logo
25 HAZİRAN 2026

1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler

Mustafa Kemal, 1922 yılında Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısında, Yunan çekilişi sırasında birkaç bin caminin yakılıp, yıkıldığını belirterek; "Bu camileri yenilemek görevimizdir. Bu hizmeti nutuk atmadan, gösterişe kaçmadan, siyasete alet etmeden yerine getirelim" demiştir

28.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler
1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler
Mustafa Kemal, 1922 yılında Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısında, Yunan çekilişi sırasında birkaç bin caminin yakılıp, yıkıldığını belirterek; "Bu camileri yenilemek görevimizdir. Bu hizmeti nutuk atmadan, gösterişe kaçmadan, siyasete alet etmeden yerine getirelim" demiştir.

1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler şöyledir:

Edirne: Selimiye, Üç Şerefeli Beyezid ve Süleymaniye minareleri, toplam 20.000 lira harcanmıştır.

İstanbul'da: Sultanahmet Camii, 50.535 lira harcanmıştır.

İstanbul: Kandilli Cami inşası,17.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Fıstıklı Camii inşası,17.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Ayasofya Camii, 52.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Piri Mehmet Paşa Camii, 5.638 lira harcanmıştır.

İstanbul: Cedit Ali Paşa Camii, 10.000 lira harcanmıştır.

Kırklareli: Sokullu Camii,12.995 lira harcanmıştır.

Manisa: Muradiye Camii,12.000 lira harcanmıştır.

Edirne: Üç Şerefeli Camii, 7.000 lira harcanmıştır.







İstanbul: Ayakapı'da Gül Camii, 2.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: İmrahor Camii, 1.500 lira harcanmıştır.

İstanbul: Beylerbeyi Camii, 4.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Cihangir Camii, 2.844 lira harcanmıştır.

İstanbul: Zeynep Sultan Camii, 4.300 lira harcanmıştır.

İstanbul: Sultan Bayezid Camii,12.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Selimiye Camii, 4.620 lira harcanmıştır.

İstanbul: Yeni Camii, 1.506 lira harcanmıştır.

İstanbul: Balipaşa Camii, 8.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Mecidiye Camii, 2.500 lira harcanmıştır.

İstanbul: Nusratiye camii, 2.200 lira harcanmıştır.

İstanbul: Molla Çelebi Camii, 5.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Büyük Piyale Camii, 1.696 lira harcanmıştır.

İstanbul: Rumi Mehmet Paşa Camii, 1.800 lira harcanmıştır.

İstanbul: Mihrimah Camii, 2.071 lira harcanmıştır.







İstanbul: Teşvikiye Camii, 1.422 lira harcanmıştır.

İstanbul: Hazreti Halid Camii, 7.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Rüstem Paşa Camii, 8.344 lira harcanmıştır.

İstanbul: Küçük Ayasofya Camii, 2.820 lira harcanmıştır.

İstanbul: Mimar Sinan Türbesi, 6.617 lira harcanmıştır.

İstanbul: Süleymaniye Camii, 6.300 lira harcanmıştır.

1924-1935 seneleri arasında Atatürk'ün emri ve izni ile cami tamirlerine toplam 293.608 lira harcanmıştır."







Atatürk harap edilen 126 cami ve 31 medreseyi tamir ettirdi

Mustafa Kemal, 1922 yılında Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısında, Yunan çekilişi sırasında birkaç bin caminin yakılıp, yıkıldığını belirterek; "Bu camileri yenilemek görevimizdir. Bu hizmeti nutuk atmadan, gösterişe kaçmadan, siyasete alet etmeden yerine getirelim" demiştir.

O dönemde Hindistan'dan gelerek şahsı adına hesaba yatan paradan 110 bin lirayı, Yunan ordusunun çekilirken yakıp yıktığı yerlerin onarılmasına harcadığı bilinmektedir.

Bu ve benzeri sözleri ve icraatları, O'nun bu hizmeti Allah rızası için yaptığını göstermektedir.

Bugün dindar gözüken siyasîlerin cami yıktığına, Kur'an kursu kapattığına şahit oluyoruz. Oysa dinsiz diye yaftalanmaya çalışılan Atatürk cami onarmış, savaşta çıkmış devlet bütçesinin önemli bir bölümünü bu tamire ayırmayı uygun bulmuştur.

Mesela, 1 Mart 1923 tarihinde Meclis'in 4. toplantı yılını açış konuşmasında bakın ne diyor:







"Efendiler! Geçen sene zarfında Evkaf Vekâleti din ve hayır işleriyle ilgili binaların tamirat ve inşaatında oldukça mühim bir faaliyet göstermiştir. Vukû bulan tamirat yekûnu, memleketin muhtelif noktalarına ait olmak üzere 126 cami ve mescid-i şerif ile 31 medrese ve mektep; 22 suyolu ve çeşme, 175 akar ve 26 hamama ulaşmıştır"

Atatürk'ün, senelerce hizmetinde bulunan emir çavuşu Mihalıççıklı Ali Metin aracılığıyla 5 bin lira göndererek kasabanın tek camiini yaptırdığı bilinmektedir. Bu cami bugün Mihalıççık Atatürk Cami olarak anılmaktadır.

Yine, kasırga nedeniyle zarar gören Edirne'deki, Selimiye Camii Atatürk'ün talimatıyla onarılmıştır.

23 Ekim 1929 tarihinde kabul edilen kararla;

"... Bir sûrette tamirine lüzum görülen ve bilkeşif 30.000 lira ile kabil olacağı anlaşılan Sultan Ahmed Camii tamiratının Evkaf Umum Müdürlüğü'nün 22/9/929 tarih ve 68476/93 numaralı tezkeresiyle yapılan teklifi üzerine icra vekilleri heyetinin 23/10/929 tarihli içtimaında tasvip ve kabul olunmuştur. İmza: Gazi Mustafa Kemal."

25 Aralık 1930'da camiyi ziyaret etmiş ve burada, "Beyler, hiçbir dine bağlı olmayan kalp istirahatten mahrumdur. Bakınız, ecdadımız İstanbul'un fethinden tam 125 sene sonra, bu şaheser camiyi İstanbul'da değil de Edirne'de yaptırmış; böylece Edirne'ye mührünü basmış, tapulamıştır" demiştir.

22 Mart 1931'de dönemin başbakanı İsmet Paşa'ya çektiği telgrafta Konya hakkında şunları ister:

"... Konya'da asırlarca devam etmiş ihmaller sebebiyle büyük bir haraplık içinde bulunmalarına rağmen, sekiz asır evvelki Türk medeniyetinin hakiki mimarî şaheserleri sayılacak kıymette bazı binalar vardır.

Bunlardan bilhassa Karatay Medresesi, Alaeddin Camii, Sahip Ata Medresesi, Cami ve Türbesi, Sırçalı Mescit ve İnce Minareli Cami derhal ve acilen tamire muhtaç bir haldedirler.

Bu tamirin gecikmesi bu abidelerin tümüyle yok olmasına sebep olacağından, evvela asker işgalinde bulunanların tahliyesinin ve tamamının mütehassıs zevat nezaretiyle tamirinin temin buyurulmasını rica ederim."







9 Aralık 1931'de Eyüp Camii'nin tamiri için şu kararı çıkarmıştır:

"1999 lira ve 70 kuruş bedeli keşfi bulunan İstanbul Eyüp Camii kurşun ve sıva tamiratının teahhüde talip çıkmadığından emaneten yaptırılması, Evkaf Umum Müdürlüğü'nün 6/12/1931 tarih ve 160 numaralı tezkeresiyle vukû bulan teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyeti'nin 9/12/1931 tarihli içtimaında tasvip ve kabul olunmuştur. İmza: Gazi Mustafa Kemal."

16 Temmuz 1936'da yine cami onarımları için;

"İstanbul'da tarihî ve mimarî kıymetleri ile yaşatılmaları gereken eserlerden Mesih Paşa Camii'nin 11.225,05; Süleymaniye Camii'nin 30.349,95; Mahmutpaşa Camii'nin 14.183,42; Azap- kapı Camii'nin 10.783,96; Sultan Selim Camii'nin 17.320,50 ve Laleli Camii'nin de 15.160,35 lira masrafla tamir edilebileceği anlaşılmasına ve güzel eserlerden olan bu camilerin eski şekillerini ve tarihî kıymetlerini bozmayacak bir sûrette tamir ettirilmesi zarureti dolayısıyla emaneten yaptırılmasına Vakıflar Umum Müdürlüğü'nün 14/7/936 tarih ve 188773/122 sayılı tezkeresiyle yapılan teklif üzerine icra vekilleri heyetinin 16/7/1936'da onanmıştır. İmza: K. Atatürk."

26 Ağustos 1937'de; "Çankırı Ulu Camii'nin son cemaat yeri kurşunları ile dahilindeki çatlakları takviyesi ve yağlı boya kalem işleri için yapılan keşfi dairesinde 12.965 lira 68 kuruşla emaneten bu eserin tamiri Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 216455/146 sayılı ve 23/8/1937 tarihli teklifi üzerine icra vekilleri heyetince 26/8/1937 tarihinde onanmıştır. İmza: K. Atatürk."

10 Haziran 1938'de; "... Tarihî ve mimarî kıymeti haiz Ankara Cebeci civarında Cenabi Ahmed Paşa Camii'nin tamiri esnasında 155 metro murabbaı bir saha ile minaresinin şerefe ve petek kısmında taşlardan bazılarının da çürüdüğü görülmüş ve bunların tamamının değiştirilmesinde zaruret bulunduğundan, 8.216 liraya yapılabileceği anlaşılan bu işlerin Vakıflar Umum Müdürlüğü'nün 10/6/1938 tarih ve 13934/103 tezkeresi üzerine İcra Vekilleri Heyetince 10/6/1938 tarihinde onanmıştır. İmza: K. Atatürk." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.