logo
02 NİSAN 2026

Türkiye'de 13 milyon civarında kedi ve köpek, 200'ün üzerinde bulaşıcı hastalık var

Aksaray Veteriner Hekimler Odası Başkanı Önder Yıldız, Türkiye'de yaklaşık 13 milyon kedi ve köpek bulunduğunu ve bu hayvanlardan insanlara bulaşan 200'ün üzerinde bulaşıcı hastalık olduğunu belirterek, "Tarım ve Orman Bakanlığının geçen yıl yürürlüğe aldığı yönetmelikle birlikte ülke genelinde milyonlarca hayvan çiplenerek kontrol altına alınırken, bu sayede hem hayvan popülasyonu hem de toplum sağlığı kontrol altına alınıyor" dedi.

22.01.2023 11:21:00
Türkiye'de 13 milyon civarında kedi ve köpek, 200'ün üzerinde bulaşıcı hastalık var
Türkiye'de 13 milyon civarında kedi ve köpek, 200'ün üzerinde bulaşıcı hastalık var
Aksaray Veteriner Hekimler Odası Başkanı Önder Yıldız, Türkiye'de yaklaşık 13 milyon kedi ve köpek bulunduğunu ve bu hayvanlardan insanlara bulaşan 200'ün üzerinde bulaşıcı hastalık olduğunu belirterek, "Tarım ve Orman Bakanlığının geçen yıl yürürlüğe aldığı yönetmelikle birlikte ülke genelinde milyonlarca hayvan çiplenerek kontrol altına alınırken, bu sayede hem hayvan popülasyonu hem de toplum sağlığı kontrol altına alınıyor" dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığının geçen yıl yürürlüğe koyduğu ve 31 Aralık 2022 tarihinde son bulan evcil ve sokak hayvanlarına çip takma uygulaması son günün geçmesine rağmen halen devam ediyor. Kedi ve köpekten oluşan Türkiye'deki yaklaşık 13 milyon hayvanın çiplenerek kontrol altına alınması, Aksaray'da da halen devam ediyor. 4-5 bin civarında kedi ve köpeğin bulunduğu Aksaray'da birçok hayvan çiplenerek kontrol altına alınırken, veteriner hekimler çipleme işleminin toplum sağlığı açısından da çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

'Kedi ve köpeklerden insanlara geçen 200'ün üzerinde bulaşıcı hastalık var'
Hayvanlardan insanlara bulaşan 200'ün üzerinde hastalık bulunduğuna dikkat çeken Aksaray Veteriner Hekimler Odası Başkanı Önder Yıldız, çip takma sistemini ve özelliklerini anlattı. Uygulamanın özellikle hayvan popülasyonunu ve toplum sağlığını kontrol altına almak amaçlı yapıldığına dikkat çeken Veteriner Hekim Önder Yıldız, 'Türkiye'de olduğu gibi Aksaray'da da kedi, köpek ve gelinciklerin kimliklendirilmesi, kayıt altına alınması için çip dediğimiz uygulamayı yapıyoruz. Bu uygulamanın esas amacı hayvanların resmi olarak kimliklendirilmesi. Kimliklendirirken tabi bu hayvanlığa yapılmış olan bir kuduz aşısı, gençlik aşısı, parazit uygulamaları ya da hayvanın geçmişinde bir hastalık vardır, onların kayıt altına alınıp takip edilmesini sağlamaktır. Bunlarla ilgili hayvanları kimliklendirmek ve kayıt altına almak için bakanlığımız bir uygulama geliştirdi. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin çoğunda bu uygulama yapılıyor. Biz de hem hayvan sayımızı belirlemek hem hayvan popülasyonunu belirlemek ve hem de hayvanları kontrol altına alabilmek için böyle bir uygulamaya gittik. Bunun bir amacı da şudur. Hayvanlardan insanlara geçebilen korkunç sayıda hastalıklar vardır. Toplum sağlığını etkileyen 200'ün üzerinde bulaşıcı hastalık vardır. Bunların kontrol altına alınmasını sağlamak için ve hayvanlardan insanlara geçebilecek, toplum sağlığını bozacak hastalıkları yok edebilmek için böyle bir uygulamaya gidildi. Bu uygulamayla ilgili olarak bilgisayardan GPS ile girdiğimizde hayvana daha önce uygulanan tedaviler, hayvanın diğer sorunları, hastalık taşıyıp taşımadığı, toplum sağlığını etkileyip etkilemediğini görmekteyiz. Buda bizim için son derece önemli. Bir diğer amacı ise hırsızlıklar noktasında ciddi sıkıntılar yaşamaktayız. Köpeğimiz kedimiz kaybolduğunda ya da çalındığında GPS ile bunulur. Çipin özel bir aleti var bizde onlarla okutup hayvanın nerede olduğunu kimde olduğunu kayıt altına alabiliyoruz ki buda son derece önemli. Yine çipi ilimizde veteriner hekimleri odamız aracılığıyla takıyoruz. Bakanlığımız 12. ayın 31'ine kadar çip takma müsaadesinde bulunmuştu. Biz çip takma işini yetiştirebildiğimiz kadarını yaparak kayıt altına aldık yetiştiremediğimizi de beyan almak koşuluyla yapıyoruz' dedi.

'Türkiye'de 13 milyon civarında kedi ve köpek var'
Hayvan popülasyonunun çok hızlı ilerlediğine dikkat çeken Başkan Önder Yıldız, 'Burada en büyük sıkıntımız şu. Hayvan popülasyonumuz gerçekten çok fazla. Türkiye'de yaklaşık kedi ve köpek sayımız 13 milyon civarında. Bu hayvanların bir anda kayıt altına alınması ve kontrol edilmesi biraz güç görünüyor. Onun için bunu biraz zamana yayarak uygulamayı yapmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde de Aksaray'daki tüm veteriner hekimlerimiz ile birlikte çip uygulamamızı yapacağız. Çip çok basit bir alet, küçük bir enjektör ve içerisinde bir mikro partikül var. Onu hayvanın kaburgalarının arasına enjekte ediyoruz ve orada bir ömür boyu kalıyor. Okuyucuları ile birlikte uydudan veya elimizdeki çip okuyuculardan bunu çok kolay okuyabiliyoruz. Hayvana hiç zarar vermiyor, sağlık açısından hiçbir sorun yok. Vatandaşlarımızın da çipleri taktırmasını istiyoruz, çünkü bizim toplum sağlığımız çok daha önemli. Hayvanlarımızın sağlığını düşünürken toplum sağlığımızı da düşünmek zorundayız' şeklinde konuştu.

'Hayvanları kısırlaştırmamız gerekiyor'
Kedi ve köpeklerin gebelik süresine değinen ve üremenin çok ciddi anlamda hızla ilerlediğine dikkat çeken Başkan Yıldız, 'Kedi ve köpeklerde gebelik süresi yaklaşık 55-60 gün. Bunlar insanlardaki gibi bir veya iki yavrudan ziyade çok fazla yavru veriyorlar. 6 ile 11 civarında yavruluyorlar. 55 gün 2 aylık kısa bir süre. Bu süreçte 9-10 tane yavru yapıyorlar. Dolayısı ile o yavruları kontrol etmek ve rehabilitasyonunu sağlamak çok zor. Onun yerine yapabileceğimiz şu var, hayvanları kısırlaştırmamız gerekiyor. Ancak bu yöntemle kontrolünü sağlayabiliriz. Dünyada ve gelişmiş ülkelerde de bunu yapıyorlar. Önümüzdeki dönemde de biz bunu yapacağız. Aksaray'da da yaklaşık 4 bin 5 bin civarında hayvanımız var. Ancak popülasyon artı ya da eksi yönde hızla ilerliyor. Bizim için önemli olan hayvan sayısı değil hayvanların kısırlaştırılarak kontrol altına alınması, toplum sağlığını etkileyecek sorunlardan kurtarılması, parazitlerle mücadele edilmesi ve hayvanların aşılarını yaparak toplum sağlığını olumsuz etkileyecek faktörlerden kurtarabilmek. Böylelikle de hayvan refahını sağlayabilmek' diye konuştu.İHA

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti

Sarıyer'de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti

01.04.2026 06:18:00 / Güncelleme: 01.04.2026 06:25:30
İHA
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi'ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu sefer de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi.



AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi.



Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi'ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi.



"Herhangi bir rapor yok"



Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi

Mersin'in en önemli yaylaları arasında yer alan Fındıkpınarı'ndaki yoğun yağış sonrası meydana gelen heyelandaki hasarın boyutu havadan görüntülenirken, 25'i ağır hasarlı yaklaşık 100 hanenin zarar gördüğü bölgedeki hasar tespit çalışmalarının sürdüğü bildirildi

31.03.2026 12:44:00 / Güncelleme: 31.03.2026 12:48:09
İHA
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Mersin'deki heyelan bölgesi havadan görüntülendi
Merkez Mezitli ilçesine bağlı Fındıkpınarı Mahallesi'nde Fetilli mevkiinde yaklaşık 56 bin metrekarelik alanda meydana gelen heyelanda 100'e yakın hane zarar görürken, 25 hanenin ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Bölgeye giden Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer incelemelerde bulunurken, Mersin Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.



Bölgede vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Tuncer, geçmiş olsun dileklerini ileterek mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli tüm adımların atıldığını ifade etti. Evlerinde kalamayan vatandaşlar için geçici barınma çözümlerine yönelik çalışmaların da başlatıldığı öğrenildi. Kış mevsimi nedeniyle bölgede nüfusun az olması ise muhtemel bir can kaybının yaşanmamasında etkili oldu.



"Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız"

Heyelan bölgesinde açıklamalarda bulunan Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, süreci yakından takip ettiklerini vurgulayarak, "Yoğun yağışların ardından Fındıkpınarı Mahallemizde ciddi bir heyelan meydana geldi. İlk andan itibaren ekiplerimizle birlikte sahadayız. İlgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Önceliğimiz vatandaşlarımızın can güvenliği. Hasar gören hanelerle ilgili gerekli tespitler yapılıyor, barınma sorunu yaşayan hemşehrilerimiz için de hızlıca çözüm üretiyoruz. Çok şükür ki herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Yer hareketliliği devam ettiği için süreci dikkatle takip ediyoruz. Tüm imkanlarımızla vatandaşlarımızın yanındayız" dedi.



Yetkililer, bölgedeki risk durumuna göre yeni tedbirlerin alınabileceğini belirtirken, vatandaşların resmî uyarıları dikkate almaları istendi.

İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü

İstanbul Valiliği, Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren kent genelinde etkili olan sağanak yağışta metrekareye ortalama 97 kilogram yağış düştüğünü, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ise 670 ihbarın geldiğini bildirdi

31.03.2026 12:32:00
İHA
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan hava tahmin raporları çerçevesinde İstanbul için sağanak yağış uyarısı yapıldığı hatırlatıldı.

Yağışlı havanın, uyarılara paralel olarak Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren etkili olduğu belirtilen açıklamada, "İstanbul genelinde 29.03.2026 Cumartesi Günü öğle saatlerinden, 31.03.2026 Salı Günü sabah saatlerine kadar il genelinde etkili olmuştur. Yağışlar, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Bu süre zarfında İstanbul'un farklı bölgelerinde metrekareye ortalama 97.8 kg yağış düştüğü tespit edilmiştir" denildi.

Açıklamada, Valilik koordinasyonunda devam eden çalışmalar kapsamında AFAD, İBB, İlçe Belediyeleri toplam 6 bin 903 personel, 2 bin 505 araç, iş makinası ve 824 ekipman ile sahadan gelen ihbarlara en kısa sürede müdahale edilerek vatandaşların mağduriyetini en alt seviyede tutmaya çalışıldığı kaydedildi.

112 Acil Çağrı Merkezine toplam 670 ihbarın geldiğinin bildirildiği açıklamada 375 su baskını, 18 toprak kayması, 2 mahsur kalma, 26 ağaç devrilmesi, 16 duvar çökmesinin yaşandığı belirtildi.

İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 13'üncü duruşması başladı

 

31.03.2026 11:53:00 / Güncelleme: 31.03.2026 13:42:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 55 şüpheli, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

 

31.03.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alındı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, söz konusu soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 31 Mart 2026'da aralarında suç örgütü lideri konumunda bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesinin eski Başkanı Turgay Erdem'in de (tutuklu) bulunduğu 59 şüpheliye yönelik olarak Bursa merkezli toplam 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 55 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı, şüphelilere ait 51 ikamet, 23 adet şirket/iş yeri ve 1 adet vakıf adresi ile şüphelilerin kullanımında olan araçlarında arama ve el koyma işlemlerinin yanı sıra firari 4 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında bilgi verileceği hususu, kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Eşi, kızı ve 2 kardeşinin yanı sıra çok sayıda iş insanı gözaltında

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 55 kişi arasında Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanı ve rüşvet verdiği iddia edilen çok sayıda iş insanı da yer aldı.

Soruşturma kapsamında firari iş insanları A.A, N.A, Ş.G. ve T.K'nin de ikamet ve iş yerlerinde aramaların yapıldığı, şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. 

Sapanca Gölü kurtuluyor


 
 
Sakarya'da son günlerde etkili olan sağanakla Sapanca Gölü'nün su seviyesi 4 günde 18 santimetre artış gösterdi.

31.03.2026 01:00:00
AA
Sapanca Gölü kurtuluyor
Sapanca Gölü kurtuluyor

Marmara Bölgesi'nin en önemli su kaynaklarından olan, Sakarya ve Kocaeli'nin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan göldeki su seviyesi, kentte etkili olan yağışlar ve alternatif su kaynaklarıyla beslenmesi sonucu arttı. Su seviyesi 26 Mart'ta 29.08 metre olan göl, 4 günde etkisini gösteren sağanakla 18 santimetre artış göstererek 29.26 metre olarak ölçüldü.

Sakarya Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekiplerince, sağanak öncesi hazırlık süreci gerçekleştirildiği ve yağış esnasında suların göle kayıpsız aktarılmasının sağlandığı vurgulandı. Bu çerçevede, kentte yağmur nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklara karşı çalışma yürütüldüğü bildirildi. Çalışmalar neticesinde yağmur sularının gölü besleyen kaynaklara eksiksiz şekilde iletilmesiyle Sapanca Gölü'nde 1 günde 4 milyon metreküplük artış yaşandığı kaydedildi.

Halı saha maçları can almaya devam ediyor!


Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi.

31.03.2026 00:13:00
MURAT ÇORBACI
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!
Halı saha maçları can almaya devam ediyor!

Siirt'te halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirdi. Bahçelievler Mahallesi Turan Beyazıt Caddesi'nde halı sahada arkadaşlarıyla maç yapan Nurettin Çiçek (33), aniden fenalaştı.

Arkadaşlarının haber vermesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Kalp krizi geçirdiği belirlenen Çiçek, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Çiçek'in cenazesi otopsi için hastane morguna alındı.

Üç gün önce de Kahramanmaraş'ta yaşanmıştı

Kahramanmaraş'ın merkez Onikişubat ilçesinde 27 Mart'ta halı sahada futbol oynadığı sırada fenalaşan kişi yaşamını yitirmişti.  Boğaziçi Mahallesi'ndeki halı sahada arkadaşlarıyla futbol oynarken kalecilik yapan Selahittin Atlı (48), topun kendisine çarpmasının ardından fenalaşarak yere yığıldı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Atlı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Atlı, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


Neden yaşanıyor?

Halı saha maçları, özellikle idmansız kişilerde ani kalp durması, kalp krizi ve ciddi kas/eklem sakatlıkları (bağ kopması, kırık) açısından yüksek risk taşır. Sağlık için maç öncesi ısınma, doğru beslenme, düzenli sağlık kontrolü ve aşırı zorlamadan kaçınma hayati önem taşır; göğüs ağrısı veya nefes darlığında maç hemen bırakılmalı...

Halı saha maçlarında sağlık riskleri ve önemler

Kalp sağlığı: Ani kalp durmaları, özellikle 35-40 yaş üstü ve sedanter (hareketsiz) yaşam süren erkeklerde yüksek risk oluşturur.

Sakatlık riski: Sert zeminler diz, bilek ve kas sakatlıklarına davetiye çıkarır; uygun ayakkabı ve dizlik kullanımı önerilir.

Isınma ve dinlenme: Maç öncesi esneme hareketleri yapılmalı ve arka arkaya iki gün halı saha maçına gidilmemelidir.

Beslenme: Maçtan 3-4 saat önce ağır ve yağlı yemeklerden kaçınılmalı, sindirimi kolay besinler tüketilmelidir.

İdmanlı olmak: İdmansız ve özgüvenli yapılan maçlar, kalp krizi riskini artırır ve iş gücü kaybına neden olabilir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.