logo
02 EKİM 2026

Sigarayı bırakana sürpriz hediyeler

29.01.2005 00:00:00
 
Samsun'un Tekkeköy İlçesi Kaymakamlığı tarafından 7 Şubat Pazartesi günü başlatılacak olan Sigarayı Bırakma Kampanyası'na katılacak olan vatandaşlara şirketler tarafından sürpriz hediyeler verilecek.

Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, Samsun Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Tekkeköy Belediye ve Kutlukent Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan kampanyaya Ahenk Helva, AKSA Enerji ve Tarım Bahadır Tıbbi Aletler, Çavuşoğlu Otel, Eti Bakır, Filiz Şekerleme A.Ş., FKK Güney Oto Lastik Takoz Sanayii, Karadeniz Motorlu Araçlar, Samgaz Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Samsun Makine Sanayi, Samsun Yem Sanayii Tic. A.Ş., Ulusoy Un San.. Tic. A.Ş., Yeşiloğlu Petrol ve Yıldırım Dış Tic. A.Ş. destek veriyor. Bu şirketler tarafından katılımcılara sürpriz hediyeler dağıtılacak.

Kampanyayla ilgili başvurular Tekkeköy Merkez Sağlık Ocağı ve Sağlık Grup Başkanlığı'na yapılacak.

"Hakemler dosyası" soruşturmasında, görevli ve eski hakemler müşteki ve tanık olarak ifade verdi

İstanbul'da "hakemler dosyası" olarak bilinen soruşturma kapsamında çok sayıda görevli ve eski hakem, müşteki ve tanık olarak ifade verdi

02.10.2026 03:00:00
AA
 
"Hakemler dosyası" soruşturmasında, görevli ve eski hakemler müşteki ve tanık olarak ifade verdi
"Hakemler dosyası" soruşturmasında, görevli ve eski hakemler müşteki ve tanık olarak ifade verdi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunca bazı şüpheliler hakkında "eziyet", "resmi belgede sahtecilik", "güveni kötüye kullanma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçlarıyla ilgili başlatılan "Hakemler dosyası" soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında, düzenlenen operasyon öncesi ve sonrası çok sayıda görevli ve eski hakem, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde müşteki ve tanık olarak ifade verdi.

İfade veren bazı görevli hakemlerin isimleri şöyle:

"Abdullah Buğra Taşkınsoy, Erdem Onur Uçarcı, Sarper Barış Saka, Murat Zirek, Kerem Ersoy, Oğuzhan Uğurlu, Zorbay Küçük, Mustafa İlker Coşkun, Gamze Durmuş Pakkan, Burak Pakkan, Mehmet Dilaver Ay, Burak Taşkınsoy, Ümit Öztürk, Emir Eray Eyisoy, Direnç Tonusluoğlu, Abdullah Polat, Mert Güzenge, Taner Gizlenci, Tugay Kaan Numanoğlu, İbrahim Hakan Ceylan, Burak Şeker, Burak Erdoğan, Mesut Arık, Abdulkadir Bitigen."

Yine müşteki ve tanık olarak eski hakemler Deniz Ateş Bitnel, Alparslan Dedeş, Hüseyin Göçek, Mete Kalkavan, Süleyman Abay, Alper Ulusoy, Ali Tuna, Emre Altun da ifade verdi.

Soruşturma

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunun koordinasyonunda yürütülen "Hakemler dosyası" soruşturması kapsamında, bazı şüpheliler hakkında "eziyet" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarına ilişkin iddialar olduğu belirlenmişti.

Dosya kapsamında açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS çalışmaları, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitleri sonucunda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile MHK üyesi olan bazı hakem ve gözlemcilerin suçla bağlantılı olabilecekleri değerlendirilmişti.

Bunun üzerine İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4'üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında, Süper Lig hakemi Yasin Kol ile Süper Lig yardımcı hakemi Göktuğ Hazar Erel de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi

"Güllü" adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un balkondan şüpheli düşüşüne ilişkin dava Yalova’da başladı. İlk duruşmaya sanık kızının gözyaşları, şok ses kayıtları ve evdeki tanığın "Pencereden aşağı attı" ifadesi damga vurdu

01.10.2026 22:30:00
Haber Merkezi
 
Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi
Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde, geçen yıl 6. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü'nün (Gül Tut) ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşması Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

"Tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan yargılanan tutuklu sanık, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, hakim karşısına çıktı. Mahkeme salonunda gergin anlar yaşanırken, duruşmaya çıkan tartışmalar nedeniyle bir süre ara verildi.


Tuğyan Ülkem Gülter'in savunması


Kürsüye çıkan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddetti. İfadesi sırasında gözyaşlarını tutamayan Gülter, olay gecesini şu sözlerle anlattı:

"Olay günü annem alkol aldı. Birlikte şarap açtık, müzik dinledik. Benim arkam dönüktü, bir anda 'ban' diye bir ses duydum. Bir baktım annem yoktu. 'Koş' dedikten sonrasını ise hatırlamıyorum, şoka girmiştim. Karakolda çok baskı gördüm, olayın ardından yapılan sakinleştiriciler nedeniyle ne ifade verdiğimi bilmiyorum."


Hakim ve sanık arasındaki dikkat çeken diyaloglar


Duruşmada Mahkeme Başkanı ile sanık Tuğyan arasında, dava dosyasına giren WhatsApp yazışmaları ve ses kayıtları üzerine sert diyaloglar yaşandı.

• Mahkeme Başkanı: "Olay anında annenin bir şeye temas ettiğini ya da tutunmaya çalıştığını gördün mü?"

• Tuğyan Ülkem Gülter: "Hayır, arkam dönüktü. Nasıl düştüğünü görmedim."

• Mahkeme Başkanı: "Erkek arkadaşın Kervan Eminoğlu'na attığın 'Annem kendini atıyor', 'Artık dayanamıyorum itiraf edeceğim' mesajları ve ses kayıtları var. Bunlar ne anlama geliyor?"

• Tuğyan Ülkem Gülter: "O mesajları bir anlık sinirle attım. Bizim annemle dilimizin kemiği yoktu. Aramızda her ufak tartışma olduğunda Kervan'a mesaj atardım. 'İtiraf edeceğim' dediğim ses kaydı ise yasa dışı üretilmiştir, kabul etmiyorum."


Kan donduran tanık ifadesi


Olay sırasında evde bulunan ve "yalan tanıklık" suçundan yargılanan diğer sanık Sultan Nur Ulu ise mahkemede ifadesini değiştirerek kan donduran açıklamalarda bulundu. Ulu, cinayeti gözleriyle gördüğünü belirterek şunları söyledi:

"Tuğyan, Güllü'yü kalçasından tutup pencereden aşağıya attı. Yüzü dönüktü, gözlerimle gördüm. Sonra bana 'Koş' diye bağırdı. Korktuğum ve Tuğyan'ın baskısı altında olduğum için bugüne kadar sustum. 'Sultan sana kim inanır?' dedim. Gözaltına alınınca daha fazla dayanamadım ve gerçeği anlattım. Tuğyan olaydan sonra cenazede Oscar'lık bir oyunculuk sergiledi."

Tuğyan ise bu ifadelere, "Sultan baskı altında olduğu için yalan söylüyor, suçlamaları kabul etmiyorum" diyerek karşılık verdi.


Güllü'nün ailesi isyan etti


Duruşmada söz alan Güllü'nün ablası Kader Tut, "Kim yaptıysa şikayetçiyim. Eğer o gün o evden ayrılmasaydım belki de Tuğyan suçu benim üzerime atacaktı, şimdi onun yerinde ben oturuyor olacaktım" diyerek feryat etti. Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise ablasının kendisine "Annem düştü" diye çığlık atarak haber verdiğini, hastaneye gittiğinde şok içinde olduğunu belirtti.


Savcı mütalaasını açıkladı: Ağırlaştırılmış müebbet talebi


Duruşma savcısı, toplanan deliller, adli tıp raporları, düşmeden hemen önce kayda geçen ve Tuğyan'a ait olduğu belirlenen "Hadi görüşüürüüüz" ses kaydı ile tanık ifadelerini göz önünde bulundurarak mütalaasını sundu. Savcı, Tuğyan Ülkem Gülter'in "Tasarlayarak Üstsoya Karşı Kasten Öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Savcının hesabından 640 milyon TL çıktı

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan finansal analiz, yargı dünyasında büyük ses getirdi. Mardin'de görev yapan Cumhuriyet Savcısı Y.D. ve eşinin banka hesaplarında toplamda 900 milyon lirayı aşan olağan dışı bir para trafiği saptandı. HSK, raporun ardından düğmeye basarak savcıyı açığa aldı

01.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Savcının hesabından 640 milyon TL çıktı
Savcının hesabından 640 milyon TL çıktı
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Türkiye genelinde yürüttüğü finansal takip çalışmaları kapsamında, yargı teşkilatında dikkat çeken bir dosyayı ortaya çıkardı. Mardin'de görevli Cumhuriyet Savcısı Y.D.'nin ve eşinin şahsi banka hesaplarında, resmi gelirleriyle uyuşmayacak büyüklükte ve yüz milyonlarca lirayı bulan olağan dışı hareketlilikler saptandı.

İnceleme raporunun yargı organlarına ulaştırılmasının ardından idari mekanizmalar hızlıca devreye sokuldu.


Hesaplardaki hareketlilik yaklaşık 640 milyon lirayı buldu


MASAK uzmanları tarafından hazırlanan finansal analiz raporundaki detaylara göre, Savcı Y.D.'nin şahsi banka hesaplarına 2017 ile 2026 yılları arasındaki dönemde toplam 629 milyon 434 bin TL tutarında para girişi yapıldı.

Aynı zaman dilimi içerisinde söz konusu hesaplardan yapılan nakit ve transfer çıkışlarının ise 640 milyon TL sınırına dayandığı tespit edildi.


Eşinin hesapları da mercek altında


Soruşturmayı derinleştiren müfettişler, savcının eşine ait banka hesaplarındaki mali aktiviteleri de yakın takibe aldı. Yapılan incelemelerde, eşinin hesaplarında sadece 2025 yılında yaklaşık 83 milyon 500 bin TL, içinde bulunulan 2026 yılında ise 287 milyon TL'lik çok ciddi bir işlem hacminin oluştuğu raporlandı.


Milyonlar kripto ve kuyumculara akmış


Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise fonların transfer edildiği adresler oldu. Hesaplardan çıkan yüksek meblağlı paraların önemli bir kısmının kripto para platformlarına ve kuyumculuk faaliyeti yürüten ticari işletmelere aktarıldığı belirlendi.

Yapılan çok sayıda para transferinin bankacılık sistemindeki "açıklama" kısımlarının boş bırakılması ve herhangi bir ticari veya hukuki gerekçe gösterilmeden taşınması, şüpheleri daha da artırdı.


3 ay süreyle açığa alındı


MASAK'ın elde ettiği somut verileri Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla ulaştırdığı Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) konuyla ilgili acil toplandı. HSK İkinci Dairesi, yürüttüğü disiplin incelemesinin selameti ve yargının saygınlığının korunması amacıyla ilgili mevzuat uyarınca radikal bir adım attı. Kurul, Savcı Y.D.'nin 3 ay süreyle tedbiren görevden uzaklaştırılmasına (açığa alınmasına) oy birliğiyle karar verdi.

Olayın adli boyutunun nasıl şekilleneceği, söz konusu yüz milyonlarca liralık kaynağın menşei ve olası bir rüşvet veya usulsüzlük ağıyla bağlantılı olup olmadığı, Ankara ve Mardin Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülecek ceza soruşturmalarının ardından netlik kazanacak.

MİT, Reyhanlı'daki terör saldırısının faillerinden Ömer el-Hatip'i yakaladı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Reyhanlı'da 2013 yılında 53 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının Suriyeli faillerinden Ömer el-Hatip'i, deniz yoluyla Avrupa'ya kaçmak üzereyken yakaladı

 

01.10.2026 11:21:00
Anadolu Ajansı
 
MİT, Reyhanlı'daki terör saldırısının faillerinden Ömer el-Hatip'i yakaladı
MİT, Reyhanlı'daki terör saldırısının faillerinden Ömer el-Hatip'i yakaladı

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, kırmızı bültenle aranan, Reyhanlı saldırılarının planlama ve organizasyonunda yer alan Ömer el-Hatip, saldırının failleri ile Beşar Esed'e bağlı istihbarat mensupları arasındaki koordinasyonu da sağlıyordu.

Ömer el-Hatip, Türkiye'ye yönelik eylemsel planlamalar yapan Yusuf Nazik'i, Kifah Melhem ile 2013 yılında bir araya getirdi. Eylem planlamasının detayları da bu görüşmelerde belirlendi.

İlk olarak Ömer el-Hatip ve Yusuf Nazik, saldırıdan önce Şubat 2013'te Hatay'dan Türkiye'ye giriş yaparak eylemin gerçekleştirileceği noktaları belirledi. Bunun için Lazkiye'de bulunan Kifah Melhem'den onay aldıkları öğrenildi.

Ömer el-Hatip, eylem tarihinden önce Mayıs 2013'te Temir Dükancı ile Emn El Askeri Lazkiye Şubesi'ne giderek bomba düzeneğinde kullanılacak malzemeleri teslim aldı. Bombalı araç, Temir Dükancı ve Yusuf Nazik tarafından Reyhanlı'ya götürüldü ve uzaktan kontrollü bomba düzeneğiyle infilak ettirildi.

Ömer el-Hatip, saldırılardan hemen sonra Suriye'ye kaçan Temir Dükancı ve Yusuf Nazik'i Emn El Askeri Lazkiye Şubesi'ne götürdü. Ömer el-Hatip ve eylemi gerçekleştiren diğer şahıslar, Beşar Esed rejimi tarafından parayla ödüllendirildi.

MİT adım adım takip etti

MİT, Reyhanlı saldırısının hemen ardından failleri yakalamak için çalışmalara başladı. Diğer failler gibi Ömer el-Hatip'in de Suriye'deki faaliyetleri yakından takip edildi.

Ömer el-Hatip'i deniz yoluyla Avrupa'ya kaçmak üzereyken yakalayan MİT, daha sonra Türkiye'ye getirdi.

Saldırının faillerinden ve planlayıcılarından Yusuf Nazik 2018, Cengiz Sertel 2024, Muhammed Dib Koralı ve Temir Dükancı ise 2025'te yakalandı.

Reyhanlı saldırısının talimatını veren Tümgeneral Kifah Melhem ise Şubat 2024'te Beşar Esed tarafından Milli Güvenlik Dairesi Başkanlığına atandı.

Kifah Melhem'in, Esed rejiminin düşmesinin ardından yurt dışına kaçtığı biliniyor. 

Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Tera yöneticileri Emir Münir Sarpyener ve Erdin Özel'in de aralarında bulunduğu 5 şüpheli tutuklandı

 

01.10.2026 10:35:00
Anadolu Ajansı
 
Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı
Fon soruşturmasında tutuklu sayısı arttı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Fatmagül Lafçı, Bolkan Bekçi, Hasan Dörtkardeş ve İbrahim Halil Rat'ın savcılıktaki ifadeleri tamamlandı.

Şüpheliler Bekçi, Dörtkardeş, Rat, Sarpyener ve Özel tutuklama, Lafçı ise adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik talep doğrultusunda 5 şüphelinin tutuklanmasına, Lafçı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 5'inin tutuklanmasına, 7'si hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 56'ya ulaşmıştı.

Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi

İstanbul Fatih'te düzenlenen operasyonda 963 bin 800 sahte Euro, 91 bin 100 sahte Dolar ve 800 TL sahte para ele geçirildi. Yapılan operasyonda ayrıca 1 milyon 680 bin Euro değerinde yarı yapımı tamamlanmış tabaka para ile sahte para üretiminde kullanılan çok sayıda malzeme de ele geçirildi. Operasyonda 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

30.09.2026 15:41:00 / Güncelleme: 30.09.2026 15:44:22
İHA
 
Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi
Fatih'te operasyon: Deste deste sahte para ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince sahte para üretimi ve piyasaya sürülmesinin önlenmesine yönelik çalışma başlatıldı. Yapılan saha çalışmaları ve istihbarı analizlerde, K.A. (49) isimli şüphelinin, ürettiği sahte paraları nominal değerinin yaklaşık yüzde 15-20'si karşılığında piyasaya sürecek şahıslara sattığı belirlendi.

9 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulundu

K.A. isimli şüpheli dün Aksaray Mahallesi'nde yakalandı. Şahsın üzerinden başkasına ait kimlik çıktı. Yapılan sorgulamada K.A.'nın benzer suçlardan aranma kaydının bulunduğu ve hakkında 9 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası olduğu belirlendi.

Çalışmaların devamında K.A.'nın bağlantıları ve sahte para üretimine ilişkin faaliyetleri ayrıntılı olarak incelendi. Şüphelinin faaliyetlerini gizlemek amacıyla Haseki Sultan Mahallesi'nde M.E.E. (34) isimli şahıs üzerinden ev kiraladığı ve sahte paraları bir bölümünü bu adreste bastığı tespit edildi. Sahte para üretiminde kullanılan malzemeler ele geçirildi. Adrese yapılan baskında M.E.E. isimli şüpheli de yakalanarak gözaltına alındı.



Adreste yapılan aramalarda 1 milyon 680 bin euro değerinde yarı yapımı tamamlanmış tabaka para, 963 bin 800 Euro sahte para, 91 bin 100 dolar sahte para, 800 TL sahte para, 2 laminatör, 3 aydinger kalıp, 1 para kesme makinesi, 15 hologram rulosu, 900 adet 100 Euro hologram, 2 rulo hologram, 100 ibareli 35 tabaka hologram şeridi, 2 yeşil renkli sıvama silikonu ele geçirildi.

Gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında "parada sahtecilik" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından işlem yapıldığı belirtildi.

26 hisse senedi inceleme altında

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirildiğini ve 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildiğini bildirdi

30.09.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
26 hisse senedi inceleme altında
26 hisse senedi inceleme altında
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır." başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yatırımcı vatandaşların haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu iradenin net olduğunu vurguladı.

Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşın hakkını korumak için üzerlerine düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getirdiklerini belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217'ye ulaşmış, 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte, kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır."


"TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecek"


Piyasaları manipüle ederek vatandaşların birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanların, "haksız kazancın izinin sonuna kadar sürüleceğini" bilmesi gerektiğini belirten Gürlek, "Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir." bilgisini verdi.

Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda, yatırımcı haklarını korumak, sermaye piyasalarına duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerlerine düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı. Çiftçi, sektörde 500 bin ile 1 milyon arasında kayıtsız motokurye bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi

30.09.2026 14:25:00
Haber Merkezi
 
 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı
 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının ve can kayıplarının azaltılması amacıyla kayıtsız motokuryeler ile hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını açıkladı. Çiftçi, sektörde 500 bin ile 1 milyon arasında kayıtsız motokurye bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, motosiklet kazalarının önlenmesi ve can kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmalar kapsamında kayıtsız motokuryeler ve hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecinin başlatıldığını bildirdi.
Ölümlü motosiklet kazalarındaki sürücü kusurlarının analiz edildiğini belirten Çiftçi, kazalarda yüzde 57 ile hız ihlalinin ilk sırada yer aldığını, bunu yüzde 15 ile şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamanın takip ettiğini kaydetti.

500 bin ile 1 milyon arasında kayıtsız motokurye tahmini
Sektördeki kayıtsız motokurye sayısına ilişkin tahmini paylaşan Çiftçi, denetimlerin sıkılaştırıldığını belirterek şu ifadeyi kullandı:
"Sektörde tespit ettiğimiz tahmini 500 bin ile 1 milyon arasındaki kayıtsız motokuryeye ve hız ihlallerine karşı sıkı denetim sürecini başlattık."

Motosiklet sayısı yüzde 103 arttı
Göreve geldikleri günden bu yana trafik verilerini yakından incelediklerini ifade eden Çiftçi, 2020-2025 döneminde motorlu taşıt sayısının yüzde 39, motosiklet sayısının ise yüzde 103 arttığına dikkati çekti.
Bakan Çiftçi, trafikteki motosiklet sayısındaki artış ve kazalara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Trafikteki her 2 kazadan 1'inin motosiklet kazası olması ve can kayıplarının yüzde 28'inin bu alanda yaşanması üzerine acil müdahale stratejimizi başlattık. Trafikteki her 5 araçtan 1'i motosiklet iken bu oranın 2030'da her 3 araçtan 1'ine ulaşması öngörülüyor. Bu doğrultuda 2030'un güvenlik ve altyapı planlamasını şimdiden yapıyoruz."

26 kurumun katılımıyla eylem planı
Motosiklet kazaları ve can kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla "2026-2027 Motosiklet Denetimleri Eylem Planı" 26 paydaş kurumun işbirliğiyle devreye alındı.
Çiftçi, eylem planının kampanya, denetim, eğitim ve mevzuat olmak üzere 4 ana hedef üzerine kurulduğunu bildirdi.
Plan kapsamında 34 performans göstergesinin yakından takip edildiğini belirten Çiftçi, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin de hızla hayata geçirildiğini söyledi.

Denetimler aralıksız sürecek
Sürücülerin güvenliği için etkin, sürekli ve yoğun denetimler gerçekleştirildiğini vurgulayan Çiftçi, çalışmaların devam edeceğini belirtti.
Çiftçi, konuya ilişkin şu ifadeyi kullandı:
"Milletimizin içi rahat olsun, güvenli bir trafik için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."

AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesi, "süresiz nafaka" uygulamasını taraflar arasındaki makul dengeyi bozduğu gerekçesiyle iptal etti; kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla yeni yasal düzenleme için tanınan 9 aylık süreç başladı

30.09.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
AYM'den süresiz nafaka kararı
AYM'den süresiz nafaka kararı

Anayasa Mahkemesinin (AYM), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan boşanılan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal kararının gerekçesi açıklandı

Yüksek Mahkeme, 4 Haziran'daki Genel Kurul gündeminde Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine verdiği iptal kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Böylece iptal hükmüyle ilgili yasal düzenleme yapılması adına verilen 9 aylık süre başladı.

Buna göre, iptal edilen düzenlemede, evlilik birliğinin sona ermesiyle yoksulluğa düşecek taraf lehine geçimini sağlamak amacıyla şartları bulunduğu müddetçe süre sınırlaması olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkan tanındığı belirtildi.

Bunun nafaka borçlusu tarafa süresiz olarak mali nitelikte ödeme yükümlülüğü getirdiği kaydedile kararda, "Nafaka yükümlüsü ile yoksulluğa düşen eşin karşılıklı menfaatlerinin, devletin Anayasa'nın 5. ve 17. maddelerinden kaynaklanan pozitif yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir." ifadelerine yer verildi.

"Yapılacak düzenlemeler, her iki tarafın menfaatlerini mümkün olduğunca dengelemeli ve taraflardan biri aleyhine ölçüsüz sonuçlara neden olmamalıdır." hükmüne yer verilen kararda, menfaatler arasındaki makul dengenin bozulmasının taraflardan biri aleyhine aşırı ve olağan dışı bir külfet yükleyebileceği, bunun pozitif yükümlülüklere aykırılık oluşturabileceği ifade edildi.

Kararda, "Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı bağlamında devletin pozitif yükümlülüğü incelenirken, boşanmada evliliğin süresi, eşlerin yaşı ve sağlık durumu, ekonomik ve sosyal durumları, bağlanan nafakanın süresinin nafaka borçlusunun boşanma sonrasındaki hayatına etkisi, çalışma hayatına katılma imkanının bulunup bulunmadığı gibi birçok ölçütün dikkate alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekir." değerlendirmesine yer verildi.

İptal edilen "süresiz nafaka" düzenlemesinde, nafaka yükümlüsünün kusursuz olmasının, nafaka yükümlüsü olmasına engel oluşturmadığı aktarılan kararda, "Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölümü gibi hallerden biri gerçekleşmedikçe nafaka borçlusunun bu yükümlülüğü devam etmektedir." tespitine yer verildi.

Belirtilen durumlar dışında nafaka yükümlüsünün söz konusu borcunun hayatı boyunca devam edeceği belirtilen kararda, Yüksek Mahkemenin daha önce yapılan bir başka başvuruya ilişkin kararında, "her durumda süresiz nafaka verilmesi zorunluluğunun öngörülmediği" bildirildi.

AYM'nin daha önceki kararına rağmen, "süresiz nafaka" uygulamasının "emredici nitelikte olduğu yönündeki yaklaşımın sürdüğü" vurgulanan kararda, "Kuralın, yoksulluk nafakasının süresi bakımından hakime herhangi bir takdir yetkisi tanımadığı, nafakanın süresinin somut olayın özellikleri veya haklı sebepler gözetilerek belirlenmesini öngörmediği, anılan Kanun'un yoksulluk nafakasının süresiz olmasını açıkça benimsediği, dolayısıyla nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasının kanuna açıkça aykırılık teşkil edeceği yönündeki uygulamanın devam ettiği anlaşılmaktadır." değerlendirmesine yer verildi.

Boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru olmayan eşe evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü çerçevesinde boşanma sonrası belirli bir miktar parasal katkının sağlanmasının beklenebilir olduğu anlatılan kararda, bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz öngörülmesinin ise kusurlu olması dahi gerekmeyen nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olduğu kaydedildi.

AYM'nin kararında, "Kural kapsamında evliliğin sona ermesinden sonra nafaka yükümlüsünün ömür boyu bu evliliğin sonuçlarıyla bağlı kalmasının, kişilerin ruhsal/psikolojik, ekonomik ve sosyal bütünlüğü üzerinde oluşturacağı olumsuz etki, devletin çatışan haklar arasında sağlaması gereken makul dengeyi ortadan kaldırmaktadır." tespiti yer aldı.

Yoksulluk nafakasının durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği, bazı durumlarda da öngörülecek koşulların varlığı halinde nafaka alacaklısı lehine nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyunca nafakaya hükmedilebilmesine imkan sağlanabileceği belirtilen kararda, bunun "devletin çatışan haklar arasında adil bir denge kurma yükümlülüğünün sonucu" olduğu ifade edildi.

Anayasal güvenceler kapsamında, "süresiz nafaka" uygulamasının Anayasa'ya aykırı olduğuna dikkati çekilen kararda, şunlara yer verildi:

"Çatışan çıkarlar arasında dengenin kurulabilmesi için yoksulluk nafakasına 4721 sayılı Kanun'un 176. maddesi kapsamında irat biçiminde hükmedilecek durumlarda (yargılamayı yapan) hakime bunun süresini, evliliğin süresi, nafaka alacaklısı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi birçok unsuru dikkate alarak somut olayın kendi özel şartları içinde belirleme yetkisi tanınması, bu kapsamda belirli ve öngörülebilir bir çerçeve oluşturulması gerekir. Bununla birlikte somut olayın özellikleri gereği nafakanın süresiz olarak hükmedilmesini gerektiren hallere ilişkin kriterlerin de kuralda açık ve net biçimde yer alması makul dengenin sağlanması bakımından kaçınılmazdır. Bu itibarla kuralla kusuru daha ağır olmamak kaydıyla boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında her koşulda süresiz olarak nafaka isteme imkanı tanınması, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır." 

Federasyon sessizliğini bozdu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), yönetim kurulunun, "temiz futbol, adil oyun" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla göreve geldiği ilk günden itibaren çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi

29.09.2026 17:39:00
AA
 
Federasyon sessizliğini bozdu
Federasyon sessizliğini bozdu
Federasyonun internet sitesinde yer alan açıklamada, "TFF Yönetim Kurulu, delegelerin iradesiyle seçilmiş olup kamuoyunun beklentileri doğrultusunda, kamu vicdanının yeniden tesis edilmesi ve "temiz futbol, adil oyun" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla göreve geldiği ilk günden itibaren çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Yönetimimiz, bu çalışmalar kapsamında bahis ve yasa dışı bahis konusunun üzerine kararlılıkla gitmiş; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalara her türlü katkıyı sunmuştur. Bu kapsamda ilgili kurumlarla inceleme ve işbirliği süreci halen devam etmektedir" denildi.

Federasyon yönetiminin, Nisan 2025'ten itibaren çeşitli tarihlerde adaletin tesisi amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na birden fazla suç duyurusunda bulunduğu hatırlatılarak şu görüşlere yer verildi:

"TFF bünyesinde bulunan ve bizden talep edilen belgeler ise kapalı zarf içerisinde; parmak izi, DNA kalıntısı tespiti ve diğer gerekli incelemelerin yapılması için Adli Tıp Kurumu'na teslim talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmiştir. Netice itibarıyla TFF Yönetim Kurulu, göreve geldiği andan itibaren üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek amacıyla gerekli tüm adımları atmış ve bu süreçte sorumluluk bilinciyle hareket etmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu olarak, hukukun üstünlüğüne, yargı makamlarının bağımsızlığına ve adli süreçlerin sağlıklı biçimde yürütülmesine olan inancımız tamdır. Kamuoyunun, devam eden adli sürece ilişkin yalnızca yetkili makamlar tarafından yapılacak açıklamaları esas almasını önemle rica ederiz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.