logo
25 HAZİRAN 2026

Siyaset nedir? Toplumsal uzlaşı mı, bitmeyen bir çatışma mı?

Siyasetin tanımı üzerine yapılan tartışmalar, insanlık tarihi kadar eski

13.04.2026 00:07:00
Abdülkadir Gündoğdu
Siyaset nedir? Toplumsal uzlaşı mı, bitmeyen bir çatışma mı?
Siyaset nedir? Toplumsal uzlaşı mı, bitmeyen bir çatışma mı?
Siyasetin tanımı üzerine yapılan tartışmalar, insanlık tarihi kadar eski. Bir kesim siyaseti "çatışan çıkarları barıştırma sanatı" olarak görürken, diğer bir kesim onu "iktidar elde etmek için yürütülen bir savaş alanı" olarak tanımlıyor. Peki, siyaset gerçekte hangisi?






Siyaset bilimi literatüründe bu iki yaklaşım, disiplinin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Modern toplumların işleyişinde siyaset, hem bir denge mekanizması hem de dinamik bir mücadele sahası olarak karşımıza çıkıyor.






1. Uzlaşı Olarak Siyaset: "Mümkün Olanın Sanatı"

Siyaseti bir uzlaşı aracı olarak görenler, toplumun farklı kesimlerinin bir arada yaşayabilmesi için siyasetin şart olduğunu savunur. Bu bakış açısına göre siyaset:

Ortak Paydada Buluşma: Farklı talepleri olan grupların, şiddete başvurmadan müzakere yoluyla orta yolu bulmasıdır.







Kaynak Dağıtımı: Kısıtlı imkanların (bütçe, haklar, hizmetler) kimin, ne zaman ve nasıl alacağına dair adil bir hakemlik sürecidir.

Toplumsal Sözleşme: Bireylerin kaos yerine düzeni tercih ederek, belirli kurallar çerçevesinde bir araya gelme iradesidir.

'Siyaset, imkansızı istemek değil, mümkün olanın en iyisini elde etme sanatıdır' derler.






2. Çatışma Olarak Siyaset: "Güç ve Tahakküm Mücadelesi"

Öte yandan, siyaseti bir çatışma alanı olarak gören kuramcılar, siyasetin özünde güç mücadelesi yattığını vurgular. Bu perspektife göre:

Sınıf ve Çıkar Çatışması: Siyaset, kaynaklara sahip olanlarla olmayanlar arasındaki bitmeyen bir kavgadır.

İktidar Arzusu: Kimin, kimi yöneteceğine dair bir üstünlük kurma çabasıdır.

Kutuplaşma: Siyaset, "biz" ve "onlar" ayrımı üzerinden yürütülen, toplumu belirli kimlikler etrafında mobilize eden bir süreçtir.







3. Dinamik Denge: Çatışmadan Doğan Uzlaşı

Modern siyaset bilimcilerin çoğu, siyasetin bu iki kutup arasında gidip gelen bir sarkarka benzediğini belirtiyor. Siyasetin var olabilmesi için bir anlaşmazlık (çatışma) olması gerekir; ancak siyasetin devam edebilmesi için bu çatışmanın bir sonuca (uzlaşıya) bağlanması şarttır.







Siyasetin Üç Temel Boyutu:

Düzen: Siyasetin içinde yapıldığı kurumsal çerçeve (Anayasa, devlet yapısı).

Süreç: İktidar mücadelesi, seçimler ve lobi faaliyetleri.

Politika: Bu mücadeleler sonunda ortaya çıkan somut kararlar (Eğitim reformu, vergi yasası vb.).







Sonuç: Siyaset Bir İhtiyaçtır

Siyaset ister bir "sanat" ister bir "savaş" olarak görülsün, nihayetinde toplumların dağılmasını önleyen yegane mekanizmadır.

Eğer siyaset biterse, yerini kaba kuvvet ve kaos alır. Bu nedenle siyaset; çatışmaları medeni bir zeminde tutma ve onları yaşanabilir bir uzlaşıya dönüştürme çabasının ta kendisidir.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.