logo
25 HAZİRAN 2026

200 TL ile su bile alınmıyor

En büyük banknotumuz 200 TL'nin alım gücü hiç kalmadı. 19 litrelik damacana su 200-240 TL’yi aşarken, 1 kg patlıcan veya biber 100 TL’yi geçiyor. Temel gıda ve su, vatandaşın cebinde eriyen alım gücünün sembolü haline geldi 

07.04.2026 12:48:00
Eyüp Kabil
200 TL ile su bile alınmıyor
200 TL ile su bile alınmıyor
Türkiye'de en büyük banknot olan 200 TL, artık market, pazar ve su ihtiyacını bile karşılamada yetersiz kalıyor. Nisan ayı gıda enflasyonu yüzde 32'yi aşarken, damacana su, sebze-meyve ve temel gıda fiyatlarındaki artışlar vatandaşı zorluyor. Güncel hal ve market fiyatları, en büyük banknot olan 200 TL'nin bir ailenin günlük temel ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını ortaya koyuyor.






Damacana su fiyat 200-240 TL arasında

İçme suyu fiyatlarındaki zamlar, vatandaşın en temel ihtiyacını bile zorlaştırıyor. İstanbul'da 19 litrelik damacana su fiyatları 210-240 TL'ye kadar çıkıyor. Uzmanlar, damacana içindeki suyun maliyetinin yalnızca 3 TL olduğunu belirtirken, geri kalan maliyetin ambalaj, dağıtım ve kar marjlarından kaynaklandığını vurguluyor. Bir aile için haftalık su ihtiyacı düşünüldüğünde, damacana su artık "lüks" tüketim haline geldi.






Sebze ve meyve fiyatları rekor kırıyor

Fiyatlar sebze ve meyve reyonlarını vatandaş için erişilmez kılıyor.

Güncel fiyatlara göre domatesin kilosu 80 TL'den başlıyor. 200 TL ile 3 kilo bile domates alınamıyor.

Salatalık fiyatları ise 60-125 TL arasında. Patlıcan, kabak, karnabahar gibi sebzelerin fiyatları da vatandaş için ulaşılmaz hale geldi. 200 TL ile hepsini alabilmeniz imkansız.

Dolmalık biberde ise durum daha da beter. En büyük banknot ile ancak 1 kilogram biber alabilirsiniz.

Meyvelerde durum daha ağır. Elma 50-90 TL/kg, armut 70-120 TL/kg, muz 65-80 TL/kg, portakal/mandalina 35-70 TL/kg.

200 TL ile ancak 2-3 kg sebze-meyve alınabiliyor. Bir ailenin günlük salata ihtiyacını karşılamak için neredeyse tüm banknot harcanıyor.






Süt ve peynir fiyatları zirvede

Ekmek zamları nisan ayında resmileşti. 200 gram standart ekmek 17,50 TL'ye satılıyor. Süt, peynir, yumurta ve yağ gibi vazgeçilmezlerde de tablo iç açıcı değil.

1 kilogram beyaz peynir 250-350 TL bandında. Tereyağı 600 TL'yi geçti. 5 litrelik ayçiçek yağı ise 400 lira civarında. Dar gelirlinin protein kaynağı yurta bile 30'lu pakette 150 TL'den başlıyor. Yani 200 lira ile ne peynir, ne tereyağı ne de ayçiçekyağı alamıyorsunuz.

TÜRK-İŞ'in Mart 2026 verilerine göre dört kişilik ailenin açlık sınırı 32 bin TL'yi geçmişken, market sepetindeki bu fiyatlar günlük hayatta da hissediliyor. Bir simit 25 TL'yi bulurken, 200 TL ile ancak 8-10 simit veya 11-12 adet ekmek alınabiliyor.






200 TL ile ne alınabiliyor?

Güncel fiyatlarla 200 TL'lik bir banknotla yapılabilecek tipik bir alışveriş şöyle sınırlı kalıyor:

- 1 adet 19 litrelik damacana su (220 TL civarı) neredeyse tüm para biter.

- 2 kg domates (120 TL) + 1 kg salatalık (80 TL) + 1 adet marul (40 TL) toplam 240 TL'yi aşar.

- 4 adet 200 gram ekmek (70 TL) + 1 litre süt (38 TL) + 1 kg elma (60 TL) + yarım kg peynir (150 TL) 318 TL.

Vatandaşlar sosyal medyada "200 TL ile markete girip eli boş çıkıyoruz" diye dert yanıyor. Bir fincan kahve bile 200 TL'nin alım gücünün altında kaldı deniliyor. 200 TL'nin gerçek değeri 9 TL'nin altına indiği hesaplamaları yapılıyor.






Vatandaş çok tepkili

Pazar ve marketlerde vatandaşlar "En büyük banknotumuz bile yetmiyor, enflasyon cebimizi boşalttı" diyor. Özellikle emekli ve dar gelirli aileler, su ve sebze gibi zorunlu ihtiyaçlarda alternatif arayışına girdi. Bazı aileler 5 litrelik pet şişeleri toptan alıp litre fiyatını düşürmeye çalışıyor. Ekonomistler, gıda enflasyonunun enerji maliyetleri ve tedarik zinciri sorunlarından beslendiğini, enflasyondaki artışın da bu tabloyu kötüleştirdiğini belirtiyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.