logo
24 HAZİRAN 2026

Türkiye, emperyalizmin kucağına nasıl çekildi?

21.12.2017 00:00:00
Özellikle 2. Dünya Savaşından sonra iki kutuplu bir dünya ortaya çıktı. Biri ABD eksenli emperyalist-Haçlı dünyası diğeri ise emperyalizme ve Kilisenin, halklar üzerindeki sömürüsüne karşı çıkan komünist-sosyalist dünya. Komünizmin kalesi ise Rusya idi. 
ABD ve Batı hem inançlarından gelen İslam'ı ve Müslümanları bitirme planları, hem de stratejik olarak Ortadoğu'da güçlü olmak, kaynakları ve ulaşım yollarını kontrol altında tutabilmek için o gün 'Yeşil İslam' bugün 'Dinlerarası Diyalog', 'Medeniyetler İttifakı' gibi projelerle komünizmi tehdit gösterip, Müslümanları kendi saflarına çekmiş, adeta içerden prangalamışlardı.
Tabi bu projeleri planlayanlar emperyalist-Haçlı dünyasıydı ama uygulayıcıları siyasi iktidarlar, dini kimlikleri öne çıkmış kişiler, cemaatler ve medyaydı. 
Nasılını, lanetlenmiş kavmin 20. yüzyıla damga vuran isminden dinleyelim; David Rockefeller anlatıyor:
"Mesela Türkiye'yi ele alalım. Türkler de yıllar boyu komünizme karşı savaşmıştır. 1950'lerde ülke yönetimine bizim desteğimizle Adnan Menderes gelmişti. Aslında Menderes bizimle başta gayet güzel bir diyalog kurmuştu. 
Bizden seçimde aldığı destek karşılığında, Marshall yardımı adı altında devamlı borç alıyor ve ülkesinde yatırımlar yaparak sanayi yapısını geliştiriyordu. Fakat o kadar plansız ve programsız harcama yapıyordu ki ödeme günleri geldiğinde bizden, borç ödemek için tekrar tekrar borç istemeye başladı. 
Biz de kendisinden ülkesini yabancı sermayeye açmasını ve bizim şirketlerimize özel imtiyazlar tanımasını, diğer bir deyişle Osmanlı İmparatorluğu'na dayatılan kapitülasyonlar benzeri şeyler talep ettik Menderes bize bunu hiçbir zaman kabul etmeyeceğini söyledi ve bizden uzaklaşmaya başladı. 
Ülke insanı ilk defa asfalt yollarla tanışıyor, fabrikalar arka arkaya dikiliyordu. Ülkenin çoğunluğu Müslüman olduğu için ülkenin her yerine camiler yaptırıyordu. Menderes bu şartlarda iktidardaki yerini uzunca bir süre için, sağlamlaştırdığını sanıyordu. 
Bir darbe ile bu işe bir son verildi ve sonunun öyle bitmesini istemediğimiz halde, çalışma arkadaşlarıyla beraber idam edildi. Sadece Celal Bayar kurtuldu, çünkü bir masondu ve yakın arkadaşı Papa Roncalli ya da diğer adıyla 23. John, Vatikan'ın baskısıyla onu idamdan kurtardı?" (Yüzyılın itirafları başlığıyla internette arattığınızda kaynaklara ulaşabilirsiniz.)
Maalesef Rockefeller doğru söylüyor. Menderes iktidarının son yıllarında kadim dost, dediği ABD'den 300 milyon dolar borç istemiş ve ABD reddetmişti. Bu sefer Menderes, İngilizlerin kapısını çalmak için kalkıp İngiltere'ye gitti.
Uçağı düşürüldü. Kendisi ve birkaç arkadaşı hayatta kaldı. Gerçeği gören Menderes, Rusya ile iş birliği yapmaya karar verdi. Yanılmıyorsam 7 Haziran 1960'da Rusya'ya gidecekti. Nisan ayında Cemal Gürsel ve kuvvet komutanlarını ABD davet etti. Gittiler. Yaklaşık on gün kalmışlardı ABD'de. Geldiklerinde görevleri belliydi ve malum tarihe o kara sayfayı yazdırdılar. 
Günümüz aynasına bir bakalım. AKP'nin 16 yıllık iktidarında son bir yıla kadar ABD'nin her istediği bu ülkede gerçekleşti mi? Gerçekleşti. 
Türk ekonomisi ve bankacılık sisteminin dörtte üçü yabancı kontrolünde mi? Kontrolünde. Devletin ve milletin borçları yıllık bütçenin neredeyse iki katı. Borcu borçlanarak ödüyor muyuz? Evet. 
İktidara bunca yıldır ne yaptınız sorusuna verilen ilk cevap ne? Yol yaptık, köprü yaptık, stat yaptık.
Son bir yıldır ABD, Türkiye'yi çizdi mi? Çizdi. Sayın Erdoğan da, ABD'yi çizdi mi? Çizdi. Peki, Sayın Erdoğan, kime yaklaştı? Rusya'ya. Başka soru ve cevabım yok. 
Bir de şunu ifade edeyim; Rıdvan Dilmen bir kuyuya taş attı. Milliyetçi ve dinci geçinenler fırsat bu fırsat deyip başladılar kuyuyu taşlamaya. Hele AKP Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ'ın şu açıklaması bir milletvekilinin Türkiye'nin geldiği noktayı nasıl okuyamadığının fotoğrafıdır.
Selçuk Özdağ şöyle diyor: "Evet, Sayın Recep Tayyip Erdoğan, her türlü emperyalizme karşı. Amerikan emperyalizmine de karşı, Çin emperyalizmine de karşı, Rusya emperyalizmine de karşı. Ama Deniz Gezmiş sadece ve sadece Amerikan emperyalizmine karşıydı. Rusya ve Çin'e de hoş geldin diyordu."
Devlet Bahçeli'ye ise cevabı David Rockefeller versin. (yarın)
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.