logo
24 HAZİRAN 2026

Yarını okuyan lider: ‘Amerika’dan rüşvet aldı demesinler’

Tarih kitaplarında, inkılap derslerinde bizler, Atatürk Samsun’a çıktı, Sivas Kongresi yapıldı, Erzurum Kongresi oldu; şu kararlar alındı, Ankara’da 23 Nisan günü Meclis açıldı diye okuduk

09.03.2026 00:20:00
Haber Merkezi
Yarını okuyan lider: ‘Amerika’dan rüşvet aldı demesinler’
Yarını okuyan lider: ‘Amerika’dan rüşvet aldı demesinler’
Tarih kitaplarında, inkılap derslerinde bizler, Atatürk Samsun'a çıktı, Sivas Kongresi yapıldı, Erzurum Kongresi oldu; şu kararlar alındı, Ankara'da 23 Nisan günü Meclis açıldı diye okuduk.

Oysa asıl anlatılması gereken, gençlerin bilmesi gereken; verilen mücadelede çekilen çiledir. Hangi zorluklar aşılarak yazılanlar yapılmıştır.

Mustafa Kemal, yılmayan, azmi ile yanındakilere her an örnek olan özel bir liderdir.

Bir taraftan işgal güçleri ile, diğer yandan Padişah ve Saray'la uğraşmış; birazdan aktaracağız ilk Meclis açıldığında vekillerle gelecek üzerine alınacak kararlarda ciddi tartışmalar yaşanmıştır.

Yokluk, mühimmatsızlık hatta açlık da cabasıdır.







Bu liderin Sivas'tan Ankara'ya gidebilmesi bile bakınız ne kadar zor olmuştur.

Ve O, tüm bu olumsuzluklara rağmen, halen çıktıkları yolda hiçbir iftiraya mahal vermemek için nasıl hassas davranıyordu?

Ankara'da meclisi açmak için toplanılacak ancak Ankara'ya gidecek tek kuruş para ceplerinde yok. Mazhar Müfit ile aralarında şu konuşmalar geçer:







"M. Müfit: Çaresi, bankalardan biraz ödünç para almak.

Mustafa Kemal Paşa: Bu kat'iyen caiz değildir. Malum bize İstanbul, yani Ferit Paşa 'Celali eşkıyası' diyordu. Şimdi de bankaları soymaya başladılar diye aleyhimizde propagandalara başlarlar. Başka bir care düşünelim.

M. Müfit: Bankalardan Heyet-i Temsiliye namına borç almayız. Şahsımız namına alırız. Mesela ben, sen veya diğer bir arkadaş bankadan para istikraz edemez miyiz? Bu da mı soygunculuk addedilecek?

Mustafa Kemal Paşa: Edebilir amma, bizim vaziyetimiz buna müsait değil; şahsımız namına da olsa, yine umumumuza teşmil ile soygunculuğa başladılar derler." 







Konuşmalar sonunda Mazhar Müfit'in şahsı adına bankadan borç almasına Mustafa Kemal ikna olur.

Yola çıkılacaktır, arabalarda benzin yok, lastik yok hatta arabaların farları daha bozuktur.

"…Ben ertesi gün bankaya gittim. Direktör Mösyö Oskar'ın hasta olduğunu, iki gündür bankaya gelmediğini öğrendim. Daha hareketimize dört beş gün var, o vakte kadar iyileşir, diyerek Amerikan mektebine gittim.

Müdire Bermutat beni büyük hürmetle kabul etti. Odasında oturduk, çay ısmarladı. Şundan bundan biraz bahsettikten sonra, ben hareketimizin yaklaştığını fakat benzin ve lastik bulmakta müşkilat çektiğimizi ve mümkün olur da esman-ı mukabilinde bize bu bapta muavenette bulunacak olurlarsa müteşekkir kalacağımızı söyledim.







Müdire, 'Kolay. Para ne demek? Biz benzin ve lastik satıcısı değiliz. Hele çayınızı içiniz. Siz seversiniz, şu puroyu da tüttürünüz' diyerek güzel cinsten önüme bir puro kutusu koydu.

Ben hayretle bir sigaralara, bir de Müdire'ye bakınca, 'Efendim biz ne sigaret ve ne de sigara içmeyiz. Bunlar bize, Amerika'dan gelir. Sebebi de buradan geçecek vatandaşlarımız bunlardan mahrum kalırlarsa kendilerine muavenet içindir.

Bugünler gelen giden ve böyle bir müracaatta bulunan yok. Kısmet sizinmiş, kutusu ile takdim edeyim size, yolluk bir hediyemiz olsun' dedi.

Doğrusu ben bu nefis puroları memnuniyetle kabul ederek, teşekkürlerde bulundum.

Hemen hemen altmış yaşında olan Müdire bir uzun nutka başladı.







Senelerce Türkiye'de bulunduğundan Türkçeyi güzel söylüyordu. Sivas'taki mektebi hakkında pek centilmence hareket ettiğimizden, şöyle himaye, böyle muhafaza ettiğimizden bahisle Kuvva-yi Milliye'nin yağmacı, çapulcu olmayıp tamamen vatanı kurtarmak için çalıştıklarını söyledi ve teşekkürlerinin Mustafa Kemal Paşa'ya iblağını rica etti.

'İki çift iç lastik ile iki çift dış lastiği ve altı teneke benzin de emrinize hazırdır, aldırınız' dedi.

Gerçi para için ısrar ettim. 'Lütfen faturasını himmet buyurunuz da almaya gelecek adamla parayı takdim edeyim' dedim.

Çünkü bende, hatta ikametgâhtaki kasamızda bile bunu ödeyecek paramız yoktu. Osmanlı Bankası direktörünün bankaya geldiği gün alacağımızı ümit ettiğimiz paradan gönderecek ve o vakte kadar lastikleri, benzini almak için mektebe bittabi adam göndermeyecektik.







Kadın tekrar ısrar ederek, paradan bahsetmeyi tahkir addedeceğini ve para göndermeye kalkarsak ne lastik ve ne de benzin veremeyeceğini kat'i bir lisanla anlattı. Ve derhal adamlarına emirler vererek bunları akşama bize götürmelerini söyledi.

Teşekkür ile ayrıldım. Filhakika akşama lastikler ve bir araba ile de benzinler geldi. Biz de lazımgelenlere teslim ettik.

Mustafa Kemal Paşa dedi ki: 'Şimdi para almıyorlar amma, Amerika'ya, Türkler cebren aldılar, diye bir döneklik yaparlar mı acaba?

Buna mahal kalmamak üzere sen Müdire'ye, lastikler ve benzin de geldi, teşekkür ederiz. Fakat şifahen söylediğim veçhile bunların kaç kuruş tuttuğunu ve parasını derhal takdim etmek üzere, hatta hamal ve araba paralarının da ilavesini ve hareketimiz tekarrüp ettiğinden serian cevap verilmesini müşir bir tezkere yaz, tabii o yazısıyla para almayacağını bildirir.

Bunu vesaik meyanında sakla. Hakikaten biz parasız istemiyoruz, onlar almıyor, evet amma, ileride ne olur ne olmaz, onların, bizim ısrarımıza rağmen para almadıklarına dair elimizde bir vesika bulunsun.'







Çok ince düşünen Mustafa Kemal Paşa'nın bu ihtarını yerine getirdim.

Filhakika Müdire cevap verdi; para ile benzin, lastik satmak kendileri için mümkün olamayacağını ve bu kadarcık hediyenin kabulünü ve binaenaleyh para vermek hususunda ısrar edilmemesini ve hatta kendi ihtiyaçlarından keserek daha da takdime amade olduğunu ve hayırlı yolculuklar dilediğini ve Mustafa Kemal Paşa'ya hürmetlerinin takdimini ve vatanî hizmetimizi takdirle, muvaffakıyetimizi temenni ediyordu.

Fakat biz de aldığımızdan fazla istemedik. Hakikaten Müdire'nin bu hizmeti, yardımı bizi mütehassis etti." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.