logo
04 EYLÜL 2026

Silivri açıklarında iki geminin çarpıştığı kazaya ilişkin ön bilirkişi raporu hazırlandı

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin ön bilirkişi raporu hazırlandı

03.09.2026 23:10:00
AA
 
Silivri açıklarında iki geminin çarpıştığı kazaya ilişkin ön bilirkişi raporu hazırlandı
Silivri açıklarında iki geminin çarpıştığı kazaya ilişkin ön bilirkişi raporu hazırlandı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi ile Türk bayraklı "Alsu" isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batması ve gemideki 10 kişilik mürettebata ulaşılamaması üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyeti, kazaya karışan "Alsu" gemisinden elde edilen teknik kayıtlar, ECDIS playback veriler, kaza mahallinde Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü unsurlarınca temin edilen raporlara yönelik incelemesini tamamladı.

Bu kapsamda hazırlanan ön tespit raporunda, 2 Eylül saat 03.13 sıralarında Marmara Denizi Trafik Ayrım Şeridi üzerinde meydana gelen deniz kazası neticesinde, "Tuğberk İmamoğlu" isimli geminin iskele tarafından hasar alarak süratle battığı, mürettebatından halen haber alınamadığını belirtildi.

"Alsu" gemisine ait kısıtlı ECDIS playback verileri, olay anındaki jurnal kayıtları, gemi adamlarının ifadeleri ve geminin Bridge Management Manual (BMM-Emniyetli Seyir El Kitabı) kuralları çerçevesinde yapılan ön incelemeye yer verilen raporda, "Kazanın hem M/T Alsu'da tespit edilen köprü üstü seyir emniyeti organizasyonu ihlalleri (Watch Condition B ihlali, tek ve tecrübesiz zabit bırakılması, gözcü bulunmaması) hem de Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazının kapalı/arızalı ya da dış müdahale sonucu yeterli çalışmaması ve şimdilik elde edilebilen telsiz mutabakatına aykırı tehlikeli sancağa dönüş manevraları gerçekleştirmesi sonucunda çift taraflı ağır durumsal farkındalık kaybı ile meydana geldiği tespit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Raporda, kazanın hemen ardından "Tuğberk İmamoğlu" gemisinin, elde edilebilen verilere göre iskele tarafından yırtılma nedeniyle süratle battığı, "Alsu" isimli gemide ise sancak bordadaki hafif sıyrıklar dışında seyri engelleyecek veya su almaya sebep olacak majör hasar oluşmadığı kaydedildi.

Çatışma sonrasında "Alsu" gemisinin mürettebatı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (Nene Hatun gemisi dahil) ve Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurları tarafından denizde geniş çaplı arama-kurtarma faaliyeti yürütüldüğü, yapılan kurtarma çalışmalarında "Tuğberk İmamoğlu" gemisine ait can salları ve serbest düşmeli (free fall) can filikasının denizde yüzer vaziyette boş olarak bulunduğu ifade edildi.

Raporda, "Alsu" isimli geminin 2 Eylül tarihli jurnal kayıtları ve Kaptan Ahmet Erarslan'ın ifadelerine göre, kaza anında bölgedeki hava durumunun, rüzgar yönü kuzey olup 4 beaufort (Bft) kuvvetinde, deniz durumunun ise 3 beaufort olup hafif çalkantılı olduğu, gökyüzünün ise "bc" (broken clouds - gök bulutlu) olarak kaydedildiği aktarıldı.

Bilirkişi raporunda, "Görüş açık olup yaklaşık 6 deniz milidir. Bölgede manevrayı kısıtlayıcı herhangi bir sis, pus, sağanak veya yoğun akıntı bulunmamaktadır. Dolayısıyla kaza, görüşün ve deniz şartlarının tamamen emniyetli seyre elverişli olduğu bir zaman diliminde gerçekleşmiştir. Kazaya sebebiyet veren dışsal (doğa) bir faktör tespit edilememiştir." değerlendirilmesine yer verildi.

"Kaptan (kazadan 7-10 dakika sonra) köprü üstüne çıkabilmiştir"

"Alsu" isimli geminin köprü üstü kadrosu ve olay anındaki personel durumunun analizinin, adli kusur açısından bulguları ortaya koyduğu belirtilen raporda, bu bulgular şu şekilde aktarıldı:

"Vardiya zabitinin tecrübesizliği: Çatışma anında köprü üstünde nöbetçi olan tek kişi 2. Zabit (3. Kaptan) Murat Evciman'dır. Evciman'ın resmi ifadesinden, gemiye kazadan sadece bir gün önce (31 Ağustos) katıldığı ve kaza anındaki (00.00-04.00) vardiyasının, kendisinin bu gemideki ilk seyir vardiyası olduğu kesinleşmiştir. Gemiyi, manevra kabiliyetini, personeli ve köprü üstü cihazlarını henüz tanımayan bir zabitin yoğun trafik ayrımında tek başına bırakılması bir zafiyettir.

Gözcü ve dümenci bulunmaması: Kazanın gerçekleştiği 03.13 sularında köprü üstünde Murat Evciman dışında hiçbir gözcü, stajyer veya dümenci (Watch A.B) bulunmamaktadır. Zabit tamamen tek başınadır. Gözcü stajyer Yunus Türker ve diğer personel kamara ve güvertede istirahat halindedir. Bu durum köprü üstünde durumsal farkındalığı azaltmıştır.

Kaptanın köprü üstünü terk etmesi: Kaptan Ahmet Erarslan kaza esnasında köprü üstünde bulunmamakta, kamarasında uyumaktadır. Çatışmanın sarsıntısıyla uyanmış ve ancak 03.20 sularında (kazadan 7-10 dakika sonra) köprü üstüne çıkabilmiştir. Kaptan ifadesinde, açık denizde gözcü bulundurmama yetkisinin kendisinde olduğunu iddia etse de bu durum geminin SMS kurallarına tamamen aykırıdır."

"Alsu" isimli geminin operasyonel ve sistemsel kusurlu olduğu vurgulandı

Raporda, "Alsu" isimli geminin resmi Emniyetli Seyir El Kitabı'nın incelendiği ve geminin kendi şirketi tarafından onaylanan köprü üstü vardiya standartları ile kaza anındaki fiili durumunun karşılaştırıldığı belirtilerek, bu karşılaştırmanın "Alsu" tarafındaki operasyonel ve sistemsel kusuru tartışmasız şekilde ortaya koyduğu vurgulandı.

"Alsu" isimli geminin ECDIS playback verilerinin teknik incelemesinde, çatışmanın gelişim aşamalarının kronolojik olarak nasıl yaşandığı, raporda şu şekilde anlatıldı:

"Manevra safhaları:

1. Tespit ve görünmezlik (03.06): 1,8 mil mesafede, Tuğberk İmamoğlu gemisi AIS verisi alınmadığı için Alsu'nun ECDIS ekranında sadece radar ekosu (Missing Echo) olarak 082° rotasında og 7.2 knot hızla ilerleyen bir hedef şeklinde belirmektedir. AIS'in veri göndermemesi, kimlik tespiti ve erken geçiş planlamasını imkansız hale getirmiştir.

2. Telsiz mutabakatı ve rota değişimi (03.08-03.09): Alsu'nun 2. Zabiti Murat Evciman, VHF 16 üzerinden karşı gemiyle telsiz irtibatı kurduğunu, karşı tarafın 'İskeleye kaçın.' talebi üzerine Alsu'nun rotasını iskeleye doğru değiştirmeye başladığını (03.09'da 294,5°) beyan etmektedir.

3. Kritik manevra ihlali (03.10): Alsu rotasını 283,9°'ye getirmişken, yaklaşık 0.5 mil kala Tuğberk İmamoğlu gemisi ECDIS ekranından anlık olarak kaybolup geri gelmiş ve telsiz mutabakatının tam aksine aniden sancağına (kendi sağına) dönmeye başlamıştır.

4. Şimdiki eldeki verilere göre, son yaklaşma ve çatışma (03.12-03.13): Tuğberk İmamoğlu 0.25 mil mesafede rotasını 133°'ye getirmiş ve hızını 5.8 knot'a düşürmüştür. ALSU ise 7.8 knot hızla ilerlemektedir."

"Tuğberk İmamoğlu" isimli geminin hızlı batış nedeni tespit edilemedi

Raporda, "Tuğberk İmamoğlu'nun, Alsu'nun pruva hattını dikey keserek kendi sol (iskele) baş omuzluğunu, Alsu'nun sağ (sancak) baş omuzluğuna çarptığı değerlendirilmektedir. Savrulma neticesinde Tuğberk İmamoğlu isimli geminin çatışmadan sonra neden bu kadar hızlı battığının inceleme ve değerlendirilmesi dosyaya ileride eklenecek bilgiler ve belgeler ile mümkün olabilecektir. Tuğberk İmamoğlu isimli gemide yük kayması (cargo shift) olup olmadığı veya lashing (yük bağlama) zafiyeti olup olmadığının incelenmesi de gerekmektedir." ifadeleri yer aldı.

Bilirkişi raporunda, kaza öncesi, esnası ve sonrasındaki operasyonel süreçlerin, adli ve teknik deliller ışığında Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü (COLREG) ve Emniyet Yönetim Sistemi (SMS) kapsamında değerlendirilerek, tarafların kusur nitelikleri eldeki verilere göre gerekçeli olarak anlatıldı.

Buna göre, "Alsu" isimli geminin gözcülük kurallarını ihlal ettiği ifade edilen raporda, şunlar kaydedildi:

"Alsu isimli gemi, en yoğun ve riskli trafik bölgelerinden biri olan seperasyon hattını keserken köprü üstünde tek bir zabit dışında dümenci veya gözcü bulundurmamıştır. Gözle ve radarla yapılması gereken 'tam bir gözcülük' kuralı açıkça ihlal edilmiştir. Bu durum, karşı geminin telsiz mutabakatına aykırı sancağa dönüş manevrasının zamanında ve erken fark edilerek reaksiyon gösterilmesini (çatışmayı önleyici manevra yapmayı) engellemiştir."

Raporda, SMS yönetmeliği ihlali bakımında ise "Geminin resmi BMM kılavuzunda, 'Watch Condition B' seviyesinde seyredilmesi emredilirken, kaptanın köprü üstünde bulunmaması ve gözcü personel görevlendirilmemesi operasyonel bir yönetim zafiyetidir. Kaptan Ahmet Erarslan, seyir emniyetini tecrübesiz zabite bırakarak denetim yükümlülüğünü yerine getirmemiştir." değerlendirilmesinde bulunuldu.

Çatışmayı Önleme Manevrası kuralı ihlali açısından ise raporda şunlar aktarıldı:

"Vardiya zabiti Murat Evciman, karşı geminin üzerlerine geldiğini ve telsiz mutabakatına uymayarak sancağa döndüğünü 0.5 mil gibi çok yakın bir mesafede fark etmiştir. Bu aşamada çatışmayı önlemek için erken makine stop veya tam tornistan (geri) manevrası yapmak yerine, sadece rotayı iskeleye almaya devam etmiştir. Erken hız azaltma veya makineleri durdurma aksiyonunun alınmamasının çatışmanın fiziki şiddetini artırmış olabileceği değerlendirilmektedir."

"Tuğberk İmamoğlu 'hayalet gemi' modunda seyrederek ciddi seyir tehlikesi yarattı"

Raporda, "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemi yönünden kusur ve ihlallere de yer verildi.

Tuğberk İmamoğlu geminin AIS cihazı kapalı, arızalı olması, ya da dış müdahale sonucu yeterli çalışmaması olarak "hayalet gemi" modunda seyrederek bölgedeki diğer gemiler ve VTS istasyonları için ciddi bir seyir tehlikesi yarattığı belirtilen raporda, "Alsu" isimli geminin bu hedefi ancak 1.8 mil kala radar ekosu olarak tespit edebildiği kaydedildi. Bu durumun ise erken uyarı ve emniyetli geçiş planlamasını doğrudan engellediği vurgulandı.

Raporda, karşı geminin, telsiz konuşmalarında iskeleye kaçınma yönünde anlaşıldığının ifade edilmesine rağmen, son 0.5 mil kala aniden sancağına sert dümen kırarak "Alsu" isimli geminin pruva hattını kesmesinin, kazayı fiziki olarak başlatan operasyonel kusur olarak belirtildi.

Kaza nedeni

Bilirkişi raporunun değerlendirme kısmında, kazanın nedeni şu şekilde anlatıldı:

"Çatışmanın ve ardından meydana gelen batma ve mürettebat kayıp faciasının esas kök nedeni, 'Çift taraflı köprü üstü disiplinsizliği, vardiya standartlarının tamamen terk edilmesi ve durumsal farkındalık kaybı'dır. 'Tuğberk İmamoğlu' isimli geminin AIS cihazını kapatarak seyretmesi ve telsiz mutabakatına aykırı olarak son 0.5 milde sancağa dönmesi, çatışmayı fiziki olarak başlatan aktif tetikleyici etkendir. Ancak bu tetikleyici etkenin bir facia ile sonuçlanmasının arkasındaki asli kök neden Alsu isimli gemideki köprü üstü zafiyetidir. Eğer Alsu, kendi emniyet kılavuzundaki (BMM) 'Watch Condition B' kuralına riayet ederek köprü üstünde tecrübeli kaptanı ve ek bir gözcüyü bulundursaydı, 'Tuğberk İmamoğlu'nun kontrolsüz sancağa dönüş manevrası 0.5 mil yerine 1.5-1.8 mil mesafede saptanabilir, COLREG Kural 8 uyarınca ivedilikle makineler stop edilerek veya acil tornistan verilerek çatışma tamamen önlenebilir ya da darbe şiddeti minimuma indirilerek Tuğberk İmamoğlu'nun batması engellenebilirdi. Köprü üstündeki tek başına, tecrübesiz zabit bu durumu zamanında analiz edememiş ve can kaybı/kayıp faciasının kapısı aralanmıştır."

Şu ana kadar Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Gemi Trafik Hizmetleri tarafından dosyaya sunulan VTS görüntülerinde, "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiye ait bir görüntü kaydı bulunmadığı belirtilen raporda, "Oysa ki Tuğberk İmamoğlu gemisi Alsu gemisinin ECDIS ekranında görülmüştür." ifadesine yer verildi.

Bilirkişi raporunda, "Tuğberk İmamoğlu" isimli geminin mürettebatının denizde kayıp olması ve davanın "taksirle ölüme sebebiyet verme" niteliği kazanabilecek olması nedeniyle maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, VHF telsiz ses kayıtları, genişletilmiş VTS radar ve ekran kayıtları, "Tuğberk İmamoğlu" isimli geminin kazadan sonra neden bu kadar hızlı battığının, yük kayması (cargo shift) veya lashing (yük bağlama) zafiyeti olup olmadığının saptanması amacıyla, geminin yükleme planı (stowage plan), yük bağlama sertifikaları, yükleme limanı, yükleme anı kamera kayıtları ve stabilite hesapları ile "Alsu" isimli geminin dış mekan kamera kayıtlarının müzekkere yazılarak toplanmasının teknik bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
 

İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasında, aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 2 sanığın tahliyesine karar verildi

03.09.2026 22:05:00
AA
 
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, bir kısım tutuklu sanıklara ve avukatlarına aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye talepleri için söz verildi.

Söz verilen tutuklu sanıklardan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe, sadece görevini yaptığını, kamu görevlisi olduğunu ve görevi gereği imzalar attığını savundu.

Sanık Gökçe, eylemlerde adının geçmediğini, ihaleyi alacak kişileri tanımadığını ve bilmediğini öne sürdü.

Boğazından haram lokma geçmediğini, hiçbir suç işlemediğini, örnek bir yaşam sürdüğünü savunan Gökçe, tahliyesini talep etti.

Bir diğer tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün de bilirkişi raporlarını eleştirerek, bu raporların maddi hatalar ve hukuki çarpıtmalar içererek hazırlandığını ileri sürdü.

Akgün, ihalelerin yapılış yöntemlerini anlatarak, üzerine atılı eylemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirtti.

Yaptığı görev boyunca kamu yararına çalıştığını ifade eden Akgün, "Kişisel menfaat peşinden koşmadım. Sözde örgütün çıkarları için bir eylemde bulunmadım, bulunmam." dedi. Sanık Akgün, tahliyesini istedi.

İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 18 aydır tutuklu olduğunu belirterek, iddianameye göre cezalandırıldığını öne sürdü.

Sanık Ongun, atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmaması gerektiğini savunarak, "Ben burada haklı olarak yatıyorum demem lazım ama ben şu an haksız olarak yatıyorum." beyanında bulundu. Mahkemenin adil olmasını isteyen Ongun, tahliyesini talep etti.

Bazı tutuklu sanıklar ile avukatları da tahliye talebinde bulundu.

En son söz verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da Türkiye'nin hatta Avrupa'nın en büyük duruşma salonunda olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Asıl soru şu, böylesine büyük bir salon acaba ne kadar büyük bir adalete ev sahipliği yapıyor ya da yapabilecek' Yanıtını elbette ki kıymetli milletimiz verir. Eninde sonunda milletimiz bunun yanıtını verir ve elbette gereğini de yapar. Bu salona baktığımızda, esasında 'örgüt' diye bir kavramın konuşulduğu bir ortamda, arkamda bulunan, başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere burada tutsak bulunan kıymetli kader arkadaşlarıma baktığımda, buradan bir örgütün çıkmayacağını herkes görüyor. Kim bakmak isterse görebilir. Bakmaz ise, görmek istemezse, zaten ona biz zorla gösterecek bir halimiz de yoktur. Buradan bir örgüt çıkmaz, bunu millet de görüyor. Burada bir suç örgütü yok. Gerçekten büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var."

Duruşmaların canlı yayınlanmasını istediğini ifade eden İmamoğlu, duruşmaların başladığı ilk günden, bugüne geçmiş duruşmaların da yayınlanmasını istediğini söyledi.

Özgürlüğü, itibarını ve emeğini savunduğunu aktaran İmamoğlu, "Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Hani 'Delillere göre savunma yapılsın.' deniyor, 6 ay bitti, bir tek delili şu mahkemede huzurda kimse görmedi, ben de görmedim. Gören varsa şimdi yansıtsınlar, ben özür dileyeceğim." beyanında bulundu.

Savunma hakkına ilk müdahalenin avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklandığında başladığını ve sonrasında Silivri'de savunma hakkının elinden alındığını savunan İmamoğlu, savunmasını 7-8 saatte bitirmesinin istendiğini, süre sınırlaması getirildiğini ve savunmasına engel olunduğunu öne sürdü.

Hak yemediğini ve hakkını da yedirmeyeceğini belirten İmamoğlu, "Mahkeme salonundan çıkarıldım. Duruşmaya getirilmeme kararı usulsüzce uygulandı." beyanında bulundu.

Sanık İmamoğlu, tüm arkadaşlarının özgürlüğüne kavuşmasını isteyerek, "Bu davanın şahidi millettir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları burada yargılamaya devam edeceğim." dedi.

Aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tutuklu sanıkların taleplerinin alınması tamamlandıktan sonra mahkeme, cumhuriyet savcısına görüşünü sordu.

Cumhuriyet savcısı, tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını istedi.

Mahkeme, inceleme için duruşmaya ara verdi.

51 sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi

Mahkeme heyeti, aranın ardından, tutuklu sanıklar Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz ile reklamcı Serkan Öztürk'ün tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve Medya''''''' AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 51 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 7 Eylül Pazartesi gününe ertelendi. 

Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı

Tokat'ın Niksar ilçesinde jandarma ekiplerince 14 şüpheliye yönelik 19 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda çok sayıda ruhsatsız silah, mühimmat ve kaçak alkol ele geçirildi

03.09.2026 13:50:00
İHA
 
Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı
Tokat'ta 19 adrese eş zamanlı operasyon: 14 gözaltı
Tokat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yasa dışı silahlanmanın ve kaçakçılığın önlenmesine yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında 14 şüpheliyi takibe aldı. Adli makamlardan alınan arama kararının ardından Niksar ilçesindeki 19 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 6 tabanca, 8 kurusıkı tabanca, 1 havalı tabanca, 14 ruhsatsız av tüfeği, bin 294 tabanca mermisi, 21 tabanca şarjörü, 350 av tüfeği kartuşu, 3 kilogram barut, 3 fişek doldurma aparatı, 6 kama ve 3 çakı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca 4 sikke ile 27 litre kaçak alkol bulundu.

Operasyon kapsamında şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı.

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

03.09.2026 12:00:00
AA
 
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batması ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamaması üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, kazaya karışan Alsu gemisinde bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9'u hakkında şüpheli işlemi uygulanarak gemide ifadeleri alındı.

Soruşturmanın ve idari tahkikat dosyasının devam etmesi ile geminin güvenliği dikkate alınarak şüphelilerin jandarma eşliğinde gemide muhafaza altına alındığı öğrenildi.

Başsavcılıkça, olayda yer alan kişilerin kusur durumlarının tespit edilmesi için bilirkişi heyeti görevlendirildi. Heyetin hazırlayacağı ön raporun bugün öğle saatlerine kadar Başsavcılığa sunulmasının ardından hangi şüphelilerin adliyeye sevk edileceğinin belirleneceği ve mevcutlu olarak adliyede hazır edilmesi için talimat verileceği belirtildi.

Gemide bulunan şüphelilere yapılan testlerde alkole rastlanmadığı ve ayrıntılı tetkik için şüphelilere kan testi de yapıldığı öğrenildi.

Alsu gemisinin su altında olan kısımlarında dalgıçlar tarafından inceleme yapılacağı bilgisine ulaşıldı.

Ayrıca, şüphelilerin ifadelerinde Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 2 ya da 3 mürettebatın gemi batmadan önce güverte kısmında olduğunu beyan ettiği, kurtulduklarına ilişkin herhangi bir delil ve emare olmamakla birlikte vefat etmiş olmaları halinde bu kişilerin naaşlarına ulaşma olasılığının bulunduğu ancak henüz geminin enkazına ulaşılamadığı belirtildi.

Soruşturma
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, saat 03.00 sıralarında Silivri ilçesinin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin battığı ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamadığı ihbarı üzerine Başsavcılıkça derhal soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.

Kayıp mürettebata ulaşılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon halinde yürütülen arama ve kurtarma çalışmalarının devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

"Olayın meydana geliş şekli ve nedenleri ile varsa sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilerek maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla uzman bilirkişi incelemelerinin yaptırılması, gemilere ait seyir, radar ve haberleşme kayıtları ile olayla ilgili tüm bilgi, belge, görüntü ve diğer delillerin ivedilikle muhafaza altına alınarak toplanması yönünde gerekli talimatlar verilmiştir. Soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla bir cumhuriyet başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup adli işlemler titizlikle sürdürülmektedir."

Bu arada, soruşturma kapsamında meydana gelen olaya ilişkin bilirkişi heyeti oluşturulduğu ve alınacak ön rapora istinaden olayda kusuru bulunan kişiler hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yapılacağı öğrenilmişti.

Kazayla ilgili idari soruşturma da yürütüldüğü, ifade işlemlerinin yapılacağı bilgisine ulaşılmıştı.

Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gemi kazasına ilişkin başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. İki geminin de kayıtları incelenecek

03.09.2026 07:00:00
İHA
 
Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı
Silivri açıklarındaki gemi kazasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın detayları ortaya çıktı
Silivri açıklarının 18 mil güneyinde 1 Eylül sabah saatlerinde meydana gelen kazada, Kocaeli'den Aliağa'ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.

Kazanın ardından Tuğberk İmamoğlu isimli gemide bulunan 10 personelle irtibatın kesildiği bildirilirken, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin denizdeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Kazaya ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.


İki geminin de kayıtları incelenecek



Soruşturma kapsamında her iki geminin armatör ve işletici şirketleri ile şirket yetkililerine ilişkin bilgilerin temin edildiği, olayın aydınlatılmasına yönelik kayıt, belge ve dijital verilerin ilgili şirketlerden alınması için gerekli talimatların verildiği bildirildi. ALSU gemisinin seyir, rota ve manevra bilgileri, köprüüstü ve makine kayıtları, VDR (Sefer Veri Kaydedicisi), ECDIS ve AIS/GPS verileri, jurnal ve manevra defterleri, sefer planı, mürettebat ve vardiya çizelgeleri, gemi ve klas sertifikaları, yük kayıtları ile fotoğraf ve video kayıtlarının da soruşturma kapsamında muhafaza altına alınması istendi. İstanbul Bölge Liman Başkanlığı'ndan her iki gemiye ait sicil belgeleri, sertifikalar, klas belgeleri, liman devleti kontrol raporları ve idari tahkikat dosyası talep edildi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden ise olaydan önceki 12 saati de kapsayacak şekilde gemilere ait VHF/telsiz haberleşmeleri, gemiler ile Gemi Trafik Hizmetleri (VTS) arasındaki telsiz görüşmeleri ile radar, rota, hareket ve manevra kayıtlarının gönderilmesi istendi.


Bilirkişi görevlendirildi



Kusur durumuna ilişkin ön rapor hazırlanması amacıyla gemi kaptanı ve gemi inşaat mühendisliği alanlarında bilirkişiler görevlendirildi. Bilirkişilerin, Silivri'deki limana çekilmekte olan ALSU gemisi üzerinde ve kaza mahallinde inceleme yapabilmeleri için bölgeye intikalleri sağlandı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığı bölgede deniz derinliğinin yaklaşık 800 ile bin 100 metre arasında olduğu değerlendirildi. Derinlik nedeniyle geminin ve enkaz alanının tespiti, deniz tabanında tarama ve inceleme yapılması ile delillerin elde edilmesi amacıyla bu derinlikte çalışma yapabilecek teknik imkanların belirlenmesi ve temini için araştırma ve koordinasyon çalışmalarının sürdüğü belirtildi.


Telsiz kayıtları da talep edildi



Olayın ardından ALSU ve Tuğberk İmamoğlu gemilerinin kaptanları arasında yapıldığı belirtilen bazı telsiz görüşmelerinin medya ve açık kaynaklarda yayımlandığı görülmesi üzerine söz konusu kayıtların henüz resmi makamlar aracılığıyla soruşturma dosyasına ulaşmadığı, görüşmelerin asıl ve bütün halinin temin edilmesi amacıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden her iki gemiye ait VHF/telsiz ve VTS haberleşme kayıtlarının istendiği bildirildi. Soruşturma dosyasına, Sahil Güvenlik unsurları ile ALSU gemisi arasında olay sonrasında gerçekleştirilen telsiz görüşmelerinin kayıtlarının da alındığı ve görüşmelerin incelenerek tutanak altına alındığı belirtildi.


Deniz kirliliği oluştu, çalışma başlatıldı



Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığı alanda deniz yüzeyinde kirlilik oluşmaya başlamasının tespit edilmesi üzerine, kirliliğin niteliği, kaynağı ve yayılımının belirlenmesi ile çevre ve insan sağlığı açısından oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi amacıyla gerekli sağlık ve çevre tedbirlerinin alınmasına yönelik araştırma ve incelemelerin yapılması talimatı verildi.

Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş

Marmara Denizi Silivri açıklarında gece saatlerinde meydana gelen gemi kazasının ardından irtibatın kesildiği "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi ve 10 kişilik mürettebatı için arama kurtarma çalışmaları sürerken, geminin sahibi İmamoğlu Gemicilik firmasından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Firma önünde ise endişeli bekleyiş devam ediyor

02.09.2026 11:53:00
İHA
 
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarında Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli kuru yük gemisi ile "Alsu" isimli tanker çarpıştı. Çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiyle ve gemide bulunan 10 mürettebatla irtibat kesildi.

Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekipleri ile diğer arama kurtarma unsurları, kayıp gemi ve mürettebata ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, geminin kısa sürede battığının değerlendirildiğini belirtirken, bölgede denizden ve havadan geniş çaplı arama çalışması yürütülüyor.

Öte yandan, kaybolan geminin sahibi olan İmamoğlu Gemicilik firmasının önünde bekleyiş sürüyor.

Kazanın üzerinden yaklaşık 9 saat geçmesine rağmen şirket tarafından kamuoyuna yönelik herhangi bir açıklama yapılmazken, firma önündeki endişeli bekleyiş devam ediyor.

Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliği, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığını, bir gemideki 10 personelle irtibat kurulamadığını bildirdi

02.09.2026 08:18:00
AA
 
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliğinin yaptığı açıklamada, "Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." denildi.
 

Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi ve bazı eski belediye bürokratları hakkında yeni bir adli süreci gündeme taşıdı

01.09.2026 21:43:00
Haber Merkezi
 
Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu
Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi ve bazı eski belediye bürokratları hakkında yeni bir adli süreci gündeme taşıdı.

ABB avukatı Nadi Türkaslan, 7 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'na kapsamlı bir suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

Suç duyurusunda yalnızca Gökçek'in değil, ailesinin, bazı eski belediye yöneticilerinin, belediyeyle yoğun ticari ilişkileri bulunduğu belirtilen iş insanlarının yanı sıra Beyaz TV ve Osmanlıspor bağlantılarının da incelenmesinin talep edildiği bildirildi.

60'a yakın ihale dosyada

ABB tarafından yapılan başvurunun merkezinde, Gökçek dönemindeki belediye kaynaklarının, taşınmazların ve ihalelerin nasıl kullanıldığına ilişkin iddialar bulunuyor.

Edinilen bilgilere göre belediye müfettişlerinin incelemelerinde tespit edilen 60'a yakın ihaleye ilişkin bilgi ve belgeler savcılığa sunuldu. Başvuruda; suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi iddiaların araştırılması istendi.

Türkaslan'ın açıklamalarına göre amaç, belediye imkanlarının hukuka aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığının, belediye kaynaklarından herhangi bir şekilde haksız menfaat sağlanıp sağlanmadığının ve bu kaynakların daha sonra farklı alanlarda kullanılıp kullanılmadığının ortaya çıkarılması.

Gökçek Ailesinin mal varlıkları da mercekte



ABB avukatı Türkaslan, daha önce de Gökçek ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılması amacıyla ayrı bir suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.

Bu başvurunun temelinde ise "sebepsiz mal edinme" iddiasının bulunduğu aktarıldı. Türkaslan, belediyenin özellikle geçmiş dönemdeki kamu kaynaklarının ve taşınmazlarının kimler tarafından, hangi yöntemlerle ve ne şekilde kullanıldığının araştırılmasını istediklerini ifade etti.

Almanya dosyası süreci de devrede

Gökçek ailesiyle ilgili tartışmalar, son dönemde Almanya'daki gayrimenkul ve şirket iddialarıyla yeniden gündeme gelmişti.

Gazeteci Murat Ağırel'in haberinde, Gökçek ailesinin Almanya'nın Düsseldorf kentinde bir bina, Velbert kentinde ise bir alışveriş merkezi için anlaşmalar yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarımı yapıldığı yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

Bu iddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.

Melih Gökçek ise soruşturmanın gündeme gelmesinin ardından yaptığı açıklamada, adalete güvendiğini belirterek savcılığa gerekli bilgileri vereceğini söylemişti.

"Üç dosya birlikte yürütülebilir"

Sürecin dikkat çeken noktalarından biri ise farklı başvuruların aynı soruşturma çatısı altında toplanma ihtimali.

Nadi Türkaslan, ABB'nin daha önce yaptığı iki suç duyurusu ile savcılığın resen başlattığı Almanya bağlantılı soruşturmanın birleştirilmesi için başvuracaklarını açıkladı.

Türkaslan'a göre dosyaların birlikte yürütülmesi, hem delillerin bütünlüğünün korunması hem de iddialarda söz konusu olduğu ileri sürülen bağlantıların daha net ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor.

Yargıtay heyetinden adli yılın açılışı dolayısıyla Anıtkabir'e ziyaret

Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez başkanlığındaki heyet, 2026-2027 Adli Yıl açılışı dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti

01.09.2026 12:05:00
AA
 
Yargıtay heyetinden adli yılın açılışı dolayısıyla Anıtkabir'e ziyaret
Yargıtay heyetinden adli yılın açılışı dolayısıyla Anıtkabir'e ziyaret

Kerkez, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Yargıtay üyeleri, Yargıtay tetkik hakimleri ve savcılarla Aslanlı Yol'dan yürüyerek Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine geldi.

Başkan Kerkez'in mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından Kerkez, Misak-ı Milli Kulesi'ndeki Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.

Kerkez, deftere şunları yazdı:

"Aziz Atatürk, ömrünüzün neredeyse tamamını ülkemiz için harcadınız. Cumhuriyetimizi kurana kadar büyük zorluklarla, büyük zaferler kazandınız. Daha sonra da hiçbir şahsi çıkar gözetmeden devletimiz için son nefesinize kadar mücadele ettiniz.

Bizlere emanet ettiğiniz bu ülkede, adalet hizmetlerini en güzel şekilde sunmaya kararlılıkla devam edeceğimize söz veriyoruz. Yargıtay olarak sizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun." 

Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı

Bolu Belediyesinde araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da yer aldığı 23 zanlı hakkında adli işlem başlatıldı

01.09.2026 11:11:00 / Güncelleme: 01.09.2026 12:16:12
AA
 
Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı
Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Bolu Belediyesinin 2024/956621 ihale kayıt numaralı "Katı Atıkların Toplanması, Taşınması ve Genel Temizlik Hizmetlerinde Kullanmak Üzere Şoförsüz Araç ve İş Makinesi Kiralanması Hizmet Alım İşi" ihalesine ilişkin bilirkişi incelemeleri tamamlandı.

Başsavcılıkça yürütülen 2026/6955 sayılı soruşturma dosyası kapsamında incelenen ihaleye ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun mahiyeti, şüpheli sayısı ve tespit edilen kamu zararı dikkate alınarak soruşturmanın bu ihale yönünden tefrik edilerek 2026/13727 soruşturma numarasıyla ayrı yürütülmesine karar verildi.

25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda, ihalenin gerçekleştirilmesi ve sözleşme konusu işin yerine getirilmesi aşamalarında çeşitli usulsüzlüklere ilişkin tespitlere yer verildi.

Sözleşmenin uygulanması aşamasında Arvento Mobil Sistemler AŞ'den temin edilen araç takip sistemi kayıtları ile Bolu Belediyesinden alınan çöp döküm sahası kayıtları ve aylık puantaj cetvelleri karşılaştırıldı. Yapılan teknik incelemede, bazı çöp toplama araçlarının fiilen çalışmadığı günlerde çalışmış gibi gösterildiği, bu kayıtlar esas alınarak yüklenici firmaya ödeme yapıldığı tespit edildi.

Bilirkişi raporunda, Bolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünce düzenlenen 19 ayrı hak ediş kapsamında, MCY-Yeşilçam İş Ortaklığına fiyat farkı ve KDV dahil toplam 34 milyon 288 bin 376 lira 61 kuruş fazla ve yersiz ödeme gerçekleştirildiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, sözleşmenin uygulanması ve hak ediş süreçleri bakımından Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın, Temizlik İşleri Müdür Vekili Basri Baytekin, gerçekleştirme görevlileri, muayene ve kabul komisyonunda görev alan belediye personeli ile ihale ve satın alma süreçlerinde görev yapan kişiler hakkında da değerlendirme yapıldı.

İşin yüklenicisi MCY-Yeşilçam İş Ortaklığı, şirket yetkilileri ve Bolu Belediyesiyle yapılan ihale sözleşmesini Yeşilçam Peyzaj Temizlik İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına vekaleten imzalayan Yılmaz Erdoğan da soruşturma kapsamındaki şüpheliler arasında yer aldı.

Soruşturma, ihale süreci, hak ediş belgeleri, araç takip kayıtları, çöp döküm sahası verileri, belediye kayıtları ve yüklenici şirketlere yapılan ödemelerin bütün yönleriyle incelenmesiyle sürüyor.

7 ilde 22 zanlı hakkında gözaltı kararı verildi

Bilirkişi raporundaki tespitlerin ardından soruşturma genişletilerek toplam 23 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın başka bir suçtan tutuklu olması nedeniyle diğer 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla sabah saat 06.30 itibarıyla şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Bolu merkezli 7 ilde düzenlenen operasyon kapsamında il dışında bulunan şüpheliler hakkında arama, el koyma ve gözaltı işlemlerinin eş zamanlı yapılması amacıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına talimat gönderildi.

Bu arada, jandarma ekipleri Bolu Belediye Başkanlığı binasında da arama yaptı. Ekipler, ihale süreci, hak ediş belgeleri, araç takip kayıtları, çöp döküm sahası verileri ve belediye kayıtlarına ilişkin incelemelerde bulundu.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve kamu zararına neden olduğu değerlendirilen eylemlerde sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesi amacıyla çok yönlü sürdüğü belirtildi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.