logo
25 HAZİRAN 2026

Rusya Güvenlik Konseyi'nden Avrupa'ya: "Rusya, saldırı durumunda nükleer silah kullanma hakkını saklı tutar"

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu Rus medyasına yaptığı açıklamada, "Rusya Federasyonu'nun Nükleer Caydırıcılık Konusundaki Devlet Politikasının Temel İlkeleri belgesinde yapılan revizyonlara göre, kendisine veya Belarus Cumhuriyeti'ne yönelik saldırı durumunda, bu saldırılar konvansiyonel silahlarla yapılsa dahi nükleer silah kullanma hakkını saklı tutar. Moskova, Avrupa'nın askeri hazırlıklarını dikkatle izliyor" dedi

24.04.2025 15:07:00 / Güncelleme: 24.04.2025 15:10:26
İhlas Haber Ajansı
Rusya Güvenlik Konseyi'nden Avrupa'ya: "Rusya, saldırı durumunda nükleer silah kullanma hakkını saklı tutar"
Rusya Güvenlik Konseyi'nden Avrupa'ya: "Rusya, saldırı durumunda nükleer silah kullanma hakkını saklı tutar"
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu Rus medyasına yaptığı açıklamada, "Rusya Federasyonu'nun Nükleer Caydırıcılık Konusundaki Devlet Politikasının Temel İlkeleri belgesinde yapılan revizyonlara göre, kendisine veya Belarus Cumhuriyeti'ne yönelik saldırı durumunda, bu saldırılar konvansiyonel silahlarla yapılsa dahi nükleer silah kullanma hakkını saklı tutar. Moskova, Avrupa'nın askeri hazırlıklarını dikkatle izliyor" dedi.
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, 25 Avrupa ülkesinin oluşturduğu "Gönüllüler Koalisyonu" ve Ukrayna'da muhtemel bir ateşkes anlaşmasına ilişkin Rus basınına açıklamalarda bulundu. Gönüllüler Koalisyonu'nun Ukrayna'ya askeri birlik konuşlandırma ihtimaline değinen Şoygu, "Avrupa'daki sağduyulu politikacılar, bu senaryonun hayata geçirilmesinin NATO ile Rusya arasında doğrudan bir çatışmaya, hatta ileride Üçüncü Dünya Savaşı'na yol açabileceğini anlıyor" dedi.
Şoygu, Gönüllüler Koalisyonu tarafından belirtilen "barış gücü" kavramının, Ukrayna ve oradaki yeraltı kaynakları üzerinde kontrol sağlama çabalarını gizlediğini belirterek, "Böylesi birlikleri istilacılar ya da işgalciler olarak adlandırmak daha doğru olur. Çünkü bunlar Rusya'nın özel askeri harekat öncesinde bile varlığına karşı çıktığı NATO ülkelerinden gelecek birlikler olurdu" diye konuştu.
Şoygu, muhtemel "barış gücü" askerlerinin, Nazi rejimini destekleyeceğinden, Ortodoks inananlara yönelik zulme katkı sağlayacağından ve Ukrayna'daki Rusça konuşan nüfusun anadillerini konuşma, kültürlerini ve geleneklerini yaşatma hakkını elinden alma kampanyasına destek vereceğinden şüphelendiğini belirterek, "Bu bir barış gücü misyonu olmaz. Belki de bu yüzden, gerçek küresel çoğunluk benzer 'barış gücü' girişimlerine katılmaya pek istekli değil" ifadelerini kullandı.

"Bazı Batılı elitler Rusya-ABD diyaloğunu bozma ya da sekteye uğratma çabasındalar"
Ukrayna'da muhtemel bir ateşkes anlaşmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Şoygu, "Rus hükümeti, Ukrayna krizinin temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve ülkenin güvenliğinin garanti altına alınması gerekliliğinden hareket etmektedir. Bir kez daha tekrar etmek isterim: Ateşkese ve barış görüşmelerine hazırız, ancak yalnızca çıkarlarımız ve sahadaki gerçekler tam anlamıyla dikkate alınırsa. Tutumumuz ABD yönetimine iletildi ve orada anlayışla karşılandı" şeklinde konuştu.
Ateşkes için her zaman umut olduğunu kaydeden Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Şoygu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bu konuda oldukça net olduğunu vurguladı. Şoygu, "Bazı Batılı elitler hala Ukrayna'daki askeri faaliyetleri sürdürme konusunda kararlı ve gelişmekte olan Rusya-ABD diyaloğunu bozma ya da sekteye uğratma çabasındalar" dedi.
Ukrayna'nın enerji tesislerine saldırmaya devam ettiğini kaydeden Şoygu, "ABD'nin katılımıyla enerji altyapılarına yönelik karşılıklı saldırıların durdurulması konusunda varılan anlaşmalara rağmen, Kiev yönetimi, Avrupa ülkelerinin aktif desteğiyle bu tür tesislere günlük olarak saldırmaya devam ediyor. Rus sınır bölgelerine yönelik bombardımanlar, sabotaj ve terör eylemleri ile insansız hava araçlarının (İHA) yoğun kullanımı aralıksız sürüyor" diye konuştu.

"ABD ile ilişkilerimizin tarihi gösteriyor ki, yalnızca somut eylemlere güvenebiliriz"
Moskova'nın yalnızca somut eylemlere güveneceğini belirten Şoygu, "ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Rusya ile ikili ilişkileri yeniden tesis etmeye yönelik bazı adımlar atıyor. Bu yöndeki ilk adımlar, onların pratik bir tutum içinde olduklarını gösteriyor. ABD, seleflerinin birçok klişesinden vazgeçerek olaylara daha gerçekçi bir bakış açısı ile bakıyor. Bu klişeler, aslında uluslararası ilişkiler sisteminin krizine, Ukrayna ve diğer bölgesel krizlerin tetiklenmesine yol açmıştı" ifadelerini kullandı.
Rusya'nın ABD'nin yaklaşımından memnun olduğunu vurgulayan Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri, "Biz bu yaklaşımı memnuniyetle karşılıyoruz ve karşılıklı adımlar atmaya hazırız. Ancak ABD'lilerin mevcut sistemsel sorunları çözmeye gerçekten hazır olup olmadığını zaman gösterecek. Bu, zor ve uzun bir süreç. ABD ile ilişkilerimizin tarihi gösteriyor ki, yalnızca somut eylemlere güvenebiliriz, sözlü ifadelere değil. Ama Çinli dostlarımızın da dediği gibi, bin millik bir yolculuk tek bir adımla başlar. Bugün, hem Rus hem ABD tarafının ilk adımları attığını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

"Trump yönetimi şu anda stratejik istikrar konularında diyaloğu yeniden başlatmaya istekli"
ABD Başkanı Trump'ın diyaloğa istekli olduğunu aktaran Şoygu, "Donald Trump yönetimi şu anda stratejik istikrar konularında diyaloğu yeniden başlatmaya istekli olduğunu gösteriyor. Biz bu diyaloğa hazırız. Ancak bu konuşma, bizim için yalnızca güvenliği etkileyen tüm faktörlerin dikkate alınması halinde mümkündür. Bu faktörlerin kapsamı geniştir ve NATO'nun genişlemesi, küresel bir füze savunma sistemi inşası ile kara konuşlu orta ve kısa menzilli füzelerin konuşlandırılması gibi konuları içermektedir" dedi. Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Şoygu, ayrıca açıklamasında Washington'un karşılıklı denetimleri zorlaştırmak adına yapay engeller oluşturduğunu, Rusya Savunma Bakanlığı uçuşları için hava sahasının kapatılmasından Rus temsilcilere vize verilmemesine kadar bir dizi eylemde bulunduğunu söyledi. Şoygu, "Rusya'yı START Anlaşması'na katılımını askıya almaya zorlayan, Washington'un izlediği bu politikadır. Buna rağmen Rusya, anlaşmanın öngördüğü tüm sayısal kısıtlamalara sıkı sıkıya uymaya devam etmektedir" diye konuştu.

"Birçok ABD müttefiki, kara konuşlu ABD füzeleri satın alma girişimlerine başlamış"
ABD'nin nükleer kuvvetlerini modernize etmeye yönelik iddialı bir programı hayata geçirdiğini bildiren Şoygu, "Geçen yıl itibarıyla, orta ve kısa menzilli füzeleri fırlatma kapasitesine sahip kara sistemleri, Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesinde konuşlandırıldı. Bu tür sistemler, Danimarka'da düzenli olarak tatbikatlar çerçevesinde kullanılmış, Nisan 2024'ten bu yana ise Filipinler, özellikle uzun menzilli Tomahawk seyir füzelerini fırlatmak için kullanılabilecek gelişmiş Typhon Kompleksini konuşlandırmıştır" ifadelerini kullandı.
ABD'nin önümüzdeki 2 yıl içinde Japonya'ya bu tür füzeleri konuşlandırma planlarını ve 2026'dan itibaren Almanya'da benzer konuşlandırmaları gündeme getirdiğini kaydeden Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Şoygu, "Birçok ABD müttefiki, kara konuşlu ABD füzeleri satın alma girişimlerine başlamış ve benzer sistemleri ulusal ya da ortak üretim temelli olarak geliştirmeye koyulmuştur" şeklinde konuştu.
Bu tür eylemlerin Rusya için ek askeri tehdit oluşturduğunu belirten Şoygu, "Yeni anlaşmanın yalnızca ABD'nin değil, aynı zamanda NATO'daki diğer nükleer devletlerin; özellikle Birleşik Krallık ve Fransa'nın envanterlerini de nasıl hesaba katacağını anlamak istiyoruz. Bu konu, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Fransız 'nükleer şemsiyesini' diğer Avrupa ülkelerine sağlamaya dair son açıklamalarıyla daha da acil bir hal almıştır. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Fransa'nın yaklaşık 290 nükleer savaş başlığı ve nükleer kapasiteli seyir füzeleri bulunmaktadır. Bunlar ciddi silahlardır ve yeni anlaşmada göz ardı edilemez" dedi. Şoygu, bu konularla ilgili olarak ABD'den somut öneriler beklediklerini söyledi.

"Kursk Bölgesi, yakında tamamen temizlenecek"
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Şoygu, Rus kuvvetlerinin yakın gelecekte, Rusya'nın sınır bölgesindeki Kursk Bölgesi'nin tamamını özgürleştireceğini vurgulayarak, "Kursk Bölgesi, terörle mücadele operasyonu kapsamında yakında militanlardan tamamen temizlenecek. Urengoy-Pomary-Uzhgorod stratejik doğalgaz boru hattının bir bölümünün kullanıldığı başarılı Akış Operasyonu, askeri bilim tarihine geçti. Ordu komutanlığına göre, Kursk Bölgesi'nin tamamı yakında temizlenmiş olacak" dedi.
Rus Silahlı Kuvvetleri'nin Lugansk Halk Cumhuriyeti topraklarının yüzde 99'undan fazlasını özgürleştirdiğini söyleyen Şoygu, "Herson Bölgesi, Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Zaporijya Bölgesi'nin yaklaşık üçte ikisini özgürleştirdi. Rus kuvvetleri, çatışma hattının tamamında ilerlemeye devam ediyor ve yeni yerleşim yerlerini kurtarıyor. Durum her geçen gün lehimize değişiyor" ifadelerini kullandı.
Ukrayna ve diğer ülkelerden gelen zararların gecikmeden belgelenmesi gerektiğini ifade eden Şoygu, "Kursk Bölgesi'nde militanlar tarafından işlenen vahşetler göz önüne alındığında, hiç kimse cezasız kalmayacak. Hayatta olanlar terörist olarak yargılanacak ve her biri hak ettiği şekilde cezalandırılacaktır" şeklinde konuştu.

"Eğer 20 bin ABD askeri geri çekilirse, toplam sayı 2020-2022 seviyelerine yaklaşacaktır"
ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'dan 20 binden fazla askerini çekebileceğine dair haberleri yorumlayan Şoygu, "Şu ana kadar bu yalnızca bir niyettir. Bu yönde ABD tarafından somut bir adım atılmış değildir. Hatırlatmak isterim ki, 2024 yılında NATO tatbikatları bahanesiyle Avrupa'daki harekat alanına asker sevkiyatını prova etmek amacıyla, Avrupa'da kalıcı olarak konuşlandırılmış ABD birliklerine ek olarak fazladan bir birlik konuşlandırıldı. Sonuç olarak, Avrupa'daki ABD askerlerinin sayısı neredeyse 100 bine ulaştı. Tatbikatlardan sonra bazı birlikler Avrupa'da rotasyonel olarak kalmaya devam etti. Eğer 20 bin ABD askeri geri çekilirse, toplam sayı 2020-2022 seviyelerine yaklaşacaktır. Ancak bu girişim, bir yumuşama sürecine yönelik ilk adım olarak, elbette dikkate değer bir gelişmedir" dedi.
Rusya'nın herhangi bir saldırıya anında karşılık vereceğini söyleyen Şoygu, "Kasım 2024'te, Rusya Federasyonu'nun Nükleer Caydırıcılık Konusundaki Devlet Politikasının Temel İlkeleri belgesinde yapılan revizyonlara göre, Rusya, kendisine veya Belarus Cumhuriyeti'ne yönelik saldırı durumunda, bu saldırılar konvansiyonel silahlarla yapılsa dahi nükleer silah kullanma hakkını saklı tutar. Moskova, Avrupa'nın askeri hazırlıklarını dikkatle izliyor" ifadelerini kullandı.

"Rusya düşmanca eylemleri engellemek için gerekli önlemleri alacak"
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Şoygu, Rusya'nın Ulusal Güvenlik Stratejisine göre, yabancı ülkelerin Rusya'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tehdit oluşturan "düşmanca" eylemler gerçekleştirmesi durumunda, bu tür eylemleri engellemek ve tekrarlanmasını önlemek için gerekli önlemleri alacağını vurguladı. Şoygu, Rusya'nın Avrupa'daki askeri hazırlıkları dikkatle izlediğini kaydetti. Şoygu, "Rusya'yı potansiyel düşman olarak gören ve kitle imha silahlarına ya da önemli askeri kapasiteye sahip konvansiyonel silahlı kuvvetlere sahip ülkelere ve askeri koalisyonlara karşı yürütülmektedir" dedi.
Bu eylemlerin aynı zamanda Rusya'ya yönelik saldırganlık için topraklarını ve kaynaklarını sağlayan ülkeleri de içine aldığını belirten Şoygu, "Rusya ve Belarus'un birleşik savunma alanının bütünlüğünün sağlanması ve stratejik caydırıcılıkla ilgili ortak faaliyetlerin uygulanması hedefleri, Aralık 2024'te onaylanan Birlik Devleti'nin Güvenlik Konsepti ve Rusya Federasyonu ile Belarus Cumhuriyeti arasında güvenlik garantileri anlaşmasında yer aldı. Bu belgeler, her iki ülkenin güvenlik konseylerinin doğrudan katılımıyla hazırlandı" ifadelerini kullandı.

Rusya ve Çin ilişkileri tarihteki en yüksek seviyede"
Şoygu, Rusya ve Çin ilişkilerinin tarihteki en yüksek seviyede olduğunu vurgulayarak, "Biz stratejik ortaklarız. Pekin'e gerçekleştirdiğim çalışma ziyaretinde, Rus-Çin ilişkilerinin eşsiz niteliği bir kez daha teyit edildi. İkili gündemdeki önemli konuları, özellikle güvenlik konseyleri hattında diyaloğun güçlendirilmesi perspektiflerini ele aldık" şeklinde konuştu.
Ziyaret sırasında Moskova ve Pekin'in stratejilerini çok taraflı gruplar ve forumlar çerçevesinde uyumlu hale getirmeye özel önem verildiğini söyleyen Şoygu, "Ülkelerimiz, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından yapılan anlaşmaları kararlılıkla hayata geçirmeye devam ediyor. Bu anlaşmalar, ikili ticaret hacminin önemli ölçüde artırılmasını, lojistik projelerin geliştirilmesini, mali ve endüstriyel iş birliğinin güçlendirilmesini, enerji sektöründe ortaklığın derinleştirilmesini ve teknoloji, yenilik, tarım ile kaynak yönetimi alanlarında iş birliğinin istikrarlı biçimde genişletilmesini öngörmektedir" ifadelerini kullandı.İHA

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.