logo
25 HAZİRAN 2026

Özgür Özel'den Etimesgut seçmenine 31 Mart mesajı: Rekor kırmanızı istiyorum

Etimesgut seçim ofisi açılışında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, ABB Başkanı Yavaş ile Etimesgut adayı Beşikçioğlu'nun uyum içerisinde çalışacağını vurguladı. Özel,  "Sizden 31 Mart'ta rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum" dedi.

14.02.2024 18:23:00 / Güncelleme: 14.02.2024 18:35:06
Haber Merkezi
Özgür Özel'den Etimesgut seçmenine 31 Mart mesajı: Rekor kırmanızı istiyorum
Özgür Özel'den Etimesgut seçmenine 31 Mart mesajı: Rekor kırmanızı istiyorum
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut seçim ofisi açılışına katıldı. Açılışta bazı MYK üyeleri ve milletvekilleri de Özel'e eşlik etti.

Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile CHP Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu'nun katıldığı açılışta, "Aday belirleme süreçlerini yaşadık. Adaylarımız belli oldu, başkan adaylarımız belli oldu. Şimdi sıra artık sokağa çıkmakta, meydana çıkmakta, şimdi sıra, halkın gönlünde taht kurmuş olanlara haklarının verilmesini istemekte. Şimdi sıra, hak ettiklerinizi Etimesgut'a getirmekte" dedi.

"SİZLER İÇİN ÇALIŞIYORLAR"

Etimesgut'ta çok önemli bir adım attıklarını kaydeden Özel, "Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı'na götürdüler. Dediler ki 'Burası Türkiye'nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası. Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafa gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı CHP'li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti'nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.' CHP'nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor. Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut'a" dedi.

"REKOR KIRMANIZI İSTİYORUM"

Etimesgut'a çok önemli projeler kazandırmaya geldiklerini vurgulayan Özel, "Türkiye'ye mesaj vermeye geldik. Etimesgut'un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, Devlet Tiyatroları'nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına, hem bir halk kahramanına Etimesgut'a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti. Ona bakınca elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben 'Bu kapı niye kapalı' diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, 'Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları' diyen valiyi görüyorum. Ona bakınca ben 1 Nisan'dan itibaren Etimesgut'un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye'deki gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye'deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye'nin dört bir yanında, 'Behzat Ç.'ye selam söyle, valime selam olsun' diyenler adına sizden 31 Mart'ta rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum. İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı. Herkesin sevdiği, benimsediği, takdir ettiği bir yapısı ve kişiliği var. 1 Nisan'dan sonra senaryoyu hep birlikte yazacaksınız, uygulayacaksınız, burada bir başarı hikayesini Türkiye'ye siz göstereceksiniz. Sizden bunu bekliyoruz" dedi.

"ETİMESGUT'TAN BAŞLAYACAĞIM"

Özel, şunları söyledi:

"Tabii o, bu görevi yaparken arkasında Etimesgut ilçe örgütümüz, CHP'liler ama sadece onlar değil Etimesgut'un bütün demokratlarını görüyoruz. Milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, sosyal demokratları görüyorum. Etimesgut ittifakına, Behzat Ç.'mi, komiserimi, valimi ve 1 Nisan'ın belediye başkanı Erdal Beşikçioğlu'nu emanet ediyorum. Örgüt deyince bu seçimin benim için bir anlamı da 'Etimesgut'tan başlayacağım' dedim, çok sevdiğim örgütümüzde görev yapmış rahmetli Faruk Özdemir, o gün ilçe kongresinde kalp krizi geçirdi, hayatını kaybetti. En büyük ümidi 31 Mart'ta Etimesgut'u alan ilçe başkanı olmaktı. Bu Etimesgut'u bir de özellikle Faruk Başkan için kazanacağız. Allah gani gani rahmet eylesin. Bir kez daha hepinize, kıymetli ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Bütün örgütümüze bir koşacaksanız, iki koşun, bir adımı örgütümüz, bir adımı da Faruk ağabeyin hatırası ve emaneti için atın. Örgütümüzü çok seviyoruz, hepinize güveniyoruz gençler."

"3 SANDIK KURULACAK"

"Oy verirken 3 sandık kurulacak. Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz, 'Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun. 31 Mart'tan sonra seçilen bütün muhtarlarım Mansur Başkanıma emanet olsun.' Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette büyükşehir belediyesinin yani Mansur Yavaş'ın. 5 yıllık icraatlarının sonunda vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü. Hizmeti yaparken adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Mansur Yavaş'ı Etimesgut'a, Ankara'ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye'nin geriye kalan diğer illerinde nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı anlatıyorum. Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin."

"REKOR OY BEKLİYORUM"

Yoksul vatandaşın dermanının CHP'li belediye başkanları olduğunu vurgulayan Özel, "Pandemide Manisa'da evde oturuyorum. Eşim yanımda, kızım uzakta. Gidip alsak mı, gelse mi? Tam o günlerdeyiz. O sırada eşim dedi ki 'Yahu yine biz iyiyiz. Çalışamayanlar var. Sokakta olanlar var, dışarı çıkmazsa ekmeğini kazanamayanlar var. Bu insanların hali ne olacak?' Hepimize çok önemli görev düşüyor ama en çok belediye başkanlarına düşüyor. Biz bunu konuşurken televizyonda bir haber. Mansur Yavaş veresiye defterlerini kapattırma ile ilgili kampanya başlatmış. Eşime anlatamadım. Gırtlağım düğümlendi. 'Didem' dedim, 'Senin o dışarıya çıkamayan var ya, çalışamayan, çiçek satamayan, gündelik işe gidemeyen, temizliğe gidemeyenin kursağından lokma geçmesi veresiye defterine bağlandı ya, çıkınca çalışıp ödeyecek ya. Mansur Başkan o veresiyeleri sildiriyormuş' dedim. Şu kadarını söyleyeyim, ben kendisinden oy olarak rekor bekliyorum. Ama ne oy alırsa alsın, ne yaparsa yapsın, siyaset ne zaman ve nerelere kadar, en güzel yerlere layık. En güzel yerlere taşısın. Ama bu başkana bu insanlığı için helal olsun be helal olsun" diye konuştu.

"BİR KURBANLIK KOÇUN BOYNUZUNDAN TUTTUN"

Özel, şunları kaydetti:

"Diyor ki, '1994 ruhu ile çalışacağız ve Ankara'yı alacağız. 94 ruhunu geri getireceğiz.' 94, Ankara'ya Melih Gökçek'i getirdi. Giderken Bülent Arınç, Tayyip Beyden sonraki en üst düzeydeki AKP'li, 'Parsel parsel sattın' dedi. O enkazın üstüne bu babayiğit geldi ve garibanı güldürdü. Yoksulu ısıttı, karnı aç olanı doyurdu, her tarafa yetişti. Allah göstermesin, Allah muhafaza. 1994 ruhu bir tarafa ama Mansur Yavaş belediyeciliği var ya baş tacı. Şimdi Etimesgut bir karar verecek. Diyecek ki 'Günden güne şartlar ağırlaşıyor, bu işler böyle mi gitsin, yoksa bu Etimesgut'a bir el mi değsin?' Bakın istatistikler ortada. Üniversiteye giden öğrencilerin yüzde 88'i CHP'li belediyelerin olduğu şehirleri ilk tercih yazıyor. Neden? Ulaşım iyi, destek iyi, öğrenciye yapılan katkılar iyi, şehir güzel, temiz, harikulade. Herkes hafta sonu CHP'li belediyelerin olduğu yerlere gezmeye gidiyor. Ama biz herkesi Yenimahalle'de, Çankaya'da ağırlayamayız. Karşıyaka, Bakırköy, Kadıköy, Kuşadası'na götüremeyiz. Ama Etimesgutlular isterse Etimesgut'u Çankaya yapacak bir belediye başkanını ve onun arkasında duracak ağabeyini göreve getirebilirler. Bunu istiyoruz. Bir tarafta AnkaPark'a 800 milyon dolar, dile kolay, 24 milyar lira para gömen ve sizin vergilerinizi, varlığınızı o AnkaPark'a gömen bir anlayış var. Bir tarafta o masrafı, israfı bitirip her yoksula ayda bin lira yardım yapan, 500 lira doğalgaz parası veren, hiç olmazsa çocuğun kursağından ayda bir, iki gün et geçsin diye 1 kilo et veren böyle bir başkan var. Birileri rantın peşinde koşuyor, birileri halkın karnını doyurmak için gece gündüz çalışıyor. İşte CHP, işte Mansur Yavaş, işte halkçı belediyecilik. Mansur Başkan ayda 1 kilo et veriyor. Az mı, keşke daha çok versek. Verdiği kişi sayısını da artırdı. İleride kiloyu da artırırız. Ama kaç aydır veriyor diye baktım. 24 ay olmuş. Bu ay 25'inci ay. 25 ayda 25 kilo et. İyi bir kurbanlık koyundan 25 kilo et çıkıyor arkadaşlar. Eğer ki sen burada AK Parti belediyeciliğini tutsaydın, Gökçek ya da devamından birini tutsaydın değişen bir şey olmayacaktı. Yavaş'a oy verince bir kurbanlık koçun boynuzundan tuttun eve getirdin. Her eve bir kurbanlık koç veren Mansur Yavaş'a diyoruz ki, 'Helal olsun sana. Böyle çalış.' Ankara senin arkanda."

"HEP BERABER HAYATA GEÇİRECEĞİZ"

"Ben Etimesgut'ta ilk kez bir açık hava toplantısında konuşuyorum. Hep Etimesgut bana geliyordu, bu sefer biz geldik. Etimesgut'ta çok sayıda gaziler ve şehit ailelerinin dernekleri var. Her salı mutlaka yanıma uğrarlardı. Müsait zamanda çaylarını içmeye gideceğim. Ama bundan sonraki süreçte hem taşıdığı kimlikler ile hem bundan sonra bu işin devamında şehit ve gazi ailelerinin Etimesgut'taki tüm taleplerinde, hem çok sayıda engelli için rehabilitasyon merkezi ihtiyaçları var. Bu projelerin yapılmasında… Hem de bundan sonra Etimesgut gençlerinin ihtiyaç duyduğu kültür, sanat ve bilhassa spor yatırımlarında bundan sonra siz hayal edeceksiniz. Başkan Beşikçioğlu talep edecek, projelendirecek. Mansur Başkan ile biz hep beraber bunları hayata geçireceğiz. Söz veriyoruz. Devlet Bey, geçtiğimiz günlerde Ankara seçimlerine ilişkin bir ziyaret yaptı. Sayın Turgut Altınok'un yanına vardı. Dedi ki 'Aman ha Ankaralılar altı ok olmasın, Altınok olsun.' Vallahi Devlet Beye sunu söyleyelim. Geçen sefer onun sözünü dinleselerdi yardım yoktu, doğalgaz yoktu, et yardımı yoktu, üniversitelilere sıcak yemek yoktu, çorba dağıtımı yoktu, kırsal kalkınma destekleri yoktu. Millet Devlet Beyi dinlese su faturalarını teröristler dağıtacaktı ama altı okun en önemli simgelerinden biri olan milliyetçilik okunu kalbinin üstünde taşıyan bu güzel insan bunların hepsini yaptı. Biz de sonuna kadar arkasındayız. Erdal Başkan o altı okun her birisine hepimiz kadar sahip çıkarak, halkçı belediyecilik yaparak, devletin görevini burada yapmanın, devlet ile millet arasında köprü olmanın farkında olarak, Cumhuriyetin Başkentinde cumhuriyetçiliğin kıymetini bilerek, laikliğin inanç özgürlüğü, inananların özgürlüğü, hem de herkesin yaşam biçimi özgürlüğü olduğunu bilerek ve halkçı belediyeciliğin tüm gereklerini yaparak Devlet Beyi üzecek ama altı oku da Etimesgut'ta dalgalandıracak, söz veriyoruz. Bizim belediyeciliğimiz hiçbir partiyi ittiren, hiçbir görüşü yok sayan belediyecilik anlayışı değil. Herkese birden sahip çıkıyoruz. Anketler açıkça görülüyor. Geçmiş seçimlerde taban tabana zıt olduğumuz insanların bu seçimlerde belediyecilik hizmetlerinden sonra Mansur Başkana, İstanbul'da Ekrem Başkana yöneldiklerini 11 büyükşehrimizin her birisinde CHP'nin başkanlarının ivmesinin yukarıya gittiğini hep birlikte görüyoruz. Bundan sonra sizler eğer CHP'nin halkçı belediyecilik anlayışını Etimesgut'a getirirseniz, Etimesgut nüfusunu ve sorunları artan Etimesgut'u hızla ayağa kaldıracağımıza, yükselteceğimize, hızla Türkiye'nin 16'ıncı büyük nüfusuna sahip ilçesi olan  Etimesgut'u hak ettiği yere getireceğimize söz veriyoruz. Ev sahibi ile kiracıları kavga ettirenlere inat, ev sahibinin önünde kiracının yüzünü yere eğdirmeyeceğiz. Sorunlarınızı dile getiriyoruz. Hepinizi çok seviyoruz. Siz Etimesgut'a Erdal Başkanı getirin, Erdal Başkan Mansur Başkan ile omuz omuza size sahip çıkacak, söz veriyoruz."

"SEVGİLİLER GÜNÜNDE SİSİ İLE KUCAKLAŞIYOR"

"Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır'a gitmiş, Mısır'da Sisi'ye koşturmuş. Sevgililer Günü'nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Beye, 'Sisi ile barışacak mısın' dendiğinde şöyle demişti: 'Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum. Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi'yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım. Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.' Sevgililer Günü'nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona 'Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş' dedik. 'Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla' dedik. 'Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık' dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, 'Hain, darbeci, darbeci sever' diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü'nde sarılmak da beyefendiye yakışır. Peki biz Sevgililer Günü'nde ne yaptık? Etimesgut, Sevgililer Günü'nde onu çok seven başkanı ile kucaklaştı. Ankara'nın sevgilileri, Ankara'yı en çok seven ile kucaklaştı. Şimdi bu iki başkanımızı hep beraber 31 Mart'ta bağrımıza basmaya, sandıklarda rekor kırmaya var mıyız? Mansur Başkana Ankara'da Türkiye rekoru kırdıracak mıyız? Erdal Başkanı, Etimesgut'un 1 Nisan Başkanı yapacak mıyız? Her ikisini Etimesgut'un güzel, çalışkan, ahlaklı, milliyetçi, vatansever seçmenlerine emanet ediyorum. Sizleri de Allah'a emanet ediyorum."

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.