logo
03 EKİM 2026

Yeni bir sayfa açmak istiyor

10.04.2004 00:00:00
 
Tarihinin en başarısız sezonlarındanbirisini geçiren Galatasaray, bugünkü Ankaragücü maçıyla birlikte yeni bir sayfa açmak istiyor. Ligde son 4 maçını da yitiren, rakip sahada 9 maçtır kazanamayan, yeni teknik direktörü Gheorghe Hagi yönetimindeki 2 maçta da puan alamayan sarı kırmızılılar, bu şanssızlarına başkentte son vermeyi amaçlıyor.

Deplasman fobisi

Hagi yönetimindeki 3. sınavını yarın başkent deplasmanında Ankaragücü'ne karşı verecek olan Galatasaray, uzun süredir dış sahada maç kazanamıyor. Sarı-kırmızılılar, 17 Ekim 2003 tarihinde Çaykur Rizespor ile deplasmanda yaptığı 9. hafta maçından 1-0 galip ayrılmalarının ardından, rakip sahada bir türlü istediği galibiyete ulaşmayı başaramadı.

5,5 aydır kazanamıyor

Yaklaşık 5.5 aydır rakip sahada kazanamayan Galatasaray, ligdeki son 9 deplasman maçında 4 beraberlik, 5 yenilgi alarak hanesine ancak 4 puan yazdırabildi. Şampiyonluk ve UEFA Kupası'na katılabilme yarışına dış saha maçlarında aldığı başarısız sonuçlarla veda eden sarı-kırmızılı ekip, deplasmanda bu dönemde attığı 8 gole karşılık, kalesinde 14 gol gördü ve toplam 23 puan kaybetti.

Pişkin İtalyanın tek derdi tazminat!


 
 A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Belçika-Türkiye maçının ardından da saçma sapan açıklamalar yaptı. Montella, "Şu anki eleştirilere çok fazla kulak asmak istemiyorum" diyerek, adeta tazminat alabilmek için kovulmaya davetiye çıkardı. Özetle 'paragöz, pişkin İtalyan'...

03.10.2026 01:11:00
Haber Merkezi/AA
 
Pişkin İtalyanın tek derdi tazminat!
Pişkin İtalyanın tek derdi tazminat!

UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup üçüncü maçında deplasmanda Belçika'ya 3-0 mağlup olan A Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörü Vincenzo Montella, dengeli bir maç olduğunu ancak yapılan hataların sonucu belirlediğini söyledi.
Liege'deki Maurice Dufrasne Stadı'nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Montella, "İstatistik olarak dengeli bir maç oldu, bu seviyedeki futbolda hata yapamazsınız, hata yaptığınızda rakipler bu hataları affetmiyor. Grupta sadece İtalya maçının ilk yarısında zihniyet olarak hatalı oynadık. Futbolcularımız maçın başından sonuna kadar büyük mücadele verdi, üç günde bir bu seviyede kendimizi tartıyoruz. A Ligi'nde olmak bir ayrıcalık, bir suç değil, o yüzden çalışmaya, kendimizi geliştirmeye en iyisini yapmaya, çalışmaya devam etmemiz gerekiyor. Burada futbolcularımızı herhangi bir şekilde suçlamıyorum, futbolda farklı seviyeler vardır, A Ligi de böyle bir seviye" ifadelerini kullandı.


İstifayı düşünmüyor!

Hakan, Kenan, Orkun ve Mert Müldür gibi eksikleri olduğunun altını çizen Montella, taraftarların istifa tezahüratları hakkında şöyle konuştu:
"Şu anki eleştirilere çok fazla kulak asmak istemiyorum, 24 sene sonra Dünya Kupası'na bu futbolcularla gittik, A Ligi seviyesine bu futbolcularla çıktık, şu an sadece üç günde bir kendimizi tarttığımız, geliştirdiğimiz bir dönem geçiriyoruz, bunlar da gelecekte yapmamız gerekenler için bir hazırlık. Takımımızın sonuna kadar denediğine inanıyorum, birçok fırsat oluşturduk, rakiple eş değerdi. Rakip ceza sahasında 40 kez buluştuk, rakibimiz ise bizim ceza sahamızda 26 kez buluştu. Futbolda gol atamadığınızda, bitiremediğinizde sonuç istediğiniz gibi olmuyor. Son kararlarda belki de daha net kararlar verirsek farklı bir skor da olabilirdi. Rakiplerimiz o konuda bizden bir tık daha üstündü."

Son 3 senede beklentileri çok yükseltmişmiş!

Montella, "Dünya Kupası ve sonrasında alınan yenilgilerin ardından taraftarlarla aranızdaki bağın koptuğunu düşünüyor musunuz?" sorusunu, "Aslında yok. Son 3 senede beklentileri çok yükselttik (sanki bu takım dünya üçüncüsü, Avrupa üçüncüsü olmamış gibi), şu anda memnun olmamaları çok doğal. Taraftarlarımız düşüncelerini tabii ki bizimle paylaşabilir. Net bir şekilde şunu söyleyebilirim, çok motiveyim ve her zamankinden daha çok çalışmaya hazırım. Çünkü ben futbolu iyi bilirim, hazırlıklarımızı en iyi şekilde yapacağız, konsantrasyonumuz tamamen oynayacağımız maçlarda, herhangi bir başka bir şey düşünmüyorum" şeklinde yanıtladı. İtalyan teknik adam, İtalya maçı öncesinde Arda Güler ve Barış Alper Yılmaz'ın cezalı duruma düştüğünün hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
"Onlar olmayacağı için çok üzgünüz. İkisinin de özellikleri takımımız için çok önemli, diğer futbolcularımızı hazırlayıp devam edeceğiz, birçoğu belki de ilk kez bu seviye oynuyorlar, pes etmek yok. Ülkemizi temsil ettiğimizin ve taşıdığımız sorumluluğun farkındayız. En iyi şekilde hazırlanıp geride kalan maçlarda en iyi şekilde performans göstermeye çalışacağız. Sonuç sizden yana olmadığında oyuncularımız üzgün olabilir ama kafaları dik olmaları gerek. Sonuna kadar mücadele edeceğiz, demoralize olmayacağız."

Türk futbolu tepeden çürümüş!


 
 
İstanbul'da "hakemler dosyası" olarak bilinen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da bulunduğu 7 şüpheli tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Böyle bir ülkede milli takımın Uluslar Ligi'nde 3 maçta '0' puan alması anormal bir durum değil. Neticede balık baştan kokar.

03.10.2026 00:59:00
Haber Merkezi/AA
 
 Türk futbolu tepeden çürümüş!
 Türk futbolu tepeden çürümüş!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunca bazı şüpheliler hakkında "eziyet", "resmi belgede sahtecilik", "güveni kötüye kullanma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçlarıyla ilgili başlatılan "Hakemler dosyası" soruşturması sürüyor.

MHK ve TFF yönetiminde büyük şaibe

Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4'üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif'in savcılıktaki ifadeleri tamamlandı. Tüm şüpheliler tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturmada neler oluyor?

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunun koordinasyonunda yürütülen "Hakemler dosyası" soruşturması kapsamında bazı şüpheliler hakkında "eziyet" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarına ilişkin iddialar olduğu belirlenmişti.
Dosya kapsamında açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS çalışmaları, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitleri sonucunda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile MHK üyesi bazı hakem ve gözlemcilerin suçla bağlantılı olabilecekleri değerlendirilmişti.

Bunun üzerine İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4'üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif gözaltına alınmıştı.
Soruşturma kapsamında Süper Lig hakemi Yasin Kol ile Süper Lig yardımcı hakemi Göktuğ Hazar Erel'in de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındığı bildirilmişti.

Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?

Hakemlerden futbolculara, yöneticilerden MHK'ya uzanan bahis dosyası büyüyor… Peki faturayı Türk futbolu mu ödeyecek?

02.10.2026 21:55:00
Haber Merkezi
 
Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?
Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?
Hakemlerden futbolculara, yöneticilerden MHK'ya uzanan bahis dosyası büyüyor… Peki faturayı Türk futbolu mu ödeyecek?

Türk futbolu, son dönemde peş peşe açılan bahis ve hakem soruşturmalarıyla tarihinin en ciddi güven krizlerinden birini yaşıyor.

Bir yanda profesyonel futbolun farklı kademelerinde bahis oynadığı tespit edilen isimlere yönelik disiplin süreçleri devam ederken, diğer yanda Merkez Hakem Kurulu'na uzanan soruşturma futbolun en tartışmalı alanlarından birini yeniden gündeme taşıdı.

Son olarak Süper Lig ve 1. Lig'de görev yapmış 448 kulüp yöneticisinin bahis soruşturması kapsamında PFDK'ya sevk edilmesi, dosyanın yalnızca futbolcular ve hakemlerle sınırlı olmadığını gösterdi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre sevk edilenlerin yaklaşık 171'i Süper Lig kulüpleriyle bağlantılı isimlerden oluşuyor.

Daha önce ise TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, profesyonel liglerde görev yapan 571 aktif hakemin 371'inin bahis hesabı bulunduğunu, 152'sinin aktif olarak bahis oynadığının tespit edildiğini açıklamıştı. TFF, bu süreçte elde edilen verilerin FIFA ve UEFA ile paylaşıldığını da duyurmuştu.

SADECE KİŞİLER Mİ CEZALANDIRILACAK, YOKSA LİGİN GÜVENİLİRLİĞİ DE SORGULANACAK MI?

Buradaki en kritik ayrım, bahis oynamak ile maç sonucunu veya maçın akışını manipüle etmek arasındaki fark.

Bir hakemin ya da futbolcunun bahis kurallarını ihlal etmesi, tek başına belirli bir maçın sonucunun manipüle edildiğini kanıtlamıyor.

Ancak soruşturmalarda bahis faaliyetleriyle birlikte maç manipülasyonu, içeriden bilgi paylaşımı, üçüncü kişiler üzerinden bahis oynama veya müsabakanın sonucunu etkileme gibi unsurlar ortaya çıkarsa mesele çok daha farklı bir boyuta taşınabilir.

UEFA, maç manipülasyonunu Avrupa futbolunun bütünlüğüne yönelik temel tehditlerden biri olarak tanımlıyor ve şüpheli karşılaşmaların bahis piyasalarındaki hareketlerini de takip ediyor. UEFA kuralları, futbolun bütünlüğüne zarar verebilecek davranışları disiplin soruşturmasının konusu yapabiliyor.

UEFA'DAN TÜRK FUTBOLUNA CEZA GELEBİLİR Mİ?

Teorik olarak evet; ancak bahis soruşturmasının varlığı tek başına Türkiye'ye veya Türk kulüplerine otomatik UEFA cezası anlamına gelmiyor.

UEFA'nın kendi düzenlemelerinde, müsabakaların bütünlüğünü korumaya yönelik yükümlülükler bulunuyor. Özellikle Avrupa kupalarına katılan kulüpler açısından bütünlük ve sportif dürüstlük şartları önem taşıyor.

Dolayısıyla soruşturmalar sonucunda Avrupa kupalarını ilgilendiren maçlara ilişkin somut manipülasyon bulguları ortaya çıkması halinde UEFA'nın kendi disiplin mekanizmalarını işletmesi gündeme gelebilir.

FIFA DA DEVREYE GİREBİLİR Mİ?

FIFA'nın bahis kuralları da oldukça açık. FIFA'nın Etik Kuralları kapsamında futbolcular, hakemler ve yöneticiler gibi kurallara tabi kişiler futbol müsabakalarıyla bağlantılı bahis faaliyetlerine katılamıyor. FIFA, doğrudan veya dolaylı bahis faaliyetlerinin yanı sıra içeriden elde edilen bilgilerin üçüncü kişilere aktarılmasını da bütünlük soruşturmasının konusu kabul ediyor.

FIFA, ilgili ihlaller bakımından en az 100 bin İsviçre frangı para cezası ve üç yıla kadar futbolla ilgili faaliyetlerden men uygulanabileceğini belirtiyor.

Somut olayın niteliği, ihlalin kim tarafından gerçekleştirildiği, hangi müsabakaları ilgilendirdiği ve uluslararası futbol düzenlemeleri bakımından ne ölçüde bir ihlal bulunduğu belirleyici olacaktır.

ASIL TEHLİKE: SONUÇLAR DEĞİL, GÜVEN

Bahis soruşturmalarının Türk futboluna verebileceği en büyük zarar yalnızca puan cetvelinde veya disiplin cezalarında ortaya çıkmayabilir.

Asıl sorun taraftarın oyunun sonucuna duyduğu güvenin zedelenmesi.

Bir taraftar tribünde ya da ekran karşısında maç izlerken artık şu soruyu sormaya başlarsa:

"Bu karar gerçekten hakem kararı mı, yoksa başka bir ilişkinin sonucu mu?"

Futbolun temel ekonomik ve sosyal değerlerinden biri zarar görür.

Çünkü futbol yalnızca 90 dakikalık bir müsabaka değildir.

Kulüplerin yayın gelirleri, sponsorlukları, bilet satışları, forma gelirleri ve Avrupa kupalarından elde edilen ekonomik kaynakları doğrudan rekabetin güvenilirliğine bağlıdır.

Şüphe büyüdükçe yalnızca federasyonun değil, kulüplerin ve futbol ekonomisinin de itibarı zarar görebilir.

Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi

İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu dahil 7 üst düzey isim "resmi belgede sahtecilik" ve "mobbing" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Temiz futbol mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi

29.09.2026 10:30:00
Haber Merkezi
 
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolunda "hakemler dosyası" depremi
Türk futbolu, sabah saatlerinde gelen şok bir operasyon haberiyle sarsıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen "Hakemler Dosyası" soruşturması kapsamında düğmeye basıldı. İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 üst düzey spor yöneticisi ve hakem kurulu üyesi gözaltına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve ofislerinde geniş çaplı adli aramalar gerçekleştirilirken, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun sağlık kontrolü için hastaneye getirildiği ilk görüntüler de basına yansıdı.

Soruşturmanın perde arkası

Soruşturmanın, 15 Eylül 2025 tarihinde mağdur eski bir hakemin şikayeti üzerine başlatıldığı öğrenildi. Yaklaşık bir yıldır titizlikle yürütülen gizli takip sürecinde; açık kaynak çalışmaları, HTS kayıtları, MASAK incelemeleri, müşteki-tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları dosyaya eklendi.

Gelen son bilgilere göre, soruşturma kapsamında incelenen bilirkişi raporlarında çok ciddi bulgular yer alıyor:

Hakemlerin mazeret dönüşü tabi tutulduğu kural sınavlarında yazıların birbiriyle uyuşmadığı ve evraklarda tahrifat yapıldığı saptandı.

Hakem klasmanlarının oluşturulması, kural sınavları, puanlama, atama ve görevlendirme süreçlerine usulsüz şekilde müdahale edildiği iddia ediliyor.

Bazı hakem ve gözlemcilere karşı sistemli bir şekilde "mobbing ve eziyet" uygulandığı adli dosya kayıtlarına geçti.

Gözaltına alınan isimler

Operasyon kapsamında aralarında MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, eski başkan vekili Ahmet Şahin, kurul üyesi Sebahattin Şahin, eski üye Yunus Yıldırım ile dernek ve kurul yöneticileri Ferdi Karadoruk, Emre Kosif ve Alican Sağlar'ın bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı.

Akın Gürlek'ten açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından yaptığı açıklamada hukuk karşısında hiç kimsenin ayrıcalığı olmadığını vurgulayarak, futbolda şeffaflık ve adalet için usulsüzlük iddialarının üzerine kararlılıkla gidileceğini belirtti.

Kurumlar neden bu noktaya geldi?

Türk futbolunun en kritik kurumlarından Merkez Hakem Kurulu'nun başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" iddiaları kapsamında gözaltına alınması, futbolda güven tartışmasını yeniden alevlendirdi

29.09.2026 10:30:00 / Güncelleme: 29.09.2026 11:00:32
Haber Merkezi
 
Kurumlar neden bu noktaya geldi?
Kurumlar neden bu noktaya geldi?
Türk futbolunun en kritik kurumlarından Merkez Hakem Kurulu'nun başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" iddiaları kapsamında gözaltına alınması, futbolda güven tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Sahadaki adaletin bekçisi olması gereken hakemlik sisteminin merkezindeki isimlerin soruşturma konusu olması, "Türkiye bu noktaya nasıl geldi?" sorusunu gündeme taşıdı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Hakemler Dosyası" kapsamında İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile birlikte 7 şüpheli gözaltına alındı. Başsavcılık soruşturmanın, 15 Eylül 2025'te verilen bir müşteki ifadesiyle başladığını bildirdi. Dosyada açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS incelemeleri, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitlerinin bulunduğu belirtildi.

HAKEMLİĞİN MERKEZİ SORUŞTURMANIN İÇİNDE

Gözaltına alınanlar arasında MHK Başkanı Gündoğdu'nun yanı sıra TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski MHK yöneticileri ve hakemlik teşkilatında görev yapan bazı isimlerin bulunduğu bildirildi.

Buradaki en kritik nokta ise suçlamaların henüz mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmaması. Gözaltı, soruşturma kapsamında uygulanan bir adli işlem; şüphelilerin suçlu olduğu anlamına gelmiyor.

Ancak ortaya çıkan tablo, Türk futbolunun yıllardır tartıştığı güven, liyakat, şeffaflık ve denetim başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşıyor.

SAHADA ADALETİ KİM SAĞLAYACAK?

Futbolun temel unsurlarından biri hakeme duyulan güvendir.

Hakemin verdiği karar tartışılabilir. Bir takım kazanabilir, diğeri kaybedebilir. Ancak hakemlik sisteminin kendisine yönelik güven sarsılırsa tartışma artık tek bir maçın sonucunu aşar.

MHK Başkanı seviyesindeki bir ismin de dahil olduğu soruşturma bu nedenle yalnızca birkaç kişinin hukuki durumundan ibaret görülmüyor.

Asıl soru şu: Hakem atamalarını, değerlendirmelerini ve hakemlik sistemini yöneten mekanizmalar ne kadar şeffaf ve denetlenebilir?

FUTBOLDA GÜVEN KRİZİ BÜYÜYOR MU?

Türk futbolunda son dönemde hakemler, bahis iddiaları, kulüpler arasındaki tartışmalar ve federasyon yönetimi üzerinden ciddi güven tartışmaları yaşandı. Bugünkü operasyon ise bu tartışmaların üzerine yeni bir başlık ekledi.

Bir tarafta milyonlarca taraftarın takip ettiği milyarlarca liralık futbol ekonomisi...

Diğer tarafta hakemlik sisteminin merkezinde yer alan isimler hakkında yürütülen adli soruşturma...

Bu tablo, "Futbolun patronları futbolseverin güvenini nasıl yeniden kazanacak?" sorusunu kaçınılmaz hale getiriyor.

KURUMLAR NEDEN BU NOKTAYA GELİYOR?

Mesele yalnızca futbol değil.

Türkiye'de kamuoyunun farklı alanlarda kurumlara duyduğu güven tartışılırken, sporun en önemli kurumlarından birinde yaşanan bu soruşturma da aynı soruyu gündeme getiriyor:

Kurumlar neden sorunlar ortaya çıktıktan sonra değil, sorunlar oluşmadan önce denetlenemiyor?

Futbolda adalet yalnızca sahadaki düdükle sağlanmaz. O düdüğü çalan kişinin, onu atayan kurulun ve o sistemi yöneten kurumların da şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir olması gerekir.

Bugünkü operasyonun hukuki sonucunu yargı belirleyecek.

Ancak daha büyük mesele şimdiden ortada:

Futbolun adalet makamı olarak görülen MHK'nin merkezine kadar uzanan bu soruşturma, Türk futbolunda güven mekanizmasının ne kadar sağlam olduğu konusunda yeni ve ciddi sorular doğurdu.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.