü gelince hesabını sormak hepimizin boynunun borcu. Böyle bilinsin."

"PARTİ GENÇLEŞECEK VE İKTİDARA YÜRÜYECEK"

Yaklaşan yerel seçimler için aday listelerini oluşturmaya devam ettiklerini ifade eden Genel Başkan Özgür Özel, "Biraz önce başkanım da söyledi, anonsta da söylendi. Manisa'da değişim, Türkiye'de değişimin peşindeyiz. Yeni bir yol yürüyoruz. Yürüdüğümüz yol kendinden emin, cesur, güçlü, genç kadroların, dinamik kadroların yoludur. Her şeyin başladığı yerdeyiz dediğim şudur, 26 yaşındayken Nüket ablamın telefonu ile eczacı odasının yönetimine girmiş, 28 yaşında başkan olmuş, 30 yaşında Türk Eczacıları Birliği'ni yönetmiş, 34 yaşında Manisa Belediye Başkanlığına aday gösterilmiş, o günden beri sizinle birlikte mücadele etmiş ve hep sizin tarafınızdan gençliği övülmüş, enerjisi övülmüş bir kardeşinizim. Bugün benden önce söz verdiğimiz gibi geçmişte, bu kürsüye 30'lu yaşlarında genç bir kadın Manisa İl Başkanı olarak çıktı. Bugün içinde bulunduğumuz ilçenin belediye başkanı adayı 33 yaşında bir kadındır. Bugün bu ilçenin ilçe başkanı 27 yaşında bir avukattır. Komşu ilçenin ilçe başkanı 27 yaşında bir avukattır. Biz gençleşme derken, kadınlara alan açmak derken ilk önce kendi memleketimizde bunu sağlamaya, buna başlamaya, bunun için adım atmaya başladık. Yanı başımızda İzmir var. Geçtiğimiz hafta listeleri açıklandı. Önümüzdeki günlerde adaylarımız teker teker tanıtılacak. Ancak İzmir'de 30 belediye başkan adayı gösterdik. Bundan önce İzmir gibi bir kentte, CHP'nin amiral gemisinde, sancak gemisinde bugüne kadar 6 kadın belediye başkanı görev yapmıştı. Bu listelerde 30 adayımızdan Cumhuriyet tarihi boyunca 6 belediye başkanına karşılık tam da seçilecek yerlerden 9 kadın belediye başkan adayımız var. İzmir'de listelerimizde, son açıklanan liste olduğu için söylüyorum. Tam 14, 40 yaş altı belediye başkan adayımız var. Hepsi genç. Hiç bilmeyen bir yabancı dil biliyor. İyi eğitimli, geldikleri göreve Özgür Özel'e borçlu olarak gelmediler. Geldikleri göreve kimseye diyet ödeyerek gelmediler. Bu partide siyaset yapma cesaretini göstermiş, iyi eğitimli, o diplomaları ile çok büyük firmalarda paraya para katabilecekken CHP'li olmanın onuru, bu partinin gençleri olmanın onuru, çalışkan, liyakatli olmaları, CHP'li olmaları sayesinde geldiler. Dün Muğla listeleri açıklandı. Muğla'da Bodrum Belediye Başkan adayımız var. Tamer Mandalinci. 30 yaşında. İyi eğitimli. 5 yıldır belediye başkanvekilliği yapan, yabancı dili bilen, dünyada Türkiye'yi tanıtan birisi şimdi Bodrum'a gelip belediye başkanı olacak. Dayısı yok, çıkar çevresi yok, arkada destekçisi yok. Lobisi yok. Ne var? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ortaya koyduğu ilkeler var. Dün akşam saatlerinde Muğla'nın merkez ilçesi Menteşe'ye 37 yaşında başvurmuş olan ve 5 yıldır orada görev yapan şehir, bölge plancısı belediye başkan adayı olarak atandı. Buradan bütün Türkiye'ye sesleniyorum. Listeler dört dörtlük olmayabilir. Çünkü geldik, önümüzde takvimi bulduk. Her yerde yeterince kadın aday yoktu, bundan sonra olacak. Her yerde gençler yeterince yüreklendirilmemişlerdi, yoktular. Bundan sonra olacak. İstediğimiz her yerde, istediğimiz her şeyi yapamadık. Ama bu değişim ruhuyla, bu değişim inancıyla, sizlerin desteği ile bu parti değişecek. Gençleşecek ve iktidara yürüyecek. Söz veriyorum" dedi.

"AVRUPA BİRLİĞİNE TAM ÜYE OLACAK YOL"

"Yeni bir yoldayız, bu yol milletimizin yoludur. Bu yol doğru bir yoldur. Bu yol temiz bir yoldur. Bu yol cesaret ve kararlılıkla yürümeyi sürdüreceğimiz bir yoldur. Bu yolda ülkemizin kaderini değiştirmek için hep birlikte, 86 milyonla birlikte yürümeye kararlıyız" diyen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Hep beraber zenginleşmek için, hep beraber ülkemizi büyütmek için, ülkedeki yoksulluğu, işsizliği ortadan kaldırmak için, Gazi Mustafa Kemal'in işaret ettiği gelişmiş ülkeleri yakalayıp geçmek için yolumuz aklın, bilimin yoludur. Yolumuz çağdaşlık yoludur. Bundan sonra hedefimiz Avrupa Birliği'ne tam üye olacak, Türkiye'nin yüzünü güldürecek bir yoldur. Hep beraber yürüyeceğiz. Şimdi bir yandan bütün Türkiye'ye şunu söylemek isterim. Bize Gazi Mustafa Kemal Atatürk dedi ki 'Bu yana gidin.' Ne var o yanda? O yanda bilim, irfan var. O yanda çalışkanlık var. O yanda varlık, hukuk, özgürlükler var. O taraf, yön batı ama gelişmiş ülkeler batıda olduğu için. Kuzey olsa kuzey derdi. Güney olsa güney derdi. O yana doğru yürürsen orada şu anda güçlü parlamentolar, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, zengin halk ve mütevazı liderler var. Örneğin Avrupa Birliği'nde 55 bin dolar milli gelir var. İskandinav ülkelerinde 80 bin dolar milli gelir var. Türkiye'de 10 bin dolar milli gelir var. Tayyip Erdoğan diyor ki, 'geminin kaptanı değişti, ilk kaptan bu yana diyordu, rotayı doğuya çevirdim. Burada Şangay İşbirliği Örgütü var. Burada güçlü liderler var. Burada varsa pasif parlamentolar, tek adamlar, saraylar, şatafat, yoksul halk var. Kişi başına milli gelir 4 bin 500 dolar…' Türkiye önümüzdeki genel seçimlerde bu tarafa gidip Avrupa Birliği'ne üye, 55-60 bin dolarlık bir ülke mi olacak? Tayyip Erdoğan'ın peşinden gidip itibarlı liderinin yoksul halkı mı olacak? Ona karar verecek. Bu yolculukta ilk adım 31 Mart tarihidir."

"İKTİDAR ÜLKEYİ HER GEÇEN GÜN YOKSULLAŞTIRIYOR"

"Şimdi Tayyip Erdoğan yetkiyi aldığından bugüne mazot 14,5 liradan 40 liraya çıktı. Benzin 38 liraya çıktı. 'Mazot 45'e gidiyor' diyorlar. Bu iktidar bu ülkeyi her geçen gün yoksullaştırıyor. Eğer bu yerel seçimlerde gelen bu mazot zammına, bu ekmek zammına, zeytinyağı, marul, kıyma, kuşbaşı, tavuk eti fiyatına bakmadan 31 Mart'ta Tayyip Erdoğan oy alırsa yolculuğun yönü belli. Güçlü liderin arkasında fakir halk gelmeye devam ediyor. 'Bunlar ne kadar aç da kalsalar oy bende' diyecek. Ama 'Bu 31 Mart'ta artık yokluk, yoksulluk yeter zenginlik istiyorum' diyen, 'İşsizlik yeter istihdam istiyorum' diyen, 'Bu kadar hukuksuzluğun sonu nereye kadar, burası Cumhuriyet değil mi, hadi artık' diyenlerin sandıkta birleşmesi durumunda kimse bu milleti yok sayamaz. Yok sayarsa erken seçim gelir, yok saymazsa hiç olmazsa ekonomideki bu kadar haksızlıklar birazcık yavaşlar, seçime kadar bu zulüm bir ölçüde durur. 31 Mart seçimleri bu milletin, bu iktidara sarı kart göstereceği, 'Artık yeter, beni kandırma ve benim derdimle ilgilen' diyeceği günlerdir. Biliyorsunuz, son seçimlerde, 'Yoksulsun, açsın, işsizsin ama tehlike büyük, oyu bana vermeli ve arkama geçmelisin. Yoksa, ezanı dindirecekler, bayrağı indirecekler, vatanı böldürecekler…' Seçim oldu. O dinecek denen ezanı günde 5 vakit okuyan müezzin var ya. O müezzinin haklarını, o müezzine verilmeyen ve diğer memurlara verilen hakları yine CHP savunuyor kardeşim. Sınır boyunda nöbet tutan uzman çavuşun, sözleşmeli erin hakkını biz savunuyoruz. Kuzey Irak'ta eksi 14 derecede, tedbir almadan ölüme sürüklediklerinin haklarını biz savunuyoruz. Artık yok öyle. Bir tane briket ev. Şehit gelecek. Koca bir bayrak, camsız pencereleri örtecek. Recep Tayyip Erdoğan mikrofonu eline alacak. Tabutun bir ucunu tutacak. Anasına şehidin bir iğne, babasına şehidin teselli, kardeşlerine istihdam, vatan bölünmez ve bu bayrak inmez. Bu bayrak inmeyecekse, bu vatan bölünmeyecekse, gerçek, yürekten, cesur politikalarla, bu Mehmetçiğe de o müezzine de bütün 85 milyona da hep birlikte sahip çıkarsak bölünmeyecek, bunu böyle bileceksiniz."

"KAMUFLAJ BİLAL ERDOĞAN'A YAKIŞSAYDI"

"Yok öyle bedava milliyetçilik. Kuzey Irak'ta Mehmetçikler ölecek, Recep Tayyip Erdoğan'a bir kamuflaj giydirecekler, burasına Cumhurbaşkanlığı forsu dikecekler, 3 bin koruma ile oraya gidecek, 8 gazete manşet atacak. Kamuflaj Erdoğan'a ne de yakıştı? Bir kamuflaj Erdoğan'a yakışacaktıysa Burak Erdoğan'a yakışsaydı, Bilal Erdoğan'a yakışsaydı da göreydim. Bu yüzden öyle bedavaya konuşmak yok. Altı okundan biri milliyetçilik olan ve kendine olan güveni, birbirine olan güveni tam olan bir siyasi hareketiz. Şimdi şöyle bir şey yapmaya çalışıyorlar."

"İTTİFAKLAR OLSUN DİYE HER ŞEYİ YAPTIK"

"Efendim, çeşitli oyunlar ve tertiplerle CHP'yi şeytanlaştırmaya, yalnızlaştırmaya çalışıyorlar. Önümüzde bir seçim var. Vallahi de billahi de ittifaklar olsun diye her şeyi yaptık ama saygı duyduğumuz muhataplarımız kendilerince gerekçelerle bunu istemediler. Peki biz ne yapacağız? Yapacağımız şu. Geçen seçimlerde Manisa'da ittifak vardı, hep beraber ittifak adayına oy verdik. Bir ilçeyi 7 oyla, bir ilçeyi bin küsür oyla kaybettik. O gün o oyları verenler yine burada. Yine Manisa'da. O gün kaybettik ama kazananların ne yaptığı ortada. Kendi arsalarına 450 milyon liralık rant sağlıyorlar. Çocuklarına gidip turizm ruhsatı adı altında ormanın tepesinde villa için arsalar açıyorlar. TÜRGEV, TÜGVA gibi Atatürk'e düşman ne kadar kuruluş varsa onlara Manisa'nın kaynaklarını ulufe gibi dağıtıyorlar. Hepimiz geçen seçimdeki CHP'liler, İYİ Partililer, Doğru Yollular, ANAP'lılar, AKP'den sıkılanlar, MHP'ye şaşıranlar. Biz yine buradayız. Yine beraberiz ve değiştirebiliriz. Bugün Manisa'yı Cengiz Ergün'ün şımarıklığından, savrukluğundan, rantçılığından ve Cumhur İttifakı'nın sömürüsünden kurtaracak ittifakın adı aslanlar gibi Manisa ittifakıdır. Onu kuracağız. Bu ittifakı çok isterdim ben Ankara'da kurayım. Olmadı, uğraştık olmadı. Kimseyi suçlamıyorum, herkese kendi pozisyonu için de hak veriyorum. Ama bu ittifakı bir CHP'li kuramadıysa, bin CHP'li, 10 bin CHP'li kurabilir. Bu ittifakı Sarıgöl, Salihli, Kırkağaç, Soma, Selendi, Demirci, Alaşehir, Şehzadeler, Gölmarmara, Kula, Köprübaşı, Alaşehir, Kasaba, Turgutlu'da, Manisa'nın dört bir yanında bu ittifakı kurun arkadaşlar. Komşunuzla kurun. Manisa'nın çalışkan, dürüst ve sizin komşularınız, arkadaşlarınızla, yüreğinde vatan, millet, bayrak, Atatürk sevgisi olan bütün Manisalılarla bu ittifakı kurmak sizin göreviniz. Bunu sizden bekliyorum."

"ÖMRÜ KENT SUÇLARINA DİRENMEKLE GEÇTİ"

"Peki siz bir ittifak kuracaksınız, o ittifakın belediye başkan adayları burada. Onları birazdan tanıyacağız. Tanıyoruz da Türkiye'ye tanıtacağız, seviyoruz da alkışlarla onlara cesaret vereceğiz. Bu kuvvetli takımın bir de kaptanı var. Babasının adı Traşçı Ahmet. Manisa'da dedelerimizin, babalarımızın berberi. Son derece çalışkan ve namuslu. Kimseye minnet etmemiş, herkese faydası olmuş bir ailesi var. Hepsini ayrı ayrı tanırız. Harika çocukları var. İkizler buradaysa birazdan onlarla da tanışırız. Manisa Mimarlar Odası Başkanıyken, bizim gözbebeğimiz, Beyaz Fil'imiz var ya, onu AKP ve MHP, 'Yıkalım, AVM yapalım' dediler.' Alt katlarını AKP'li müteahhitlere, balkon katlarını MHP'li kardeşlerimize peşkeş çekelim' dediler. 'Alalım' dediler 'Beyaz Fil'i, oraya hepimizi, partilerimizi zenginleştirecek bir şey yapalım' dediler. Hepimizin boynu büküldü. Enerjisi düştü. 'Bir kişi olmaz' dedi. Çıktı Manisa'daki herkesi toparladı. Beyaz Fil Platformu'nu kurdu. Dava ise dava açtı. Eylemse eylem yaptı. Gün oldu, önünde yattı. Ama Beyaz Fil'i kurtardı. O günün gencecik 30'lu yaşlarının sonundaki Ferdi Zeyrek kardeşimdi, benim kardeşim. Manisa'yı gezsinler, Manisa'yı gezip AK Partili olup dedikleri gibi birisi olsa, oy veririm ama değildir, diyen birisi Manisa'yı gezsin. En dış mahallesindeki kahvesinden, ana caddesinde yürüyenlere kadar. 20 yaşındaki gencinden 70 yaşındaki amcasına, ninesine kadar Ferdi Zeyrek'i sorun. Bir alışverişinde hak yediği, gönlünü kırdığı, yaptığı bir işte kamuya zararı ve kendine faydası varsa Ferdi Zeyrek yarın aday değil. Ama göreceksiniz sütte leke var, Ferdi'de leke yok. Göreceksiniz, ömrü Cengiz Ergün'ün imar planlarında yaptığı haksızlıklarla, fakirlerden alıp zengine vermesine engel olmak için yoksul ailelerin mücadelesine destek vermekle geçti. Ömrü kent suçlarına direnmekle geçti. Ömrü Manisa'nın değerlerini korumakla, onları bizim için sahiplenmek, bize geri kazandırmakla geçti. Bundan sonra ömrü Manisa'nın tüm ilçelerinde, 17 ilçesinde ve Manisa Büyükşehir Belediyesi'nde hepimize, memleketine hizmetle geçecek."

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.