logo
24 HAZİRAN 2026

Partilerden önce milletimizin ciddi bir revizyona ihtiyacı var

05.05.2017 00:00:00
Revizyon, orjinali Fransızcadır ve sözlükte "Yeniden gözden geçirip düzeltme" anlamına geliyor. Bugünlerde iktidarından muhaletine revizyon söylentileri havalarda uçuşup duruyor. Referandum sonrası AKP, CHP, MHP "çevir kazı yanmasın" misali, parti içinde çok ciddi değişiklikleri konuşuyorlar, tartışıyorlar.
Zaman neyi gösterecek bilemeyiz ama bugüne kadar millete gerçek manada hizmet sunamayan, milli çözümler ortaya koyamayan, neticede topyekün millet ve devlet olarak zifiri karanlık bir kuyuya girmemize vesile olan siyasette, aynı yanlış çizgi korunmasına rağmen sadece vitrinde isim değişikliklerinin yapılması ülkemizi herhangi bir çözüme götürmeyecektir.
Ama şunu da unutmamak gerekir ki, demokratik bir ülke olarak yaşanan olumsuz tablonun asıl sorumlusu, suçlusu siyaset değil, onları kendine vekil olarak tayin eden, tercih eden millettir. Dolayısıyla ülkenin aydınlık bir geleceğe taşınması için asıl revize edilmesi gereken partiler değil, milletin kendisidir.
Millet, kendisini idare edecek olan siyasi iradeyi sandık başında belirlerken, projelere, çözümlere, kaynaklara bakmadan, yine günübirlik menfaatlerle, bir poşet erzak, bir çuval kömürü dikkate alarak, oynanan tiyatrolara aldanarak karar vermeye devam ederse asla beklediği çözümlere kavuşamayacak, zifiri karanlık kuyudan çıkamayacak ve bu kötü gidişat daha da derinleşecek.
Yanlışta ısrar ettiğimiz zaman bir sonraki gün bir öncekinden daha iyi olmuyor.
Prof. Dr. Haydar Baş, 7 Haziran seçimleri akşamı "Türkiye karanlık bir döneme girmiştir" demişti, aradan birkaç hafta geçti, bu sefer Sayın Baş, "Türkiye zifiri bir karanlık döneme girmiştir" dedi. Bu zifiri karanlığı, terör, darbe, kaos ve karmaşa olarak her sahada gördük. Geçtiğimiz Pazar ise Bursa'da Sayın Baş, "Türkiye zifiri karanlık bir kuyudadır" dedi.
Yani her geçen gün derinleşen bir karanlıkta hızla aşağıya doğru yuvarlanıp gidiyoruz.
Sibirya taraflarında, ya da Afrika ortalarında bir ülke olsak, belki biraz daha dayanma şansımız olabilir ama ülkemiz kıtaların kesiştiği, her yönden verimli, Kürdistan, Ermenistan, Büyük İsrail Devleti, Pontus Devleti, Megalo İdea, BOP, ABD'nin vatan projesi, Şark Projesi gibi birçok projenin hedef tahtasında?
Bu kadar gafletin, bu kadar yaşananlar karşısındaki duyarsızlığın bulunduğu, milletin derin bir uykuda olduğu, çözümleri, gerçek çözüm sahiplerini görmezden geldiği bir atmosferde, bu coğrafyada daha fazla barınabilmek mümkün değildir.
Atalarımız, "Gafleti çok olanın devleti yok olur" derken boşuna dememişler.
Millet olarak kendimizi revize etmemiz gerektiği gerçeği esasen Kur'ani de bir hakikattir. Cenab-ı Hak Ra'd suresinin 11. ayetinde, "Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez" buyurmaktadır.
Ortalıkta, toplumsal bir bozukluk, topyekün bir ölçü kayması varsa, zifiri karanlık bir kuyuda debelenip duruyorsak millet olarak, toplum olarak topyekün bir revizyona gitmek, zihinlerimizi, gönüllerimizi, amellerimizi Allah'ın muradı çerçevesinde, içimizdeki nimet verilenlerin, akıl sahiplerinin uyarılarını dikkate alarak revize etmek bu ayet-i kerimeye göre farzdır. Zaten bunu yapmazsak, biz kendimizi revize etmezsek, Allah bizleri, Allah muhafaza, belalarla revize eder.
Türk milleti tarihte defalarca kendisini revize etmiştir.
Abbasiler döneminde, Abbasilerin kirli işlerini yapmakla vazifeli Türk milleti, İmam Rıza vasıtasıyla Ehl-i Beyt'in İslam anlayışı ve yaşantısıyla tanışmış ve bu tarihten sonra İslam'a çok büyük hizmetler yapmıştır, "asakirullah" ünvanını almıştır. Ahmet Yeseviler, Mevlanalar, Yunuslar, Hacı Bektaşlar, Hacı Bayramlar bu revizyonun bir ürünüdür.
Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu'ya geldiğinde, sürekli birbiriyle kavga eden, medeniyetten uzak halklar vardı. Anadolu insanı, Prof. Dr. Haydar Baş'ın her ortamda ısrarla anlattığı gibi, Hacı Bektaş'ın eliyle İslam'la tanışmış, Yezdanisi, Keldanisi, Rumu, Türkü, Kürtü, Lazı, Çerkezi herkes kenetlenmiş, Hacı Bektaş kendisini Türk olarak tanımladığı için de bu halklar Türk milleti olmuşlardır. Anadolu'nun Hacı Bektaş'la revizyonundan büyük bir millet ve asırlarca devam eden büyük bir devlet çıkmıştır.
Osmanlı'nın son dönemlerinde de Türk milleti büyük bir esaret altına girmişti. Mustafa Kemal Atatürk ile yeniden revize olan Türk milleti topraklarını işgal eden 7 düveli denize dökmüş ve güçlü, örnek bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurmuştur.
Revize olmak, Türk milleti için özüne dönmektir, Ehl-i Beyt ortak paydasında yeniden kenetleşmektir, başkalarının boyunduruğundan, köleliğinden kurtulup tam bağımsız olmaktır.
Böyle olan bir Türk gerçekten dünyaya bedeldir. Böyle bir milletin oluşturacağı devlet kainat devletidir. Ve bugün bunun nasıl olacağının formülünü Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli, Sosyal Devlet-Milli Devlet tezi ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt teziyle her yönüyle ortaya koymaktadır.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.