"Bugünkü Türk Milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır.
Fakat mazinin istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış adlandırmalar. Birkaç düşman aleti mürteci, beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir yapmamıştır.
Çünkü bu millet, fertleri de umum Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar.
Bugün içimizde bulunan Hıristiyan, Musevi vatandaşlar, mukadderat ve talihlerini Türk Milletine vicdani arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı gözüyle bakılmak, medeni Türk milletinin asil ahlakından beklenebilir mi?
Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep aynı cevherin damarlarıdır.
Bu damarlar, birbirini tanısın. Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelik çabalar boğulmaya mahkûmdur.
Türk milleti kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir…
Biz ne Bolşevikiz, ne de komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız.
Türkler, milliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümetidir…
Bizim milletimiz, derin bir maziye maliktir. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu...
Bu memleket tarihte Türk'tü, hâlde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.
Bugün vardığımız barışın, ebedî barış olacağına inanmak safilik olur.
Bu o kadar önemli bir gerçektir ki, ondan bir an bile gaflet, milletin hayatını tehlikeye sokar. Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe, mukabil saygıda asla kusur etmeyeceğiz…
Bu dünyadan göçerek Türk Milletine veda edeceklerin çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır:
'Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız'. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz." (Mustafa Kemal Atatürk)
Milli şairimiz ne diyor?
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
Fikr-i kavmıyyeti (ırkçılığı) şeytan mı, sokan zihninize?
Birbirinden ayrılmış bu kadar kavmi,
Aynı milliyetin altında tutan İslam'ı,
Temelinden yıkacak zelzele, kavmiyettir.
Bunu bir lahza unutmak ebedi mahrumiyettir.
Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez.
Son siyasetse bu! Hiç böyle siyaset yürümez!
Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan;
Kaldırın ayrılık sebeplerini artık aradan.
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.
Bırakın eski hükümetleri meydandakiler
Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.
İşte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti!
İşte Irak'ı da taksim ediyorlar şimdi. (Mehmet Akif Ersoy)
Prof. Dr. Haydar Baş ne demişti?
'Siyaset sahnesinde yer aldığımız tarihten bu yana 'devletle milletin, siville askerin barışmasında başka çıkar yol yoktur' dedik.
Doğru söylemedik mi? Onun için her birimize düşen vazife Yüce Milleti 'bir bilek, bir yürek' yapmaktır.
Sivili, askeri, devleti milleti, Lazını, Arabını, Kürdünü, Boşnağını, Yahudisini, Çerkezini, Keldanisini, Ermenisini, Rumunu, Yezdanisini bir bilek, bir yürek yapmaktır.
Dünya bu birlikten, bu tevhitten korkuyor ve ürküyor. İçimizden ajanlar aldılar, bedava asker yaptılar.
Bu ajanları o kadar bedava asker yaptılar ki, o kadar paraya kendilerini satacak olduklarını bilseydiniz, o ücreti onlara öderdiniz ve o tarafa göndermezdiniz!
Oyun Anadolu coğrafyasına, oyun Türk milletine, oyun Türk devletine...
Zannetmeyin ki, orduya ve devlete yapılan yanlış, devlet ve orduyla sınırlıdır. Hedef sizsiniz. Asıl hedef Türk milletidir.
Kendisini koruyan zırhı olmayan devletin ayakta durabilmesi mümkün olabilir mi? O halde bu ordu, bu devlet yok olacak ki, bu millet sürü haline gelsin. Oynanan oyun günümüze kadar bu milleti sürü yapma oyunudur. Bu oyunu bozmaya var mısınız? (15-06-2010 Yeni Mesaj)
Herkes yaptığından sorumludur. Gerisi size kalmış.
Fakat mazinin istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış adlandırmalar. Birkaç düşman aleti mürteci, beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir yapmamıştır.
Çünkü bu millet, fertleri de umum Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar.
Bugün içimizde bulunan Hıristiyan, Musevi vatandaşlar, mukadderat ve talihlerini Türk Milletine vicdani arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı gözüyle bakılmak, medeni Türk milletinin asil ahlakından beklenebilir mi?
Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep aynı cevherin damarlarıdır.
Bu damarlar, birbirini tanısın. Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelik çabalar boğulmaya mahkûmdur.
Türk milleti kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir…
Biz ne Bolşevikiz, ne de komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız.
Türkler, milliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümetidir…
Bizim milletimiz, derin bir maziye maliktir. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu...
Bu memleket tarihte Türk'tü, hâlde Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.
Bugün vardığımız barışın, ebedî barış olacağına inanmak safilik olur.
Bu o kadar önemli bir gerçektir ki, ondan bir an bile gaflet, milletin hayatını tehlikeye sokar. Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe, mukabil saygıda asla kusur etmeyeceğiz…
Bu dünyadan göçerek Türk Milletine veda edeceklerin çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır:
'Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti, siz onları tamamlayacaksınız'. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz." (Mustafa Kemal Atatürk)
Milli şairimiz ne diyor?
Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
Fikr-i kavmıyyeti (ırkçılığı) şeytan mı, sokan zihninize?
Birbirinden ayrılmış bu kadar kavmi,
Aynı milliyetin altında tutan İslam'ı,
Temelinden yıkacak zelzele, kavmiyettir.
Bunu bir lahza unutmak ebedi mahrumiyettir.
Arnavutlukla, Araplıkla bu millet yürümez.
Son siyasetse bu! Hiç böyle siyaset yürümez!
Sizi bir aile efradı yaratmış Yaradan;
Kaldırın ayrılık sebeplerini artık aradan.
Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.
Bırakın eski hükümetleri meydandakiler
Yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.
İşte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti!
İşte Irak'ı da taksim ediyorlar şimdi. (Mehmet Akif Ersoy)
Prof. Dr. Haydar Baş ne demişti?
'Siyaset sahnesinde yer aldığımız tarihten bu yana 'devletle milletin, siville askerin barışmasında başka çıkar yol yoktur' dedik.
Doğru söylemedik mi? Onun için her birimize düşen vazife Yüce Milleti 'bir bilek, bir yürek' yapmaktır.
Sivili, askeri, devleti milleti, Lazını, Arabını, Kürdünü, Boşnağını, Yahudisini, Çerkezini, Keldanisini, Ermenisini, Rumunu, Yezdanisini bir bilek, bir yürek yapmaktır.
Dünya bu birlikten, bu tevhitten korkuyor ve ürküyor. İçimizden ajanlar aldılar, bedava asker yaptılar.
Bu ajanları o kadar bedava asker yaptılar ki, o kadar paraya kendilerini satacak olduklarını bilseydiniz, o ücreti onlara öderdiniz ve o tarafa göndermezdiniz!
Oyun Anadolu coğrafyasına, oyun Türk milletine, oyun Türk devletine...
Zannetmeyin ki, orduya ve devlete yapılan yanlış, devlet ve orduyla sınırlıdır. Hedef sizsiniz. Asıl hedef Türk milletidir.
Kendisini koruyan zırhı olmayan devletin ayakta durabilmesi mümkün olabilir mi? O halde bu ordu, bu devlet yok olacak ki, bu millet sürü haline gelsin. Oynanan oyun günümüze kadar bu milleti sürü yapma oyunudur. Bu oyunu bozmaya var mısınız? (15-06-2010 Yeni Mesaj)
Herkes yaptığından sorumludur. Gerisi size kalmış.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bu savaş, ABD-İsrail ile İslam’ın savaşıdır / 27.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026
- İran’ı kınayanlar, kınanacakları günden habersiz mi? / 23.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -2- / 22.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -1- / 21.03.2026
- Müslümanlardan saklanan ayet ve hadisler / 20.03.2026
- Sayın Erdoğan ‘el ile değiştirme’ makamındadır / 19.03.2026
- ABD putu yıkılıyor / 18.03.2026
- Şehit Ali Laricani’nin, Müslümanlara mektubu / 26.03.2026
- Bilal Erdoğan ve Süleyman Soylu’ya, Cübbeli Ahmet’in cevabı / 25.03.2026
- Bahçeli’nin başlattığı Erdoğan’ın sırtlandığı süreç nereye gidiyor? / 24.03.2026
- İran’ı kınayanlar, kınanacakları günden habersiz mi? / 23.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -2- / 22.03.2026
- Savaşımız bugün başlamadı -1- / 21.03.2026
- Müslümanlardan saklanan ayet ve hadisler / 20.03.2026
- Sayın Erdoğan ‘el ile değiştirme’ makamındadır / 19.03.2026
- ABD putu yıkılıyor / 18.03.2026
























































