Bizim taşeron basının haberlerine bakılırsa, bundan birkaç gün öncesine kadar, Müslüman Türkiye'nin de dahil olduğu ABD, İsrail, Fransa, İngiltere ve İtalya'dan oluşan "Siyonist Haçlı Birliği" çoktan Suriye'yi vurmuş olacaktı. Hatta askeri müdahaleye istekli olanlar, İsrail menfaatine, Haçlı menfaatine Müslüman kanının dökülmesini arzu edenler, bu süreci hızlandırmak için her türlü yalana ve iftiraya sarılmaktan da geri durmadılar.Örneğin, "Rusya Suriye'yi korumayı bıraktı, vatandaşlarını Suriye'den çekiyor" diyerek, Suriye'nin askeri müdahaleye hazır olduğunu, savunmasız olduğunu yaymaya çalıştılar.Ama hevesleri kursaklarında kaldı.Türkiye'de olayları doğru okuyan tek lider olan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, bu yalanlar ayyuka çıkmışken makalesinde şu doğru tespitleri ortaya koymuştu:"Aldığımız bazı haberlerde Rusya'nın Suriye'ye olan destekten vazgeçtiğini duyuyoruz. Bize göre bu haberler, müdahaleye Rusya engeli nedeniyle karar veremeyen batının birbirine cesaret söylemleridir."Sayın Baş, Rusya'nın Suriye'den vazgeçmeyeceğini de şu ifadelerle belirtiyordu:"Dünya yine iki kutuplu düzene geçmekte iken, ABD'nin Ortadoğu'daki planlarına izin vermek Rusya'nın ilelebet bu coğrafyadan çekilmesi, Akdeniz'deki tek üssünün elden çıkması demektir. Rusya'nın, Suriye'yi Birleşik Devletlere bırakması, İsrail'in önünü açacak, Rusya'nın ezeli rakibi ABD'yi kendi eliyle yanı başında komşu yapacaktır. Olası bu gelişmeler ise, liderlik vasfını bir daha ele geçiremeyecek şekilde ABD'ye kaptırması demektir?"Ve Prof. Dr. Baş'ın tespitleri her zamanki gibi yine doğru çıktı.Suriye'den çekildiği iddia edilen Rusya, Akdeniz'e bir adet denizaltı avcısı, bir adet de kruvazör göndereceğini açıkladı. Ve yeni savaş gemileri göndereceğini de ilan etti. İddialarının aksine Rusya "Hiçbir yere gittiğim falan yok, ben Suriye'de sonuna kadar varım" mesajını verdi. Bütün bunları ortaya koyarken amacının savaş değil, barışı korumak olduğunu da her fırsatta dile getirdi.Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Gennedy Gatilov, Dışişleri internet sitesinde yayınlanan mesajında, "Bazı ülkelerin askeri harekat gerçekleştireceklerini ilan etmesi uluslar arası hukuk normlarına meydan okuma anlamına gelir" ifadelerini kullandı.Bugüne kadar Rusya ile beraber hareket eden Çin de sessizliğini bozdu ve Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, askeri müdahaleyi BM'nin tüzüğüne ve uluslar arası ilişkilerin temel prensiplerine aykırı olarak değerlendirdi, sükunet çağrısı yaptı.Bu açıklamalara bakılırsa, Batı bloğu ve İsrail herhangi bir savaş durumunda karşısında hem Rusya'yı hem de Çin'i bulacak. Ki bunların tek başıyla bile baş edecek durumda değiller.Savaş çığırtkanlıklarıyla Rusya'yı geri adım attırma stratejisi güden batılı ülkeler, Rusya'nın ve de Çin'in bu net tavırları karşısında tek tek geri adım sinyalleri verdiler, daha doğrusu, vermek zorunda kaldılar.İngiltere, önce BM raporunu bekleyeceğini, askeri müdahale fikrinden vazgeçtiklerini açıkladı. Ardından da müdahaleyi Parlamentosu'na taşıdı ve "hayır" kararı çıktı. Bunun üzerine İngiltere Başbakanı, "İngiltere'nin askeri müdahaleye katılımı söz konusu olmayacak. Çünkü İngiliz Parlamentosu bu yönde karar verdi" dedi.Böylece, ABD Suriye konusunda, BOP'taki en önemli müttefikini kaybetmiş oldu.Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Suriyeli muhalif lider Ahmet Cevba ile görüşmesinde askeri müdahaleden hiç bahsetmedi, sadece Fransa'nın muhaliflere insani ve siyasi destek vereceğinden bahsetti. Zaten Fransız halkı savaştan bıktığı için sosyalist olan Hollande'ı seçmişti. Hollande'ın atıp tutmasına bakmayın, Fransa'nın bundan sonra BOP savaşlarında yer alması pek kolay olmayacak. Gelelim ABD'ye? ABD Başkanı Obama, Suriye konusunda henüz karar vermediğini açıkladı. Ve her şeyden önemlisi Obama, "Ülkedeki (Suriye) siyasi çözümün olması için Rusya gibi ülkelerle çalışmaya hazırız" dedi.Rusya'nın son hamlesiyle İsrail'in bile kabuğuna çekildiğini görüyoruz.Anlayacağınız, Rusya'nın duruşu sebebiyle Suriye konusunda oluşan "Siyonist Haçlı Birliği"nin ne Siyonistliği, ne Haçlılığı, ne de Birliği kaldı.Başbakan Erdoğan, Irak'ta ABD'ye verdiği cesareti Suriye konusunda da vermeye çalışıyor ama Sayın Başbakan'a bir uyarıda bulunalım, "Sayın Başbakan! Batılı ülkeler, Rusya'nın neler yapabileceğini, BM toplantılarında, Gürcistan meselesinde ve bilmediğimiz birçok konuda gördü. Suriye'de de acı bir tecrübe yaşamak istemiyor. Sen bunu tecrübe etmemiş olabilirsin ama hiç tecrübe edenlerden de mi ders almıyorsun?"
Murat Çabas / diğer yazıları
- Yeni anayasa, meşruiyet arayışı ve muhalefetin dizaynı / 24.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026

























































