logo
24 HAZİRAN 2026

Referandum Musul ve Telafer için ertelendi

22.08.2017 00:00:00
25 Eylül'ü bağımsızlık için referandum tarihi olarak ilan eden Barzani yönetimi, ABD'nin "şimdilik erteleyin" talebi üzerine erteleme sinyalleri vermeye başladı.
Yani referandum iptal edilmiyor, birkaç aylığına erteleniyor.
Soru şu: ABD'nin vatan projesinin en önemli aktörlerinden olan Yahudi Barzani'nin, ABD'nin isteği dışında referandum kararı alması mümkün değil; o halde neden alınan karar bir anda ertelenme noktasına geldi? Öncelikle altını çizelim, ertelenme hikayesiyle bir taşla birkaç kuş vurulmak isteniyor.
Irak haritasına baktığınızda, Barzani'nin bölgesine dahil olması hedeflenen Musul, Telafer, Havice ve Sincar gibi şehirler var.
9 aydır ABD koordinatörlüğünde yapılan operasyonlar neticesinde Musul IŞİD'den temizlenmiş gibi, ama Musul sadece IŞİD'den temizlenmedi, Musullulardan da temizlendi.
Şehir yerle bir oldu, 40 binin üzerinde Musullu katledildi, 1 milyonun üzerinde Musullu şehri terk etmek zorunda kaldı, kalanlar ise büyük bir yaşam mücadelesi veriyor. Musul Barzani'ye hazırlanıyor ama 25 Eylül referandumuna yetişmesi mümkün gözükmüyor. 
Telafer ise Irak'ın kuzeyinde Musulla PKK'nın bulunduğu Sincar arasında bulunuyor. IŞİD öncesi 200 bin nüfusu olan Telafer bir Türkmen şehri ve şu anda 100 bin sivilin yaşadığı biliniyor. Burada bulunan IŞİD'li sayısının 1500-2000 civarında olduğu söyleniyor.
Telafer'e operasyon önceki gün (20 Ağustos) başladı. Operasyona katılanların başta ABD, Irak ordusu ve de Haşdi Şabi olduğu ifade edilse de, kuzeyde Barzani'nin peşmergesi hazır bekliyor. ABD, mümkün olduğu kadar, üzerine yatırım yaptığı Barzani'nin peşmergesini yıpratmıyor, onu hazırda bekletiyor. Operasyonları ABD koordinatörlüğü ve hava desteğiyle Irak güçleri yapıyor.  Ama emin olun ki, operasyonların sonunda Musul da, Telafer de Barzani'ye teslim edilecek, çünkü ister Büyük İsrail koridoru deyin, ister ABD koridoru fark etmez Musul ve Telafer Barzani koridoru üzerinde duruyor.
Musul operasyonunda, ABD'li askeri yetkililer 1 IŞİD'li ölmesi için 5 ya da 10 Musullu sivilin ölmesini normal olarak karşılıyordu, şimdi aynı senaryo Telafer'de oynanacak ve IŞİD bahanesiyle Türkmen şehri Telafer peşmergeleşecek.
Türkiye'nin siyasileri, Haşdi Şabi'den rahatsız oldukları kadar ne hikmetse Barzani'den rahatsız olmuyorlar. Halbuki Türkiye için asıl tehdit, resmi kanallarında Türkiye'nin güneydoğusunu kendi topraklarına katan Barzani?
Barzani, Telafer konusunda hiçbir endişe yaşamıyor çünkü sonuçtan emin? Şöyle diyor Barzani: "Şimdi hangi güçlerin Telafer ve Musul'a girecekleri belli. Şii milisler bu kentlere girmeyecekler. Şimdiye kadar tüm taraflar yapılan anlaşmaya uydu ve bunun aynı şekilde süreceğini umut ediyorum."
Daha sonra sırada Havice ve de zaten PKK'nın elinde olan Sincar var. Onlar da halledilince tekrar bağımsızlık referandumu gündeme gelecek. Bu arada Barzani yönetimi bu amaçlarla zaten ertelemeyi düşündüğü referandumu erteletme bahanesiyle de Irak Hükümetinden taviz üstüne taviz koparmayı hedefliyor.
Dedik ya bir taşla birkaç kuş, aynen öyle?
Bu noktada Bağdat'a giden peşmerge heyeti sıkı sıkıya pazarlığa girişti. Masada neler yok ki: Merkezi hükümetin, ekonomik alanda peşmerge yönetiminin içinde bulunduğu mali krizi aşmasına yardım etmesi ve de kendilerine olan borçları ödemesi gerektiği belirtildi.
Buna göre Bağdat hükümeti, kuzeyde kamu ihalelerini yüklenen müteahhitlere, kamu görevlilerine ve 7 aydır maaşlarını tam olarak alamayan Peşmerge güçlerine 10 ila 12 milyar dolar arasında borçlu durumdaymış. Bu talep ediliyor. Siyasi alanda da Bağdat hükümetinin, Kerkük dahil uzlaşmazlık konusu olan bölgeler üzerindeki sorunları çözüme kavuşturmayı kabul etmesi gerektiği söyleniyor.
Diğer talepler ise şöyle: Barzani yönetiminin kesilen bütçesinin gönderilmesi, 140. madde'nin uygulanması, Peşmergenin Irak hükümetinde azaltılan paylarının geri verilmesi, Irak ordusunda peşmerge oranının belli düzeye (eskiden oranına) yükseltilmesi?
Ve de ertelenen referandumun yakın bir zamanda yapılabilmesi için Birleşmiş Milletler (BM), ABD, BM Güvenlik Konseyi ve referandumun ertelenmesini isteyen ülkelerin gözetiminde yapılacak yazılı bir anlaşma? Yani referandum için resmi garanti? Aynı zamanda bu anlaşmaya Irak hükümetinin imzasını da istiyorlar.
Irak'ta yaşananlar, Türkiye'nin, Suriye'nin ve de İran'ın yakın gelecekte neler yaşayacağına en canlı örnek?  
O halde Türkiye'nin ve de hedefteki diğer ülkelerin yapması gereken; bu yaşanacakları yıllar öncesinden gören Prof. Dr. Haydar Baş'ın, "aynı projenin hedefinde olan Türkiye, Suriye, Irak ve İran gibi ülkelerin güç birliği yapmaları" tavsiyesini dikkate almaktır.
Aynen Mustafa kemal Atatürk'ün Cumhuriyeti kurduktan sonra İran, Irak ve Afganistan'la Sadabad Paktı'nı kurup güç birliği yapması gibi? Unutmayalım ki bize bizden başka dost yok.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.