logo
25 HAZİRAN 2026

Ülkü Ocakları başkanının telefonundan çıkan yazışmalar Sinan Ateş dosyasına girdi: 'Ekibi kurduk kafasına sıkacaklar'

Sinan Ateş cinayetinde tetikçiyi kaçırma iddiasıyla da suçlanan Tolgahan Demirbaş'ın telefonundan kurtarılan veriler, bilirkişi raporuyla soruşturma dosyasına girdi. Bilirkişi raporunda görseller eşliğinde değerlendirmesi yapılan telefon verileri, Ateş cinayeti öncesindeki çarpıcı yazışmaları ve aylar önce planlandığı anlaşılan suikastten önceki haberleşmeleri ortaya koyuyor.

29.12.2023 11:19:00 / Güncelleme: 29.12.2023 16:38:21
T24
Ülkü Ocakları başkanının telefonundan çıkan yazışmalar Sinan Ateş dosyasına girdi: 'Ekibi kurduk kafasına sıkacaklar'
Ülkü Ocakları başkanının telefonundan çıkan yazışmalar Sinan Ateş dosyasına girdi: 'Ekibi kurduk kafasına sıkacaklar'
Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş'in Ankara'da 30 Aralık'ta öldürülmesinin üzerinden tam bir yıl geçti. T24, Ateş'in öldürülmesine ilişkin olarak bir yıldır devam eden soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporuna ulaştı.

Cinayetin arkasındaki organizasyon konusunda önemli bilgiler içeren raporda, cinayetten sonra tetikçi Eray Özyağcı'yı kaçırdığı iddia edilen Tolgahan Demirbaş'ın temizlediği cep telefonundan özel bir program sayesinde kurtarılan veriler yer aldı.

22 kişi tutuklandı

Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş, 30 Aralık 2022'de, Ankara'nın en merkezi yerlerinden Çukurambar'da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Üzerinden tam bir yıl geçen cinayete ilişkin olarak soruşturma kapsamında bugüne kadar aralarında tetikçi Eray Özyağcı, silahlı eylemi organize eden Doğukan Çep, eski Ülkü Ocakları yöneticileri Tolgahan Demirbaş, Emre Yüksel ve avukat Serdar Öktem ile 3 polisin de aralarında bulunduğu 22 kişi tutuklandı.

Veriler kurtarıldı, yazışmalar çıktı

Soruşturma sürerken, savcılık, şüphelilerin cep telefonlarını bilirkişiye gönderdi. Bilirkişinin hazırladığı rapor, dosyaya girdi. T24'ün ulaştığı raporda, özellikle eski MHP Milletvekili Olcay Kılavuz'un Ankara'da kullandığı evde yakalandığı ortaya çıkan Tolgahan Demirbaş'a ait yazışmalar dikkati çekti. Demirbaş'ın sildiği, ancak özel bir program sayesinde verileri kurtarılan telefondan, Ateş suikastının aylar önce planlandığını ortaya koyan bilgiler çıktı.

"Ateş'in ipini çekmişler"

Bilirkişi raporunda, Demirbaş'ın yazışmaları yer aldı. Yazışmalar, Ateş'in öldürülmesinden yaklaşık 9 ay öncesinden başlanarak takibe alındığını gösteriyor. Buna göre Demirbaş, soruşturmanın emniyet ayağında aktif görev yaptığı ortaya çıkan ve 19 Ekim'de gözaltına alınarak tutuklanan Cinayet Büro Komiseri M.E.A.'ya 10 Mart 2022'de, Ateş'in öldürülmesinden 9 ay önce, "Amirim bizim GB (Genel Başkan) istedi de, 0505 …. telefon numarası, adres lazım bize sana zahmet olmazsa" diyerek Ateş'in telefon numarasını gönderiyor. Komiser M.E.A ise "Reis" diye hitap ettiği Demirbaş'a, "Reis önceki GB'ye çıkıyor bu numara" yanıtını veriyor. Demirbaş'ın cevabı ise, "Aynen reis, onun ipini çekmişler" oluyor. Sonrasında ise M.E.A, "Birazdan arıyorum reis" yanıtını veriyor.

Bilirkişi raporunda, bu yazışmadan yaklaşık 1,5 saat sonra Demirbaş'ın telefonunun "notlar" bölümüne Ateş'in adresini kaydettiğine dikkat çekilerek, "M.E.A'nın sistemden Ateş'in adresini sorguladıktan sonra Demirbaş'ı arayarak adresi verdiği değerlendirilmektedir. Ayrıca M.E.A ile Demirbaş arasında Sinan Ateş'in öldürülmesi olayından 1 gün önce 5 kez görüşme yaptıkları tespit edilmiştir" ifadeleri yer alıyor.






Komiser, Demirbaş'a "Reisim" diye hitap ediyor

Tolgahan Demirbaş, 14 Nisan 2022'de yaptığı yazışmada da, komiser M.E.A.'dan, cinayetin gerçekleştiği esnada Ateş'in ofisine gitmek üzere olduğu yakın arkadaşı ve avukatı Ali Yücel'e ait araç plakasının sorgulanmasını rica ediyor. M.E.A. da sistemden sorgulama yaparak Yücel'e ait adres ve telefon bilgilerini "Reisim" diye hitap ettiği Demirbaş'a veriyor.

"İstanbul'daki adreste bulamadılar mı?"

Demirbaş, Ateş hakkındaki bilgileri yalnızca Komiser M.E.A.'dan istemiyor. Rapora göre, aynı dönemde eski MİT mensubu olduğu iddia edilen Çağlar Zorlu'dan da benzer taleplerde bulunan Demirbaş, 2022 Mart ve Nisan aylarında Ateş'in cep telefonu sinyal bilgilerinden anlık konumunu bularak göndermesini talep ediyor. Zorlu da Demirbaş'a, Ateş'in cep telefonunun son kez sinyal aldığı baz bilgisine ait adresi gönderiyor. Ateş'in, İstanbul Ataşehir'de olduğuna dair anlık konum bilgisini ileten Çağlar Zorlu, birkaç gün sonra Demirbaş'a "İstanbul'daki adreste bulamadılar mı?" sorusunu yöneltirken, Demirbaş da "Olumsuz abi, yer uygun değildi" yanıtını veriyor. Bilirkişi raporunda bu konuşma için, "Ateş'e bu tarihte İstanbul ilinde eylem yapılacağı, ancak yerin uygun olmadığı anlaşılmaktadır" değerlendirmesi yapılıyor.







"Araştırmalarım devam ediyor, arz ederim"

Demirbaş'ın yazışmalarında en dikkat çekici boyutlardan biri de, Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ile gerçekleşen konuşmalar. Eski MİT mensubu olduğu iddia edilen Çağlar Zorlu'dan gelen bilgileri Tolgahan Demirbaş, Yıldırım'a "Araştırmalarım devam ediyor efendim, az önce böyle bilgi aldım, arz ederim" diyerek iletiyor. Bir başka yazışmada Yıldırım, Demirbaş'a, Sinan Ateş'in Türkiye'ye giriş yapıp yapmadığını soruyor. "Hemen baktırıyorum" diyen Demirbaş, bir gün sonra "Türkiye'ye dönmüş şu an ülkede" yanıtını veriyor.

"Ekibi kurduk, kafasına sıkacaklar"

Tolgahan Demirbaş'ın, Ateş hakkında bilgi aldığı kişilerden biri de S.Y. isimli kişi. Demirbaş, 7 Nisan 2022'de S.Y.'den, Sinan Ateş'in eşinin kimlik numarasının da bulunduğu bilgileri içeren bir ekran görüntüsü atarak adres istiyor. S.Y. de bir gün sonra, bir tanıdığı vasıtasıyla ulaştığı düşünülen Ayşe Ateş'e ait Ankara Yenimahalle'deki ev adresini, "Abi telefon numarası aktifmiş" diyerek Demirbaş'a gönderiyor. S.Y., dört gün sonra Demirbaş'a bu kez "numara ve adresten bir şey çıkıp çıkmadığını" soruyor, ardından da "Abi aramızda kalsın da Muhabbet Başkan Şakir ile konuşmuş. Ekibi kurduk kafasına sıkacaklar demiş" ifadelerini kullanıyor. Demirbaş da S.Y.'ye "Biz de merakla bekliyoruz" yanıtını veriyor.






Ateş'in evini gözetlemişler

S.Y.'nin Ayşe Ateş'in adresini Tolgahan Demirbaş'a göndermesinden birkaç saat sonra, Demirbaş'a B.K. isimli kişiden bazı video ve fotoğraflar gönderiliyor. Verileri kurtarılan telefondan elde edilen bu fotoğraf ve videolarda, Kılıç'ın, Ateş'in Yenimahalle'deki evinin bulunduğu siteye giderek, buradan Demirbaş'a video ve fotoğraf gönderdiği anlaşılıyor. Kılıç'ın sosyal medya hesaplarındaki profilinde ise "Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı" olduğu yazılı.

Demirbaş'tan Ünel sorusu: "Ortak var mı bir şey?"

B.K. ile Tolgahan Demirbaş arasındaki bir başka yazışmada ise eski Mersin Ülkü Ocakları Başkanı Çağrı Ünel'e yönelik bıçaklı saldırıya ilişkin görüşmeler yer alıyor. Buna göre Demirbaş, Ünel'e saldırının gerçekleştirildiği gün B.K.'ya "Ortak var mı bir şey" diye soruyor. Birkaç saat cevap alamayan Demirbaş, bu kez "Kardeş niye yazmıyorsun anlamadım ki" yazıyor. B.K. ise bunun üzerine, "Çocuk öldü, Kadirli ocaktan, Çağrı Ünel vurdu öldü" yazıyor. Demirbaş da, "Hay a… Ne olacak şimdi" diye soruyor.

Tanık Ünel saldırıya uğradı

Ünel, Ateş cinayetinden yaklaşık 9 ay önce 15 Mart 2022 tarihinde Ülkü Ocakları mensubu 4 kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırı sırasında Ünel de silahıyla karşılık verdi. Ünel'in silahından çıkan kurşun, Ülkü Ocakları mensubu Emrullah Kaplan'a isabet etti. Kaplan, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Başlatılan soruşturma kapsamında Ünel tutuklandı. Daha sonra Ünel ve saldırıya karışanlar hakkında dava açıldı. Mahkeme, Ünel'in ateş etmesini meşru müdafaadan saymazken, yargılama sonucunda Ünel 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ünel, Ateş soruşturması kapsamında tanık sıfatıyla da ifade vermişti.

"Yıldırım gibi çakacağız"

Ünel'in saldırıya uğradığı günün akşamında B.K., Demirbaş'a, sosyal medyada E.G. isimli bir kişi tarafından paylaşılan, "Kılıçlar çekildi mi düşman seçilmezmiş, bu saatten sonra ha bir eksik hadi fazla. Fırtına olsanız bu kayadan ancak toz alırsınız. Ateş olsanız bir tutam ot yakamazsınız. Hainlerin tepesine YILDIRIM gibi çakacağız" içerikli bir mesajı iletiyor. Ertesi günün sabahında Demirbaş, B.K.'ya, "S.A ile alakalı hareketlilik var mı" diye soruyor, "Yok" yanıtını alıyor. Raporda, Demirbaş ile B.K. arasındaki yazışmada S.A diye bahsedilen kişinin, Ünel'in de yakın arkadaşı Sinan Ateş olduğunun değerlendirildiği belirtiliyor.

O bilgiyi Emre Yüksel istemiş

Tolgahan Demirbaş ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel arasındaki yazışmalarda da, yine Sinan Ateş hakkında görüşmeler bulunuyor. Buna göre Demirbaş'a, Ateş'in arkadaşı Ali Yücel'in araç plakasını göndererek bilgilerini isteyen kişinin Emre Yüksel olduğu anlaşılıyor. Sonrasında ise Demirbaş, Yüksel'in gönderdiği plaka bilgisini cinayet bürodaki komiser M.E.A.'ya göndererek bilgileri istiyor. M.E.A. da sistemden sorgulama yaptıktan sonra plakanın Ali Yücel'e ait olduğunu belirterek adresiyle birlikte iletiyor.

Cinayetten önce tetikçinin bırakılacağı konumu göndermiş

Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel arasındaki en dikkat çekici yazışma ise Sinan Ateş'in vurulmasından yaklaşık 40 dakika önce gerçekleşiyor. Demirbaş, saat 12.54 ve 12.58'de Yüksel'e bir konum gönderiyor. Saat 14.48'de ise Ateş'in saldırıya uğrayarak hayatını kaybettiğine dair başka bir grupta yazılan paylaşımı Yüksel'e iletiyor. Demirbaş'ın Yüksel'e gönderdiği konum, cinayetin aydınlatılması açısından çok önemli bir delile dönüşüyor.

Yapılan araştırmada, saldırıdan yaklaşık 40 dakika önce Demirbaş'ın Yüksel'e gönderdiği bu konumun, saldırı sonrası motosikletle taşınan tetikçinin ilk bırakıldığı adres olduğu anlaşılıyor. Motosikleti kullanan Vedat Balkaya, tetikçiyi bu konumdaki adrese bırakırken, adresten alan isim de yine Tolgahan Demirbaş oluyor. Savcılığın, 'Balkaya'ya, Demirbaş'ın gönderdiği konumu ileten kişinin Emre Yüksel olduğunu değerlendirdiği' de elde edilen bilgiler arasında.

Cinayet günü 35 kez görüşmüşler

Cinayetin işlendiği gün Tolgahan Demirbaş-Emre Yüksel ikilisi arasında dikkat çekici bir telefon trafiği yaşandığı da anlaşılıyor. Buna göre ikili arasında, cinayetten bir gün öncesi ve bir gün sonrasını kapsayan 29-31 Aralık tarihleri arasında 58 görüşme gerçekleşirken, cinayet günü (30 Aralık 2023) saat 12.20'de, yani Ateş'e yönelik saldırıdan yaklaşık 1 saat 15 dakika önce başlayan karşılıklı aranma sayısı 35 olarak görünüyor.

Uçuş bilgileri sorgulanmış

Tolgahan Demirbaş'ın bir başka yazışmasında ise G.H. isimli kişiye Sinan Ateş'in uçuş sefer kaydını sorgulamasını rica ettiği, bu kişinin de sorguyu yaparak, sonuca ilişkin ekran görüntüsünü gönderdiği anlaşılıyor. G.H, daha sonra Demirbaş'ı "Başkanım siz daha iyi bilirsiniz, Sinan silahla geliyordu limana, Haluğun ordanda geçebilir" diye uyarırken, Demirbaş da G.H'ye, "Bence de öyle olacak, ona göre yapacağız planı" cevabını veriyor. Bu yazışmanın, aynı zamanda Ünel'in Mersin'de saldırıya uğramasından 7-8 saat sonra akşam saatlerinde gerçekleşmesi de dikkat çekiyor.

Orhun Haber'den Ateş'e 'FETÖ'cü' suçlaması

Sinan Ateş'in cinayetten aylar önce ilk kez takibe alındığına ilişkin yazışmaların yer aldığı mart ayında, dikkat çekici bir gelişme daha yaşanıyor. Demirbaş'ın Whatsapp uygulamasında yer alan gruplardan birinde, eski adıyla Twitter'da bulunan Orhun Haber hesabının Sinan Ateş hakkında yaptığı ve FETÖ'cü olduğunu öne süren 5 Mart tarihli "Bir ihanet ateşi" başlıklı haberinin linki paylaşılıyor. Daha sonra bu paylaşımın altına grupta yer alan kişilerin "Sinan'a operasyon başlamış", "Valla reisim bugün yarın duyarız Sinan'ı döverler" gibi yorumlar yer alıyor.

Orhun Haber isimli hesap, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Akça'yı da hedef alarak 'FETÖ'cü olmakla suçlamış, buna ilişkin olarak başlatılan soruşturma kapsamında, hesabı yönettiği iddiasıyla Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Mert Kerim Ejder ve kardeşi Servet Ejder tutuklanmıştı.

Yıldırım ve Şanlı şüpheli oldu, haklarında yurtdışına çıkış yasağı alındı

Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, eski MHP Milletvekili Olcay Kılavuz'dan sonra, geçen Mayıs ayında Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı'yı da dosyaya 'şüpheli' olarak kaydettiği öğrenildi. İki isim hakkında, yurtdışına çıkış yasağı konduğu da bildirildi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.