logo
25 HAZİRAN 2026

Veri gizliliği endişesi sosyal medya paylaşımlarını azaltıyor!

Dijitalleşmenin zirve yaptığı günümüzde, sosyal medya kullanıcılarının alışkanlıkları radikal bir değişimden geçiyor

02.06.2026 00:19:00
Abdülkadir Gündoğdu
Veri gizliliği endişesi sosyal medya paylaşımlarını azaltıyor!
Veri gizliliği endişesi sosyal medya paylaşımlarını azaltıyor!
Dijitalleşmenin zirve yaptığı günümüzde, sosyal medya kullanıcılarının alışkanlıkları radikal bir değişimden geçiyor.

Son yıllarda artış gösteren siber saldırılar, veri ihlalleri, algoritma manipülasyonları ve yapay zeka destekli "deepfake" gibi tehditler, kullanıcıları daha temkinli olmaya zorluyor. Yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri, "veri gizliliği endişesinin" sosyal medya paylaşımlarını ciddi oranda azalttığını ortaya koyuyor.

Kullanıcılar artık hayatlarının her anını dijital dünyaya açmak yerine, "görünmez kalmayı" ya da daha dar çevrelerde etkileşim kurmayı tercih ediyor.







"Dijital Ayak İzi" Korkusu Paylaşımları Frenliyor

Geçmiş yıllarda lokasyon bildirimlerinden anlık ruh hallerine, aile fotoğraflarından günlük alışverişlere kadar her detayın paylaşıldığı sosyal mecralar, yerini daha kontrollü bir kullanıma bırakıyor. Uzmanlar, kullanıcıların gelecekte karşılarına çıkabilecek riskleri öngörerek paylaşımlarını sınırlandırdığını belirtiyor.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) yetkilileri ve siber güvenlik uzmanları, sosyal medyada herkese açık şekilde paylaşılan bilgilerin kötü niyetli gruplar veya siber saldırganlar tarafından kolayca işlenebileceği konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor. Bu farkındalığın artmasıyla birlikte kullanıcılar, platformlardaki varlıklarını yeniden sorguluyor.







Kullanıcılar "Sessiz İzleyici" Konumuna Geçiyor

Veri gizliliği endişesinin sosyal medya üzerindeki etkileri birkaç belirgin trendle kendini gösteriyor:

Sessiz Tüketim (Lurking): Kullanıcılar platformlardan tamamen çıkmak yerine, içerik üretmeyi ve kişisel veri paylaşmayı bırakıyor. Hesaplar aktif kalsa da paylaşımlar minimuma iniyor; platformlar daha çok bilgi ve eğlence tüketim alanı haline geliyor.

Dar Çember Tercihi: Herkese açık profiller yerini "Gizli" hesaplara bırakıyor. Instagram'daki "Yakın Arkadaşlar" özelliği veya WhatsApp toplulukları gibi sadece güvenilen kişilerin yer aldığı mikro dijital alanlar daha fazla rağbet görüyor.

Çocukların Korunması (Sharenting Karşıtlığı): Ebeveynlerin, çocuklarının fotoğraflarını ve kişisel bilgilerini sosyal medyada paylaşma eğiliminde (sharenting) gözle görülür bir düşüş yaşanıyor. Yapay zekanın ses ve görüntü taklit yeteneği, anne-babaları bu konuda çok daha radikal önlemler almaya itiyor.







Yapay Zeka Riskleri Endişeyi Katladı

Uzmanlara göre, gizlilik endişesini zirveye taşıyan en büyük etkenlerden biri de yapay zeka teknolojilerindeki devasa sıçrama. Sosyal medyaya yüklenen tek bir fotoğraf veya kısa bir ses kaydı, kötü niyetli kişiler tarafından yapay zeka araçlarıyla işlenerek dolandırıcılık ya da itibar suikastı amacıyla kullanılabiliyor. Bu durum, "Kendime ait dijital veri miktarını ne kadar azaltırsam, o kadar güvendeyim" mantığını siber bir refleks haline getiriyor.







"Açık Rıza" ve Platform Güvenilirliği Sorgulanıyor

Sosyal medya devlerinin veri politikaları, karmaşık kullanıcı sözleşmeleri ve reklam hedeflemeleri için kişisel verileri agresif bir şekilde kullanması da güvensizliği körüklüyor. Kullanıcılar, verilerinin nasıl ve nerede kullanılacağını tam olarak kestiremedikleri için paylaşım yapmaktan kaçınıyor.







Siber Güvenlik Uzmanlarının Tavsiyesi:

"Sosyal medyada paylaşılan her veri, dijital dünyada kalıcı bir iz bırakır. Profil gizlilik ayarlarının düzenli olarak kontrol edilmesi, tanınmayan kişilerin takip isteklerinin onaylanmaması ve özellikle biyometrik veri (yüz, ses) içeren paylaşımlardan kaçınılması, kişisel mahremiyetin korunması açısından hayati önem taşımaktadır."

Görünen o ki, sosyal medyanın "her şeyi paylaşma" mottosuyla başlayan ilk çılgınlık dönemi sona erdi. Dijital dünya artık daha bilinçli, daha şüpheci ve sınırlarını net çizen yeni bir kullanıcı profiliyle karşı karşıya.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.