logo
25 HAZİRAN 2026

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhuriyet de milli manevi değerler de kimsenin tekelinde değil

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, " Nasıl ki cumhuriyet kimsenin inhisarında değilse, milli ve manevi değerlerin sözcüsü ya da sahibi olmak da kimsenin hakkı ve haddi değildir." dedi.

28.10.2023 14:13:00
Anadolu Ajansı
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhuriyet de milli manevi değerler de kimsenin tekelinde değil
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Cumhuriyet de milli manevi değerler de kimsenin tekelinde değil

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet'in 100. yılına ilişkin, "Bu seneki yıl dönümü, çok özel bir yıl dönümü. Bunun için de bütün kurumlar, kuruluşlar, 100. yıl coşkusuna ortak olmak için büyük gayret sarf ediyor." dedi.

Kurtulmuş, Birinci Meclis Binası'nda gerçekleştirilen CNN Türk canlı yayınında, gündemi değerlendirdi, soruları yanıtladı.

Programın başında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 29 Ekim 1933'te Cumhuriyet'in 10. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmadan kısa bir bölüm izlendi.

Birinci Meclis'te, Cumhuriyet'in 100. yıl dönümünde neler hissettiğinin sorulması üzerine Kurtulmuş, "Büyük bir onuru yaşadığımı ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet'imizin 100. yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanı olarak Cumhuriyet'imizin ilan edildiği böyle güzel bir salonda yayın yapmak benim için de büyük bir mutluluk, büyük bir onur vesilesidir." diye konuştu.

Cumhuriyet'in büyük bir mücadele sonucunda elde edildiğini dile getiren Kurtulmuş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu süreçlerde emeği ve katkısı olanları rahmet, minnet ve saygıyla andı, kahraman şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

Kurtulmuş, 100. yıl coşkusuna vatandaşların büyük katkı sunduğunu belirterek, "Bu büyük bir onur, büyük bir kıvanç. Böyle yıl dönemleri hem geçmişi yad etmek hem de geçmişten ders çıkararak ilerisi için atacağımız adımları da çok daha sağlam bir şekilde atmak için bir yenilenme, azim ve kararlılığımızı tekrar ortaya koymak için bir fırsattır. İnşallah Türkiye Cumhuriyeti'mizin ikinci asrı, sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye'nin yüzyılı olarak dünyada anılacaktır. Nasıl ki ecdadımız şanla, şerefle çalışarak, zorlukları yenerek bugünlere geldiyse, bundan sonra Cumhuriyet'in ikinci asrında bütün yurttaşlarımızla aynı kararlılıkla devam etmemiz lazım." dedi.

Birinci Meclis Binası'nın da önemli, stratejik kararlara şahitlik ettiğini dile getiren Kurtulmuş, bu binanın, Cumhuriyet'in 100. yılının kutlamalarına da ev sahipliği yapacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, tüm vatandaşları evlerini, dükkanlarını, arabalarını Türk bayraklarıyla süsleyerek Cumhuriyet'in 100. yaşını selamlamaya davet ettiği hatırlatılarak, "Size göre coşku nasıl' Bazı değerlendirmelerde kimi siyasetçilerin, resmi kurumlar bakımından daha coşkulu bir hazırlık yapılabilir miydi, kutlanabilir miydi gibisinden görüşlerini duyuyorum. Farklı bir şey planlanabilir miydi'" şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu seneki yıl dönümü, çok özel bir yıl dönümü. Bunun için de bütün kurumlar, kuruluşlar, 100. yıl coşkusuna ortak olmak için büyük gayret sarf ediyor. Şöyle bir algının ortaya çıkarılmasını doğru bulmam. Sanki birileri çok cumhuriyetçi, bazıları az cumhuriyetçi ya da cumhuriyete uzak duruyormuş gibi bir algıyı doğru bulmam. Böyle bir algı, hele 100. yıldaki ortak sevincimize gölge düşürecek bir siyasi argümandır. Bunu şiddetle reddettiğimizi ifade etmek isterim. Yani cumhuriyet, kimsenin babasının malı değildir. Kimsenin inhisarında değildir. Yani cumhuriyet, bizim için sadece bir rejim meselesi olmamış, aynı zamanda bu yüzyıl içerisinde millet tarafından özümlenen bir hayat tarzı şekline dönmüştür. Demokratikleşme süreçleriyle, çok sesliliğiyle, hukukun üstünlüğüyle birçok meseleyle' İnsanlar dükkanına niye bayrak asıyor, niye evlerine bayrak asıyorlar' Bu kazanımı içselleştirdikleri için asıyorlar.

Eski dönemlere ait bu tartışmaları herkesin bırakmasını tavsiye ederim. Bu memlekette hiç kimse bir diğerinden daha fazla cumhuriyetçi değildir. Kimsenin de inhisarında, yani kimsenin de tekelinde değildir cumhuriyetçi olmak. Herkes cumhuriyete eşit şekilde, özgür şekilde sahip çıkıyor. Bunu da çoğaltarak bir şekilde ortaya koymamız lazım. Zaman zaman da maksadını aşan bazı sözleri kabul etmediğimi, doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Yani ben daha çok cumhuriyetçiyim, sen daha az cumhuriyetçisin tartışmasının kime ne faydası var'"

"Milli ve manevi değerlerin sözcüsü ya da sahibi olmak kimsenin hakkı ve haddi değildir"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, cumhuriyetçilik ile milletin milli manevi değerleri arasında bir tezat varmış gibi bazılarının bunun üzerinde durduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bu çok yanlıştır. Bu, eski dönemlere ait bir tortudur. 100. yıl vesilesiyle bunu da bir şekilde kenara koymamız lazım. Yani nasıl ki cumhuriyet kimsenin inhisarında değilse, milli ve manevi değerlerin sözcüsü ya da sahibi olmak da kimsenin hakkı ve haddi değildir. 85 milyonun kahir ekseriyetinin aynı ortak değerlere inandığı, aynı ortak inançlara sahip olduğu ve milletimizin kahir ekseriyetinin de cumhuriyeti bir övünç vesilesi olarak gördüğü bir ortama sahibiz. Ne dini, manevi, milli değerler üzerinden bir ayrışma ve 'Bunun sahibi biziz.' demek ne de 'Cumhuriyetin sahibi biziz, ötekiler değildir.' demek büyük bir haksızlıktır. Bu millete yapılacak en büyük kötülüktür.

İkinci mesele ise bu da zaman zaman gündeme geliyor. Sanki Osmanlı başka bir millete ait tarihti, Cumhuriyet'imizi ilan etmeden evvelki o tarih, sanki bize ait bir tarih değildi. Evet, içinde eleştirilecek tarafları olabilir, her dönemin eleştirilecek tarafı olabilir. Ama Osmanlı da Cumhuriyet de bizim milletimize, Türk milletine ait olan ortak tarihin safhalarıdır ve birbirinin devamıdır. Yönetim şekli değişmiştir. Millet aynı millettir. İnanç aynı inançtır. Memleket sevgisi aynı memleket sevgisidir."

"Tarihimizi safhalara ayırarak değerlendirmek son derece yanlıştır"

Kurtulmuş, gelişen şartlar içerisinde bir milletin, parçalanmış, dağılmış bir cihan devletinin küllerinden yeni bir Cumhuriyet'i ayağa kaldırabilmeyi başardığını ifade ederek, "Tarihimizi safhalara ayırarak, bir safhasını bize ait değil, öteki safhasına bize aitmiş gibi değerlendirmek son derece yanlıştır. Bu iki hastalıktan kurtulmamız lazım. Cumhuriyet ve inanç değerlerimiz arasında bir tezat varmış algısını oluşturmak ya da tarihimizin farklı safhalarının birbirine karşı, birbirine düşman, milletimize ait olmayan safhalarmış gibi tanıtmak yanlıştır. 100. yıl vasıtasıyla bu yanlışlardan da kurtulmamız gerektiğinin altını çizmek isterim." dedi.

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik zaman zaman kırıcı, tahkir edici, saygısızca tutumlar içine girildiğini düşünüyor musunuz'" sorusuna Kurtulmuş, "Milletimizin çok büyük bir çoğunluğu Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Cumhuriyet'in kurucu kadrolarına karşı saygı duyguları, minnet duyguları içerisindedir. Marjinal bazı şeyler olabilir ama milletimizi bağlamadığını düşünüyorum." karşılığını verdi.

 "Hiç şüphesiz 'benlik'ten 'bizlik'e doğru geçiş, Cumhuriyet'in en önemli kazanımıdır"

Cumhuriyet'in en önemli kazanımlarına da değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Hiç şüphesiz, 'benlik'ten 'bizlik'e doğru geçiş, Cumhuriyet'in en önemli kazanımıdır. Sadece bir çevrenin değil, bütün milletin sözünün, soluğunun, kararının esas alınması, milli iradenin, milli egemenliğin tesis edilmesi' Herkesin farklılıkları içerisinde görüşlerini ifade etmesi, milli kimliğin bir parçası haline gelmesi ama sonuçta da çoğunluğun kararı neyse, yani milli iradenin söylediği istikamette yönetilecek bir Türkiye'nin inşasının milletin temel beklentisi olduğuna inanıyorum. Zaten öyle olmasaydı da bu sonuca ulaşamazdık. Bizim ortak fikrimizin, en temel Cumhuriyet kazanımımızın bu olduğu kanaatindeyim."

"Memleketin hayrına olacak meselelerde ortak hareket etmeyi başaracağız"

Bir başka soru üzerine de Kurtulmuş, fikirlerin farklı farklı olmasının bir rahmet meselesi olduğunu söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:

"Sonuçta, 'Benim fikrim bu.' diye kimsenin dayatmadığı, milletin çoğunluğu neye karar verdiyse o istikamette milletin işlerinin yönetildiği bir Türkiye' Bizim on yıllar boyunca siyasetteki arzumuz budur ve bundan sonra da böyle olacak. Zaman zaman siyasi anlamda çatışma, gerilim vesaire ortamlarında da şunu söyledik. Farklı fikirlerde olacağız, biz birbirimizin düşmanı olan partiler değil, biz birbirimizin rakibi olan partileriz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Farklı fikirlerimizi belki avazımız çıktığı kadar karşılıklı olarak tartışacağız. Ama sonuçta memleketin hayrına olacak meselelerde de ortak hareket etmeyi başaracağız."

TBMM'de, milletin ortak meselelerinde bir araya gelinebildiğini ve birlikte karar alınabildiğini vurgulayan Kurtulmuş, bunun da TBMM'nin demokratik olgunluğu bakımından önemli bir gösterge olduğunu belirtti.

AA

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.