Rahmet ayının yarısı bitti. İslam coğrafyasında kan var, ülkemizde ise maalesef birlik yok, beraberlik arayışları yok. Rabbim, İslam'a ve Müslümanlara yardım etsin.
Ramazan, dedik, rahmet, dedik, bedbahtlık, dedik. Ne dediğimizin işin kaynağından aktaralım.
Peygamberimizin (s.a.a.v) maddi-manevi mirasçısı, ilminin kapısı, hidayet önderi İmam Ali (a.s) Peygamberimizin Ramazan ve oruç için ne dediğini şöyle anlatıyor:
"Resulullah (s.a.a) bir gün bir hutbesinde bize şöyle buyurdu:
"Ey insanlar! Allah'ın bereket, rahmet ve mağfiret ayı size varıp ulaşmıştır. Öyle bir ay ki, Allah indinde her aydan daha üstündür. Gündüzleri en iyi gündüz; geceleri en üstün gece ve saatleri en iyi saatlerdir.
Öyle bir aydır ki, o ayda Allah'ın misafirliğine davet edilmiş ve Allah'ın ikramına layık kimselerden kılınmışsınızdır. Nefeslerinizde tespih, uykunuzda ibadet sevabı vardır.
Bu ayda amelleriniz makbul ve dualarınız müstecap olur. O halde sadık niyetler ve temiz kalplerle sizleri oruç tutmaya ve Kur'ân okumaya muvaffak etmesi için Allah'ı çağırın (dua edin).
Asıl kötü ve bedbaht kimse, bu büyük ayda Allah'ın mağfiretinden mahrum olan kimsedir.
Açlık ve susuzluğunuzla kıyamet günündeki açlık ve susuzluğu hatırlayın. Fakir ve miskinlere sadaka verin.
Büyüklerinize saygı gösterin. Akrabalarınıza sila-i rahim yapın (akrabalık hakkını koruyun), dilinizi tutun, gözünüzü haramdan koruyun ve kulağınızı haram olan şeyleri duymaktan sakındırın.
Halkın yetimlerine şefkat gösterin ki sizin de yetimlerinize şefkat göstersinler. Günahlarınızdan tövbe edin ve namaz vakitleri dua için ellerinizi O'na doğru kaldırın; bu saatler Allah Teala'nın halka rahmet gözüyle baktığı, münacatlarına icabet ettiği ve nidalarına "lebbeyk" dediği en iyi saatlerdir.
Ey İnsanlar! Nefisleriniz, amellerinizin rehinesidir. O halde istiğfar vasıtasıyla onları azat edin.
Sırtlarınız günahtan ağırlaşmıştır, uzun secdeler ederek yükünüzü hafifletin. Bilin ki, Allah Teala namaz kılanları ve secde edenleri azaplandırmamak ve kıyamette onları cehennem ateşiyle korkutmamak üzere kendi izzeti hürmetine ant içmiştir.
Ey İnsanlar! Her kim bu ayda oruçlu bir mümine iftar verirse ona bir köle azat etmenin sevabı verilir ve geçmiş günahları affedilir."
İmkanımız yoksa
Biri: "Ya Resulullah (s.a.a)! Bizim hepimiz bir mümine iftar verecek güçte değiliz" demesi üzerine Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: "Bir hurma tanesiyle veya bir içim suyla da olsa cehennem ateşinden kurtulmaya çalışın.
Ey İnsanlar! Her kim, bu ayda ahlakını iyileştirirse kıyamette sırat köprüsünden geçmesine müsaade edilir.
Her kim, bu ayda (emri altındaki) kölesinin işini hafifleştirirse Allah Teala kıyamette onun hesabını kolaylaştırır.
Her kim, bu ayda şerrini halktan uzaklaştırırsa Allah Teala kıyamette gazabını ondan uzaklaştırır.
Her kim, bir yetime ikram ederse Allah da kıyamette ona ikram eder.
Her kim, akrabasıyla ilgilenir, ihsan eder üzerine düşen görevi yaparsa Allah da kıyamette onunla ilgilenir, ihsan eder, üzerine düşeni yapar.
Her kim de, akrabasıyla ilişkisini keserse Allah Teala kıyamette rahmetini ondan keser.
Her kim, bu ayda sünnet namaz kılarsa Allah Teala onun hakkında ateşten beraatı -uzak olmayı- yazar.
Her kim, bu ayda bir farizayı yerine getirirse diğer aylarda yapılan yetmiş farizanın sevabı verilir ona.
Her kim bu ayda bana fazla salavat gönderirse, Allah Teala kıyamette onun salih amellerinin terazisini ağırlaştırır ve her kim bu ayda Kur'an-ı Kerim'den bir ayet okursa diğer aylarda yapılan bir Kur'an hatmi (Kur'an bitirme) sevabı verilir ona.
Ey İnsanlar! Bu ayda cennetin kapıları açılmıştır; Allah'tan o kapıları sizin yüzünüze kapatmamasını isteyin, (bu ayda) cehennemin kapıları kapanmıştır; Allah'tan, o kapıları (sizin yüzünüze) açmamasını isteyin, bu ayda şeytanlar bağlanmıştır; Allah'tan onları size musallat etmemesini isteyin."
Ramazanın tehlikeli yönü
Ramazan ayının rahmet, bereket, mağfiret yönü yanında pek anlatılmayan, bizlerinde merak etmediğimiz bir yönü daha vardır.
Ramazan aynı zamanda bir tehdit ayıdır. Bizzat Peygamber Efendimizin (s.a.a) onayladığı bir tehdit ayı.
Nasıl yani, derseniz! Peygamberimizin, Cuma Hutbesinden üç kez peş peşe 'amin' dediği hadisi şerifi biliyorsunuzdur. Bir daha hatırlayalım;
Peygamber Efendimiz (s.a.a) bir keresinde minbere çıkarken, her adımda "âmin" dedi: Bir adım çıktı, 'amin' bir adım daha çıktı, 'amin' bir adım daha çıktı, 'amin' dedi.
Hutbesi bittikten sonra: "Ya Rasulallah! Minbere çıktığınız zaman 'âmin' dediniz, her adımınızda bunu neden söylediniz?" diyerek sebebini sordular.
Buyurdu ki: "Cebrail (a.s.) üç dua etti, ben de onlara amin dedim.
Birisi: Cebrail (a.s.): 'Annesine, babasına veya sadece onlardan birine ulaşmış bir evlat, (onlara güzel hizmet edip, onların hayır duasını alıp) cenneti kazanamadıysa, ona yazıklar olsun/burnu yerde sürtünsün!' dedi, ben de amin dedim."
İkincisi: "Cebrail (a.s): 'Sen peygamber olarak bir insanın yanında anıldığın zaman, sana salat-ü selâm getirmezse; ona yazıklar olsun!.. Onun burnu yere sürünsün!' dedi. Ben de ona amin dedim."
"Üçüncüsü: "Cebrail (as): 'Ramazana eriştiği halde bir insan, buna Ramazanın feyzinden, bereketinden istifade edememiş, Ramazan gelmiş, geçmiş de hâlâ Allah'ın mağfiret ettiği bir kul olamamışsa, Allah'ın affını, mağfiretini kazanamamışsa; yazıklar olsun o kula! Burnu yerde sürtsün!' diye dua etti. Ben de ona amin dedim."
Gayret edeceğiz. Hemen, şimdi, şu anda bir manevi devrim gerçekleştireceğiz. Allah ve Resulünün istediği gibi namaz kılmaya, oruç tutmaya, sosyal ve özel hayatımızı düzenlemeye karar vereceğiz.
İşte bu kararı verdik mi, bu devrimi gerçekleştirdik mi inanıyorum ki, burnumuz asla yerde sürtünmeyecektir. Rabbim! Umduklarımıza nail, korktuklarımızdan emin eylesin. (amin)
Ramazan, dedik, rahmet, dedik, bedbahtlık, dedik. Ne dediğimizin işin kaynağından aktaralım.
Peygamberimizin (s.a.a.v) maddi-manevi mirasçısı, ilminin kapısı, hidayet önderi İmam Ali (a.s) Peygamberimizin Ramazan ve oruç için ne dediğini şöyle anlatıyor:
"Resulullah (s.a.a) bir gün bir hutbesinde bize şöyle buyurdu:
"Ey insanlar! Allah'ın bereket, rahmet ve mağfiret ayı size varıp ulaşmıştır. Öyle bir ay ki, Allah indinde her aydan daha üstündür. Gündüzleri en iyi gündüz; geceleri en üstün gece ve saatleri en iyi saatlerdir.
Öyle bir aydır ki, o ayda Allah'ın misafirliğine davet edilmiş ve Allah'ın ikramına layık kimselerden kılınmışsınızdır. Nefeslerinizde tespih, uykunuzda ibadet sevabı vardır.
Bu ayda amelleriniz makbul ve dualarınız müstecap olur. O halde sadık niyetler ve temiz kalplerle sizleri oruç tutmaya ve Kur'ân okumaya muvaffak etmesi için Allah'ı çağırın (dua edin).
Asıl kötü ve bedbaht kimse, bu büyük ayda Allah'ın mağfiretinden mahrum olan kimsedir.
Açlık ve susuzluğunuzla kıyamet günündeki açlık ve susuzluğu hatırlayın. Fakir ve miskinlere sadaka verin.
Büyüklerinize saygı gösterin. Akrabalarınıza sila-i rahim yapın (akrabalık hakkını koruyun), dilinizi tutun, gözünüzü haramdan koruyun ve kulağınızı haram olan şeyleri duymaktan sakındırın.
Halkın yetimlerine şefkat gösterin ki sizin de yetimlerinize şefkat göstersinler. Günahlarınızdan tövbe edin ve namaz vakitleri dua için ellerinizi O'na doğru kaldırın; bu saatler Allah Teala'nın halka rahmet gözüyle baktığı, münacatlarına icabet ettiği ve nidalarına "lebbeyk" dediği en iyi saatlerdir.
Ey İnsanlar! Nefisleriniz, amellerinizin rehinesidir. O halde istiğfar vasıtasıyla onları azat edin.
Sırtlarınız günahtan ağırlaşmıştır, uzun secdeler ederek yükünüzü hafifletin. Bilin ki, Allah Teala namaz kılanları ve secde edenleri azaplandırmamak ve kıyamette onları cehennem ateşiyle korkutmamak üzere kendi izzeti hürmetine ant içmiştir.
Ey İnsanlar! Her kim bu ayda oruçlu bir mümine iftar verirse ona bir köle azat etmenin sevabı verilir ve geçmiş günahları affedilir."
İmkanımız yoksa
Biri: "Ya Resulullah (s.a.a)! Bizim hepimiz bir mümine iftar verecek güçte değiliz" demesi üzerine Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: "Bir hurma tanesiyle veya bir içim suyla da olsa cehennem ateşinden kurtulmaya çalışın.
Ey İnsanlar! Her kim, bu ayda ahlakını iyileştirirse kıyamette sırat köprüsünden geçmesine müsaade edilir.
Her kim, bu ayda (emri altındaki) kölesinin işini hafifleştirirse Allah Teala kıyamette onun hesabını kolaylaştırır.
Her kim, bu ayda şerrini halktan uzaklaştırırsa Allah Teala kıyamette gazabını ondan uzaklaştırır.
Her kim, bir yetime ikram ederse Allah da kıyamette ona ikram eder.
Her kim, akrabasıyla ilgilenir, ihsan eder üzerine düşen görevi yaparsa Allah da kıyamette onunla ilgilenir, ihsan eder, üzerine düşeni yapar.
Her kim de, akrabasıyla ilişkisini keserse Allah Teala kıyamette rahmetini ondan keser.
Her kim, bu ayda sünnet namaz kılarsa Allah Teala onun hakkında ateşten beraatı -uzak olmayı- yazar.
Her kim, bu ayda bir farizayı yerine getirirse diğer aylarda yapılan yetmiş farizanın sevabı verilir ona.
Her kim bu ayda bana fazla salavat gönderirse, Allah Teala kıyamette onun salih amellerinin terazisini ağırlaştırır ve her kim bu ayda Kur'an-ı Kerim'den bir ayet okursa diğer aylarda yapılan bir Kur'an hatmi (Kur'an bitirme) sevabı verilir ona.
Ey İnsanlar! Bu ayda cennetin kapıları açılmıştır; Allah'tan o kapıları sizin yüzünüze kapatmamasını isteyin, (bu ayda) cehennemin kapıları kapanmıştır; Allah'tan, o kapıları (sizin yüzünüze) açmamasını isteyin, bu ayda şeytanlar bağlanmıştır; Allah'tan onları size musallat etmemesini isteyin."
Ramazanın tehlikeli yönü
Ramazan ayının rahmet, bereket, mağfiret yönü yanında pek anlatılmayan, bizlerinde merak etmediğimiz bir yönü daha vardır.
Ramazan aynı zamanda bir tehdit ayıdır. Bizzat Peygamber Efendimizin (s.a.a) onayladığı bir tehdit ayı.
Nasıl yani, derseniz! Peygamberimizin, Cuma Hutbesinden üç kez peş peşe 'amin' dediği hadisi şerifi biliyorsunuzdur. Bir daha hatırlayalım;
Peygamber Efendimiz (s.a.a) bir keresinde minbere çıkarken, her adımda "âmin" dedi: Bir adım çıktı, 'amin' bir adım daha çıktı, 'amin' bir adım daha çıktı, 'amin' dedi.
Hutbesi bittikten sonra: "Ya Rasulallah! Minbere çıktığınız zaman 'âmin' dediniz, her adımınızda bunu neden söylediniz?" diyerek sebebini sordular.
Buyurdu ki: "Cebrail (a.s.) üç dua etti, ben de onlara amin dedim.
Birisi: Cebrail (a.s.): 'Annesine, babasına veya sadece onlardan birine ulaşmış bir evlat, (onlara güzel hizmet edip, onların hayır duasını alıp) cenneti kazanamadıysa, ona yazıklar olsun/burnu yerde sürtünsün!' dedi, ben de amin dedim."
İkincisi: "Cebrail (a.s): 'Sen peygamber olarak bir insanın yanında anıldığın zaman, sana salat-ü selâm getirmezse; ona yazıklar olsun!.. Onun burnu yere sürünsün!' dedi. Ben de ona amin dedim."
"Üçüncüsü: "Cebrail (as): 'Ramazana eriştiği halde bir insan, buna Ramazanın feyzinden, bereketinden istifade edememiş, Ramazan gelmiş, geçmiş de hâlâ Allah'ın mağfiret ettiği bir kul olamamışsa, Allah'ın affını, mağfiretini kazanamamışsa; yazıklar olsun o kula! Burnu yerde sürtsün!' diye dua etti. Ben de ona amin dedim."
Gayret edeceğiz. Hemen, şimdi, şu anda bir manevi devrim gerçekleştireceğiz. Allah ve Resulünün istediği gibi namaz kılmaya, oruç tutmaya, sosyal ve özel hayatımızı düzenlemeye karar vereceğiz.
İşte bu kararı verdik mi, bu devrimi gerçekleştirdik mi inanıyorum ki, burnumuz asla yerde sürtünmeyecektir. Rabbim! Umduklarımıza nail, korktuklarımızdan emin eylesin. (amin)
Akın Aydın / diğer yazıları
- NATO’da mücahit olmak zor be kardeşim! / 14.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026
- Hani mazlumun dini sorulmazdı yoksa ajan mısınız? / 13.03.2026
- Ortadoğu’ya 100 yıl önceki ameliyat mı gerçekleştiriliyor? / 11.03.2026
- Arap devletlerinin derin zilleti / 10.03.2026
- Dolara karşı Milli Ekonomi Modeli ile bağımsızlık yürüyüşü / 09.03.2026
- NATO’nun hedefi Türkiye ve İslam Coğrafyasıdır / 08.03.2026
- Sıra Türkiye’de mi? / 07.03.2026
- Ramazanda bedbaht olmak / 06.03.2026
- Haçlı-Siyonist zihniyetin, Kürt ve NATO kartları masada / 05.03.2026
- İran, ABD gemilerini kapana kıstırdı / 03.03.2026





























































