Müslüman eşittir ölçülü insandır, ölçüsü olan insandır. Birçok ayette her şeyi bir ölçüye göre yarattığını, dizayn ettiğini vurgulayan Allah (c.c.) mü'minleri de ölçü sahibi olarak tanımlıyor.
Nedir bu ölçünün adı? Furkan. Yani iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzelliği çirkinlikten, hakkı batılda kısaca güzel şeyleri zıtlarından ayırt edebilme kabiliyetidir.
Bu kabiliyet herkeste yoktur. Çünkü Allah-u Teâlâ bu kabiliyeti yani furkanı, 'kendisine sığınanlara' vereceğini beyan ediyor. (Enfal 29)
Bu noktadaki en büyük çıkmazlarımızdan biri de din veya dini kavramlar mevzu olunca hayatın sadece küçük bir bölümünü düşünürüz. Müslümanlar yüz yıllardır böyle aldandı, böyle aldatıldı.
Çünkü İslam dini, ferdin nikâhından gusül almasına, giyinmesinden ticaretine, arkadaş ilişkilerinden devlet yönetmesine ve de ölümüne kadar her alanında ölçüdür, ölçü olması lazımdır.
İşte bugün bu ölçüyü kaybettik. Nikâh kıyarken, gusül alırken dinin emirleri aklımıza geliyor(du) ama bir ürün satarken, bir kanun çıkarırken, birisini kınarken ya şahsi menfaatler ya da ihtiraslar anında ölçümüz, eleğimiz oluyor. Haliyle eleğimiz şaştığı için feleğimiz de şaştı.
Hayvanların, insanlara yapmayacağı vahşeti, cinlerin veremeyeceği zararı insan kılıklı mahlûklar insanlara yapıyor.
Şu 15 günde kaçırılan o sabilere ve başlarına gelenlere bakın. O anaların, babaların, dedelerin acısını düşünün.
Ben düşünemiyorum. Böyle bir acıyı yaşamaktan, zulme muhatap olmaktan da Allah'a sığınıyorum. Bu olaylar ilk değil maalesef son da olmayacak.
Türkiye'yi, 'Dağda bir koyunu kurt kapsa onun hesabını nasıl veririz' anlayışıyla yönettiklerini iddia eden bir anlayış tam 16 yıldır bu millete, devlete hükmediyor.
Ortaya çıkan tabloya baktığımızda ise koyunlara gösterilen ilginin insanlara gösterilmediğini görüyoruz.
Hemen celallenmeyin. İşte Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları: 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı 104 bin 531'e ulaştı.
Yaşanan sapıklıkları, vahşeti yazmaya ne gönlüm, ne de kalemim izin vermiyor.
Son yaşanan vahşetlerden sonra MHP idam şart, diyor. AKP'ye oy veren vatandaşlar sosyal medyadan "idam isteruk" naraları atıyor.
Buyurun! Tutan mı var sizi, niye çıkarmıyorsunuz? Tek yapacağınız bir metin hazırlayıp, her zamanki gibi el kaldırıp, indirmek. Neden yapamıyorsunuz?
16 Nisan referandumunu hatırlayın!
Sayın Erdoğan; "İdam önüme gelirse imzalarım" diyordu. 14 aydır AKP hükümeti o kanunu çıkarıp Erdoğan'ın önüne koyamadı(!). MHP de niçin çıkarmıyorsunuz, diye sormadı.
Şimdi AKP sözcüsü diyor ki; çocuklarımızı korumak için gerekli adımları atacağız.
16 yıl geçmiş, adım atacaklarmış! Yazık?
Peki, atacağız dedikleri adımlardan biri idam cezası olabilir mi?
Bence olamaz. AKP idam kanunu çıkaramaz. Çünkü Türkiye, Türkiye'den yönetilmiyor. Türkiye, Brüksel'den yönetiliyor. Çünkü 2004'te Erdoğan ve Abdullah Gül attıkları imzalarla Türk siyasetini, hukukunu, ekonomisini, sosyal hayatını AB'ye endeksledi.
Başka bir şey daha söyleyeyim! İdam kanunu çıktı ve vatana ihanet edenler de haliyle bu kanunla
yargılanacak.
İçerde bir sürü hain general, emniyet vs. mensubu var. Haliyle idamla yargılanacaklar ve sonuç belli. İşte bu kişiler mecburen konuşacaklar. Konuştukları zamanda FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıkacak.
İşte AKP bu yüzden idam kanunu
çıkaramaz.
Nedir bu ölçünün adı? Furkan. Yani iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzelliği çirkinlikten, hakkı batılda kısaca güzel şeyleri zıtlarından ayırt edebilme kabiliyetidir.
Bu kabiliyet herkeste yoktur. Çünkü Allah-u Teâlâ bu kabiliyeti yani furkanı, 'kendisine sığınanlara' vereceğini beyan ediyor. (Enfal 29)
Bu noktadaki en büyük çıkmazlarımızdan biri de din veya dini kavramlar mevzu olunca hayatın sadece küçük bir bölümünü düşünürüz. Müslümanlar yüz yıllardır böyle aldandı, böyle aldatıldı.
Çünkü İslam dini, ferdin nikâhından gusül almasına, giyinmesinden ticaretine, arkadaş ilişkilerinden devlet yönetmesine ve de ölümüne kadar her alanında ölçüdür, ölçü olması lazımdır.
İşte bugün bu ölçüyü kaybettik. Nikâh kıyarken, gusül alırken dinin emirleri aklımıza geliyor(du) ama bir ürün satarken, bir kanun çıkarırken, birisini kınarken ya şahsi menfaatler ya da ihtiraslar anında ölçümüz, eleğimiz oluyor. Haliyle eleğimiz şaştığı için feleğimiz de şaştı.
Hayvanların, insanlara yapmayacağı vahşeti, cinlerin veremeyeceği zararı insan kılıklı mahlûklar insanlara yapıyor.
Şu 15 günde kaçırılan o sabilere ve başlarına gelenlere bakın. O anaların, babaların, dedelerin acısını düşünün.
Ben düşünemiyorum. Böyle bir acıyı yaşamaktan, zulme muhatap olmaktan da Allah'a sığınıyorum. Bu olaylar ilk değil maalesef son da olmayacak.
Türkiye'yi, 'Dağda bir koyunu kurt kapsa onun hesabını nasıl veririz' anlayışıyla yönettiklerini iddia eden bir anlayış tam 16 yıldır bu millete, devlete hükmediyor.
Ortaya çıkan tabloya baktığımızda ise koyunlara gösterilen ilginin insanlara gösterilmediğini görüyoruz.
Hemen celallenmeyin. İşte Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamları: 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı 104 bin 531'e ulaştı.
Yaşanan sapıklıkları, vahşeti yazmaya ne gönlüm, ne de kalemim izin vermiyor.
Son yaşanan vahşetlerden sonra MHP idam şart, diyor. AKP'ye oy veren vatandaşlar sosyal medyadan "idam isteruk" naraları atıyor.
Buyurun! Tutan mı var sizi, niye çıkarmıyorsunuz? Tek yapacağınız bir metin hazırlayıp, her zamanki gibi el kaldırıp, indirmek. Neden yapamıyorsunuz?
16 Nisan referandumunu hatırlayın!
Sayın Erdoğan; "İdam önüme gelirse imzalarım" diyordu. 14 aydır AKP hükümeti o kanunu çıkarıp Erdoğan'ın önüne koyamadı(!). MHP de niçin çıkarmıyorsunuz, diye sormadı.
Şimdi AKP sözcüsü diyor ki; çocuklarımızı korumak için gerekli adımları atacağız.
16 yıl geçmiş, adım atacaklarmış! Yazık?
Peki, atacağız dedikleri adımlardan biri idam cezası olabilir mi?
Bence olamaz. AKP idam kanunu çıkaramaz. Çünkü Türkiye, Türkiye'den yönetilmiyor. Türkiye, Brüksel'den yönetiliyor. Çünkü 2004'te Erdoğan ve Abdullah Gül attıkları imzalarla Türk siyasetini, hukukunu, ekonomisini, sosyal hayatını AB'ye endeksledi.
Başka bir şey daha söyleyeyim! İdam kanunu çıktı ve vatana ihanet edenler de haliyle bu kanunla
yargılanacak.
İçerde bir sürü hain general, emniyet vs. mensubu var. Haliyle idamla yargılanacaklar ve sonuç belli. İşte bu kişiler mecburen konuşacaklar. Konuştukları zamanda FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıkacak.
İşte AKP bu yüzden idam kanunu
çıkaramaz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- DEAŞ’lılar Türk vatandaşı olamaz mı? / 08.01.2026
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- Trump: ‘Bizim dostumuz yoktur, menfaatlerimiz vardır’ / 05.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- Trump: ‘Bizim dostumuz yoktur, menfaatlerimiz vardır’ / 05.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025































































































