logo
14 MAYIS 2026

Adım adım Kerbelaya -10

08.02.2015 00:00:00
Kufe valisi Ubeydullah, Yezid'in emriyle İmam Hüseyin'i (a.s) Küfe'ye girmeden yakalamak için harekete geçti. 4000 kişilik süvari birliğini Kadisiyye'ye gönderdi. Böylece Kûfe'den, İmam Hüseyin'e (a.s.) yardıma gidilmesinin önünü kesti. Diğer yandan Hürr bin Riyahî komutasında başka birliği de İmam Hüseyin'i (a.s.) yakalayarak Kûfe'ye getirmeleri için görevlendirdi.  Müslim b. Akil'in şehit edildiğini bilmeyen İmam Hüseyin (a.s.), Rumme vadisine geldiğinde Kûfe'deki halka ikinci bir mektup gönderdi. Mektubunda Kufe halkına şöyle diyordu;"Bismillahirrahmanirrahim. Hüseyin b. Ali'den mü'min ve Müslüman kardeşlerine?Selam üzerinize olsun. Size, kendisinden başka ilah olmayan Allah'ı överim.Müslim b. Akil'in mektubu bana ulaştı. Mektubunda iyi düşüncelerinizi, ileri gelenlerinizin bize yardım etmek ve hakkımızı talep etmek noktasında görüş birliği içinde olduğunu bildiriyordu. Allah'tan işimizi güzel kılmasını ve bundan dolayı size büyük bir mükafat vermesini diledim. Zilhicce ayının sekizi olan Tevriye günü, size katılmak üzere Mekke'den ayrıldım. Elçim size geldiğinde, yapmanız gerekeni hızla ve kararlılıkla yapın. Şu günlerde size geleceğim. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun."  Mektubu getiren elçi Kays b. Musahhar es-Seydavî, Kadisiyye'ye gelince Ubeydullah'ın askerlerince yakalandı ve Ubeydullah'ın yanına götürüldü. Ubeydullah, minbere çıkıp, elçiden Hz. Hüseyin'e (a.s.) ve babasına sövmesini emretti.Kays minbere çıktı, Allah'a hamd etti, onu övgülerle zikretti. Sonra şöyle dedi: "Hüseyin b. Ali (a.s.) Allah'ın kullarının en hayırlısıdır. O, Resulüllah (s.a.v.)'in kızı Fatıma'nın (a.s.) oğludur. Ben de onun tarafından size gönderilmiş bir elçiyim. Zirrimme vadisindeki Hacir bölgesinde ondan ayrılıp geldim. Şimdi onun çağrısına icabet edin, onu dinleyin ve ona itaat edin." Ardından Abdullah bin Ziyad'ı ve babasını lanetledi. Ali (a.s.) ve Hüseyin (a.s.) için bağışlanma diledi. Bunun üzerine İbn-i Ziyad'ın emriyle sarayın damından aşağıya atıldı, parçalanarak öldü.          İmam Hüseyin (a.s.) şair Ferezdak ile karşılaştığında ondan Kûfeliler'in tavrını sormuş ve "kalpleri seninle ama kılıçları sana karşı" itirafına şahit olmuştu. Ancak kendisine gönderilen on beş bin mektupla biat eden kişileri yüzüstü bırakmamak için yoluna devam etmişti. Bu, tarihte eşine az rastlanır bir vefa örneğidir. Kendine ümit bağlayan Kûfeliler'i, öleceğini bildiği hâlde bile yalnız bırakmamıştır.   İmam Hüseyin (a.s.) kendisini Kûfe'ye girmeden yakalamak için gönderilen ordunun komutanı Hürr ve ordusu ile karşılaştığında, en ufak bir korku yaşamadı. İmam (a.s.), Hürr'e ne maksatla geldiklerini sordu. Hürr, "Size eşlik etmek, sizi sürükleyerek susuz ve korumasız bir bölgeye doğru götürmek üzere geldik. Ya da Yezid ve Ubeydullah b. Ziyad'ın hükmünü kabul edersiniz" dedi. Hz. Hüseyin (a.s.) ayağa kalkarak şöyle konuştu: "Ey insanlar, ben ancak mektuplarınız bana ulaştıktan ve elçileriniz bana geldikten sonra size geldim. Şöyle demiştiniz: "Hemen bize gel çünkü bizim bir imamımız yoktur. Belki Yüce Allah, senin sayende bizi hak ve hidayet üzerinde birleştirir."Eğer siz hâlâ bu söz üzere iseniz, işte ben, size geldim; bana, sözlerinize ve ahitlerinize güvenmemi sağlayacak bir işaret verin. Yok, eğer bunu yapmayacaksanız, benim gelişimden hoşnut değilseniz, size gelmek üzere ayrıldığım yere geri dönerim."  Bu sözlere Hürr ve ordusundan hiçbir cevap gelmedi. Namaz vaktinin gelmesi ile namaz hazırlıklarına başlanıldığı sırada İmam Hüseyin (a.s.), Hürr'e; "Sen, bizimle mi namaz kılacaksın yoksa kendi askerlerinle ayrı olarak mı kılacaksınız?" buyurdu. Hürr cevaben, "Hayır, biz de sizinle beraber bir safta namaza duracağız" dedi. İmam Hüseyin (a.s.) imamlığında, ailesi ve kendisini öldürmeye gelen Hürr komutasındaki ordu namaza durdular. İkindi namazını da beraber kıldılar.İmam (a.s) ile komutan Hürr arasında uzun diyaloglar geçti. Komutan Hürr, İmam'ı (a.s) Küfe'ye değil başka bir yere gitmesi için ne kadar çabaladıysa, tehdide varan cümleler kurduysa da (a.s) yolundan dönmedi. Hürr bin Riyahî komutasındaki ordu, kendilerini takip ederken, İmam Hüseyin'in (a.s.) kafilesi Kerbela'ya doğru yolunu değiştirdi. Bu sırada gitmek istedikleri nokta elbette ki Kerbela değildi. Ancak şartlar orayı işaret ediyordu?(geniş bilgi ve hikmetler için bkz İmam Hüseyin eseri Prof. Dr. Haydar Baş)
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.