logo
25 HAZİRAN 2026

1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler

Mustafa Kemal, 1922 yılında Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısında, Yunan çekilişi sırasında birkaç bin caminin yakılıp, yıkıldığını belirterek; "Bu camileri yenilemek görevimizdir. Bu hizmeti nutuk atmadan, gösterişe kaçmadan, siyasete alet etmeden yerine getirelim" demiştir

28.04.2026 00:17:00
Haber Merkezi
1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler
1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler
Mustafa Kemal, 1922 yılında Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısında, Yunan çekilişi sırasında birkaç bin caminin yakılıp, yıkıldığını belirterek; "Bu camileri yenilemek görevimizdir. Bu hizmeti nutuk atmadan, gösterişe kaçmadan, siyasete alet etmeden yerine getirelim" demiştir.

1924-1935 yılları arasında tamir edilen cami ve mescitler şöyledir:

Edirne: Selimiye, Üç Şerefeli Beyezid ve Süleymaniye minareleri, toplam 20.000 lira harcanmıştır.

İstanbul'da: Sultanahmet Camii, 50.535 lira harcanmıştır.

İstanbul: Kandilli Cami inşası,17.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Fıstıklı Camii inşası,17.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Ayasofya Camii, 52.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Piri Mehmet Paşa Camii, 5.638 lira harcanmıştır.

İstanbul: Cedit Ali Paşa Camii, 10.000 lira harcanmıştır.

Kırklareli: Sokullu Camii,12.995 lira harcanmıştır.

Manisa: Muradiye Camii,12.000 lira harcanmıştır.

Edirne: Üç Şerefeli Camii, 7.000 lira harcanmıştır.







İstanbul: Ayakapı'da Gül Camii, 2.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: İmrahor Camii, 1.500 lira harcanmıştır.

İstanbul: Beylerbeyi Camii, 4.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Cihangir Camii, 2.844 lira harcanmıştır.

İstanbul: Zeynep Sultan Camii, 4.300 lira harcanmıştır.

İstanbul: Sultan Bayezid Camii,12.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Selimiye Camii, 4.620 lira harcanmıştır.

İstanbul: Yeni Camii, 1.506 lira harcanmıştır.

İstanbul: Balipaşa Camii, 8.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Mecidiye Camii, 2.500 lira harcanmıştır.

İstanbul: Nusratiye camii, 2.200 lira harcanmıştır.

İstanbul: Molla Çelebi Camii, 5.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Büyük Piyale Camii, 1.696 lira harcanmıştır.

İstanbul: Rumi Mehmet Paşa Camii, 1.800 lira harcanmıştır.

İstanbul: Mihrimah Camii, 2.071 lira harcanmıştır.







İstanbul: Teşvikiye Camii, 1.422 lira harcanmıştır.

İstanbul: Hazreti Halid Camii, 7.000 lira harcanmıştır.

İstanbul: Rüstem Paşa Camii, 8.344 lira harcanmıştır.

İstanbul: Küçük Ayasofya Camii, 2.820 lira harcanmıştır.

İstanbul: Mimar Sinan Türbesi, 6.617 lira harcanmıştır.

İstanbul: Süleymaniye Camii, 6.300 lira harcanmıştır.

1924-1935 seneleri arasında Atatürk'ün emri ve izni ile cami tamirlerine toplam 293.608 lira harcanmıştır."







Atatürk harap edilen 126 cami ve 31 medreseyi tamir ettirdi

Mustafa Kemal, 1922 yılında Bakanlar Kurulu'nun ilk toplantısında, Yunan çekilişi sırasında birkaç bin caminin yakılıp, yıkıldığını belirterek; "Bu camileri yenilemek görevimizdir. Bu hizmeti nutuk atmadan, gösterişe kaçmadan, siyasete alet etmeden yerine getirelim" demiştir.

O dönemde Hindistan'dan gelerek şahsı adına hesaba yatan paradan 110 bin lirayı, Yunan ordusunun çekilirken yakıp yıktığı yerlerin onarılmasına harcadığı bilinmektedir.

Bu ve benzeri sözleri ve icraatları, O'nun bu hizmeti Allah rızası için yaptığını göstermektedir.

Bugün dindar gözüken siyasîlerin cami yıktığına, Kur'an kursu kapattığına şahit oluyoruz. Oysa dinsiz diye yaftalanmaya çalışılan Atatürk cami onarmış, savaşta çıkmış devlet bütçesinin önemli bir bölümünü bu tamire ayırmayı uygun bulmuştur.

Mesela, 1 Mart 1923 tarihinde Meclis'in 4. toplantı yılını açış konuşmasında bakın ne diyor:







"Efendiler! Geçen sene zarfında Evkaf Vekâleti din ve hayır işleriyle ilgili binaların tamirat ve inşaatında oldukça mühim bir faaliyet göstermiştir. Vukû bulan tamirat yekûnu, memleketin muhtelif noktalarına ait olmak üzere 126 cami ve mescid-i şerif ile 31 medrese ve mektep; 22 suyolu ve çeşme, 175 akar ve 26 hamama ulaşmıştır"

Atatürk'ün, senelerce hizmetinde bulunan emir çavuşu Mihalıççıklı Ali Metin aracılığıyla 5 bin lira göndererek kasabanın tek camiini yaptırdığı bilinmektedir. Bu cami bugün Mihalıççık Atatürk Cami olarak anılmaktadır.

Yine, kasırga nedeniyle zarar gören Edirne'deki, Selimiye Camii Atatürk'ün talimatıyla onarılmıştır.

23 Ekim 1929 tarihinde kabul edilen kararla;

"... Bir sûrette tamirine lüzum görülen ve bilkeşif 30.000 lira ile kabil olacağı anlaşılan Sultan Ahmed Camii tamiratının Evkaf Umum Müdürlüğü'nün 22/9/929 tarih ve 68476/93 numaralı tezkeresiyle yapılan teklifi üzerine icra vekilleri heyetinin 23/10/929 tarihli içtimaında tasvip ve kabul olunmuştur. İmza: Gazi Mustafa Kemal."

25 Aralık 1930'da camiyi ziyaret etmiş ve burada, "Beyler, hiçbir dine bağlı olmayan kalp istirahatten mahrumdur. Bakınız, ecdadımız İstanbul'un fethinden tam 125 sene sonra, bu şaheser camiyi İstanbul'da değil de Edirne'de yaptırmış; böylece Edirne'ye mührünü basmış, tapulamıştır" demiştir.

22 Mart 1931'de dönemin başbakanı İsmet Paşa'ya çektiği telgrafta Konya hakkında şunları ister:

"... Konya'da asırlarca devam etmiş ihmaller sebebiyle büyük bir haraplık içinde bulunmalarına rağmen, sekiz asır evvelki Türk medeniyetinin hakiki mimarî şaheserleri sayılacak kıymette bazı binalar vardır.

Bunlardan bilhassa Karatay Medresesi, Alaeddin Camii, Sahip Ata Medresesi, Cami ve Türbesi, Sırçalı Mescit ve İnce Minareli Cami derhal ve acilen tamire muhtaç bir haldedirler.

Bu tamirin gecikmesi bu abidelerin tümüyle yok olmasına sebep olacağından, evvela asker işgalinde bulunanların tahliyesinin ve tamamının mütehassıs zevat nezaretiyle tamirinin temin buyurulmasını rica ederim."







9 Aralık 1931'de Eyüp Camii'nin tamiri için şu kararı çıkarmıştır:

"1999 lira ve 70 kuruş bedeli keşfi bulunan İstanbul Eyüp Camii kurşun ve sıva tamiratının teahhüde talip çıkmadığından emaneten yaptırılması, Evkaf Umum Müdürlüğü'nün 6/12/1931 tarih ve 160 numaralı tezkeresiyle vukû bulan teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyeti'nin 9/12/1931 tarihli içtimaında tasvip ve kabul olunmuştur. İmza: Gazi Mustafa Kemal."

16 Temmuz 1936'da yine cami onarımları için;

"İstanbul'da tarihî ve mimarî kıymetleri ile yaşatılmaları gereken eserlerden Mesih Paşa Camii'nin 11.225,05; Süleymaniye Camii'nin 30.349,95; Mahmutpaşa Camii'nin 14.183,42; Azap- kapı Camii'nin 10.783,96; Sultan Selim Camii'nin 17.320,50 ve Laleli Camii'nin de 15.160,35 lira masrafla tamir edilebileceği anlaşılmasına ve güzel eserlerden olan bu camilerin eski şekillerini ve tarihî kıymetlerini bozmayacak bir sûrette tamir ettirilmesi zarureti dolayısıyla emaneten yaptırılmasına Vakıflar Umum Müdürlüğü'nün 14/7/936 tarih ve 188773/122 sayılı tezkeresiyle yapılan teklif üzerine icra vekilleri heyetinin 16/7/1936'da onanmıştır. İmza: K. Atatürk."

26 Ağustos 1937'de; "Çankırı Ulu Camii'nin son cemaat yeri kurşunları ile dahilindeki çatlakları takviyesi ve yağlı boya kalem işleri için yapılan keşfi dairesinde 12.965 lira 68 kuruşla emaneten bu eserin tamiri Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 216455/146 sayılı ve 23/8/1937 tarihli teklifi üzerine icra vekilleri heyetince 26/8/1937 tarihinde onanmıştır. İmza: K. Atatürk."

10 Haziran 1938'de; "... Tarihî ve mimarî kıymeti haiz Ankara Cebeci civarında Cenabi Ahmed Paşa Camii'nin tamiri esnasında 155 metro murabbaı bir saha ile minaresinin şerefe ve petek kısmında taşlardan bazılarının da çürüdüğü görülmüş ve bunların tamamının değiştirilmesinde zaruret bulunduğundan, 8.216 liraya yapılabileceği anlaşılan bu işlerin Vakıflar Umum Müdürlüğü'nün 10/6/1938 tarih ve 13934/103 tezkeresi üzerine İcra Vekilleri Heyetince 10/6/1938 tarihinde onanmıştır. İmza: K. Atatürk." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.