Yeni Parti’de kimlik krizi
Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun ilan ettiği 3 maddelik “Kürt Meselesi” deklarasyonu siyaset kulislerini salladı
Haber Merkezi





Partisinin kurultay sürecini işaret ederek vites yükselten Tanrıkulu'nun; "Eşit yurttaşlık, ana dil ve yerel yönetimler" başlıkları altında topladığı talepler ve dağ kadrosuna siyaset güvencesi istemesi, hem kamuoyunda hem de parti tabanında "bölücülük" ve "örtülü özerklik" eleştirilerini beraberinde getirdi.
"Yerel yönetimler" kılıfıyla özerklik çığırtkanlığı mı?

Tanrıkulu'nun parti programının temeline koyduğunu iddia ettiği "yerel yönetimler" vurgusu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı üzerinden Türkiye'nin üniter devlet yapısını hedef alan eski ve tehlikeli bir ajandayı yeniden akıllara getirdi.
Siyasi analistler, bu hamleyi YENİ Parti'yi tamamen marjinal bir çizgiye çekme ve eyalet sistemine kapı aralama girişimi olarak yorumluyor. Kurultay öncesi delegelere şirin görünmek amacıyla Türkiye'nin kırmızı çizgilerinin esnetilmeye çalışılması büyük bir sorumsuzluk olarak değerlendiriliyor.
Dağdan inenlere meclis yolu mu açılıyor?
Haberin en çok tepki çeken ve infial yaratan kısmı ise Tanrıkulu'nun silah bırakan terör örgütü mensuplarına yönelik "siyaset güvencesi" talebi oldu. Eli kanlı yapıların yasal düzenlemelerle sivil yaşama dönmesini ve Meclis çatısı altında siyaset yapabilmesini savunan bu zihniyet, şehit aileleri ve gaziler başta olmak üzere toplumun geniş kesimlerinde derin bir yara açtı. Terörle arasına mesafe koyamayan unsurlara hukuki kalkan olunmaya çalışılması, YENİ Parti'nin milli güvenlik ekseninden ne kadar saptığını bir kez daha gözler önüne serdi.
YENİ Parti'de çift başlılık ve kurultay hesapları
Tanrıkulu'nun "Gelecek eleştiri ve katkılarla parti programımızı daha da zenginleştireceğiz" diyerek kurultay delegelerine pas atması, parti içindeki koltuk savaşının ve taban tabana zıt fikirlerin bir kanıtı.
Meclis oylamasında partisinin yarısı tasarıya "Hayır" derken, Tanrıkulu'nun tek başına böylesine radikal bir çıkış yapması, parti genel merkezinin ipleri tamamen elinden kaçırdığını ve YENİ Parti'nin kendi içinde bir kimlik krizi yaşadığını açıkça ortaya koyuyor.













































































