HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 15 AĞUSTOS 2022, PAZARTESİ

Tuzak

02.07.2014 00:00:00
Türk halkının şuur altına o derecede girilmiş ki, sonuçta tam manası ile yabancı hayranlığının esiri haline getirilmiştir. AB aşkı bunun bir göstergesi değil midir?

AB'nin kapısındaki dilenciliğimiz ne kadar gurur verici değil mi? Bana ülkede aklı başında kaç tane siyasi parti gösterebilirsiniz ki, ABD ve AB peşinde olmasın. Kaç tane aydın gösterebilirsiniz ki, yabancı dile dil uzatsın. Yıllardır alnına damgalanan, bir lisan bir insan tekerlemesini kendine hedef almasın. Bunun, halkımıza devletimizin zorla kabul ettirmesi, yani her türlü ilerlemede lisanı gerek şart olarak belirlenmesinin izahını ve mantığını anlamaktan aciz kalan insanımız, kendisine yapılmış ve yapılmakta olan bu hakarete ve daha çok işkenceye, ömür boyu katlanmak mecburiyetinde bırakılmıştır. 

Öncelikle lisan devletlerarası ilişkilerde kullanılacak bir gerekli vasıtadır. Bu nedenle bürokratların lisan öğrenmesi gerekmez tercümanlık diye bir müessese veya bir meslek vardır. Bu nedenle lisanın inceliklerini bilenlerce yürütülür ki, milletlerarası ilişkilerde bir yanlışlık olmasın. Hiç bir devlet adamı yabancı lisan peşinde olmamalıdır. Zaten oldular da ne oldu. Yarım yamalak lisanları ile ülkeyi tamamen sattılar. 

Bir Cumhur Başkanının veya bir dışişleri bakanının, hele başbakanın ana dili dışında temas kurması kendi ülkesini aşağılamaktan başka bir şey değildir. Bu nedenle tarih boyu müzakerelerde bir sıfır yenik başlanmıştır. Karşıya güven vermiştir. Aksini söylemek mümkün olamaz. 

Düşünsenize bir devletin üst bürokratı Türkçe konuşmaya çalışıyor. Ne hissedersiniz. Elbet çok değişik duygular olabilir. Hele gittiği üçüncü ülkelerde yabancı dili konuşmakla, o dili konuşmayanlara verilecek mesajı düşünsenize, en azından "benim dilini konuştuğum ülke önemlidir, sizin de bunu yapmanız iyi olur" manasındadır. "Ben onlarla iş birliğindeyim, siz de dikkatli olun, onları önemseyin demektir" en azından. 

Reklam değil midir? Siyasetin ne olduğunu herhalde herkes az çok bilecektir. Çin yerinde, İngiliz yerinde her şey devam ediyor. Ama 16 Türk devletinin gelip geçtiği topraklarda izi bile kalmadı. Şu anda bizi idare edenler ne yazık hiç tarihten ders almadı. On yedincinin de sonu ortada; toprakları gitti, madenler peşkeşe, hem de peş peşe bir iki nabız yoklandı milletten ses yok. 

Petrolümüz yok dediler, suyumuz yok dediler, olacak tepkileri yok ettiler, tamamını yok ettiler. Nerede ise evlerdeki tuvaletlere kadar özelleştirdiler, hizmet olacak dediler. Olan oldu. Millet rezil oldu. İşinden oldu. Ne para kaldı, (kutular hariç) ne ahlak kaldı, ne adalet. Son durum felaket! Zararın neresinden dönülse kardır. Elbet döne bilene. Nasihat çok önemlidir. Anlayabilene. Ben söylemeye mecburum. Sizde düşünmeye. Neyse başa dönelim. Basit bir hesap yapıp sizi uyaralım. İleride de sorunu tam çözelim. Birkaç gün lütfen düşünün.

Hesapta sadece öğrencileri göz önüne alalım. Aslında yetmiş beş milyonu bunlardan ayrı düşünmek ne yazık ki mümkün değil. Hesaba sizler bilahare devam ederseniz yanlış olamaz. 

2013 yılı durumuna göre, ülkemizde On altı milyon öğrenci mevcut. Okullarda haftada 4 saat yabancı dil okutulmaktadır. Bir haftada Altmış dört milyon saat yabancı dil okutulmaktadır. Sadece sınırdaki kaybı düşünüyoruz. Bunun yan çalışmalarının hesabını, hocaların hesabını, yurt içi yurt dışı kursların hesabını, evde harcanan çalışma saatlerinin hesabını? sizler ilave edin. 

Ayda 64.000.000 x 4 = 256.000.000 saat demektir. Dokuz ay eğitim süresi olduğunda, 256.000.000 x 9 = 2.304.000.000 saat yani yazı ile (iki milyar 304 milyon saat) her bir öğrenciye yabancı dili öğrenmesi için masraf edilmektedir.

Sadece zaman kaybının ülkeye verdiği zararı düşündüğümüzde, Eminim ki felaketin ve kurulan tuzağın büyüklüğünü görmemek başlı başına vatana ihanetin gaflet boyutudur. Neyin eğitimi, neyin kalkınması neyin masrafı, karşılığı nedir ne kazanacağız, akıl sıra ilim mi elde edeceğiz? Yabancı dil bizi ALLAH'a (c.c) mı yaklaştıracak? Yoksa başka gaye için mi kullanılacak? 

Sorular çok hem de sonu yok. Hiç bir verim de yok yes, no, viy mıy demeyi öğrenmek için bu ne lüks. Olaylar malum. Bir zamanlar Hindistan, İngiliz sömürgesi iken Hint çocuklarına LOGARİTMA cetveli ezberletiliyor ve bunun müsabakaları sürekli yapılıyor ve ödüller verilerek halkın meşgul edilmesi hedefleniyor ve başka durumları düşünme yolları azaltılıyordu. Bir nevi iş sahası olmuş açlıktan kurtulma, her düşüncenin yerini almıştır. 

Ülkelerin kalkınmasının durdurulması, ilim olarak geri kalmalarını sağlamanın yolları, onları saçma sapan bilgilerle meşgul etmektir. Aksi halde ilim artınca teknolojik kalkınma ve devletin gücü artacaktır. Aynı zamanı değerli bir ilme harcamak o ülkeyi kâinat devleti yapacak kaynaktır. Lisandan avantaj elde edenler derhal itiraz edeceklerdir. Çünkü Hintliler gibi emek vermişlerdir. Kariyer yapanların sorunları ve çektikleri onlarca malumdur. Biz çektik başkaları da çeksin diye düşünen asla doğru yolda olamaz. Kaybettikleri kıymetli vakitleri ilim yapmakta kullanabilselerdi elbette ülkeye büyük katkılar sağlamış olacaklardı. Çözümü bir önceki yazımda kısaca ima etmiştim. Gelecekte daha detaylı yazacağım.

Bu vatan bizimdir, sahip çıkmak görevimizdir.
 
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bu kaçıncı gaf / 25.12.2017
- Hepimiz hazırız sıra sizde / 22.12.2017
- Alışmış kudurmuştan beterdir / 16.12.2017
- Sayın Cumhurbaşkanım / 05.12.2017
- Akil adamların önü açılsın / 26.11.2017
- Seçim barajı / 23.11.2017
- Kul hakkı / 21.11.2017
- Medeniyetler ittifakı / 19.11.2017
- Düşün ey Türk milleti / 14.11.2017
- Arabanın yerlisi / 07.11.2017
- Atam izindeyiz / 31.10.2017
- Artık herkes BTP'li / 21.01.2017
- Baştakilere birkaç soru / 13.01.2017
- İntihar / 06.01.2017
- Bir musibet / 04.01.2017
- Anlamak mümkün değil / 18.12.2016
- Kargaşa / 05.12.2016
- Her şey vatan için / 30.11.2016
- Annan, senin anan mı! / 27.11.2016
- Vatanım / 17.11.2016
- Hamallık / 11.11.2016
- Korkunun ecele faydası yoktur / 30.09.2016
- Tarihten ders alamayanlar / 25.09.2016
- Tek çare / 01.07.2016
- Harikalar diyarı / 26.06.2016
- Yeter / 26.05.2016
- İnan anamıyorum / 08.05.2016
- İki bin yirmi üçe ne kaldı / 21.04.2016
- Hala neyi bekliyoruz? / 17.04.2016
- Kara para senyoraj / 02.04.2016
- Biz dostuz / 31.03.2016
- İhanet / 26.03.2016
- Aldatan aldatana / 11.03.2016
- Müzelik hayat / 06.02.2016
- Bir varmış bir yokmuş / 27.01.2016
- Hedef / 24.11.2015
- Kimin umurunda! / 22.11.2015
- Dünya cennetine hasret gidecekler / 29.10.2015
- Anlatabildim mi? / 19.10.2015
- İşler duyuna kaldı / 16.10.2015
- Sayılı günler / 15.10.2015
- Eyvah / 13.10.2015
- Gerçekler / 11.10.2015
- Fiyasko / 30.07.2015
- Alay / 20.07.2015
- Meclis'teki trafik (2) / 30.06.2015
- Meclisteki trafik (1) / 29.06.2015
- Tantana ve borç yan yana / 18.06.2015
- Pes doğrusu / 11.06.2015
- Yalancının mumu / 30.05.2015
- Panik -2- / 21.05.2015
- Panik 1 / 20.05.2015
- Uyuyan dev / 09.05.2015
- Felaket / 30.04.2015
- Büyük hata / 22.04.2015
- Hesap zamanı / 17.04.2015
- Kemirgenler / 04.04.2015
- Yalanın doğrusu doğrunun yalanı / 22.03.2015
- Durmaz geçer zaman / 17.03.2015
- Ülkem / 09.03.2015
- Gümm / 28.02.2015
- Büyük darbe (2) / 25.02.2015
- Büyük darbe (1) / 24.02.2015
- Bitikler / 14.02.2015
- Mağdurlar / 08.02.2015
- Bağımsızlık / 29.01.2015
- Açılım mı? Hee... / 28.01.2015
- Dam üstünde saksağan / 09.01.2015
- Terazi / 05.01.2015
- Neyi bekliyoruz / 01.01.2015
- Zül / 19.12.2014
- Ümit / 14.12.2014
- Hedefe doğru / 09.12.2014
- Asla olamaz / 05.12.2014
- Taşlar yerine oturdu / 19.11.2014
- Ülkenin gururu / 10.11.2014
- Görev / 07.11.2014
- Şu hale bakın / 03.11.2014
- Atasözleri / 22.10.2014
- Durum vahim / 16.10.2014
- Son durak / 11.10.2014
- Emir erleri / 02.10.2014
- Kader / 27.09.2014
- Bir koy... / 21.09.2014
- Kilit cümle / 15.09.2014
- Pes birader / 11.09.2014
- Acı gerçek / 26.07.2014
- Tek çözüm / 06.07.2014
- Tuzak / 02.07.2014
- Hamallık / 25.06.2014
- Bilim ve teknolojide MEM / 18.06.2014
- Dinlenmezse Ata sözü sonuç haktır / 03.06.2014
- Bu nasıl ülke? / 01.06.2014
- Olmasaydı kömür nasıl geçerdi ömür / 26.05.2014
- Kapasite / 22.05.2014
- Bu ne iştir / 12.05.2014
- 1 Mayıs / 01.05.2014
- İbret / 26.04.2014
- Kayıplar aranıyor / 20.04.2014
- Halka hizmet / 28.03.2014
- Dikkat / 23.03.2014
- Uyuturlar / 12.03.2014
- Sahtekarlık / 08.03.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.03.2014
- Terör açılımı / 18.02.2014
- Nerede çokluk orada yokluk / 16.02.2014
- Başlıksız / 12.02.2014
- Kapris / 09.02.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.02.2014
- Entegrasyon / 07.02.2014
- Her şey ortada / 06.02.2014
- Çok acil / 02.02.2014
- Ne dersiniz? / 29.01.2014
- İster inan, ister inanma / 26.01.2014
- İnanma / 21.01.2014
- Tokat / 16.01.2014
- Büyük darbe / 10.01.2014
- Gizlenenler / 03.01.2014
- Vatan-millet-Sakarya / 29.12.2013
- İnsaf, hak, hukuk, vicdan... / 14.12.2013
- Ortası yok / 10.12.2013
- Sahipsiz kalamaz / 07.12.2013
- Pes doğrusu / 22.11.2013
- Bu ne rezalet! / 10.11.2013
- Sonuç / 07.11.2013
- Daha bitmedi / 30.10.2013
- Yemin / 26.10.2013
- Atam izindeyiz / 19.10.2013
- Andımız / 13.10.2013
- Tarih böylesini yazmadı / 07.10.2013
- İmkansız / 02.10.2013
- Hiç mi haysiyet kalmadı? / 28.09.2013
- Tencere dibin kara / 26.09.2013
- Gökkubbede boş bir seda / 22.09.2013
- Bunların derdi ne? / 21.09.2013
- Hak, inadı sevmez / 19.09.2013
- İsrail takkesi / 12.09.2013
- Bu kaçıncı koalisyon / 09.09.2013
- Bilen ya da anlayan var mı? / 30.08.2013
- İşin aslı / 22.08.2013
- Ya hep ya hiç / 03.08.2013
- Sevsinler demokrasiyi / 23.07.2013
- Yanlış duymadınız / 15.07.2013
- Yalan / 12.07.2013
- Suçlu ayağa kalk / 05.07.2013
- Büyük sınav / 01.07.2013
- Yalan dünya / 30.06.2013
- Neden ve sonuç / 15.06.2013
- Problem ve çözüm / 12.06.2013
- Kahramanlar / 05.06.2013
- Vazife / 03.06.2013
- İş çığırından çıktı / 07.05.2013
- Bu nasıl mantık! / 17.04.2013
- Kefen / 05.04.2013
- Tarlada petrol / 04.04.2013
- Ortaya çıkan gerçekler / 21.03.2013
- Korku / 18.03.2013
- Yol çatımı / 03.03.2013
- Bedel / 27.02.2013
- Dur yolcu / 21.02.2013
- Sallanan temel / 15.02.2013
- Kahramanlar / 28.01.2013
- Muhalefet / 25.01.2013
- Maşallah, maşallah / 16.01.2013
- İstediğin çözüm olsun / 11.12.2012
- Gençlere nasihat / 05.12.2012
- İntihar / 30.11.2012
- Başımıza geleceklere hazır mısınız? / 19.11.2012
- Dikkat! / 10.11.2012
- Yapışın yakasına tarihin / 30.10.2012
- Çılgınlık (2) / 17.10.2012
- Çılgınlık / 16.10.2012
- Misyoner (2) / 27.09.2012
- Misyoner / 26.09.2012
- Kimse kimseyi uyutmasın / 26.02.2012
- Devrim / 18.02.2012
- İşin özü / 07.02.2012
- Bu kadarı fazla / 30.01.2012
- Var mı duyan? / 05.01.2012
- Sıfır aşkı / 29.12.2011
- YORUM SİZİN / 21.12.2011
- And içtiniz bir kere / 12.12.2011
- Kendini aldatma / 04.12.2011
- Hazır mısınız? / 01.12.2011
- Hakikatler / 27.11.2011
- Pes doğrusu / 19.04.2011
- Ufukta görüneni görmek gerek / 02.04.2011
- Demokratik davranış / 26.03.2011
- Hedef / 02.03.2011
- Allah rızası için bir kere.. / 23.02.2011
- Gaflet, dalalet, sonuç rezalet / 26.01.2011
- Biat ve inat / 31.12.2010
- Uçak dağa düşende / 07.07.2010
- Nutkumuz tutulmuştu / 01.07.2010
- İşte bu kadar / 27.06.2010
- Ayinesi iştir kişinin / 22.06.2010
- Acaba ne zaman / 21.06.2010
- Acaba ne zaman? / 17.06.2010
- Allah aşkına / 08.06.2010
- Görmezler Duymazlar Aymazlar / 28.05.2010
- Çocuk aklı demeyin / 23.04.2010
- Misyonun sonu / 06.04.2010
- Sıfır sorun / 02.04.2010
- Kırmızı değil kara / 23.03.2010
- Kara sevda / 23.02.2010
- Gaflet uykusu / 09.02.2010
- Şaşmamak imkansız / 29.12.2009
- Bu günleri de mi görecektik / 22.12.2009
- Kimi Kandırıyorsunuz? / 14.12.2009
- Delikanlı adın ne? / 12.06.2009
- Beterin en beteri / 02.06.2009
- Diplomatik şantaj / 06.03.2009
- Diplomatik şantaj - I / 27.02.2009
- Aklımıza ne oldu / 22.02.2009
- Pes doğrusu! / 25.01.2009
- Kim demiş! / 10.01.2009
- Bu saçmalığa bir son gerekir / 01.01.2009
- Gaflet sonucu ihanet / 19.12.2008
- Buna ne dersiniz' / 14.12.2008
- Her zaman olduğu gibi / 26.11.2008
- Öncelikle şunu idrak edelim / 13.11.2008
- İhanet / 05.11.2008
- Hatırlatma / 28.02.2008
- Laiklik - Layıklık (2) / 12.01.2008
- Laiklik - Layıklık - 1 / 11.01.2008
- Başka türlü olamaz / 19.12.2007
- Gözdağı / 12.12.2007
- Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlamaz / 06.12.2007
- BİLMECE / 04.12.2007
- Yalanın anası yalandır / 27.11.2007
- Demokrasinin demosu / 09.06.2007
- Artık oylar bölünmesin / 03.06.2007
- Her şey planlı programlı / 01.05.2007
- Bak şu tesadüfe / 22.04.2007
- Bu nasıl iştir / 18.04.2007
- Uyanış / 29.03.2007
- Dikkat! / 25.03.2007
- Her biri bir kere / 15.03.2007
- İşin aslı / 11.03.2007
- Açıklık / 04.03.2007
- Mağduriyet / 03.03.2007
- Sonuç / 18.02.2007
- Yazıklar olsun / 13.02.2007
- Bereden nereye / 05.02.2007
- Esas cinayete dikkat / 04.02.2007
- Elimizdeki koz / 29.01.2007
- Acı gerçek / 24.01.2007
- Durum çok vahim / 19.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Hayırdır inşallah / 11.01.2007
- Bu kadarına pes doğrusu / 06.01.2007
- Akıntıya kürek çekmek 2 / 29.12.2006
- Akıntıya kürek çekmek / 28.12.2006
- Şu garib Dünya / 01.08.2006
- Sıra sende TPAO: Hazır mısın? / 20.07.2006
- Dost acı söyler / 15.04.2006
- Sorun bütünlüğümüz / 07.04.2006
- Size aydın demek, aydına haksızlıktır / 03.04.2006
- Dost zorda belli olur / 04.03.2006
- Hakikatler / 15.02.2006
- Bana sen diyemezsin / 10.02.2006
- Oduncu / 08.11.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.07.2013, 02.07.2012, 02.07.2011, 02.07.2010, 02.07.2009, 02.07.2008, 02.07.2007, 02.07.2006, 02.07.2005, 02.07.2004, 02.07.2003, 02.07.2002, 02.07.2001, 02.07.2000, 02.07.1999, 02.07.1998, 02.07.1997, 02.07.1996, 02.07.1995


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.