logo
25 HAZİRAN 2026

Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı Vefat Etti. Ortaylı’nın Yaşam Yolculuğu Merak Uyandırdı

Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden biri olan Prof. Dr. İlber Ortaylı bugün hayatını kaybetti. 

13.03.2026 16:27:00 / Güncelleme: 13.03.2026 16:45:59
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı Vefat Etti. Ortaylı’nın Yaşam Yolculuğu Merak Uyandırdı
Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı Vefat Etti. Ortaylı’nın Yaşam Yolculuğu Merak Uyandırdı
Ortaylı'nın ölümü, yalnızca akademi dünyasında değil, kültür ve düşünce hayatında da derin bir boşluk yarattı. Onun yaşam öyküsü, çocukluk yıllarından itibaren tarihe duyduğu ilgiyle şekillendi.






Çocukluğu ve Yaşamının İlk Yılları
İlber Ortaylı, göçmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlber Ortaylı, yalnızca iki yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye'ye göç etti. Çocukluk yıllarını çok dilli bir  ortamda geçiren Ortaylı, Türkçe, Almanca ve Rusça dillerini erken yaşlardan itibaren öğrenerek, dil ve kültür konusunda derin bir altyapı oluşturdu.
Çocukluk yıllarında farklı kültürlerin içinde büyümesi, ileride tarih anlayışına geniş bir perspektif kazandırdı. Henüz küçük yaşlarda kitaplara merakıyla dikkat çekti. Ailesinin eğitime verdiği önem, onun akademik yolculuğunun temel taşlarını oluşturdu.






Eğitim ve Yetişme Süreci
Gençlik yıllarında tarih ve hukuk alanında aldığı eğitim, Ortaylı'nın düşünce dünyasını şekillendirdi. Üniversite yıllarında hem Osmanlı tarihi hem de Avrupa tarihi üzerine yoğunlaştı.
Eğitim hayatına İstanbul Avusturya Lisesi'nde başlayan Ortaylı, ardından Ankara Atatürk Lisesi'ni tamamladı. 1970 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü'nden mezun oldu ve akademik kariyerine bu kurumda başladı. Türkiye'nin en önemli tarihçilerinden Halil İnalcık, Şerif Mardin ve Mümtaz Soysal gibi isimlerin öğrencisi olma fırsatı bulan Ortaylı, bu süreçte derinlemesine tarih bilgisi ve akademik disiplini kazandı.





Yurt dışında aldığı eğitimler, farklı bakış açılarını bir araya getirmesine olanak sağladı. Bu dönemde kazandığı disiplin ve araştırma alışkanlığı, onu kısa sürede öne çıkaran bir akademisyen haline getirdi.





Akademik ve Kültürel Katkıları
Ortaylı, yalnızca üniversite kürsülerinde değil, halkın arasında da tarih anlatmayı görev bildi. Televizyon programları, konferanslar ve yazılarıyla geniş kitlelere ulaştı. Tarihi, kuru bir bilgi yığını olmaktan çıkarıp canlı bir kültür mirası olarak aktarması, onu farklı kılan en önemli özelliklerinden biriydi. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçleri anlaşılır bir dille anlatması, genç kuşakların tarihe ilgisini artırdı.




 
Yüksek lisansını Chicago Üniversitesi'nde yapan Ortaylı, "Tanzimat Sonrası Mahallî İdareler" başlıklı teziyle 1974 yılında doktor unvanını aldı. Akademik kariyerine hızla devam eden Ortaylı, Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma ve Oxford gibi dünyaca ünlü üniversitelerde dersler verdi, konferanslar düzenledi. 1989 yılında Türkiye'ye dönerek, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde uzun yıllar öğretim üyeliği yaptı. Ardından Galatasaray Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi gibi prestijli kurumlarda da dersler vermeye devam etti.
 




Yaşamının Son Dönemi
Son yıllarında da üretmeye devam eden Ortaylı, tarih bilincinin toplumda yerleşmesi için çaba gösterdi.
İlber Ortaylı, 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü görevine getirildi ve burada yaklaşık yedi yıl boyunca müzenin yönetimini üstlendi. 2012 yılında yaş haddinden dolayı bu görevden ayrıldı, ancak kültür dünyasında bıraktığı izler hala canlıdır.
 
Akademik başarısının yanı sıra Ortaylı, televizyon programları ile de geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı başardı. TRT'de yayınlanan "İlber Ortaylı ile" belgeseli, NTV'de yayımlanan "İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri", Bloomberg HT'de "Zaman Kaybolmaz" ve TV100'de Okan Bayülgen ile sunduğu "Muhabbet Kralı" gibi programlar, Ortaylı'nın tarih bilgisini halkla buluşturduğu önemli platformlardandı. Ayrıca, birçok gazetede ve dergide köşe yazıları kaleme alarak tarih bilgisini geniş bir kitleye aktarmayı sürdürdü.
 
İlber Ortaylı, tarih alanındaki katkılarıyla birçok ödüle layık görüldü. 2001 yılında Aydın Doğan Ödülü'nü kazandı, 2007 yılında Rusya tarafından Puşkin Madalyası ile ödüllendirildi ve 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü aldı. Bu ödüller, Ortaylı'nın tarih dünyasına olan katkılarının birer göstergesi olarak tarihe geçti.




Onun için tarih, yalnızca geçmişi bilmek değil, geleceği anlamak için bir rehberdi. Vefatı, Türkiye'nin kültürel ve akademik hayatında büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor. İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947 tarihinde Avusturya'nın Bregenz kentinde dünyaya geldi. 13 Mart 2026'da hayatını kaybetti.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.