‘Türkiye’yi ‘büyüyorsunuz’ diyerek bölmek istiyorlar’
Saltık, "Erdoğan'a deniyor ki ‘Irak'ın kuzeyinde kurulan Barzanistan, Kürt federe bölgesi federasyon biçimine dönüştürülmüş. Irak bir federe devlete dönüştürüldü sana bağlansın dolayısıyla Musul ve Kerkük yönetimi de sana geçsin. Bu birinci adım, Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyinde de kurulacak olan Kürdistan bölgesi özerk ya da federe bölge, YPG'nin güvenliğinde senin himayende, senin koruman altında birleşsin Irak'taki ile ve 3 Türkiye Kürdistan'ı da kurularak ileride bu üçü birleşsin. Bunlar bir halk oylaması, bir plebisit yapsınlar ve Birleşmiş Milletler sözleşmesindeki kendi yazgısını, kendi belirleme haklarını kullanarak yapacakları plebisitte desinler ki; ‘Biz üç Kürdistan birleşiyoruz. Türkiye Kürdistan'ı, Suriye ve Irak Kürdistan'ı birleşiyoruz. Büyük ve özgür Kürdistanı kuruyoruz’ diye deklare etsinler ve Türkiye'den de o Türkiye Kürdistanı bölgeleri Türkiye'den kopartılsın" dedi.
14.11.2024 12:54:00
Bülent Tapıcı
Bülent Tapıcı





Prof. Dr. Ahmet Saltık Türkiye'yi bölme planları üzerine açıklamalarda bulundu.
Saltık şu dikkat çekici değerlendirmeleri yaptı;
"Erdoğan'a deniyor ki 'Irak'ın kuzeyinde kurulan Barzanistan, Kürt federe bölgesi federasyon biçimine dönüştürülmüş. Irak bir federe devlete dönüştürüldü sana bağlansın dolayısıyla Musul ve Kerkük yönetimi de sana geçsin. Bu birinci adım, Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyinde de kurulacak olan Kürdistan bölgesi özerk ya da federe bölge, YPG'nin güvenliğinde senin himayende, senin koruman altında birleşsin Irak'taki ile ve 3 Türkiye Kürdistan'ı da kurularak ileride bu üçü birleşsin. Bunlar bir halk oylaması, bir plebisit yapsınlar ve Birleşmiş Milletler sözleşmesindeki kendi yazgısını, kendi belirleme haklarını kullanarak yapacakları plebisitte desinler ki; 'Biz üç Kürdistan birleşiyoruz. Türkiye Kürdistan'ı, Suriye ve Irak Kürdistan'ı birleşiyoruz. Büyük ve özgür Kürdistanı kuruyoruz' diye deklare etsinler ve Türkiye'den de o Türkiye Kürdistanı bölgeleri Türkiye'den kopartılsın.
Başlangıçta şu yapılacak Erdoğan için; 'Bak büyük kahraman Atatürk'ün yapamadığını yaptı, Misak-ı Milli sınırlarını büyüttü, Musul'u Türkiye'ye kattı, Suriye'nin kuzeyi de aynı şekilde Türkiye'nin yönetimine girdi. Burada kurulan Kürt kardeşlerimizin, yurttaşlarımızın ya da yurttaş olmayan Irak, Suriye yurttaşlarının kurduğu devletler bize bağlandı. Biz büyüdük, sınırlarımız büyüdü. Ortadoğu'da oyuncuyuz, söz sahibiyiz' diyecekler. Ondan sonraki adım da Türkiye Kürdistan'ı ve Türkiye'nin parçalanması olacak. İşte halkın önüne kurulan büyük tuzak bu.
Bahçeli ve Erdoğan apaçık şunu yapmak istiyorlar; Erdoğan'ın yeniden başkan olması, ölünceye dek başkanlıkta kalması ve bu süreçte Türkiye'nin başkalaştırılarak yozlaştırılması, Ortadoğu'da giderek postmodern sömürge kılınması ve nihayet parçalanması sonucunda bu süreç için Batı Erdoğan'ı kışkırtıyor, tahrik ediyor, gıdıklıyor deyim yerindeyse kullanıyor. O da iktidarda kalmak uğruna Türkiye'nin ülkesiyle ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atmayı gözünü kırpmadan uyguluyor.
Bahçeli'nin yaptıkları da ne yazık ki bu politikaya bir maşa, bir alet olmaktan öte değil. Adı Milliyetçi Hareket Partisi olan bir partinin genel başkanının böylesine bir öngörüden, vizyondan yoksun olması kabul edilemez. Nereye varılmak istendiği biliniyor. O zaman Bahçeli'nin ve partisinin gerçekte bir Milliyetçi Hareket Partisi bir Türk milliyetçisi parti çizgisinde olup olmadığı da kocaman bir masal haline geliyor.
CHP'yi de Kürt sorunu ve DEM üzerinden bölmek gibi bir hedefleri de var. DEM'i Edirne, İmralı ve Kandil üzerinden bölmek gibi ikinci bir kaldıraç kullanıyorlar. CHP ile DEM'i de yan yana göstererek, aynı cephede göstererek CHP'yi hedef almak ve karıştırmak ve nihayet Türkiye'nin gerçek gündemini ekonomik, siyasal, sosyal sorunları, yoksulluğu örtbas etmek yapay gündem yaratmak gibi bir politikaları var. Ana muhalefet partisinin bütün bunların ayırdında olması gerekli."
Saltık şu dikkat çekici değerlendirmeleri yaptı;
"Erdoğan'a deniyor ki 'Irak'ın kuzeyinde kurulan Barzanistan, Kürt federe bölgesi federasyon biçimine dönüştürülmüş. Irak bir federe devlete dönüştürüldü sana bağlansın dolayısıyla Musul ve Kerkük yönetimi de sana geçsin. Bu birinci adım, Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyinde de kurulacak olan Kürdistan bölgesi özerk ya da federe bölge, YPG'nin güvenliğinde senin himayende, senin koruman altında birleşsin Irak'taki ile ve 3 Türkiye Kürdistan'ı da kurularak ileride bu üçü birleşsin. Bunlar bir halk oylaması, bir plebisit yapsınlar ve Birleşmiş Milletler sözleşmesindeki kendi yazgısını, kendi belirleme haklarını kullanarak yapacakları plebisitte desinler ki; 'Biz üç Kürdistan birleşiyoruz. Türkiye Kürdistan'ı, Suriye ve Irak Kürdistan'ı birleşiyoruz. Büyük ve özgür Kürdistanı kuruyoruz' diye deklare etsinler ve Türkiye'den de o Türkiye Kürdistanı bölgeleri Türkiye'den kopartılsın.
Başlangıçta şu yapılacak Erdoğan için; 'Bak büyük kahraman Atatürk'ün yapamadığını yaptı, Misak-ı Milli sınırlarını büyüttü, Musul'u Türkiye'ye kattı, Suriye'nin kuzeyi de aynı şekilde Türkiye'nin yönetimine girdi. Burada kurulan Kürt kardeşlerimizin, yurttaşlarımızın ya da yurttaş olmayan Irak, Suriye yurttaşlarının kurduğu devletler bize bağlandı. Biz büyüdük, sınırlarımız büyüdü. Ortadoğu'da oyuncuyuz, söz sahibiyiz' diyecekler. Ondan sonraki adım da Türkiye Kürdistan'ı ve Türkiye'nin parçalanması olacak. İşte halkın önüne kurulan büyük tuzak bu.
Bahçeli ve Erdoğan apaçık şunu yapmak istiyorlar; Erdoğan'ın yeniden başkan olması, ölünceye dek başkanlıkta kalması ve bu süreçte Türkiye'nin başkalaştırılarak yozlaştırılması, Ortadoğu'da giderek postmodern sömürge kılınması ve nihayet parçalanması sonucunda bu süreç için Batı Erdoğan'ı kışkırtıyor, tahrik ediyor, gıdıklıyor deyim yerindeyse kullanıyor. O da iktidarda kalmak uğruna Türkiye'nin ülkesiyle ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atmayı gözünü kırpmadan uyguluyor.
Bahçeli'nin yaptıkları da ne yazık ki bu politikaya bir maşa, bir alet olmaktan öte değil. Adı Milliyetçi Hareket Partisi olan bir partinin genel başkanının böylesine bir öngörüden, vizyondan yoksun olması kabul edilemez. Nereye varılmak istendiği biliniyor. O zaman Bahçeli'nin ve partisinin gerçekte bir Milliyetçi Hareket Partisi bir Türk milliyetçisi parti çizgisinde olup olmadığı da kocaman bir masal haline geliyor.
CHP'yi de Kürt sorunu ve DEM üzerinden bölmek gibi bir hedefleri de var. DEM'i Edirne, İmralı ve Kandil üzerinden bölmek gibi ikinci bir kaldıraç kullanıyorlar. CHP ile DEM'i de yan yana göstererek, aynı cephede göstererek CHP'yi hedef almak ve karıştırmak ve nihayet Türkiye'nin gerçek gündemini ekonomik, siyasal, sosyal sorunları, yoksulluğu örtbas etmek yapay gündem yaratmak gibi bir politikaları var. Ana muhalefet partisinin bütün bunların ayırdında olması gerekli."














































































