HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 AĞUSTOS 2021, PERŞEMBE

Ülkemizdeki açlığın resmi itirafını yazıyorum

12.06.2021 00:00:00
'Ülkemizdeki açlığın resmi itirafını yazıyorum' seslendirme dosyası:

Düne kadar iktidarın ekonomi politikaları eleştirildiğinde, 'bizden önce buzdolabı yoktu, otobüs yoktu, yol yoktu hatta tuvalet yoktu' iddiasında bile bulunmuşlardı.

Zenginliğin ölçüsünü kişi başına düşen milli gelir, sokakları dolduran arabalar, konut satışları, tatilleri göstererek, 'hani millet açtı' diyerek eleştirileri savarlardı.

Bu örnekler artık gerçeği örtmediği için yeni söylem ve örnekler geliştirildi. Yeni ölçümüz, 'midesine kuru ekmek giriyorsa aç değildir'. Başka? İntiharın sebebi yoksulluk olsaydı ülkenin yarısı intihar ederdi.

Diğer taraftan Sayın Erdoğan'ın, "aç olarak dolaşanları, buyurun siz de doyuruverin" çıkışı aslında 19 yılın sonunda gelinen noktanın itirafıdır.

Tarihler 2002'yi gösteriyordu ve Sayın Erdoğan; "Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa, pazarlardan atık topluyorsa, meydanlar 'açız' diye bağırıyorsa, ev kirasını elektriği suyu ödeyemiyorsa, %25'i açlık sınırının %50'si yoksulluk sınırının altındaysa ülkeyi bu hale mevcut hükümet getirmiştir" diyordu. 

Çok haklıydı!

Bugün vatandaşlar çöplerden rızık topluyor.

Meydanlarda insanlar ya açız, diye bağırıyor ya da intihar ediyor.

Kirasını ödeyemeyen, elektriği, doğalgazı borcundan ötürü kapanan insan sayısı 500 binlerde.

Milletimizin % 40'ı açlık sınırının altında, % 60'ı fakirlik sınırının altında.

Ülkeyi bu hale kim getirdi?

Ülkede para yok, para sıkıntısı var, dersem ne dersiniz? Diyeceksiniz ki, kafeler, restoranlar, tatil beldeleri, AVM'ler dolu. Bu nasıl yokluk?  

İşte bu ülkede açlık var mı, yok mu sorununun cevabı, bu sorunun cevabıyla aynıdır.

Evet, bu ülkede para olsaydı Dışişleri Bakanımız; "Turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız" demezdi.

Evet, bu ülkede para olsaydı Turizm Bakanlığı, tarihe damga vurmuş bu milleti; "Siz eğlenin, ben aşı oldum" sloganı ile turizm çalışanlarının 'aşılıyım' baskılı maske takacağına dair görüntüler içeren turizm tanıtım videosunu yayınlamazdı.

Evet, bu ülkede para olsaydı hükümet, vatandaşına IBAN vermezdi.

Evet, bu ülkede para olsaydı 128 milyar dolar nerede, şehit ailelerine toplanan paralar neden verilmedi gibi sorular sorulmazdı. 

Evet, bu ülkede para olsaydı Trump o aşağılık cümleyi kuramazdı.

Evet, bu ülkede para olsaydı düşük ve orta gelirli 120 ülke arasında Türkiye, en çok dış borcu olan 6. ülke olmazdı.

Evet, bu ülkede para olsaydı devletimiz her yıl ortalama 50 milyar dolar borç faizi ödemek zorunda kalmazdı.

Evet, bu ülkede para olsaydı 19 yıl sonra her Cuma bir cami açılış, bir gaz müjdesi verilmezdi.

Örnekleri çoğaltabiliriz. 'Para yok' tabirinin mahiyetini şimdi anladınız mı?

Açlık, konusu da böyle! Bu ülkede açlık var mı yok mu?

Eğer kuru ekmeği ölçü alıyorsanız kesinlikle açlık yoktur. Ama kanunlarda yazan açlık tarifini ölçü alıyorsanız ülkenin yarısına yakını açtır. 

4 kişilik bir ailenin zorunlu olarak harcaması gereken (yani hayatta kalması)  gereken gıda miktarın minimum değerinin hesaplanmasına açlık ve yoksulluk sınırı, deniliyor.

TÜRK-İŞ araştırmasının Nisan 2021 ayı sonucuna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 767 TL.  

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9 bin 013 TL. Bekâr bir çalışanın 'yaşama maliyeti' ise aylık 3 bin 336 TL oldu. 

Resmi olarak bu ülkede açlık olduğunu ispatladık. Bir de fiili duruma bakalım!  

Son 20 yılda ülkemizi terk eden kişi sayısı 900 binleri aşmış durumda.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2018 yılında Türkiye'de 3 bin 161 kişi hayatına son verdi.

2019 yılında 3 bin 406 kişi intihara bağlı olarak yaşamına son verdi. Yıllık ortalama intihar sayıları 3 binlerin üzerinde.

İntihar vakalarında 182 ülke arasında 112. sıradayız.

Resmi olarak 4 milyon 236 bin kişi olarak açıklanan gerçekte ise 10 milyona dayanan işsizler ordumuz var. En çok üniversite diplomalı işsiz bizde.

İcra dairelerindeki dosya sayısı 22.5 milyon. 1 Ocak-26 Mart 2021 tarihleri arasında icra ve iflas dairelerine 1 milyon 928 bin 390 yeni dosya daha eklendi.

Hem dün ifade edilen örnekler üzerinden, hem de resmi kurumların rakamlarından ülkenin açlık pençesinde olduğu ortadadır.

Çözüm var mı? Kapitalist, serbest piyasa ve yabancı sermaye kafası ile çözüm yoktur. BTP Lideri Hüseyin Baş'ın dediği gibi, "Sistem yanlış, sistemin değişmesi lazım. Artık Milli Ekonomi Modelini uygulamak bir zorunluluktur."

 
Akın Aydın / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.