logo
25 HAZİRAN 2026

'Yenilgiyi kabul etmeyeceğinize dair korku var, ne düşünüyorsunuz?'

Kalın, "Yurt dışında olduğu kadar muhalefette de hükümetin seçim yenilgisini kabul etmeyeceğine dair korkular var. Ne düşünüyorsunuz'" sorusuna, "Son 21 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan birçok seçime, genel seçime, yerel seçime, referandumlara katıldı. Bu seçim onun 17'nci seçimi olacak. Seçim sonucunu hiç sorgulamadı. Sonuç ne olursa olsun seçim sonucuna saygı duyuyoruz' yanıtını verdi.

04.05.2023 23:35:00
'Yenilgiyi kabul etmeyeceğinize dair korku var, ne düşünüyorsunuz?'
'Yenilgiyi kabul etmeyeceğinize dair korku var, ne düşünüyorsunuz?'
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Alman Die Zeit gazetesine mülakat verdi. Kalın, "Birkaç hafta önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CNN Türk'e verdiği bir röportajda, Türkiye'nin 14 Mayıs'ta yapılacak seçimlerle Batı'ya, Batı'nın ne dediğini Türkiye'nin umursamadığına dair bir mesaj vereceğini söyledi. Bu ne anlama geliyor'" sorusuna karşın, son yıllarda Avrupa ve ABD'deki bazı siyasetçiler tarafından Türk demokrasisine, seçimlere ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlü saldırılar olduğunu belirtti.
Sözcü Kalın, Türkiye'nin Ukrayna'daki savaşta Rusya'ya yaptırım uygulamama politikasının eleştirildiğini hatırlatarak, "Türkiye ile AB ilişkilerinde AB üyeliği ve vize serbestisi gibi konularda verilen sözler tutulmadı. Bu durum ülkenin tamamında, AK Parti ve diğer tüm siyasi partilerde Batı'ya karşı güvensizliğin artmasına yol açtı. Sayın Cumhurbaşkanımızın demek istediği kendi ülkemizdeki seçimlere odaklanıyoruz. Başka ülkelerin ne dediği ile ilgilenmiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü tamamen destekliyoruz"
"Ama Cumhurbaşkanının sözünü tekrar hatırlarsak, seçimlerden sonra Türkiye'nin Batı'ya yabancılaşmasının sonuçları ne olur'" sorusuna karşı Batı'nın dünyanın geri kalanına yabancılaştığını, birçok sorunda kontrolünü kaybettiğini dile getirerek, 'Ukrayna'daki savaş, Çin ile ilişkiler, göç, terörle mücadele, dünyanın ekonomik ağırlık merkezinin Batı'dan Doğu'ya kayması. Batılı çevrelerin çoğunda stratejik düşünce eksikliği olduğuna inanıyorum. Avrupa her konuda ABD'nin izinden mi gidecek' Yoksa Avrupa kendi düşüncesini, kendi ekonomi politikasını, kendi savunma politikasını mı geliştirecek' ABD, Avrupa'nın tutumuna nasıl yanıt verecek' Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Çin ziyareti sırasında Avrupa için stratejik özerklikten söz ederken başlattığı tartışmayı gördünüz. Bu büyük bir soru. Ve sonra Rusya ile nasıl başa çıkılacağı sorusu. Elbette biz dahil herkes Ukrayna'yı destekliyor. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü tamamen destekliyoruz ve Rusya'nın Ukrayna topraklarını işgaline karşıyız. Ancak şimdi savaşla nasıl başa çıkılacağı, farklı ülkelerin farklı cevaplar verdiği bir soru. Rusya'ya karşı çok saldırgan olan bazı ülkeler var' cümlelerine yer verdi.

Konuşmasında kaydettiği ifadelerde hangi ülkeleri kastettiğinin sorulması üzerine Kalın, bunların hangi ülkeler olduğunun bilindiğini, isim vermeye gerek olmadığını vurgulayarak, Almanya ve Fransa gibi birkaç ülkenin bu savaşın ne kadar sürebileceğini merak etmeye başladığını aktardı.
Daha fazla soru soran başka ülkeler de olduğunu anlatan Kalın, şöyle devam etti:
'Öncelikle neden bu savaşın içindeyiz' Batı'da Çin ile nasıl başa çıkılacağı konusunda da büyük bir anlaşmazlık var. Bazıları çok agresif bir yaklaşım benimsiyor. Henüz Rusya ile nasıl başa çıkılacağı konusunda bir çözüm yok ve Çin'e yönelik bu saldırgan tavrı şimdiden görüyoruz. Bundan çok endişeliyiz. Tüm bu alanlarda, Avrupa'nın kendisini 21. yüzyılda küresel bir oyuncu olarak nasıl konumlandırmak istediğine dair bir tartışma var."

"AB'ye katılmak istiyoruz'
Kalın, Türkiye'nin bunda nasıl bir rol oynadığı sorusuna karşın, "Müttefiklerimizle nasıl bir ortak geleceğimiz olduğu konusunda dürüst bir tartışma yapmak istiyoruz. Biz NATO'nun bir parçasıyız, AB'ye katılmak istiyoruz ama karşılıklı çıkar ve saygıya dayalı bir eşitlik ilişkisi istiyoruz. Hiyerarşi yok, ataerkillik yok, eşitler arasında bir ilişki yok" diye konuştu.

Avrupa'nın Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu, bu durumu koruyarak ticari ilişkileri artırmak istediklerini söyleyen Kalın, 'Ama geçmişte Türkiye'ye çok haksızlık yapıldığını düşünüyoruz. AB'ye üye olmadan Gümrük Birliği'ne giren tek ülkeyiz. Umarım bir gün AB'ye gireriz ama bu olmazsa, dünyanın sonu değil' dedi.

"Rusya ile uzlaşmanın ve iyi ilişkiler kurmanın bir yolunu buluyoruz"
Kalın, Türkiye'nin Ukrayna-Rusya arasındaki savaşla mücadelede Batı için de önemli bir rol oynadığı, aracı olmanın Türkiye'nin stratejisi olup olmadığı şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:
"Bazen insanlar bizim Rusya ile ilişkilerimizin nasıl olduğunu anlamıyor. Rusya ile her konuda hemfikir olduğumuzu düşünüyorlar. Ama öyle değil. 2014'te Kırım'ın ilhakını asla tanımadık. Ve bu konuyu Ruslarla defalarca tartıştık. Suriye'de de her zaman aynı fikirde değiliz. Esed rejimini desteklemiyoruz, meşruiyetini tanımıyoruz. Wagner paralı asker grubunun Mali, Libya ve Ukrayna'da yaptıklarını onaylamıyoruz. Tüm bu alanlarda anlaşmazlıklarımız var, ancak Rusya ile uzlaşmanın ve iyi ilişkiler kurmanın bir yolunu buluyoruz."

Türkiye'nin gelecekte de Doğu'ya yönelmeye devam edip etmeyeceği sorusuna dış politikayı sıfır toplamlı bir oyun olarak görmedikleri yanıtını veren Kalın, şunları kaydetti:
'NATO üyesi olmamız ve AB'nin bir parçası olmak istememiz, Rusya, Çin ve Körfez ülkeleri ile iyi ekonomik veya siyasi ilişkilere sahip olamayacağımız anlamına gelmez. Rusya ve Çin ile ticaret yapıyor olmamız, Avrupa ile ticaretimizi bırakacağımız anlamına gelmiyor. Dünyada olup bitenleri elbette takip ediyoruz. Bu yüzden kendi politikamızı geliştiriyoruz. Hiçbir ülkeye bağımlı olmak istemiyoruz."

'Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği sayesinde devrim niteliğinde değişimler gördük'
Kalın, Türkiye'nin gündemine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Türkiye 20 yıl öncesine göre çok daha güçlü. Savunma sanayimiz son birkaç on yılda büyük adımlar attı. Altyapımızı geliştirdik ve yeni teknolojiler geliştiriyoruz. Enerji sektöründe yenilenebilir enerjilerin payını artırıyoruz. Kısa süre önce Karadeniz'de büyük bir gaz yatağı keşfettik ve daha fazlasını keşfetmeyi umuyoruz. Üniversitelerimize, hastanelerimize bakın. Bütün bu alanlarda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği sayesinde devrim niteliğinde değişimler gördük. Yaşam standartlarını iyileştirdi ve milyonlarca insanı yoksulluktan kurtardı. Son 20 yılda 1970'ler, 1980'ler ve 1990'lardaki gibi Türkiye'ye diz çöktürecek büyük bir siyasi ve ekonomik kriz yaşamadık."

'Enflasyon düşüyor'
Türkiye'nin bir krizin ortasında olduğu, ekonomik durumun son derece gergin olduğunun belirtilmesi üzerine Kalın, "Şu andaki asıl sorunumuz bu. Bakın iki yıl pandemi yaşadık ve ardından Ukrayna'da savaş geldi. Şimdi depremi yaşadık. Ama hiçbir zaman nüfusumuzun ihtiyaçlarını karşılamada sorun yaşamadık, elektrik ya da gaz sıkıntısı yaşamadık ya da altyapı çökmesi yaşamadık. Bunların hiçbiri olmadı. Tek istisna, gerçekten bir sorun olan yüksek enflasyondur. Yüksek yaşam maliyeti bir sorundur ve bununla mücadele ediyoruz ama gelişmeye bakarsanız enflasyon oranı düşüyor. Ekonomistlerimiz önümüzdeki 4-6 ayda enflasyonun düşmeye devam edeceğini söylüyor. Biz de düşük gelirli ailelerin ve özellikle orta sınıfın yüksek enflasyondan etkilenmemesi için çalışıyoruz. Bu yüzden asgari ücreti yükselttik ve bu yüzden emekli maaşlarını yükseltiyoruz' dedi.

"Erdoğan kazanırsa enflasyonda düşüş eğiliminin devam edeceğine inanıyorum"
Kalın, "Şu anda para birimi yatırımlarla yapay olarak sabit tutuluyor, bunu uzun vadede sürdüremezsiniz. Ya seçimden sonra fiyatlar tekrar yükselirse'" denilmesi üzerine şunları kaydetti:
'Aksine Cumhurbaşkanı Erdoğan kazanırsa enflasyonda düşüş eğiliminin devam edeceğine inanıyorum. Mevcut hükümet, enflasyonu düşürmek ve para birimini sabit tutmak için daha fazla önlem alacak. Ve seçimden sonra daha fazla yabancı yatırım geleceğini düşünüyorum. Bazı yatırımcılar muhtemelen seçim sonuçlarının ne olacağını görmek için bekliyorlar, bunu anlayabiliyorum. Türkiye yatırım dostu bir ülke. Darbe girişimlerine, PKK terörüne ve yüksek enflasyona rağmen tamamladığımız devasa projelere bakın. Az önce uzaya ilk uydumuzu gönderdik, dronlarımız Ukrayna dahil savaşların yönünü değiştiriyor ve kendi elektrikli arabamızı üretiyoruz."

Kalın, "Her şey söylediğiniz kadar iyiyse, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaybettiğini gösteren anketleri nasıl açıklıyorsunuz' Neden insanlar refah ve ilerleme vaadine inanmıyor'" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Bakın demokratik bir yarış içerisindeyiz ve bu yarış henüz bitmedi. En son 2018'de Cumhurbaşkanımız yüzde 52,6 ile seçimi kazandı, bakalım nasıl olacak' Ancak bu başarı öyküsünü devam ettireceğimize ve insanların ezici bir çoğunlukla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a oy vermeye devam edeceğine inanıyoruz ama dediğim gibi bu demokratik bir yarış, diğer adaylar kendi kampanyalarını yürütüyor. Bu iyi. Seçmenler karar verecek."

"Doğru kişinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu biliyorlar"
Kalın, Kahramanmaraş merkezli depremlerin AK Parti'ye ve Erdoğan'a desteğin azalmasında oynadığı rolün sorulmasına karşı, "Gerçekten yıkıcı bir depremdi. Biz bu ülkede böyle bir şey görmedik. O zamandan beri bölgeye birçok kez gittik. İnsanlar, hükümetin evlerini yeniden inşa etmesini bekliyor ve bunu yapacak doğru kişinin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu biliyorlar. Depreme dayanıklı ev yapımının uzun bir geçmişi var. Bu süreç AK Parti iktidara gelmeden çok önce başladı. Depreme dayanıklı konut üretmekte hükümet, belediyeler, vatandaşlar ve inşaat şirketleri hep birlikte sorumludur ama şimdi 650 bin yeni ev inşa ediyoruz. Bir yıl içinde yarısı hazır olacak ve çok uygun, halka teslim edilecek. Depremin olduğu tüm şehirlerde her zaman çok fazla siyasi desteğimiz oldu ve destekte herhangi bir azalma görmüyorum. Tam tersine, vatandaşlarımızın duygusu şu yönde: Yaparsa Reis yapar. Bunu yapabilecek biri varsa, o da Erdoğan'dır' ifadelerini kullandı.
Kalın, "Yurt dışında olduğu kadar muhalefette de hükümetin seçim yenilgisini kabul etmeyeceğine dair korkular var. Ne düşünüyorsunuz'" sorusuna, "Son 21 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan birçok seçime, genel seçime, yerel seçime, referandumlara katıldı. Bu seçim onun 17'nci seçimi olacak. Seçim sonucunu hiç sorgulamadı. Sonuç ne olursa olsun seçim sonucuna saygı duyuyoruz' yanıtını verdi.İHA

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.