Süleyman Soylu koltuğu devretti ama gündemi devredemedi. Hani derler ya, 'Adın çıkacağına canın çıksın' o hesap. Soylu'nun da adı çıktı.
Sayın Erdoğan 15 Temmuz'dan önce Efkan Ala'yı o koltuğa layık görmüştü. Koltuğa oturan Efkan Ala bir gecede ne kadar vali, emniyet müdürü varsa değiştirdi.
15 Temmuz'dan sonra ise Sayın Erdoğan, o koltuğa bu sefer Süleyman Soylu'yu takdir etti. Efkan Ala'nın atadığı 75 vali ve yüzlerce emniyet müdürü, amiri hakkında FETÖ incelemeleri başladı. Görevden alındılar, merkeze çekildiler, tutuklananlar, kaçanlar oldu. Bugün Ali Yerlika için "Süleyman Soylu'nun kadrosunu tasfiye ediyor" diyenler, o gün "Süleyman Soylu, Efkan Ala'nın kadrosunu tasfiye ediyor" demedi. Neden acaba?
Kayıp 6 yıla gelince
6 yıldan fazla o koltuğu işgal etti ve birileri, "Soylu olmazsa terör azar, şehirler çetelerin, mafyaların egemenliğine girer, uyuşturucu marketlerde satılmaya başlar hatta ezanlarımız bile susar" profili çizdiler.
Ama günün sonunda (bugün) görüyoruz ki meğer çizilen profil sahada bizzat yaşanıyormuş.
Ortadaki iddialar doğru veya yanlış, benim konum değil. Ama öylesi önemli bir makamda oturan kişi hakkında böyle iddiaların olması da, ülkemizdeki güçler ayrılığı ilkesinin, devlet otoritesinin ne hale geldiğinin göstergesidir.
Hele Süleyman Soylu'nun, suç örgütü liderleriyle çıkan fotoğrafları için, "Her fotoğraf çektirmek isteyen kişinin GBT'sine bakacak değilim" sözü pasif savunma olabilir.
Ama böylesi kişilerin hangi cesaretle İçişleri Bakanı ile yan yana geldikleri de ayrı bir başlıktır.
Soylu 6 yıl İçişleri Bakanlığı yaptı. Bu altı yılda icraatları değil söz ve şovları ile bir kesimin alkışını alırken, diğer kesimin ise nefretine sebep oldu.
Örneğin selde kepçe üzerinde, yangında itfaiye eri, helikopterde yorgunluktan uyuyan bakan pozları, bir kesimin çok hoşuna gidiyordu.
Hele şehit cenazelerinde, Erdoğan'a taş çıkaran hitabeti, meclis kürsüsünde ki, 'oh oh' çekişleri, güvenliği sağlanmış dağlarda verdiği pozlar, ABD'ye, AB'ye, Araplara ayar veren cümleleri çok alkışlanmıştı.
Ekranlarda güvenlik birimlerine, 'ayaklarını kırın, başlarını ezin' emirleri bir kesim için, "Soylu olmazsa terörle, mafya ile çetelerle mücadele edemeyiz" algısı oluşturdu.
Diğer kesim için ise Süleyman Soylu şov yapıyordu. Terörle mücadele, diyor ama teröristlerin ekrana çıkmasına, basın açıklaması yapmasına ses çıkarmıyordu.
HDP ve uzantılarına 'oh oh' çekiyor ama Hüda-Par ile mutluluk fotoğrafı veriyordu.
Sel, yangın, deprem gibi afetlerde sahaya inip, sağı solu tehdit ediyor ama bu afetlerin, 21 yıllık tek parti iktidarının tedbirsizlik, ihmal ve göz yummaları sayesinde olduğunu görmüyordu.
Parti belediyelerindeki yolsuzluk iddiaları karşısındaki derin sessizliği ama diğer belediye başkanlarını anında görevden alması, çekmecesinde bekleyen milyarlarca liralık AKP belediyelerine ait yolsuzluk iddiaları dosyaları, vicdan mahkemelerindeki hükmünü çoktan almıştı.
En komikleri ise eski AKP vekili Metiner'in, 'İçişlerinde FETÖ atamalarını' dile getirdiği programa bağlanıp, ayar veren, tehdit eden, rest çeken Soylu'nun, iddialar doğrulanınca derin suskunluğuydu.
AKP'li Şamil Tayyar'ın, 'FETÖ borsası' başlığına ise hiç girmedi zaten. Hele Birleşik Arap Emirlikleri'ni "15 Temmuz'un faili" ilan edip sonra bu şahıslarla pasta kesmesi benim için kariyer çarpım tablosuydu.
Devlet Bahçeli, Soylu'nun arkasında durdu
Son seçimlerden sonra bu işin okulunu okumuş Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. 4 ayda onlarca çete, mafya çökertti, liderlerini yakaladı. Tonlarca uyuşturucu ele geçirildi. Nokta operasyonlar ile terör örgütlerine ağır darbeler vuruldu. Ali Yerlikaya bu görev gereklerini, milli-manevi kavramlarla dolu cümlelerle değil görev sorumluluğu bilinciyle basın açıklamalarıyla kamuoyuna duyurdu. Tabi bu operasyonlarda var olan iddialara yeni iddialarda eklendi ve yine Süleyman Soylu'nun adı geçiyordu.
Herkes Sayın Erdoğan ne der, diye beklerken ses, Devlet Bahçeli'den geldi: Bahçeli, 'Ayhan Bora Kaplan' soruşturması ile anılan eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için "Sayın Süleyman Soylu Türk milletine mal olmuş, bakanlığı döneminde koltuğunda bir saniye oturmayarak dağ tepe demeden dolaşmış, bölücü terör örgütüne kök söktürmüştür. Bu itibarla Milliyetçi Hareket Partisi vefanın ve siyasi ahlakın bir gereği olarak Sayın Süleyman Soylu'nun sonuna kadar arkasındadır" dedi. Süleyman Soylu anında, 'Allah başımızdan eksik etmesin' mesajını yayınladı.
Soylu döneminde liderliği bırakmadık
Sahaya bakalım! 6 yıl görevde kalan Soylu döneminde suçta liderliği bırakmamışız. 2021'de Küresel Organize Suç Endeksi'nde 12'nci sırada yer aldı ülkemiz. Bu oran ile Avrupa'nın lideri olmuşuz. Öyle ki, ülkemizi mesken tutan Rus ve Sırp mafyalarının ülkeleri bile bizim gerimizde. 2023'te ise Avrupa birinciliğimiz korurken dünya sıralamasındaki yerimizi de yukarı çekmişiz. 193 ülke arasında suç istatistikleri en kötü 14'cü ülke Türkiye. Yıllara göre 'Küresel Organize Suçlar Raporunu' incelerseniz tüm detayları görebilirsiniz. Raporda dikkatimi çeken şöyle bir cümle var: "Türkiye'de çeşitli mafya gruplarının hükümet ve diğer siyasetçilerle yakın ilişki kurarak polis ve yargı karşısında koruma sağladıklarının aktarıldığı…" Bu raporlar 20 civarı suç başlığında incelenip hazırlanıyor. Ülkemizin muhatap olduğu başlıkların bazıları şöyle:
İnsan ticareti ve insan kaçakçılığı. Bunun için fuhuş mafyası var, organ mafyası var, terör mafyası var.
Başka? Silah kaçakçılığı, eroin ticareti, kokain ticareti, sentetik uyuşturucu ticareti, mali suçlar, yenilenemez kaynakların yasadışı ticareti, uyuşturucu ticareti gibi başlıklar bulunuyor.
Ortada bir başarı ben göremiyorum. Tak aksine kayıp 6 yıl olduğuna inanıyorum.
Ama bu kaybın tek sebebi Soylu değildir. Çünkü bizzat çıkıp demişti ki, "Ben bir güvenlik makalesi dahi okumadım. Cumhurbaşkanımız öyle layık gördü, bende kabul ettim."
Yarım asırlık ömrümde gördüm ki, "Yaptığı, kimsenin yanına kar kalmıyor."
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025
- Toplum önüne geçenler neden illegal yollara kayar? / 26.12.2025
- Kimin hedefindeyiz? / 25.12.2025
- Saadettin Saran, Rümeysa, Nedim Şener ve diğerleri / 24.12.2025
- Raporlar DEM’i bozdu / 22.12.2025
- Saha, söylenenleri doğrulamıyor / 21.12.2025


































































































