Türkiye'nin ilk aşı enstitüsünde yerli aşı çalışmaları başarıyla sürüyor
Türkiye'nin ilk aşı enstitüsü olan Hacettepe Üniversitesi Aşı Enstitüsü, Kovid-19'un yeni varyantlarına kolayca uyarlanabilme özelliğine sahip "sentetik peptit" temelli aşıda klinik öncesi çalışmaları tamamlama aşamasına geldi.





Türkiye'nin ilk aşı enstitüsü olan merkezde, yerli aşıların geliştirilmesinden üretimine uzanan tüm aşamalar 5 ayrı ünitede yürütülüyor.
Dünya standartlarında cihazların kullanıldığı enstitü, aşı üretiminde görev alacak bilim insanlarının yetiştirilmesi konusunda da okul görevini üstleniyor.
Aşı teknolojisi yüksek lisans ve doktora programına öğrenci alımı başlayacak
ABD, İsviçre, Fransa gibi ülkelerde örnekleri bulunan enstitüde, aşı çalışmalarıyla ilgili bir yüksek lisans programının devam ettiğini belirten Aydın, "Aşı teknolojisi yüksek lisans ve doktora programıyla ilgili hazırlıklarımız da tamamlandı. Büyük ihtimalle ocak ayı itibarıyla öğrenci alımına başlayacağız. Aşı üretimiyle ilgili hem sektörün ihtiyacı olan deneysel çalışmaların planlanması hem de ihtiyaç duyulan insan kaynağının yetiştirilmesi üzerine çalışmalar yapacağız." dedi.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu gibi paydaşlarla enstitünün ortak çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Aydın, ilerleyen dönemde aşı üretimiyle ilgili çok başarılı işlerin ortaya çıkacağına inandığını vurguladı.
"Sentetik peptit aşıda klinik öncesi çalışmalar tamamlanmak üzere"
İlk olarak Wuhan varyantı üzerinden ilerleyen aşının hayvan deneylerinden olumlu sonuçlar alındığını belirten Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi aynı çalışmayı, diğer varyantları da içerecek bir hale dönüştürüyoruz. Yani aşının Delta, Omicron'un BA.4, BA.5 varyantlarına karşı etkinliğini değerlendiriyoruz. Şu an bu varyantlara yönelik geliştirdiğimiz formülasyonların deney hayvanları üzerinde çalışmaları sürüyor, klinik öncesi çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Yakın zamanda klinik aşamaya geçmeyi umut ediyoruz. Şu ana kadar elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu, formülasyonlarımızda kontrol grubuna göre 3 katı civarında antikor oluşumu sağladık."
















































































