Reis de Fatih Tekke'nin yolunda
Trabzonspor'da Richarlison adı Fatih Tekke'den sonra Thomas Reis'in de önüne geldi... Ancak Alman teknik adam da halefi gibi birden fazla nedenden ötürü Brezilyalı golcünün üzerini çizdi
03.11.2026 13:50:00
Haber Merkezi
Trabzonspor'da hiç de gerek yokken Richarlison gündemi oluştu... Çünkü menajeri, Sambacı santrfora Tottenham'da kazandığı paranın ancak Süper Lig'den bir takım tarafından verileceğine inanıyor.

Sezon başında da Richarlison gündeme geldiğinde Fatih Tekke adeta "kellesini" ortaya koyarak bu transferi engellemişti. Her ne kadar sosyal medyadaki ortakları üzerinden Richarlison'un menajeri Trabzonspor üzerine baskı yapmaya çalışsa da Thomas Reis de Tekke gibi kesinlikle Sambacıyı istemiyor.

Reis, ön alanda yüksek yoğunluklu pres, disiplinli koşu mesafeleri ve taktiksel sadakat istiyor. Richarlison yetenekli bir santrfor olsa da bireysel hareket etmeyi seven bir yapıda.

Bu yüzden Alman teknik adam, sisteminde tek bir oyuncunun savunma ya da pres zincirini kırıp taktik planı çökertmesine izin vermeyeceğini Başkan Ertuğrul Doğan'a iletti. Brezilyalı oyuncunun son dönemdeki sakatlık geçmişi ve form istikrarsızlığı da Reis'in bir başka veto nedeni.

Reis ayrıca önüne getirilen Richarlison'la ilgili kadro planlamasının menajer oyunlarıyla değil, saha içi ihtiyaçlarla şekillenmesi gerektiğini Başkan Doğan'a anlattı.

Italiano Olaitan'ın ipini her an çekebilir
Beşiktaş taraftarları çok seviyor ancak Junior Olaitan, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun üzerinde durduğu dinamik 8 numara profilinin çok dışına çıkmaya başladı
03.11.2026 13:40:00
Haber Merkezi
Gazetemiz birkaç gündür bu konunun üzerinde duruyor... Beşiktaş'ın Ocak ayında orta sahaya yapılması düşünülen Joe Willock ile Nicolas Raskin transferlerinin Junior Olaitan'ı nasıl yedek kulübesine sürüklediğini işliyor.

Ancak önceki akşam 2-2 biten Kasımpaşa maçı gösterdi ki, teknik direktör Vincenzo Italiano'nun aklındaki 8 numara Olaitan değil.
Öyle ki, Italiano Olaitan'dan 6'ya yakın bir 8 oynamasını istiyor; ancak Beninli oyuncu bunun tam aksine 10'a yakın bir 8 gibi oynuyor. Raskin ve Willock'un tam aksine.

Italiano'nun, Olaitan'ı çıkarıp Oh'u oyuna almasını "Olaitan'ı çıkardım. Zaten bütün maç boyunca ikinci forvet gibi oynadı" diyerek açıklaması, adeta Beninli oyuncuya tepkisini de bir şekilde ortaya koydu.

Olaitan 63 dakikada sadece 36 dokunuş yaptı ve oyunun merkezinde kayboldu. Daha da çarpıcı olanı; savunma katkısı yani müdahale, blok, uzaklaştırma, pas arası ve kazanılan top istatistiklerinin tamamının sıfır (0) olmasıydı. Modern futbolda Italiano gibi dinamik, alan presine ve 8 numaradan iki yönlü katkıya dayalı bir sistem oynatan hocalar için bu kabul edilemez bir lüks.

Maçı 0 şut, 0 kilit pas ve 0.04 xA ile kapatması da bir başka sıkıntı oldu. 22/27 (%81) pas yüzdesi fena durmasa da, 7 pası ön alanda atabilmiş olması oldukça az.

3 kez top kaptırması ve 6 ikili mücadelenin sadece 2'sini kazanabilmesi, fiziksel ve taktiksel olarak 8 numara disiplininden ne kadar uzaklaştığını açıkça kanıtlıyor.

Hakan Safi Fenerbahçe için başkanlık ateşini yaktı
Fenerbahçe cayır cayır yanarken ateşin üzerine benzin döken değil, toprak atan başkan adayı olarak açıklamalar yapan Hakan Safi'nin sözlerinin alt metnini gazetemiz editörleri okudu
03.11.2026 13:30:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe yanıyor... Hem de cayır cayır. Şampiyonluk parolasıyla girilen sezonda daha Kasım ayı gelmeden lider Galatasaray'la puan farkı 9 oldu. Tam da bu ortamda, sezon başında seçimi Aziz Yıldırım'a kaybeden Hakan Safi'nin Kasımpaşa-Beşiktaş maçından sonra açıklamalar yapması dikkatlerden kaçmadı.

Her ne kadar konuşması Aziz Yıldırım'a ve yönetime destek gibi görünse de alt metinlerde çok şey anlattı:
-Yıldırım'ı hedef almak yerine meşruiyetini övdü. Rakibinin tabanının ve muhafazakâr kongre üyelerinin oyuna talip olduğunu net şekilde ortaya koydu.

-Yıldırım'a saldırmayarak rakibinin seçmenini küstürmek istemedi. Aksine "Aziz Başkan'ın mirasına sahip çıkan saygılı aday" imajı çizmeye çalıştı.

-Kamuoyuna ve kongre üyelerine "koltuk zaten sene sonu boşalıyor. O koltuğun bir sonraki sahibi de burada hazır bekliyor." mesajını vermeye çalıştı.

-"Sene sonuna saklayın" derken, muhalefetin erken harekete geçip kendisinin önünü kesmesini engellemeyi ve adaylık yarışını kendi planına çekmeyi amaçladı.

-Kaos anlarında fırsatçılık yapıp yıpratan ihtiraslı bir muhalif değil; kriz anında serinkanlı kalan, kulübün âli menfaatlerini kendi siyasi çıkarlarının önünde tutan "kurtarıcı lider" profilini inşa etmeye çalıştı. Bu hamlenin kararsız kongre üyelerinin gözünde puan toplayacağına inanıyor olmalı.

-Safi, sezon sonunda "Ben üzerime düşeni yaptım, camiayı kenetlemeye çalıştım ama yönetim bu ortamı sağlayamadı" deme hakkını kendince cebine koydu. Aynı zamanda mevcut yönetime "Sizi şu an koruyorum, sene sonunda görevi devrederken de bana köstek olmayın" mesajı da verdi.
Beşiktaş'ın 'kasım travması' tetiklendi
Beşiktaş son iki sezonda Süper Lig'e daha kasım ayında veda ediyor... Bu ay içinde 3 lig maçına çıkacak siyah-beyazlılar, aralarında Galatasaray derbisi dahil bu 3 maçtan birisinde bile takılırsa eyvah eyvah!
03.11.2026 13:02:00
Haber Merkezi
Vincenzo Italiano'nun kazanılan Kasımpaşa maçını kendi elleriyle vermesinden sonra Beşiktaş için kasım ayı hayati bir öneme büründü. Siyah-beyazlılar, üst üste 3. sezonda da kasım ayında lige havlu atmamak için özellikle ligde oynanacak Gençlerbirliği, Konyaspor (D) ve Galatasaray derbilerinden 9 puan almak zorunda.

Bu dönemde Galatasaray'ın derbiye Amed ve Samsunspor'la sahasında oynayacağını, puan kaybetmeden geleceğinin düşünüldüğü ortamda Beşiktaş için galibiyet kaçınılmaz.

Çünkü şu anda puan farkı 6. Eğer Galatasaray derbiyi İnönü'de kazanırsa ki facia olur, puan farkı 9'a çıkar. Bu da camiada Fenerbahçe'nin üzerine yapışan "umutsuzluğun" yapışmasına neden olur.

Siyah-beyazlılar bu süreçte ayrıca çarşamba günü Celtic'le İskoçya'da oynanacak UEFA Avrupa Ligi'nde 3 maç üst üste kaybeden rakibini yenip tamamen dışarı atabilir.

Belki de bu ayın en sinir bozucu maçı Batum'da oynanacak. UEFA'nın Gürcistan'a aldığı ancak seyircili oynanacak maç, siyasi gerilim yüzünden tam da Galatasaray derbisinden 3 gün önce Beşiktaş'ın sinirlerini zıplatacak bir Avrupa mücadelesine dönüşebilir.

Ali Koç başkanlığa aday olacak mı?
Fenerbahçe Eski Başkanı Ali Koç'tan umudu kesenler Aziz Yıldırım'a sarılmıştı
03.11.2026 10:13:00 / Güncelleme: 03.11.2026 11:46:19
Haber Merkezi
Fenerbahçe Eski Başkanı Ali Koç'tan umudu kesenler Aziz Yıldırım'a sarılmıştı… Şimdi de Yıldırım'dan umudu kesenler Ali Koç'a sarıldı. Ancak Koç'un şu an için erken ya da zamanında yapılacak herhangi bir seçimde aday olma niyeti yok.
Fenerbahçe'de kongre ateşi erken yandı... Galatasaray ve Göztepe hezimetlerinin ardından Hakan Safi'nin hiç vakit kaybetmeden Kasımpaşa-Beşiktaş maçına gitmesi ve aynı hızla açıklamalar yapması, Başkan Aziz Yıldırım'a "Mayıs ayından öncesine de hazırız" mesajı gibiydi.
Hakan Safi o gece seçim ateşini her ne kadar yaksa da karşısına güçlü bir aday çıkarsa şansı azalabilir. Camia şimdiden son seçime girmekten vazgeçen Mehmet Ali Aydınlar'ı ve olası bir af durumunda aday olması için Nihat Özdemir'i sıkıştırıyor.
Ancak camiada konuşulanlara göre kapısına en çok gidilen isim eski başkan Ali Koç... Sadece kendisine yakın olanlar değil, daha önce karşı çıkanlar bile "Hata etmişiz" diyecek kıvama gelmiş durumda.
Ancak Ali Koç ne "Size iyi oldu" diyor ne de "Gelip Fenerbahçe'yi kurtaracağım" modunda. Şu dönemde asıl konsantrasyonu iş hayatında.
Bu yüzden kendisine "En kötü dönemde 12 bin oy aldın. Şu anda aday olsan %70'le seçimi kazanırsın" diyenlere pek de kulak asmıyor.
Yarın ne olur bilinmez ancak Ali Koç'un Mayıs ayında ya da olası daha erken bir kongrede aday olma ihtimali %20-25 seviyesinde seyrediyor.
Fenerbahçe'nin Göztepe 11'ine Aziz Yıldırım müdahalesi
Dirk Kuyt, Göztepe maçının 11'ine Vedat Muriqi ve İsmail Yüksek'le başlamak istiyordu... Ancak maçtan 2-2.5 saat önce tesislere gelen Aziz Yıldırım, Guendouzi ve Lukaku'yu 11'e yazdı. İşte iddialar...
02.11.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe Göztepe'ye 2-1 yenildi... Lider Galatasaray ile fark 9'a yükseldi. Ligin bitmesine daha çok var, ancak daha 10 hafta tamamlandı. Slavia beraberliği, Galatasaray hezimeti ve sonunda gelen Göztepe yenilgileri sonrasında Fenerbahçe'de yukarıdan hiç ses yok.

Takım hocasız; nöbetçi Dirk Kuyt geçici (kalıcı da olabilirdi) olarak takımın başında. Çünkü takımın başına getirilmesi düşünülen hiçbir teknik adam, milli aradan önce takımı teslim almak istemiyor.

Önceki gün ise çok ilginç bir süreç yaşandığı iddiası kulislerde konuşuluyor. Bu iddiaya göre Başkan Aziz Yıldırım, Göztepe maçtan yaklaşık 2-2.5 saat önce Samandıra'ya geldi. Takım stada gitmeden önce motivasyon konuşması yaptı. Ancak motivasyon konuşmasının dozu kaçtı; "Bu maçı kazanamazsanız..." mevalinde gözdağı şeklinde bir konuşmaya döndü.

İddialara göre Kuyt'ın 11'ini de değiştirdi:
* Orta sahada Kuyt, İsmail'i düşünüyordu; Yıldırım, Guendouzi'yi 11'e koydu.
* Lukaku'nun yerinde de Vedat Muriqi yazılıydı; Yıldırım, Lukaku'da karar kıldı.
* Hatta iddiaya göre Yıldırım, "Lukaku'yu 90 dakika oynat" diye Kuyt'a emir bile verdi.

Maç içinde Kuyt'ın tamamen paralize olmasının ve 83. dakikaya kadar sadece Semedo-Mert değişikliği yapmasının arkasında da Başkan Yıldırım'ın 11'i değiştirmesi yattığı iddia ediliyor.

Ayrıca Yıldırım'ın bu çıkışı sonrasında Greenwood'un ortamı protesto ederek 11'de ve maç kadrosunda yer almak istemediği de dedikodular arasında.

İstifalar Dursun Özbek'in keyfini yerine getirdi
Galatasaray yönetimi bugün yandı... İki asbaşkan Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu aynı gün içinde istifa etti. Başkan Dursun Özbek'in istediği ne varsa oldu, bunu da Osimhen'in Borçkaspor'a transferi esprisiyle kutladı
02.11.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Aynı gün içinde Dursun Özbek iki ağır topunu birden kaybetti... Bir tanesi GSİAD aracılığıyla Galatasaray'a pek çok ekonomik girdi sağlayan Metin Öztürk, diğeri ise Başkan Özbek'in futbolu teslim ettiği Abdullah Kavukçu. Ancak camiada dolaşan iddialara göre bu durum Başkan Özbek için "körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" kadar olumlu bir gelişme.

Çünkü camiada konuşulanlara göre Başkan Özbek aslında aynı gün içinde hem "koltuğunda gözü olan" Öztürk'ten hem de kardeşi Mehmet Özbek'i getirmek istediği ancak camianın tepkisinden çekindiği için futbolun başında tuttuğu Kavukçu'dan aynı anda kurtuldu.

Öztürk-Kavukçu kavgası sonrası iki yöneticiye yakın sosyal medya hesapları ortalığı panayır yerine çevirdi. Kavukçu'nun sağ kolu gibi çalışan sosyal medya hesabı, "Abdullah Kavukçu, Metin Öztürk'ün derbide Barış Göktürk'ün yanına oturması ve elini sıkması sebebiyle tepki gösterdi ve devamında tartışma yaşandı." iddiasını hemen servis etti.

Öztürk'ün devamı olan ancak Başkan Özbek'in isteğiyle elenen İbrahim Hatipoğlu'na yakın bir başka sosyal medya hesabından ise, "Belli ki Abdullah Bey'in 'Ben bu yüzden sinirlendim' diye çevresine aktardığı bir durum var da; sen bir ay önce İbrahim Hacıosmanoğlu ile birlikte fotoğraf vermedin mi? Abdullah Bey açısından geçerli bir gerekçe değil." cevabını verdi.

Böylece her iki tarafı destekleyen hesaplar da bu kavgayı daha uzun süre sürdüreceklerini kanıtladılar.

Adeta ortalık yanarken Başkan Dursun Özbek'in Artvinlilerle bir araya gelmesi ve Osimhen'in Borçkaspor'a transferiyle ilgili yapılan espriler aslında başkanın ruh hâlini mükemmel şekilde anlatıyordu.

Galatasaray bir anda karıştı! Seçim fırtınası esiyor
Şampiyonlar Ligi'nde Lille zaferi geldi, umutlar arttı
02.11.2026 11:26:00
Haber Merkezi
Her şey tam da güllük gülistanlık denirken, yüz kızartan bir kavga sonrasında gelen Asbaşkan Metin Öztürk ve Abdullah Kavukçu'nun istifaları Galatasaray'da bir anda seçim ve sandık gündemi yarattı.

Şampiyonlar Ligi'nde Lille zaferi geldi, umutlar arttı. Fenerbahçe yenildi, aradaki fark 9 oldu ve 5. şampiyonluk yolunda güçlü bir engel kalktı. Ancak Galatasaray'a tüm bunlara rağmen rahat yok.

27 Ekim'de yapılan yönetim kurulu toplantısında ortalık savaş alanına döndü. Metin Öztürk'ün ifadesine göre annesine küfür edildi, hatta iddialara göre olay fiziki saldırıya dönüşmek üzereydi ama son anda engellendi.

Öztürk istifa etti. Küfür eden ve fiziki saldırıyı yapanın Galatasaray'da transferlerden sorumlu yönetici Abdullah Kavukçu olduğu iddiası camiada yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Bununla da kalmadı; yaşananlarla ilgili olarak Öztürk, Divan Kurulu'na bir dilekçe vererek Kavukçu'nun kulüpten ihraç edilmesini istedi. Gün içinde beklenen oldu Kavukçu'nun da istifası geldi.

Sadece bu kadar da değil; Öztürk, Dursun Özbek yönetiminin harçlarından birisi. İlk seçimde Özbek'in asbaşkanı olup birleşmeyi savunmasaydı belki de Özbek, Eşref Hamamcıoğlu'na kaybedecekti. Her dönem, Özbek'in el çekmesinden sonra Öztürk'ün birinci adam olacağına inanılıyordu; çünkü GSİAD'dan gelen ve para getiren isimlerin başında Öztürk geliyordu.
Trabzonspor yeni Oulai'sini buldu
Sezon başında Fiorentina'ya gönderilen Christ Inao Oulai'nin boşluğunu doldurmak isteyen Trabzonspor; Gervinho ve Zokora'nın da el atmasıyla Abdoulaye Doumbia için gaza bastı
31.10.2026 12:20:00
Haber Merkezi
Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, orta sahaya rakibi ısıran piranha gibi bir 6 numara istiyor... Geçen sezon Oulai'yi bulup çıkaran ve Fiorentina'ya iyi bir rakama satılıp kulübe para kazandıran scout ekibinin yeni gözdesi, İsveç ekiplerinden BK Häcken forması giyen Abdoulaye Doumbia.

Karadeniz ekibinin 18'lik oyuncu için 5 milyon euro seviyesinde bir bonservis teklifi hazırladığı, yaz aylarında bitirilemeyen transferin ocakta bitirilmesinin düşünüldüğü iddia ediliyor.

İsveç Ligi'nde bu sezon 23 karşılaşmada görev yapan genç oyuncu, bu maçların 22'sine ilk 11'de başladı. 2 gol ve 3 asistlik hücum katkısının yanı sıra yüksek ikili mücadele kazanma oranı, savunma direnci ve geriden oyun kurma becerisiyle takdir topladı.

İsveç basınındaki haberlere göre İsviçre'den FC Basel'in yanı sıra Fransız Nice, Strasbourg ve Rennes gibi kulüpler de Doumbia'yı yakın takibe aldı.

Doumbia, Fildişi Sahili'nin dünyaca ünlü akademisi ASEC Mimosas çıkışlı. Bu akademi, geçmişte Trabzonspor forması da giymiş olan Didier Zokora ve Gervinho gibi isimleri yetiştirdi. Bu iki oyuncunun, geçen sezon Oulai'nin ikna edilme sürecinde olduğu gibi Doumbia işine de el attığı belirtiliyor.
