logo
17 ŞUBAT 2026


Prof. Dr. Tolga Bekler: "Biga mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi"

Çanakkale'nin Biga ilçesinde son 3 aydır yaşanan sismik hareketlilik üzerine değerlendirmeler yapan Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Bunlar yeni değil. Son 2-3 ay ya da daha kısa bir süre içerisinde meydana gelen depremler değil. Yüzyıllardır meydana geliyor" dedi

02.01.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Prof. Dr. Tolga Bekler: "Biga mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi"
Prof. Dr. Tolga Bekler: "Biga mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi"
Çanakkale'nin Biga ilçesinde son 3 aydır yaşanan sismik hareketlilik üzerine değerlendirmeler yapan Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Bunlar yeni değil. Son 2-3 ay ya da daha kısa bir süre içerisinde meydana gelen depremler değil. Yüzyıllardır meydana geliyor" dedi.
ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, Biga'da son 3 aydır yaşanan sismik hareketliliğin yeni olmadığını söyledi. Biga Yarımadası bölgesininin önemli tektonik aktivite bölgelerinden biri olduğunu açıklayan Prof. Dr. Tolga Bekler, son 25-30 yıl içersinde teknolojinin gelişmesiyle ölçümlerin sağlandığını ama bu hareketliliğin yüzyıllardır devam ettiğini belirtti. Biga'nın mikro deprem aktivitesinin yoğun görüldüğü bir bölge olduğunu aktaran Prof. Dr. Bekler, tarihte aynı zamanda yıkıcı depremlerin de meydana geldiği bir bölge olduğunu da vurguladı.

"Biga yoğun depremselliğe sahip bir bölge"
Biga bölgesini deprem açısından değerlendiren Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, "Biga Yarımadası olarak adlandırdığımız Türkiye'nin Kuzeybatı Ege Bölgesi'nin önemli bir tektonik aktivite bölgelerinden bir tanesi olduğunu biliyoruz. Esasında bu bölge hem farklı geometrilerdeki fayların oluşturduğu bu yoğun depremselliğe sebep olan farklı fay uzunluklarına sahip bir bölge. Aynı zamanda mikro deprem aktivitesinin de en çok olduğu bölgelerden bir tanesi" dedi.

"Türkiye deprem ülkesi"
Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tolga Bekler, "Ülkemizin bilinen bir gerçeği deprem ülkesi olmasına sebep olan esas kaynağımız, bizim sismik kaynak olarak adlandırdığımız faylar. Sadece bu bölgede değil, Türkiye'nin birçok bölgesinde hem aletsel dönemde hem de geçmiş dönem olarak adlandırdığımız 1900'lü yıllardan önce tarihi dönemlerde meydana gelmiş çok sayıda deprem var. Bu depremlerin de önemli bir kısmı da yıkıcı niteliğe sahip. Bunların belli dönemlerdeki kalıntılarını, etkilerini kayıtlarda görmekteyiz" diye konuştu.

"Biga yıkıcı depremleri çıkaran bir bölge"
Biga'da farklı fay hatlarının bulduğunu ve bunların tarihte de yıkıcı depremleri çıkarttığını aktaran Bekler, "Biga özeline geldiğimizde ise, Biga hakikaten Anadolu'nun önemli tektonik unsurlarını barındıran, geçmişte de bu tektonik unsurların zararlı etkilerini, yıkıcı etkilerini karşımıza çıkartan bir bölge. 1912 Saros Körfezi Depremi, 1953 Yenice Gönen Depremi, 1944 Edremit Körfezi Depremi, bilinen önemli depremlerimizden bazıları. Yine Biga yarımadasında oluşmuş. Son olarak 2017'de Ayvacık'ta meydana gelen deprem 5.4 büyüklüğünde. 2019'da 5.3 büyüklüğünde Ahmetçe'de meydana gelen deprem. Akabinde günümüze değin olan süreç içerisinde 2024, 2022, 2025'li yıllarda 4'ün üzerinde belirli süreçler içerisinde meydana gelen depremler var" ifadelerini kullandı.

"Biga'da farklı fayların birbirini etkilemesiyle mikro depremler oluşuyor"
Biga'daki küçük depremlerin iki nedeni olduğunu ifade eden Bekler, sözlerine şöyle devam etti:
"Şimdi tabii bu depremler bize bölgenin gerilmesinin sürekliliğini anlatıyor. Bu ne anlama geliyor. Sadece bu bölgenin değil, bu bölgeyi etkileyen bu tektonik hareketlerin içerisinde bu etkileşimi sağlayan farklı fayların birbirine uyguladıkları belli gerilme transferleri olabiliyor, birinci neden bu. İkinci neden, bağımsız bölgeler içerisinde, örneğin Biga Ayvacık'ta ya da Biga'nın kuzeybatısında veya diğer alanlarda, Gönen tarafında, bu fay topluluklarında, yer içerisindeki kayaçların birbirine uyguladıkları gerilmeler sonucunda, kırılma diye, yani sizin fay olarak bildiğiniz kırılmalara sonunca belli büyüklükteki depremleri biz görüyoruz."

"Gelişen teknolojiyle deprem araştırmalarında daha iyi sonuçlar alınıyor"
Son 25-30 sene içerisinde gelişen teknolojiyle depremler hakkında daha iyi gözlem ve ölçüm yapılabildiğini kaydeden Bekler, "Bunlar yeni değil. Son 2-3 aya ya da daha kısa bir süre içerisinde meydana gelen depremler değil. Yüzyıllardır meydana geliyor. Ancak biz sayısal olarak bunları gözlemlemeye, ölçmeye yani sismometre dediğimiz deprem kayıtçılarına, deprem sensörleriyle bunları ölçmeye son 25-30 sene içerisinde daha fazla sayılarını arttırarak daha iyi sonuçlar alabiliyoruz" dedi.İHA

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!


 
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Geçen ay  en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi. 

17.02.2026 00:09:00
AA
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Ay içinde sıcaklık Kahramanmaraş, Tunceli, Malatya, Siirt, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Marmara Bölgesi'nin genelinde, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde, Isparta, Eskişehir, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 33.1 dereceyle Erzurum'da, en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi.

Ege Bölgesi'nde ise en düşük sıcaklık sıfırın altında 13.9 dereceyle Kütahya'da, en yüksek sıcaklık 22.5 dereceyle Salihli'de gözlendi. Akdeniz Bölgesi'nde de en düşük sıcaklık sıfırın altında 27.8 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 22.2 dereceyle Fethiye'de kayıtlara geçti. Karadeniz Bölgesi'nde en düşük sıcaklık sıfırın altında 21.1 dereceyle İspir'de, en yüksek sıcaklık 23.3 dereceyle Trabzon'da gözlendi.

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı

DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı

16.02.2026 11:57:00
İHA
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ'ın 7 yöneticisi Afyonkarahisar’da yakalandı
DEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan 7 kişi Afyonkarahisar merkezli gerceklestirilen operasyon ile yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, operasyonu Afyonkarahisar merkezli olarak Ankara, Kırşehir ve Kayseri'de yapıldı.



Türkiye tarafından yurt dışında DEAŞ'a yapılan başarılı operasyonlarda örgüte ait ele geçirilen dokümanlarda da isimleri geçen şahısların eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi ve deşifre edilmesine yönelik Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından çalışma yapıldı.

Yapılan incelemelerde örgütün sözde üst düzey yönetici olarak silahlı faaliyet yürüten ve İnterpol tarafından kırmızı bülten ile uluslararası seviyede aranan şahıslar tespit edildi.

Ardından harekete geçen ekipler Afyonkarahisar merkezli 4 kentte belirlenen adreslere baskın yaptı. Baskında aranan 7 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Yakalanan 7 kişiden 6'sı işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gerçekleştirilen operasyon anı ise polis kamerası tarafından anbean kayıt altına alındı.

Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması neyin habercisi? Hakan Fidan görevden alınacak mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi

15.02.2026 18:22:00
Ahmet Turan Yiğit
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Kabinede Kritik Değişim Yaşandı. Akın Gürlek Dönemi Ne Anlama Geliyor?
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında aynı anda yapılan değişiklik siyasetin gündemine oturdu. Bu adım bir "erken seçim sinyali" mi, yoksa devlet içi uyum ve yeni bir siyasi dizaynın başlangıcı mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Maldivler değil Ölüdeniz


Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü.

14.02.2026 20:59:00
AA
Maldivler değil Ölüdeniz
Maldivler değil Ölüdeniz

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü. İlçede iki gündür etkili olan kuvvetli yağış, yerini güneşli havaya bıraktı. Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Ölüdeniz'de de suyun rengi değişti.

Güzel havayı fırsat bilen bazı kişiler Kumburnu Plajı'nda denize girdi.
Babadağ'daki pistlerden pilotlar eşliğinde yamaç paraşütü uçuşu yapan macera tutkunları, Ölüdeniz'in eşsiz manzarasını kuş bakışı izledi.

Bazı turistler ise bölgede hatıra fotoğrafı çektirdi. Turkuaza dönüşen denizin rengi dron ile görüntülendi.

Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti


 
 
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14.02.2026 20:53:00
AA
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14 Şubat sabah saatlerinde 'klap krizi' sonucu evinde rahatsızlanarak Çankırı Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Yılmaz, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Yılmaz'ın cenazesi, ikindi namazını müteakiben Ahmet Yesevi Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Sarıbaba Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze namazına Yılmaz'ın yakınlarının yanı sıra Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, SGK çalışanları ile vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yaptığı açıklamada, "Sosyal Güvenlik Kurumu Çankırı İl Müdürümüz, kıymetli mesai arkadaşımız Mustafa Yılmaz'ın rahatsızlanarak vefat ettiğini üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve mesai arkadaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun" ifadesini kullandı.

Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Viyana’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı

14.02.2026 16:56:00
Ahmet Turan Yiğit
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 7-8 Şubat 2026 tarhinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı. Konuşmasında, modern dünyanın tıkandığı noktaları ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın tüm dünyada karşılık bulan çözüm reçetelerini anlatan BTP lideri Baş, kapitalizmin "kıtlık" yalanından yapay zekanın insanlığı köleleştirme riskine kadar pek çok kritik başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasını izlemek için tıklayın:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.