logo
25 HAZİRAN 2026

Tonya'nın geçmişin izlerini taşıyan yapıları ve kültürel durakları

Trabzon ilinin iç kesimlerinde, deniz seviyesinden yüksekte konumlanan Tonya ilçesi, özgün kültürü ve bozulmamış doğasıyla Karadeniz'in en karakteristik yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor

10.04.2026 00:08:00
Abdülkadir Gündoğdu
Tonya'nın geçmişin izlerini taşıyan yapıları ve kültürel durakları
Tonya'nın geçmişin izlerini taşıyan yapıları ve kültürel durakları
Trabzon ilinin iç kesimlerinde, deniz seviyesinden yüksekte konumlanan Tonya ilçesi, özgün kültürü ve bozulmamış doğasıyla Karadeniz'in en karakteristik yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor.

İlçenin köklü geçmişinden mutfak kültürüne kadar uzanan detaylı bir inceleme, Tonya'nın bölge turizmindeki yükselen değerini gözler önüne seriyor.







Trabzon ilinin iç kesimlerinde, deniz seviyesinden yüksekte konumlanan Tonya ilçesi, özgün kültürü ve bozulmamış doğasıyla Karadeniz'in en karakteristik yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor.

İlçenin köklü geçmişinden mutfak kültürüne kadar uzanan detaylı bir inceleme, Tonya'nın bölge turizmindeki yükselen değerini gözler önüne seriyor.







Kuruluş ve Tarihi Arka Plan

Tonya'nın yerleşim tarihi oldukça eskilere dayanmakla birlikte, bölgenin idari bir merkez haline gelmesi Osmanlı dönemine rastlar. 19. yüzyılın ortalarında Gümüşhane'ye bağlı bir nahiye olan Tonya, Cumhuriyet döneminin ilanıyla birlikte 1954 yılında Trabzon'un bir ilçesi statüsüne kavuşmuştur.

Bölge, tarih boyunca farklı medeniyetlerin geçiş güzergahında yer almış, ancak sarp coğrafyası sayesinde kültürel dokusunu ve yerel lehçesini günümüze kadar büyük ölçüde korumayı başarmıştır.







Tonya'nın Tarihi Mirası:

Trabzon'un yüksek kesimlerinde yer alan Tonya, sarp coğrafyası sayesinde geleneksel mimarisini ve tarihi dokusunu günümüze kadar büyük ölçüde korumayı başarmıştır. İlçenin kimliğini oluşturan başlıca tarihi yapılar ve kültürel miras alanları şunlardır:

Tarihi Camiler ve Ahşap İşçiliği

İlçedeki camiler, Karadeniz'in karakteristik ahşap oymacılığı ve taş işçiliğinin sentezini sunar:

Tonya Merkez Eski Camii: İlçe merkezinde bulunan ve bölgenin en eski ibadethanelerinden biri olan bu yapı, özellikle iç mekanındaki ahşap tavan süslemeleri ve minber işçiliği ile sanat tarihi açısından değer taşır.

Hoşimeshit Camii: Yerel mimari özelliklerini yansıtan taş duvarları ve geleneksel çatı yapısıyla dikkat çeken tarihi bir mahalle camisidir.







Köy Camileri ve Serenderler: Sayraç, Karşular ve Yakçukur gibi köylerde bulunan irili ufaklı tarihi camiler, bölge halkının geçmişteki estetik anlayışını yansıtır. Camilerin avlularında yer alan ve gıda saklamak için kullanılan asırlık ahşap serenderler, çivi kullanılmadan yapılan "geçme" tekniğiyle kültürel mirasın yaşayan örnekleridir.

Sivil Mimari ve Tarihi Evler

Tonya'nın dik yamaçlarına kondurulmuş evler, doğayla mücadelenin ve uyumun birer simgesidir:

Tarihi Tonya Konakları: Orta Mahalle ve Kaleönü gibi bölgelerde yoğunlaşan eski Tonya evleri, genellikle alt katı kesme taş, üst katı ise ahşap karkas (dizme) yöntemiyle inşa edilmiştir. Bu evlerin geniş saçakları, bölgenin bol yağışlı iklimine karşı geliştirilmiş yüzyıllık bir koruma yöntemidir.

Kaleönü (Kalınçam) Kalesi Kalıntıları: İlçenin savunma tarihine ışık tutan bu bölgede, geçmiş dönemlerden kalan sur kalıntıları ve gözetleme noktaları bulunmaktadır. Bölge, adını bu tarihi savunma yapısından almaktadır.







Köprüler ve Değirmenler

Suyun bereketiyle şekillenen Tonya ekonomisinin tarihi tanıkları:

Foldere Çayı Tarihi Taş Köprüleri: İlçe merkezinden geçen Foldere üzerinde, köyleri birbirine bağlayan ve Osmanlı döneminden izler taşıyan kemerli taş köprüler, ulaşım tarihinin önemli parçalarıdır.

Su Değirmenleri: Foldere ve yan kollarının üzerinde bulunan, mısır öğütmek için kullanılan asırlık su değirmenleri, bölgenin tarım tarihini ve yerel yaşam kültürünü temsil eder.







Kültürel Mirasın Zirvesi: Yayla Yerleşimleri

Tonya'nın sadece birer doğa harikası değil, aynı zamanda tarihi birer yaşam alanı olan yaylaları:







Kadıralak Yaylası: Sadece Mavi Yıldız çiçekleriyle değil, taş ve ahşaptan inşa edilmiş geleneksel yayla evleriyle de bir açık hava müzesi niteliğindedir.

Erikbeli Yaylası: Tarihi ipek yolu güzergahları üzerinde yer alan bu yayla, eski dönemlerden beri konaklama ve ticaret noktası olarak kullanılmıştır.

Tonya'nın bu tarihi hazineleri, bugün hem akademik araştırmalara konu olmakta hem de kültür turizmi kapsamında korunmaya çalışılmaktadır.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.