logo
24 HAZİRAN 2026

Safranbolu’nun tarihi giriş kapısı: Kazdağlı Camii

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve "zamanın durduğu kent" olarak anılan Safranbolu’nun sembol yapılarından biri olan Kazdağlı Camii, hem tarihi hem de mimari dokusuyla şehrin girişinde ziyaretçileri selamlamaya devam ediyor

11.03.2026 00:08:00
Abdülkadir Gündoğdu
Safranbolu’nun tarihi giriş kapısı: Kazdağlı Camii
Safranbolu’nun tarihi giriş kapısı: Kazdağlı Camii
UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve "zamanın durduğu kent" olarak anılan Safranbolu'nun sembol yapılarından biri olan Kazdağlı Camii, hem tarihi hem de mimari dokusuyla şehrin girişinde ziyaretçileri selamlamaya devam ediyor.

Safranbolu Tarihi Çarşısı'nın girişinde, tüm ihtişamıyla yükselen ve halk arasında "Kazdağlıoğlu Camii" olarak da bilinen tarihi ibadethane, bölgenin kültürel ve mimari kimliğinin en önemli parçalarından biri.

18. yüzyıldan günümüze ulaşan bu yapı, sadece bir cami değil, aynı zamanda kentin ticari ve sosyal hayatının başladığı nokta olarak kabul ediliyor.







Yapım Tarihi ve Banisi: Kazdağlı Mehmet Ağa'nın Emaneti

Cami, üzerindeki kitabeye göre 1778-1779 yıllarında, Borlu Ayanı (yerel yönetici) olan Hacı Halil Mahallesi sakinlerinden Kazdağlıoğlu Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Caminin bulunduğu yerde daha önce başka bir caminin olduğu bilinse de, o yapıya dair somut bir bilgi günümüze ulaşmamıştır. Mehmet Ağa, eski yapının yerine bugünkü estetik ve sağlam binayı inşa ettirerek Safranbolu mimarisine önemli bir imza atmıştır.







Mimari Özellikler: Sadelik ve Taşın Uyumu

Kazdağlı Camii, Osmanlı döneminin klasik mahalle camisi mimarisini yansıtan karakteristik özelliklere sahiptir:

Plan Şeması: Kare planlı bir yapıdır. Duvarlarında taş ve tuğla malzeme birlikte kullanılmıştır.







Kubbe Yapısı: Caminin üzeri, kiremit örtülü ve dışarıdan sekizgen kasnak üzerine oturan bir kubbe ile kapatılmıştır. Kubbeye geçişler mimaride "tromp" adı verilen köşe unsurları ile sağlanmıştır.

Son Cemaat Yeri: Giriş bölümünde üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunur. Orta bölüm kubbe ile örtülüyken, yan bölümler "aynalı tonoz" adı verilen özel bir örtü sistemiyle kapatılmıştır.







Minare: Girişin sağ tarafında yükselen ve tuğladan inşa edilen minare, tek şerefelidir. Gövdesindeki tuğla işçiliği, yapının genel estetiğiyle uyum içerisindedir.

İç Mekan: Mihrap ve minber oldukça yalın tasarlanmıştır. Bu sadelik, ibadet mekanının huzurlu atmosferini ön plana çıkarmaktadır.







Tarihi Önemi ve Şehrin Dokusundaki Yeri

Kazdağlı Camii, Safranbolu'nun meşhur Cinci Hamamı'nın hemen yanı başında, çarşının kalbinde yer alır. Bu konumu, onu şehrin en işlek ve görünür dini yapılarından biri yapmaktadır.







Restorasyon Süreci: 1930'lu yıllarda bir süre özel mülkiyete geçip bakımsız kalsa da, 1975 yılında Müezzinoğlu (Işıtan) ailesi tarafından Safranbolu Belediyesi'ne bağışlanmıştır. 2004 yılında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilerek kapsamlı bir restorasyondan geçirilmiş ve orijinal ihtişamına kavuşturulmuştur.

Turistik Değer: UNESCO koruması altındaki Safranbolu'ya gelen yerli ve yabancı turistlerin ilk durak noktalarından biri olan cami, çevresindeki tarihi arasta (çarşı) ve dar sokaklarla bütünleşik bir tarih şöleni sunar.







Biliyor muydunuz?

Kazdağlı Camii, Safranbolu Çarşısı'na girerken sizi karşılayan "ilk" camidir. Bu özelliğiyle yüzyıllardır tüccarların, gezginlerin ve halkın şehre attığı ilk adımların tanığı olmuştur.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.