Bir ay süren hızlandırılmış eğitimi tamamlamak üzereyiz.
Ramazan, eğitim süresi oldukça kısa ama belki altı ayda, belki bir yılda verilebilecek eğitimi bir aya sığdıran emsalsiz bir mektep.
Ramazan mektebinde elbette çok şey öğrendik, sabrı öğrendik, kanaati öğrendik, irade eğitimini öğrendik...
Önderimiz, liderimiz, hayat rehberimiz gecenin bir vaktinde yedi diye ve “sahur yemeğinde bereket vardır” buyurdu diye bir ay boyunca gecenin son yarısında ve imsaktan önce kalktık yemek yedik.
Günün sonunda, boğazımız kurumuş, dudaklarımız çatlamış da olsa sofranın başında, belki soğuk bir gözenin başında güneşin batmasını bekledik.
Madem ki bu ay hiç birine benzemiyor, bu ayda yapılan nafile ibadetlere farz ibadet ücreti veriliyor, biz de tuttuk fitneci hocaların fitnelerine aldırmadan her akşam yatsı namazına müteakip teravih namazı kılmaya gayret ettik, hem de çoluk-çocuk, hem de pirifanilerle beraber.
Madem ki bu ay Kur’an ayıdır, “ünzile fihil Kur’an” şanı, şerefi bu aya aittir, biz de bu ayda inzal olmaya başlayan kerim kitabımızı baştan sona defalarca hatmettik.
Hem okuduk hem dinledik, hem dinledik hem de anlamını kavramaya çalıştık, mesajını almaya gayret ettik.
Bir aylık hızlandırılmış bir eğitime tâbi tutulduk.
Hatim indirirken, anlamaya çalıştığımız Kur’an ayetleri ışığında eksiklerimizi, yanlışlarımızı görmeye özen gösterdik, Kur’an terazisinde şu ana kadarki hayatımızı tartma fırsatı bulduk, ağır basan günahlarımızı fark ettik tevbeye, istiğfara sarıldık.
“Hesaba çekilmeden evvel nefsinizi hesaba çekiniz” şeklindeki peygamber buyruğunu kulağımıza küpe yaptık, hem hayatımızın hesabını-kitabını hem de kazandıklarımızın hesabını-kitabını yaptık, yoksulların hakkı olarak malımızın içine yerleştirilen miktarları kılı kırk yararcasına ayırdık ve sahiplerine teslim ettik.
Sahur öncesi sahur sonrası, iftar öncesi iftar sonrası, teravih öncesi teravih sonrası nefsimizi hesaba çektik, İslam aleminin perişan vaziyetinden payımıza düşeni hesap ettik, ülkemizde yaşanan olumsuzluklardan payımıza düşenleri anlamaya çalıştık.
Hem dünyamıza hem de ukbamıza dair her şeyi ihtiva eden kerim kitabımızı defalarca baştan sona hatmederek, geride bıraktığımız hayatın, yani bu güne kadar yaptıklarımızın ve yapmadıklarımızın bundan sonra bizi nerelere, hangi sonuçlara götüreceğini tefekkür ettik.
Hızlandırılmış bir aylık Ramazan eğitiminden çok şeyler öğrendik, çok güzel alışkanlıklar kazandık, hayatımızı bir kez daha “Allah’ın boyası ile” boyadık.
“Biz Allah’ın boyası ile boyanmışızdır. Allah boyasından daha güzel kimin boyası vardır? Ve biz sadece O’na kulluk ederiz, deyin.” (Bakara: 138).
“İslam dini ve imanı ile boyanmışızdır. Hıristiyanların yapmış olduğu vaftiz denilen adetlerle bizim işimiz yoktur.” (Elmalılı Tefsiri).
Boyalarımız, boyalarınız hiç solmasın inşaallah.
Ramazan, eğitim süresi oldukça kısa ama belki altı ayda, belki bir yılda verilebilecek eğitimi bir aya sığdıran emsalsiz bir mektep.
Ramazan mektebinde elbette çok şey öğrendik, sabrı öğrendik, kanaati öğrendik, irade eğitimini öğrendik...
Önderimiz, liderimiz, hayat rehberimiz gecenin bir vaktinde yedi diye ve “sahur yemeğinde bereket vardır” buyurdu diye bir ay boyunca gecenin son yarısında ve imsaktan önce kalktık yemek yedik.
Günün sonunda, boğazımız kurumuş, dudaklarımız çatlamış da olsa sofranın başında, belki soğuk bir gözenin başında güneşin batmasını bekledik.
Madem ki bu ay hiç birine benzemiyor, bu ayda yapılan nafile ibadetlere farz ibadet ücreti veriliyor, biz de tuttuk fitneci hocaların fitnelerine aldırmadan her akşam yatsı namazına müteakip teravih namazı kılmaya gayret ettik, hem de çoluk-çocuk, hem de pirifanilerle beraber.
Madem ki bu ay Kur’an ayıdır, “ünzile fihil Kur’an” şanı, şerefi bu aya aittir, biz de bu ayda inzal olmaya başlayan kerim kitabımızı baştan sona defalarca hatmettik.
Hem okuduk hem dinledik, hem dinledik hem de anlamını kavramaya çalıştık, mesajını almaya gayret ettik.
Bir aylık hızlandırılmış bir eğitime tâbi tutulduk.
Hatim indirirken, anlamaya çalıştığımız Kur’an ayetleri ışığında eksiklerimizi, yanlışlarımızı görmeye özen gösterdik, Kur’an terazisinde şu ana kadarki hayatımızı tartma fırsatı bulduk, ağır basan günahlarımızı fark ettik tevbeye, istiğfara sarıldık.
“Hesaba çekilmeden evvel nefsinizi hesaba çekiniz” şeklindeki peygamber buyruğunu kulağımıza küpe yaptık, hem hayatımızın hesabını-kitabını hem de kazandıklarımızın hesabını-kitabını yaptık, yoksulların hakkı olarak malımızın içine yerleştirilen miktarları kılı kırk yararcasına ayırdık ve sahiplerine teslim ettik.
Sahur öncesi sahur sonrası, iftar öncesi iftar sonrası, teravih öncesi teravih sonrası nefsimizi hesaba çektik, İslam aleminin perişan vaziyetinden payımıza düşeni hesap ettik, ülkemizde yaşanan olumsuzluklardan payımıza düşenleri anlamaya çalıştık.
Hem dünyamıza hem de ukbamıza dair her şeyi ihtiva eden kerim kitabımızı defalarca baştan sona hatmederek, geride bıraktığımız hayatın, yani bu güne kadar yaptıklarımızın ve yapmadıklarımızın bundan sonra bizi nerelere, hangi sonuçlara götüreceğini tefekkür ettik.
Hızlandırılmış bir aylık Ramazan eğitiminden çok şeyler öğrendik, çok güzel alışkanlıklar kazandık, hayatımızı bir kez daha “Allah’ın boyası ile” boyadık.
“Biz Allah’ın boyası ile boyanmışızdır. Allah boyasından daha güzel kimin boyası vardır? Ve biz sadece O’na kulluk ederiz, deyin.” (Bakara: 138).
“İslam dini ve imanı ile boyanmışızdır. Hıristiyanların yapmış olduğu vaftiz denilen adetlerle bizim işimiz yoktur.” (Elmalılı Tefsiri).
Boyalarımız, boyalarınız hiç solmasın inşaallah.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Son yaprak kopacak elbet birazdan / 02.01.2026
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
































































































